Konusunu Oylayın.: Cüneyd-i Bağdadi hazretleri hakkında bilgi verir misiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cüneyd-i Bağdadi hazretleri hakkında bilgi verir misiniz?
  1. 27.Nisan.2011, 22:15
    1
    Misafir

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri hakkında bilgi verir misiniz?






    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri hakkında bilgi verir misiniz? Mumsema Cüneyd-i Bağdadi hazretleri hakkında bilgi verir misiniz?


  2. 08.Haziran.2013, 14:16
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Cüneyd-i Bağdadi hazretleri hakkında bilgi verir misiniz?




    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri hakkında bilgi verir misiniz?


    Asıl ismi Ebü'l-Kâsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909) İlk devir sûfîliğinin en güçlü temsilcilerinden olan meşhur sûff.

    Bağdat'ta doğdu ve orada yaşadı. Do*ğum tarihi belli değildir. Ailesi aslen Nihâvendli olup cam ticaretiyle uğraştıklarından Kavârirî nisbesiyle tanınmak*taydı. Bizzat Cüneyd-i Bağdadi hazretleri de ipek ticaretiyle meşgul olduğundan Hazzâz lakabıyla tanınmıştır. Ailesinin Nihâvendden Bağ*dat'a ne zaman geldiği kesin olarak bi*linmemektedir.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri*küçük yaşta tahsile başladı. Ebû Sevr el-Kelbi'den fıkıh okudu. Ebû Ali el-Hasan b. Arefe el-Abdî başta ol*mak üzere bazı âlimlerden hadis dinle*di. Dayısı Serî es-Sakatî ve Ebû Hamza el-Bağdâdî gibi sofilerin sohbetinde bulundu. Zahirî ilimlere büyük önem veren Seri, onun önce şer'î ilimleri öğrenmesi*ni teşvik ettikten sonra. "Allah seni sûfî hadisçi değil hadisçi sûfi kılsın" şeklin*de dua etmiştir. Nitekim henüz yirmi ya*şında iken fıkıh hocası Ebû Sevr'in ders meclisinde fetva verecek seviyeye gel*mişti.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri şer'î ilimleri iyice öğrendikten sonra kendini zühd, ibadet ve tasavvu*fa verdi. Aslında küçük yaştan itibaren tasavvufa hevesli idi. Henüz yedi yaşın*da iken şükrün ne olduğunu soran Se*rîye, "Verdiği nimete güvenerek Allah'a âsi olmamaktır" diye cevap vermesi onun bu alanda ne kadar yetenekli olduğunu göstermektedir. Başta dayısı olmak üze*re çevresinde büyük sûfîlerin bulunma*sı, onun küçük yaşta tasavvufa yönel*mesine sebep olmuştur denilebilir. Bununla birlikte*Cüneyd-i Bağdadi hazretleri şer'î ilimlerle de sürekli meşgul oldu. Ca'fer el-Huldinin, "Hal ile ilmi Cüneyd kadar mükemmel bir şekilde kendisinde birleştiren başka bir sûfî görmedim. Onu gören halinin il*minden üstün, konuşmasını dinleyen il*minin halinden üstün olduğu kanaatine varırdı" demesi ilim ve tasavvuftaki mer*tebesini göstermektedir. Bundan dolayı "tâvûsü'l-ulemâ" ve "seyyidü't-taife" gibi unvanlarla anılırdı. Mu'tezile âlimi Ebü'l-Kâsım el-Kelbî ona hayran olmuştu. Zi*ra edipler onun sözünden, filozoflar fik*rinden, kelâmcılar ilminden faydalan*mak için etrafında toplanıyorlardı.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri, tasavvufun derinliklerine dal*mak ve zihni sürekli ruhî konularla meş*gul olmakla birlikte geçimini sağlamak için ticaretle de uğraşıyordu. İbn Nüceyd, onun dükkânında perde ile ayırdığı bir köşede ibadete devam ettiğini söyler. Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin irşad faaliyetine başlayacak bir duruma geldiğini gören Serî onu va*az vermeye teşvik etmesine rağmen o kendisinde bu ehliyeti görmediğinden çekingen davranmış, ancak manevî bir işaret üzerine meclis teşkil edip konuşmaya başlamıştı. Bununla birlikte*Cüneyd-i Bağdadi hazretleri fena ve tevhid gibi tasavvufun in*ce ve güç anlaşılan konularını kapalı ka*pılar ardında anlatmayı tercih ediyor(1), bazan da bunları fıkıh per*desi altında gizliyordu.

    Birçok ünlü sûfî Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin sohbetin*de bulunmuş, onun müridi ve halifesi ol*muştur. Ebû Muhammed el-Cerîrî. Ebü'l-Abbas İbnü'l-Arabî, İsmail b. Nüceyd. Ali b. Bündâr es-Sayrafî, Ebü Bekir Şiblî, Mimşâd ed-Dîneverî, Abdullah eş-Şarânî, Muhammed b. Ali el-Kettânî. Ebû Be*kir el-Vâsıtî. Ebû Amr ez-Zeccâcî Cü*neyd'in sohbetinde bulunan tanınmış sûfilerdendir(2). Bu sebeple tarikatların tamamı*na yakın kısmı silsilelerinde Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'ne yer verirler(3). Mut*lak İmam. Küçük Şafii ve Sadr-i Kebîr gibi unvanlarla anılan fıkıh âlimi İbn Süreye de onun sohbetinde bulunmuş, ruhaniyetinin tesirinde kalmış ve manevî alandaki bilgilerini ona borçlu olduğunu ifade etmiştir.

    İbnü'I-Mülakkın'ın kaydettiğine göre Cüneyd-i Bağdadi hazretleri ölüm döşeğinde iken oturarak namaz kılmış, bunun da bir nimet olduğunu ifade etmiş, istirahat etmesi ge*rektiğini söyleyenlere namaza durmak suretiyle cevap vermiş ve virdiyle meş*gul iken ruhunu teslim etmiştir. Ölümünden az önce hatim indirmiş, yeni bir ha*time başlayıp Bakara sûresinden yetmiş âyet okumuştu. 297 (909) yılında vefat etmiş olup cenaze namazında 60.000 ki*şinin bulunduğu rivayet edilir. 296 veya 298 yılında vefat ettiğine dair de riva*yetler vardır. Bağdat'ın Şünûziye Mezarlığı'nda dayısı ve şeyhi Seri'nin yanında toprağa verilen Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin çeşitli İslâm ülkelerinde makamları mevcuttur.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri tasavvuf terimlerini, usul ve esaslarını tesbit ederek tasavvufun or*taya çıkışını sağlayan büyük sofilerden biridir. Tasavvufî görüşleri hem kendi risaleleri hem de kaynak eserler yoluy*la günümüze ulaşmıştır. Süfiliğin temel konularından biri, insan ile Allah arasın*daki mesafeyi kapatma meselesidir. Ona göre bu mesafe ancak tasavvuf köprüsüyle kapatılabilir. Bundan dolayı tasav*vufu, "Her şeyden alâkayı kesip Allah'la olmaktır" şeklinde tarif eder(4).*Bu tanımıyla*Allah'la kul arasındaki mesafeyi aşmak için insanın Allah'tan başka her şeyden kopması gerektiğini anlatmaktadır.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin tasavvufî görüşleri, hem çağdaşı sûfîler hem de daha sonraki mu*tasavvıflar üzerinde derin tesirler bırakmıştır. Onun açtığı yoldan gidenlere Cüneydî denildiğini kaydeden Hücvîrî, ken*di şeyhlerinin de bu zümreye mensup ol*duklarını belirtmektedir. el-Münkız mine'd-dalâl adlı eserinde belirttiğine gö*re Gazzâlî'nin tasavvufa yönelmesinde de Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin tesiri olmuştur. el-Lüma', et-Ta'anuf, Kûtü'l-kulûb ve er-Risâle gibi tasavvufun temel kaynakları Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin fikirlerine geniş yer ayırır, onun tasavvufî konulardaki sözlerini delil sa*yarlar. Süfi tabakat kitaplarında da önem*li bir yer tutan Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'ne bütün tarikat mensupları büyük bir velî nazarıyla ba*karlar.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin bazı mektupları günümüze kadar gelmiştir(5). Bu mek*tupları Ali Hasan Abdülkâdir The Life Personality and Writings of al-Junayd(6) adlı eserinin içinde İngi*lizce tercümeleriyle birlikte yayımlamış*tır. Aynı mektuplar bazı yeni mektupla*rın İlâvesiyle Süleyman Ateş tarafından da Cüneyd-i Bağdadî Hayatı Eserle*ri ve Mektupları(7) adıyla yayımlanmıştır.(8)

    Dipnotlar:

    1. Câmî,Nefahat, s. 87
    2. İbnü'I-Mülakkın, Tabakatül Evliya, s. 137, Ateş,Süleyman, Cüneydi Bağdadi: Hayatı Eserleri ve Mektupları s. 47
    3. Ma'sûm Ali Şah, Tara'ik, II, 440-442
    4. Kuşeyrî, er-Risale, Kahire s. 551, 552
    5. Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 1374
    6. Ali Hasan Abdülkâdir, The Life Personality and Writings of al-Junayd, London 1962
    7. Ateş,Süleyman, Cüneydi Bağdadi: Hayatı Eserleri ve Mektupları, İstanbul 1970
    8. DİA, CÜNEYD-İ BAĞDADİ Md.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet
    *


  3. 08.Haziran.2013, 14:16
    2
    Devamlı Üye



    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri hakkında bilgi verir misiniz?


    Asıl ismi Ebü'l-Kâsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909) İlk devir sûfîliğinin en güçlü temsilcilerinden olan meşhur sûff.

    Bağdat'ta doğdu ve orada yaşadı. Do*ğum tarihi belli değildir. Ailesi aslen Nihâvendli olup cam ticaretiyle uğraştıklarından Kavârirî nisbesiyle tanınmak*taydı. Bizzat Cüneyd-i Bağdadi hazretleri de ipek ticaretiyle meşgul olduğundan Hazzâz lakabıyla tanınmıştır. Ailesinin Nihâvendden Bağ*dat'a ne zaman geldiği kesin olarak bi*linmemektedir.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri*küçük yaşta tahsile başladı. Ebû Sevr el-Kelbi'den fıkıh okudu. Ebû Ali el-Hasan b. Arefe el-Abdî başta ol*mak üzere bazı âlimlerden hadis dinle*di. Dayısı Serî es-Sakatî ve Ebû Hamza el-Bağdâdî gibi sofilerin sohbetinde bulundu. Zahirî ilimlere büyük önem veren Seri, onun önce şer'î ilimleri öğrenmesi*ni teşvik ettikten sonra. "Allah seni sûfî hadisçi değil hadisçi sûfi kılsın" şeklin*de dua etmiştir. Nitekim henüz yirmi ya*şında iken fıkıh hocası Ebû Sevr'in ders meclisinde fetva verecek seviyeye gel*mişti.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri şer'î ilimleri iyice öğrendikten sonra kendini zühd, ibadet ve tasavvu*fa verdi. Aslında küçük yaştan itibaren tasavvufa hevesli idi. Henüz yedi yaşın*da iken şükrün ne olduğunu soran Se*rîye, "Verdiği nimete güvenerek Allah'a âsi olmamaktır" diye cevap vermesi onun bu alanda ne kadar yetenekli olduğunu göstermektedir. Başta dayısı olmak üze*re çevresinde büyük sûfîlerin bulunma*sı, onun küçük yaşta tasavvufa yönel*mesine sebep olmuştur denilebilir. Bununla birlikte*Cüneyd-i Bağdadi hazretleri şer'î ilimlerle de sürekli meşgul oldu. Ca'fer el-Huldinin, "Hal ile ilmi Cüneyd kadar mükemmel bir şekilde kendisinde birleştiren başka bir sûfî görmedim. Onu gören halinin il*minden üstün, konuşmasını dinleyen il*minin halinden üstün olduğu kanaatine varırdı" demesi ilim ve tasavvuftaki mer*tebesini göstermektedir. Bundan dolayı "tâvûsü'l-ulemâ" ve "seyyidü't-taife" gibi unvanlarla anılırdı. Mu'tezile âlimi Ebü'l-Kâsım el-Kelbî ona hayran olmuştu. Zi*ra edipler onun sözünden, filozoflar fik*rinden, kelâmcılar ilminden faydalan*mak için etrafında toplanıyorlardı.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri, tasavvufun derinliklerine dal*mak ve zihni sürekli ruhî konularla meş*gul olmakla birlikte geçimini sağlamak için ticaretle de uğraşıyordu. İbn Nüceyd, onun dükkânında perde ile ayırdığı bir köşede ibadete devam ettiğini söyler. Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin irşad faaliyetine başlayacak bir duruma geldiğini gören Serî onu va*az vermeye teşvik etmesine rağmen o kendisinde bu ehliyeti görmediğinden çekingen davranmış, ancak manevî bir işaret üzerine meclis teşkil edip konuşmaya başlamıştı. Bununla birlikte*Cüneyd-i Bağdadi hazretleri fena ve tevhid gibi tasavvufun in*ce ve güç anlaşılan konularını kapalı ka*pılar ardında anlatmayı tercih ediyor(1), bazan da bunları fıkıh per*desi altında gizliyordu.

    Birçok ünlü sûfî Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin sohbetin*de bulunmuş, onun müridi ve halifesi ol*muştur. Ebû Muhammed el-Cerîrî. Ebü'l-Abbas İbnü'l-Arabî, İsmail b. Nüceyd. Ali b. Bündâr es-Sayrafî, Ebü Bekir Şiblî, Mimşâd ed-Dîneverî, Abdullah eş-Şarânî, Muhammed b. Ali el-Kettânî. Ebû Be*kir el-Vâsıtî. Ebû Amr ez-Zeccâcî Cü*neyd'in sohbetinde bulunan tanınmış sûfilerdendir(2). Bu sebeple tarikatların tamamı*na yakın kısmı silsilelerinde Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'ne yer verirler(3). Mut*lak İmam. Küçük Şafii ve Sadr-i Kebîr gibi unvanlarla anılan fıkıh âlimi İbn Süreye de onun sohbetinde bulunmuş, ruhaniyetinin tesirinde kalmış ve manevî alandaki bilgilerini ona borçlu olduğunu ifade etmiştir.

    İbnü'I-Mülakkın'ın kaydettiğine göre Cüneyd-i Bağdadi hazretleri ölüm döşeğinde iken oturarak namaz kılmış, bunun da bir nimet olduğunu ifade etmiş, istirahat etmesi ge*rektiğini söyleyenlere namaza durmak suretiyle cevap vermiş ve virdiyle meş*gul iken ruhunu teslim etmiştir. Ölümünden az önce hatim indirmiş, yeni bir ha*time başlayıp Bakara sûresinden yetmiş âyet okumuştu. 297 (909) yılında vefat etmiş olup cenaze namazında 60.000 ki*şinin bulunduğu rivayet edilir. 296 veya 298 yılında vefat ettiğine dair de riva*yetler vardır. Bağdat'ın Şünûziye Mezarlığı'nda dayısı ve şeyhi Seri'nin yanında toprağa verilen Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin çeşitli İslâm ülkelerinde makamları mevcuttur.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri tasavvuf terimlerini, usul ve esaslarını tesbit ederek tasavvufun or*taya çıkışını sağlayan büyük sofilerden biridir. Tasavvufî görüşleri hem kendi risaleleri hem de kaynak eserler yoluy*la günümüze ulaşmıştır. Süfiliğin temel konularından biri, insan ile Allah arasın*daki mesafeyi kapatma meselesidir. Ona göre bu mesafe ancak tasavvuf köprüsüyle kapatılabilir. Bundan dolayı tasav*vufu, "Her şeyden alâkayı kesip Allah'la olmaktır" şeklinde tarif eder(4).*Bu tanımıyla*Allah'la kul arasındaki mesafeyi aşmak için insanın Allah'tan başka her şeyden kopması gerektiğini anlatmaktadır.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin tasavvufî görüşleri, hem çağdaşı sûfîler hem de daha sonraki mu*tasavvıflar üzerinde derin tesirler bırakmıştır. Onun açtığı yoldan gidenlere Cüneydî denildiğini kaydeden Hücvîrî, ken*di şeyhlerinin de bu zümreye mensup ol*duklarını belirtmektedir. el-Münkız mine'd-dalâl adlı eserinde belirttiğine gö*re Gazzâlî'nin tasavvufa yönelmesinde de Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin tesiri olmuştur. el-Lüma', et-Ta'anuf, Kûtü'l-kulûb ve er-Risâle gibi tasavvufun temel kaynakları Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin fikirlerine geniş yer ayırır, onun tasavvufî konulardaki sözlerini delil sa*yarlar. Süfi tabakat kitaplarında da önem*li bir yer tutan Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'ne bütün tarikat mensupları büyük bir velî nazarıyla ba*karlar.

    Cüneyd-i Bağdadi hazretleri'nin bazı mektupları günümüze kadar gelmiştir(5). Bu mek*tupları Ali Hasan Abdülkâdir The Life Personality and Writings of al-Junayd(6) adlı eserinin içinde İngi*lizce tercümeleriyle birlikte yayımlamış*tır. Aynı mektuplar bazı yeni mektupla*rın İlâvesiyle Süleyman Ateş tarafından da Cüneyd-i Bağdadî Hayatı Eserle*ri ve Mektupları(7) adıyla yayımlanmıştır.(8)

    Dipnotlar:

    1. Câmî,Nefahat, s. 87
    2. İbnü'I-Mülakkın, Tabakatül Evliya, s. 137, Ateş,Süleyman, Cüneydi Bağdadi: Hayatı Eserleri ve Mektupları s. 47
    3. Ma'sûm Ali Şah, Tara'ik, II, 440-442
    4. Kuşeyrî, er-Risale, Kahire s. 551, 552
    5. Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 1374
    6. Ali Hasan Abdülkâdir, The Life Personality and Writings of al-Junayd, London 1962
    7. Ateş,Süleyman, Cüneydi Bağdadi: Hayatı Eserleri ve Mektupları, İstanbul 1970
    8. DİA, CÜNEYD-İ BAĞDADİ Md.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet
    *





+ Yorum Gönder