Konusunu Oylayın.: Murakabe-i akrabiyyet dersi için geniş bilgi

5 üzerinden 3.00 | Toplam : 3 kişi
Murakabe-i akrabiyyet dersi için geniş bilgi
  1. 24.Temmuz.2011, 18:06
    1
    Misafir

    Murakabe-i akrabiyyet dersi için geniş bilgi






    Murakabe-i akrabiyyet dersi için geniş bilgi Mumsema murakabe-i akrabiyet dersiiçin geniş bir bilgi istiyorum kısa bir süreiçinde cewap verirmisiniz


  2. 24.Temmuz.2011, 18:06
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    murakabe-i akrabiyet dersiiçin geniş bir bilgi istiyorum kısa bir süreiçinde cewap verirmisiniz


    Benzer Konular

    - Murakabe, Murakabe Nedir? Murakabe Nasıl Yapılır?

    - Murakabe nedir? Murakebe hakkında ansiklopedik bilgi

    - Din dersi için güller

    - Şii/Şia geniş bilgi

    - Arapça dersi hakkında bilgi almak istiyorum

  3. 19.Ağustos.2011, 18:55
    2
    DangeR
    bir mum ışığı

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2011
    Üye No: 85439
    Mesaj Sayısı: 1,038
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 29

    Cevap: murakabe-i akrabiyyet dersi için geniş bilgi




    “Denetleme, gözetleme, kontrol etme” gibi mânâlara gelen Murakabe, Tarikat-ı aliye’nin esaslarından mühim bir husustur Murakabe; kulun devamlı surette, bütün hallerini Allah-u Teâlâ’nın bildiğinin şuuruna sahip olması, bütün hareketlerinden haberdar olduğunu bilmesi, her zaman kendini kontrol altında bulundurması demektir
    “Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir” (Nisâ: 1) İnsan tekâmül edemediği için Allah-u Teâlâ’nın kendisini görüp gözettiğini bilememektedir Bütün hareketleriniz Allah-u Teâlâ’nın kontrolü altındadır Yaptıklarınızdan, sözlerinizden ve niyetlerinizden hiçbiri O’ndan gizli kalmaz Çünkü; “Allah her şeyi görüp gözetendir”(Ahzab: 52)
    Yani her şeyi murakabe etmektedir Diğer bir Ayet-i kerimesinde ise şöyle buyuruyor: “Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde bir koruyucu, bir gözetleyici bulunmasın” (Târık: 4)
    Murakabelerden geçtikçe iman tekâmül eder
    “Rabbini kendi içinden yalvararak, gizlice, sözle bağırıp çağırmadan sabah ve akşam zikret Sakın gafillerden olma!” (A’raf: 205) Ayet-i kerimesine göre devamlı murakabe ve tam bir ihlâs ile Allah-u Teâlâ’ya yaklaşmayı arzulayan bahtiyar bir kul için; yükselme ve feyz kapılarının açılarak başarı sebeplerinin hazır bulunduğu açık bir gerçektir
    Murakabe iki şekilde olur:
    1- Zâhiri hayatını murakabe
    Dünya kazançlarının muhasebesini yapar gibi, nefisle inceden inceye hesap görmektir
    Resulullah (sav) Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki: “Hesaba çekilmezden evvel nefislerinizi hesaba çekiniz” (Tirmizi) Sâlik kendisini daima kontrol eder, kârını-zararını ortaya koyar O gün vakitlerini güzel değerlendirdi ise şükreder, Allah-u Teâlâ’dan devamını diler Beğenilmeyen işler işledi ise tevbe ve istiğfar eder, bir daha yapmamanın azmi içinde olur
    2- Mânevi terâkki ve tecellilerini murakabe
    Sâlik bütün kayıt ve şartlardan sıyrılıp çıkar, Hakk’ta fânî olarak daima Hakk’ı tefekkür eder, huzur-u ilâhî’de Hakk ile olur Resulullah (sav)Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki: “Kalplerinizi murakabeye alıştırınız” (Münâvî)
    Murakabe ikiye ayrılır:
    a- Murakabe-i Avam: Allah-u Teâlâ’nın her yerde hazır ve nâzır olduğunu, kendisinin her hâlini gördüğünü ve bildiğini düşünmektir Bu “Ayn-el yakîn” mertebesidir
    b- Murakabe-i Havas: Muhabbet cezbesi ile Allah-u Teâlâ’nın Ehadiyet sırlarını devam üzere görür gibi bütün eşyada düşünmektir Bu ise “Hakk-al yakîn” mertebesidir Ayet-i kerime’de: “O her şeyi çepeçevre kuşatandır” buyuruluyor (Fussilet: 54)
    Murakabelar
    Beş çeşit murakabe vardır ve bu murakabelar sıra ile yapılır Her birinin tecelliyâtı ayrı ayrıdır
    1- Murakabe-i Ehadiyet:
    Bu ilk murakabede İhlâs sûre-i şerif’inin tecelliyâtı husule gelir Allah-u Teâlâ buyurur ki:
    “De ki: O Allah bir tekdir Allah Samed’dir, her şey O’na muhtaç, O hiçbir şeye muhtaç değildir Doğurmamış, doğrulmamıştır Hiçbir şey O’nun dengi ve benzeri değildir” (İhlâs: 1-3) Gönül yolculuğunun ilk safhası başlar Allah-u Teâlâ’ya inanmış ve muhabbetini kazanmış olarak, İhlâs-ı şerif kapısından içeriye alınır, perde kapanır, orası bir gönül bahçesidir Orada dikilen ve feyz-i ilâhî ile, nur damlaları ile sulanan marifet çiçeklerinin kokusunu almaya, birçok gizli tecellileri gönülde seyretmeye başlar ve tefekküre dalar Resul-i Ekrem (sav) Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde: “Tefekkür gibi bir ibadet olamaz” buyururlar (Münâvî)
    2- Murakabe-i Maiyyet:
    Sâlik dış âlemden elini, dilini ve gönlünü çeker, kendi iç âlemine döner Bu dönüşte daima Hakk ile başbaşa kalmak, ibadetini, huzur ve huşûsunu artırmak ister
    Maiyyet üç merhaledir:
    a Fenâfîşşeyh’de maiyyet
    b Fenâfirrasul’de maiyyet
    c Fenâfillâh’da maiyyet
    Nasıl ki Emmâre, Levvâme ve Mülhime’ye kadar zâhidlerin sahası geniş ise, maiyyet murakabesinin de sahası geniştir Allah-u Teâlâ Ayet-i kerime’lerinde şöyle buyurur: “Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir” (Hadid: 4) Resulullah (sav) Efendimiz ise bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyururlar: “İmanın efdali her nerede olursa olsun, Allah’ın seninle hâzır ve her hâline nâzır bulunduğunu bilmendir” (Taberânî)
    Bu hâle gelen bir kimseye Allah-u Teâlâ’nın her yerde mevcut olduğu hakikatı zuhur eder, müşahede mertebesine yükselir Rububiyet nurları, Ehadiyet sırları tecelli eder
    “Allah’ın daima kendisini görmekte olduğunu bilmiyor mu o?” (Alâk: 14)
    Resulullah (sav)Efendimiz de bu hususta şöyle buyururlar: “İhsan, Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etmendir Zira sen O’nu görmüyorsan bile O seni görüyor” (Müslim: 1)
    3- Murakabe-i Akrabiyyet:
    Akrabiyyet ve Muhabbet murakabeleri Fenâfillâh’a giden yoldur, Allah-u Teâlâ’ya yavaş yavaş yaklaşma hissi doğar “Biz insana şah damarından daha yakınız” (Kaf: 16)
    Ayet-i kerime’sinin hakiki mânâsı bu murakabede tecelli etmeye başlar Allah-u Teâlâ’nın kendisine kendisinden yakın olduğunu gözü ile görmeye başlar
    Birisi: “Allah var ve beni görüyor” diyor, diğeri ise: “Allah bana benden yakın” diyor Bu iki nokta hiç bir olur mu?
    4- Murakabe-i Muhabbet:
    Bu muhabbet murakabesinde; “Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler” (Maide: 54)
    Ayet-i kerime’sinin tecelliyatı husule gelir Bu murakabede olanlar Allah-u Teâlâ’ya gönülden bağlıdırlar O artık gerçekten Allah-u Teâlâ’yı seviyor
    Emanet-i ilâhî’yi O’nun uğruna hiçe saydıkça, Allah-u Teâlâ’nın ikram ve ihsanı da o nisbette artar Artık dünyevî zevk ve sefâlardan elini ve dilini çekmiştir Çünkü onun dostu O’dur
    Artık o Hakk’ı sever, Hakk da onu sever Buraya kadar aynel-yakîn devam ediyordu Şimdi artık Hakk’al-yakîn başlıyor
    5- Murakabe-i Vâhidiyet:
    Vâhidiyet murakabesinde sâlik, nihayet kendisine kendisinden yakın olana kadar çıkar Bakar ki, meğer O imiş Burası nefsin “Sâfiye” makamıdır Bu murakabede; “Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır” (Bakara: 163) Ayet-i kerime’sinin tecelliyatı husule gelir Bu murakabede Hakk tecelli eder “Allah buyurdu ki: İki ilâh edinmeyin O ancak bir tek ilâhtır Yalnız benden korkun” (Nahl: 51) O Allah ki, ortağı ve benzeri olmayan bir Allah’tır, her cihetten tektir
    Bir Hadis-i kudsî’de: “Yere göğe sığmadım, mümin kulun kalbine sığdım” buyuruluyor (K Hafâ)
    Hakk’a vâsıl olmakla mukarrebûn sınıfına geçer ve Kudsî ruh’la desteklenir
    Ayet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor: “Hayır yarışlarında tâ öne geçip kazananlar, orada da öncüdürler Onlar Allah’a en çok yaklaştırılmış olanlardır ve naîm cennetindedirler”


  4. 19.Ağustos.2011, 18:55
    2
    DangeR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bir mum ışığı



    “Denetleme, gözetleme, kontrol etme” gibi mânâlara gelen Murakabe, Tarikat-ı aliye’nin esaslarından mühim bir husustur Murakabe; kulun devamlı surette, bütün hallerini Allah-u Teâlâ’nın bildiğinin şuuruna sahip olması, bütün hareketlerinden haberdar olduğunu bilmesi, her zaman kendini kontrol altında bulundurması demektir
    “Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir” (Nisâ: 1) İnsan tekâmül edemediği için Allah-u Teâlâ’nın kendisini görüp gözettiğini bilememektedir Bütün hareketleriniz Allah-u Teâlâ’nın kontrolü altındadır Yaptıklarınızdan, sözlerinizden ve niyetlerinizden hiçbiri O’ndan gizli kalmaz Çünkü; “Allah her şeyi görüp gözetendir”(Ahzab: 52)
    Yani her şeyi murakabe etmektedir Diğer bir Ayet-i kerimesinde ise şöyle buyuruyor: “Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde bir koruyucu, bir gözetleyici bulunmasın” (Târık: 4)
    Murakabelerden geçtikçe iman tekâmül eder
    “Rabbini kendi içinden yalvararak, gizlice, sözle bağırıp çağırmadan sabah ve akşam zikret Sakın gafillerden olma!” (A’raf: 205) Ayet-i kerimesine göre devamlı murakabe ve tam bir ihlâs ile Allah-u Teâlâ’ya yaklaşmayı arzulayan bahtiyar bir kul için; yükselme ve feyz kapılarının açılarak başarı sebeplerinin hazır bulunduğu açık bir gerçektir
    Murakabe iki şekilde olur:
    1- Zâhiri hayatını murakabe
    Dünya kazançlarının muhasebesini yapar gibi, nefisle inceden inceye hesap görmektir
    Resulullah (sav) Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki: “Hesaba çekilmezden evvel nefislerinizi hesaba çekiniz” (Tirmizi) Sâlik kendisini daima kontrol eder, kârını-zararını ortaya koyar O gün vakitlerini güzel değerlendirdi ise şükreder, Allah-u Teâlâ’dan devamını diler Beğenilmeyen işler işledi ise tevbe ve istiğfar eder, bir daha yapmamanın azmi içinde olur
    2- Mânevi terâkki ve tecellilerini murakabe
    Sâlik bütün kayıt ve şartlardan sıyrılıp çıkar, Hakk’ta fânî olarak daima Hakk’ı tefekkür eder, huzur-u ilâhî’de Hakk ile olur Resulullah (sav)Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki: “Kalplerinizi murakabeye alıştırınız” (Münâvî)
    Murakabe ikiye ayrılır:
    a- Murakabe-i Avam: Allah-u Teâlâ’nın her yerde hazır ve nâzır olduğunu, kendisinin her hâlini gördüğünü ve bildiğini düşünmektir Bu “Ayn-el yakîn” mertebesidir
    b- Murakabe-i Havas: Muhabbet cezbesi ile Allah-u Teâlâ’nın Ehadiyet sırlarını devam üzere görür gibi bütün eşyada düşünmektir Bu ise “Hakk-al yakîn” mertebesidir Ayet-i kerime’de: “O her şeyi çepeçevre kuşatandır” buyuruluyor (Fussilet: 54)
    Murakabelar
    Beş çeşit murakabe vardır ve bu murakabelar sıra ile yapılır Her birinin tecelliyâtı ayrı ayrıdır
    1- Murakabe-i Ehadiyet:
    Bu ilk murakabede İhlâs sûre-i şerif’inin tecelliyâtı husule gelir Allah-u Teâlâ buyurur ki:
    “De ki: O Allah bir tekdir Allah Samed’dir, her şey O’na muhtaç, O hiçbir şeye muhtaç değildir Doğurmamış, doğrulmamıştır Hiçbir şey O’nun dengi ve benzeri değildir” (İhlâs: 1-3) Gönül yolculuğunun ilk safhası başlar Allah-u Teâlâ’ya inanmış ve muhabbetini kazanmış olarak, İhlâs-ı şerif kapısından içeriye alınır, perde kapanır, orası bir gönül bahçesidir Orada dikilen ve feyz-i ilâhî ile, nur damlaları ile sulanan marifet çiçeklerinin kokusunu almaya, birçok gizli tecellileri gönülde seyretmeye başlar ve tefekküre dalar Resul-i Ekrem (sav) Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde: “Tefekkür gibi bir ibadet olamaz” buyururlar (Münâvî)
    2- Murakabe-i Maiyyet:
    Sâlik dış âlemden elini, dilini ve gönlünü çeker, kendi iç âlemine döner Bu dönüşte daima Hakk ile başbaşa kalmak, ibadetini, huzur ve huşûsunu artırmak ister
    Maiyyet üç merhaledir:
    a Fenâfîşşeyh’de maiyyet
    b Fenâfirrasul’de maiyyet
    c Fenâfillâh’da maiyyet
    Nasıl ki Emmâre, Levvâme ve Mülhime’ye kadar zâhidlerin sahası geniş ise, maiyyet murakabesinin de sahası geniştir Allah-u Teâlâ Ayet-i kerime’lerinde şöyle buyurur: “Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir” (Hadid: 4) Resulullah (sav) Efendimiz ise bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyururlar: “İmanın efdali her nerede olursa olsun, Allah’ın seninle hâzır ve her hâline nâzır bulunduğunu bilmendir” (Taberânî)
    Bu hâle gelen bir kimseye Allah-u Teâlâ’nın her yerde mevcut olduğu hakikatı zuhur eder, müşahede mertebesine yükselir Rububiyet nurları, Ehadiyet sırları tecelli eder
    “Allah’ın daima kendisini görmekte olduğunu bilmiyor mu o?” (Alâk: 14)
    Resulullah (sav)Efendimiz de bu hususta şöyle buyururlar: “İhsan, Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etmendir Zira sen O’nu görmüyorsan bile O seni görüyor” (Müslim: 1)
    3- Murakabe-i Akrabiyyet:
    Akrabiyyet ve Muhabbet murakabeleri Fenâfillâh’a giden yoldur, Allah-u Teâlâ’ya yavaş yavaş yaklaşma hissi doğar “Biz insana şah damarından daha yakınız” (Kaf: 16)
    Ayet-i kerime’sinin hakiki mânâsı bu murakabede tecelli etmeye başlar Allah-u Teâlâ’nın kendisine kendisinden yakın olduğunu gözü ile görmeye başlar
    Birisi: “Allah var ve beni görüyor” diyor, diğeri ise: “Allah bana benden yakın” diyor Bu iki nokta hiç bir olur mu?
    4- Murakabe-i Muhabbet:
    Bu muhabbet murakabesinde; “Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler” (Maide: 54)
    Ayet-i kerime’sinin tecelliyatı husule gelir Bu murakabede olanlar Allah-u Teâlâ’ya gönülden bağlıdırlar O artık gerçekten Allah-u Teâlâ’yı seviyor
    Emanet-i ilâhî’yi O’nun uğruna hiçe saydıkça, Allah-u Teâlâ’nın ikram ve ihsanı da o nisbette artar Artık dünyevî zevk ve sefâlardan elini ve dilini çekmiştir Çünkü onun dostu O’dur
    Artık o Hakk’ı sever, Hakk da onu sever Buraya kadar aynel-yakîn devam ediyordu Şimdi artık Hakk’al-yakîn başlıyor
    5- Murakabe-i Vâhidiyet:
    Vâhidiyet murakabesinde sâlik, nihayet kendisine kendisinden yakın olana kadar çıkar Bakar ki, meğer O imiş Burası nefsin “Sâfiye” makamıdır Bu murakabede; “Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır” (Bakara: 163) Ayet-i kerime’sinin tecelliyatı husule gelir Bu murakabede Hakk tecelli eder “Allah buyurdu ki: İki ilâh edinmeyin O ancak bir tek ilâhtır Yalnız benden korkun” (Nahl: 51) O Allah ki, ortağı ve benzeri olmayan bir Allah’tır, her cihetten tektir
    Bir Hadis-i kudsî’de: “Yere göğe sığmadım, mümin kulun kalbine sığdım” buyuruluyor (K Hafâ)
    Hakk’a vâsıl olmakla mukarrebûn sınıfına geçer ve Kudsî ruh’la desteklenir
    Ayet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor: “Hayır yarışlarında tâ öne geçip kazananlar, orada da öncüdürler Onlar Allah’a en çok yaklaştırılmış olanlardır ve naîm cennetindedirler”


  5. 08.Eylül.2013, 18:04
    3
    Misafir

    Cevap: murakabe-i akrabiyyet dersi için geniş bilgi

    güzel kardeşim iyi güzel yazmışsında bunlar açıktan açığa yazılmaz bunlar el almışlardan ağızdan ağıza gönülden gönüle aktarılır. bunu okuyan fasık milyon tane sapıklık çıkartır anlamaya bilir....


  6. 08.Eylül.2013, 18:04
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    güzel kardeşim iyi güzel yazmışsında bunlar açıktan açığa yazılmaz bunlar el almışlardan ağızdan ağıza gönülden gönüle aktarılır. bunu okuyan fasık milyon tane sapıklık çıkartır anlamaya bilir....


  7. 25.Mart.2014, 17:18
    4
    Misafir

    Cevap: murakabe-i akrabiyyet dersi için geniş bilgi

    Allah razi olsun benim gibi bilgisizleri aydinlattiginiz icin cok makbule gecti


  8. 25.Mart.2014, 17:18
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah razi olsun benim gibi bilgisizleri aydinlattiginiz icin cok makbule gecti


  9. 13.Ağustos.2015, 19:19
    5
    Misafir

    Cevap: Murakabe-i akrabiyyet dersi için geniş bilgi

    Allah teala razi olsun kardesim hizmetin çok güzellll


  10. 13.Ağustos.2015, 19:19
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah teala razi olsun kardesim hizmetin çok güzellll


  11. 09.Şubat.2016, 23:01
    6
    Misafir

    Cevap: Murakabe-i akrabiyyet dersi için geniş bilgi

    Ewet bu şekilde yazılması doğru degil


  12. 09.Şubat.2016, 23:01
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ewet bu şekilde yazılması doğru degil


  13. 24.Mart.2016, 10:04
    7
    Misafir

    Cevap: Murakabe-i akrabiyyet dersi için geniş bilgi

    melei ala dersi murakabasını ayrıntılı açıklarmısınız Allah razı olsun


  14. 24.Mart.2016, 10:04
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    melei ala dersi murakabasını ayrıntılı açıklarmısınız Allah razı olsun





+ Yorum Gönder