Konusunu Oylayın.: Peygamber hakkında ansiklopedik bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Peygamber hakkında ansiklopedik bilgi
  1. 24.Mayıs.2011, 06:38
    1
    Misafir

    Peygamber hakkında ansiklopedik bilgi






    Peygamber hakkında ansiklopedik bilgi Mumsema Peygamber hakkında eğitici ansiklopedik bilgiler paylaşabilir misiniz ?


  2. 24.Mayıs.2011, 06:38
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 24.Mayıs.2011, 13:12
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Peygamber hakkında ansiklopedik bilgi




    Peygamber bir dinde Tanrı’nın mesajlarını ve buyruklarını insanlara ileten elçi Peygamber sözcüğü

    Metafiziksel düşüncede vahiy otorite ya da inanç temeli üzerinde varolduğu kabul edilen, varlık ve değerin kaynağı olan mutlak, zorunlu, yüce varlık Doğanın bir parçası olmayan, ama doğanın yaratıcısı ya da nedeni olan, zaman ve mekan kavramlarının kendisine uygulanamayacağı, varlığa gelmiş olduğu düşünülemeyen, doğadan çok daha kudretli ve mutlak iyi olan doğaüstü, ezeli-ebedi ve sonsuz varlık

    Türkçe, diğer Türk dilleriyle birlikte Altay dil ailesinin bir kolunu oluşturur Bu ailenin diğer üyeleri Moğolca, Mançu-Tunguzca ve Korecedir Japoncanın Altay dil ailesinin bir üyesi olup olmadığı konusu tartışılmaktadır

    Farsça'dan gelmiştir Kökeni olan peyam, haber anlamına gelmektedir Dolayısıyla Peygamber, "Haber Getiren" gibi bir anlam taşımaktadır Tanrı inancına sahip ve dine inanan insanlar, Peygamberlerin Yaratıcı olan

    Kökü itibarıyla dünyanın en eski dilleri arasında yer alan Farsça, milattan yediyüz yıl öncesine ait açık tarihi ve bin yıllık yazılı eserleriyle İran’ın köklü ve sağlam kültürünü komşu ülkelere kadar tanıtmıştır

    Allah'tan bir mesajla, haberle geldiğine inanırlar Benzer bir anlama gelen Arapça'daki "Nebi" (نبي) sözcüğü, yine haber demek olan "nebe" kökeninden türemiş bir sözcüktür "Resul" ise ( رسول: Risalet eden/edici) "Elçi" demektir Hz ile belirtilen "Hazret" sıfatı yüksek bir saygı ifadesi olup başta

    Allah müslümanlar tarafından Tanrıya verilen isim, Arapça'dır Allah müslümanların yanısıra Hırıstiyanlar ve Yahudiler tarafından ve katolik Maltalılar tarafından da kullanılır

    Arapça, Türkçe ve Farsça'da mutlaka peygamber isimleri önüne konulmakdaysa da Batılı kültürde böyle bir zorunluluk hissedilmez Doğrudan "Jesus", "Mohammad" , "Moses" gibi ifadede bulunulur Ancak yine bazen "His Holiness" olarak "Hazret"in karşılığı kullanılabilmektedir

    Hami-Sami Dil Ailesi'nin Sami koluna mensup bir lisan Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'da halkın çoğunluğunca, Türkiye ve İran'da ise Arap azınlıklarca kullanılmaktadır


    İslam inancı açısından, peygamberlerle diğer insanlar arasında maddi yaşayış bakı-mından bir ayrılık, insan olmak bakımından bir farklılık yoktur Peygamberi diğer insan-lardan ayıran şey, masum olmak ve günah işlememek, güvenilir olmak, doğru sözlü ve anlayışlı olmak ve mesajları iletmek gibi özelliklere sahip olmak bakımından Tanrı tarafından seçilmiş olma durumu ve vahiy-dir


    Haber getiren kişi Allahu Teâlâ'nın kullarına emir ve yasaklarını bildirmek ve onlara hakkı, doğruyu ve yanlışı açıklamak üzere seçip görevlendirdiği ilahî elçi Kur'an-ı Kerim' de; "nebi" veya "enbiya", bazan da "resul" veya "rusul" diye geçer


    "Nebi", arapça bir kelime olup, "nebe' " kökünden türetilmiştir Muhbir, yani "haber verici" anlamına gelir Ancak nebe', herhangi bir haber değil; bize bildirilen fevkâlade değerde, çok önemli bir haber, bir tebliğ demektir Nebe', yalnız, doğruluğunda hiç şüphe olmayan bir haber için kullanılabilir (Rağıb el-Isfahanî el-Müfredât, Nebi maddesi) Nebi'nin manası, Allah'ın, seçtiği kullarına ilâhî haberinin, vahiy yoluyla ulaşması ve vahyine muhatab olmasıdır Kelime, Allah ile peygamberi arasındaki alâkayı, yani vahyi ve haber vermeyi açıklıyor (Saît Ramazan el-Butî, Kübrâ el- Yakîniyyât el-Kevniyye, s 172)

    Bazı dilciler, "nebi" kelimesinin "yükseltilmiş" manasında olan "nübüvvet" kelimesinden geldiğini ileri sürerler

    Diğer bir kısım dilciler ise, "nebi" kelimesine, Allah (cc) ile akıl sahibi kulları arasında bir elçi veya, "Biz insanlara, Allah Teâlâ'nın vahy-i ilâhisini bildiren kimse" manası verirler Nebi'nin çoğulu "enbiya"dır Peygamberlere, ilâhî emir ve yasakları, hüküm ve haberleri insanlara bildirdikleri için "enbiya" denmiştir (İbn Manzur, Lisanul-Arab, Nebi mad; et-Taftâzânî, Şerhu'l-Makâsıd, II, 128)

    Kur'an-ı Kerim'de "nebi" yerine "resul" de geçmektedir Arapçada "irsal" kelimesinden alınan "rasul", gönderilen kimse, haberci, elçi anlamına gelmektedir Allah (cc) tarafından, insanları irşad edip onları doğru yola yöneltmek için gönderilmiş olduklarından, peygamberlere, "rüsûl-i kirâm, mürselîn" denmiştir (el-Müfredat, Resul mad, Lisanul-Arap, Resul maddesi)

    Bu esasa göre; nebi ve resul kelimeleri, aynı manaya gelen, arapçada iki (müterâdif) eş anlamlı isimdir Peygamberlere, Allah'dan önemli haber (vahy) aldıkları için "nebi"; aldıkları haberleri gönderildikleri insanlara bildirdikleri için de "resul" denir Onların en önemli görevi, kendilerine indirilen ilâhî vahyi tebliğ etmektir O halde risaletin manası Allah Teâlâ'nın, seçtiği kullarından birini ilâhî hüküm veya şerîatini başkalarına tebliğ etmekle mükellef tutmasıdır Bu kelime, peygamber ile diğer insanlar arasındaki alâkayı açıklamaktadır O da, irsal (gönderilme) ve elçilik kavramıdır

    Bu esasa göre, peygamberlerin iki görevi vardır Bunlardan Allah (cc) ile özel ilişkisine "nübüvvet"; insanlarla olan "ilâhî görev" ilişkisine de "risâlet" denmektedir Nebî ve resul kelimeleri bu iki ilişkiyi ifade etmektedir (bk el-Butî, age, s 173)

    Çoğunluk Kelam âlimlerine göre ise "resul" kelimesi, lugat manası bakımından "nebi" kelimesinden daha geniş ve şümullüdür Çünkü melekler de, ilâhi haberler taşıdıklarından, onlara da "İlâhi haberciler" anlamında "resul" denmektedir Bu görüşte olanlara göre, kendisine ilâhî kitab ve müstakil şerîat verilen peygamberler "resul" diye anılırlar Bu bakımdan, her resul aynı zamanda bir nebidir Fakat her nebî, resul değildir Bunlara göre; ikisi arasında, -mantık diliyle"umum-husus-mutlak" ilişkisi vardır Çünkü nebî; tebliğle mükellef olsun olmasın, Allah Teâlâ'dan vahiy yoluyla her hangi bir emir alan kimsedir Eğer o, belli bir şeriatı veya bir Kitabı tebliğ etmekle mükellef tutulursa, o peygambere aynı zamanda "resul" denir Her iki grubun da Kitab ve Sünnet'ten delilleri vardır Sonuç olarak, nebî ve resul şöyle tarif edilebilir: "Allah Teâlâ'nın seçtiği ve onu Cibril (as) vasıtasıyla (uyanık iken) vahyettiği şeyleri insanların hepsine veya belli bir topluluğa Allah'ın emriyle tebliğ eden bir insandır (Nebî ve resul kelimelerinin terim anlamı, aralarındaki fark ve deliller için bk et-Taflâzânî, Şerhul-Makâsıd, II/128, el-Cürcanî, Şerhul-Mavâkıf, III, 173-174; İbnul-Hümam, Şerhul-Müsâyere, 198; Kadı İyâd, eş-Şifâ, I/210; ed-Devvânî, Celâl-Şerhul-Akâidi'l-Adudiyye, 3; Mustafa Sabri, Mevkiful-Akli vel-İlmi vel Âlem, Kahire 1950, IV/40; el-Bûtî, age, 173)



  4. 24.Mayıs.2011, 13:12
    2
    Hadimul Müslimin



    Peygamber bir dinde Tanrı’nın mesajlarını ve buyruklarını insanlara ileten elçi Peygamber sözcüğü

    Metafiziksel düşüncede vahiy otorite ya da inanç temeli üzerinde varolduğu kabul edilen, varlık ve değerin kaynağı olan mutlak, zorunlu, yüce varlık Doğanın bir parçası olmayan, ama doğanın yaratıcısı ya da nedeni olan, zaman ve mekan kavramlarının kendisine uygulanamayacağı, varlığa gelmiş olduğu düşünülemeyen, doğadan çok daha kudretli ve mutlak iyi olan doğaüstü, ezeli-ebedi ve sonsuz varlık

    Türkçe, diğer Türk dilleriyle birlikte Altay dil ailesinin bir kolunu oluşturur Bu ailenin diğer üyeleri Moğolca, Mançu-Tunguzca ve Korecedir Japoncanın Altay dil ailesinin bir üyesi olup olmadığı konusu tartışılmaktadır

    Farsça'dan gelmiştir Kökeni olan peyam, haber anlamına gelmektedir Dolayısıyla Peygamber, "Haber Getiren" gibi bir anlam taşımaktadır Tanrı inancına sahip ve dine inanan insanlar, Peygamberlerin Yaratıcı olan

    Kökü itibarıyla dünyanın en eski dilleri arasında yer alan Farsça, milattan yediyüz yıl öncesine ait açık tarihi ve bin yıllık yazılı eserleriyle İran’ın köklü ve sağlam kültürünü komşu ülkelere kadar tanıtmıştır

    Allah'tan bir mesajla, haberle geldiğine inanırlar Benzer bir anlama gelen Arapça'daki "Nebi" (نبي) sözcüğü, yine haber demek olan "nebe" kökeninden türemiş bir sözcüktür "Resul" ise ( رسول: Risalet eden/edici) "Elçi" demektir Hz ile belirtilen "Hazret" sıfatı yüksek bir saygı ifadesi olup başta

    Allah müslümanlar tarafından Tanrıya verilen isim, Arapça'dır Allah müslümanların yanısıra Hırıstiyanlar ve Yahudiler tarafından ve katolik Maltalılar tarafından da kullanılır

    Arapça, Türkçe ve Farsça'da mutlaka peygamber isimleri önüne konulmakdaysa da Batılı kültürde böyle bir zorunluluk hissedilmez Doğrudan "Jesus", "Mohammad" , "Moses" gibi ifadede bulunulur Ancak yine bazen "His Holiness" olarak "Hazret"in karşılığı kullanılabilmektedir

    Hami-Sami Dil Ailesi'nin Sami koluna mensup bir lisan Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'da halkın çoğunluğunca, Türkiye ve İran'da ise Arap azınlıklarca kullanılmaktadır


    İslam inancı açısından, peygamberlerle diğer insanlar arasında maddi yaşayış bakı-mından bir ayrılık, insan olmak bakımından bir farklılık yoktur Peygamberi diğer insan-lardan ayıran şey, masum olmak ve günah işlememek, güvenilir olmak, doğru sözlü ve anlayışlı olmak ve mesajları iletmek gibi özelliklere sahip olmak bakımından Tanrı tarafından seçilmiş olma durumu ve vahiy-dir


    Haber getiren kişi Allahu Teâlâ'nın kullarına emir ve yasaklarını bildirmek ve onlara hakkı, doğruyu ve yanlışı açıklamak üzere seçip görevlendirdiği ilahî elçi Kur'an-ı Kerim' de; "nebi" veya "enbiya", bazan da "resul" veya "rusul" diye geçer


    "Nebi", arapça bir kelime olup, "nebe' " kökünden türetilmiştir Muhbir, yani "haber verici" anlamına gelir Ancak nebe', herhangi bir haber değil; bize bildirilen fevkâlade değerde, çok önemli bir haber, bir tebliğ demektir Nebe', yalnız, doğruluğunda hiç şüphe olmayan bir haber için kullanılabilir (Rağıb el-Isfahanî el-Müfredât, Nebi maddesi) Nebi'nin manası, Allah'ın, seçtiği kullarına ilâhî haberinin, vahiy yoluyla ulaşması ve vahyine muhatab olmasıdır Kelime, Allah ile peygamberi arasındaki alâkayı, yani vahyi ve haber vermeyi açıklıyor (Saît Ramazan el-Butî, Kübrâ el- Yakîniyyât el-Kevniyye, s 172)

    Bazı dilciler, "nebi" kelimesinin "yükseltilmiş" manasında olan "nübüvvet" kelimesinden geldiğini ileri sürerler

    Diğer bir kısım dilciler ise, "nebi" kelimesine, Allah (cc) ile akıl sahibi kulları arasında bir elçi veya, "Biz insanlara, Allah Teâlâ'nın vahy-i ilâhisini bildiren kimse" manası verirler Nebi'nin çoğulu "enbiya"dır Peygamberlere, ilâhî emir ve yasakları, hüküm ve haberleri insanlara bildirdikleri için "enbiya" denmiştir (İbn Manzur, Lisanul-Arab, Nebi mad; et-Taftâzânî, Şerhu'l-Makâsıd, II, 128)

    Kur'an-ı Kerim'de "nebi" yerine "resul" de geçmektedir Arapçada "irsal" kelimesinden alınan "rasul", gönderilen kimse, haberci, elçi anlamına gelmektedir Allah (cc) tarafından, insanları irşad edip onları doğru yola yöneltmek için gönderilmiş olduklarından, peygamberlere, "rüsûl-i kirâm, mürselîn" denmiştir (el-Müfredat, Resul mad, Lisanul-Arap, Resul maddesi)

    Bu esasa göre; nebi ve resul kelimeleri, aynı manaya gelen, arapçada iki (müterâdif) eş anlamlı isimdir Peygamberlere, Allah'dan önemli haber (vahy) aldıkları için "nebi"; aldıkları haberleri gönderildikleri insanlara bildirdikleri için de "resul" denir Onların en önemli görevi, kendilerine indirilen ilâhî vahyi tebliğ etmektir O halde risaletin manası Allah Teâlâ'nın, seçtiği kullarından birini ilâhî hüküm veya şerîatini başkalarına tebliğ etmekle mükellef tutmasıdır Bu kelime, peygamber ile diğer insanlar arasındaki alâkayı açıklamaktadır O da, irsal (gönderilme) ve elçilik kavramıdır

    Bu esasa göre, peygamberlerin iki görevi vardır Bunlardan Allah (cc) ile özel ilişkisine "nübüvvet"; insanlarla olan "ilâhî görev" ilişkisine de "risâlet" denmektedir Nebî ve resul kelimeleri bu iki ilişkiyi ifade etmektedir (bk el-Butî, age, s 173)

    Çoğunluk Kelam âlimlerine göre ise "resul" kelimesi, lugat manası bakımından "nebi" kelimesinden daha geniş ve şümullüdür Çünkü melekler de, ilâhi haberler taşıdıklarından, onlara da "İlâhi haberciler" anlamında "resul" denmektedir Bu görüşte olanlara göre, kendisine ilâhî kitab ve müstakil şerîat verilen peygamberler "resul" diye anılırlar Bu bakımdan, her resul aynı zamanda bir nebidir Fakat her nebî, resul değildir Bunlara göre; ikisi arasında, -mantık diliyle"umum-husus-mutlak" ilişkisi vardır Çünkü nebî; tebliğle mükellef olsun olmasın, Allah Teâlâ'dan vahiy yoluyla her hangi bir emir alan kimsedir Eğer o, belli bir şeriatı veya bir Kitabı tebliğ etmekle mükellef tutulursa, o peygambere aynı zamanda "resul" denir Her iki grubun da Kitab ve Sünnet'ten delilleri vardır Sonuç olarak, nebî ve resul şöyle tarif edilebilir: "Allah Teâlâ'nın seçtiği ve onu Cibril (as) vasıtasıyla (uyanık iken) vahyettiği şeyleri insanların hepsine veya belli bir topluluğa Allah'ın emriyle tebliğ eden bir insandır (Nebî ve resul kelimelerinin terim anlamı, aralarındaki fark ve deliller için bk et-Taflâzânî, Şerhul-Makâsıd, II/128, el-Cürcanî, Şerhul-Mavâkıf, III, 173-174; İbnul-Hümam, Şerhul-Müsâyere, 198; Kadı İyâd, eş-Şifâ, I/210; ed-Devvânî, Celâl-Şerhul-Akâidi'l-Adudiyye, 3; Mustafa Sabri, Mevkiful-Akli vel-İlmi vel Âlem, Kahire 1950, IV/40; el-Bûtî, age, 173)






+ Yorum Gönder