Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin hayatı ile ilgili kısa bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 18 kişi
Peygamberimizin hayatı ile ilgili kısa bilgi
  1. 21.Şubat.2011, 23:06
    1
    Misafir

    Peygamberimizin hayatı ile ilgili kısa bilgi






    Peygamberimizin hayatı ile ilgili kısa bilgi Mumsema PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.) 571 yılında doğmuştur. Henüz doğmadan önce babasını, 6yaşında ikende annesini kaybetmiştir. Dedesi Aptulmuttalip in yanında yaşamış oda vefaat edince amcası Ebu Talibin yanında yaşamıştır. 40yaşında Peygamber olmuş ve 632 yılında vefaat etmiştir


  2. 21.Şubat.2011, 23:06
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.) 571 yılında doğmuştur. Henüz doğmadan önce babasını, 6yaşında ikende annesini kaybetmiştir. Dedesi Aptulmuttalip in yanında yaşamış oda vefaat edince amcası Ebu Talibin yanında yaşamıştır. 40yaşında Peygamber olmuş ve 632 yılında vefaat etmiştir


    Benzer Konular

    - Peygamberimizin mucizeleri kısa bilgi

    - Hilal Acar kimdir? hayatı ve eserleri hakkında kısa bilgi

    - Peygamberimizin Evlilik Hayatı hakkında bilgi

    - Peygamberimizin Kısa Ve öz Hayatı

    - Hz. Muhammed'in hayatı peygamberimizin hayatını kısa ve öz olarak

  3. 04.Ekim.2013, 01:21
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Efendimizin ümmetine tavsiyeleri nelerdir?




    Peygamberimiz Hz Muhammed (sav)'in kısa öz geçmişi hakkında bilgi verir misiniz?

    Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), 571 yılında Mekke'de doğdu. Mekke'nin ve Arabistan'ın en nüfuslu kabilesi olan Kureyş'in, Benihaşim (Haşimoğulları) boyundandır. Babası Kureyş kabilesinin lideri ve Mekke yöneticisi olan Abdülmuttalip'in oğlu Abdullah, annesi ise yine aynı kabilenin Zühre boyundan Vehb bin Abd Menaf'ın kızı Amine idi. Süt annesinin ismi ise Halime'dir.

    Babasını doğmadan, annesini ise altı yaşında kaybeden Hz. Muhammed (sav), dedesi Abdülmuttalip'ın himayesine girdi. Hz.Muhammed (sav), sekiz yaşında iken Abdülmuttalip de ölünce, amcası Ebu Talib'in yanına alındı. 10-12 yaşlarında çobanlık yapmak zorunda kaldı. Bu ağır koşullara rağmen Hz. Muhammed (sav) mazbut bir hayat sürmekte, dürüstlüğü ve doğruluğu ile tanınmaktaydı. Bu yüzden henüz gençliğinde herkesin takdir ve saygısını kazanmış, "Muhammed el-Emin" diye anılmaya başlamıştı.

    Hz. Muhammed (sav) gençliğinde, ticaretle uğraşan amcası ile Suriye'ye gitti. Daha sonra Hz. Hatice bint Huveylit adında zengin bir dul kadının, ticari işlerini yürütmesi için yaptığı teklifi kabul etti. Hz. Muhammed (sav) 595 yılında Hz. Hatice ile evlendiğinde 25, Hz. Hatice ise bu sırada 40 yaşındaydı. Hz. Muhammed (sav) bu evlilikten sonra da bir süre ticaretle uğraştı.

    40 yaşına yaklaşırken, hayatında dönüşüm belirtileri baş gösterdi. Bu sırada, topluluktan uzaklaşmak ve vaktinin çoğunu düşünceye dalmak eğilimi kendisine hakim olmaya başlamıştı. Bu amaçla, Mekke yakınlarında bulunan Hira dağındaki mağaraya gider, uzun süre orada kalır, vaktini düşünmekle geçirirdi. Kendisini en çok düşündüren toplumun içinde bulunduğu maddi ve manevi çöküntüydü.

    Hz. Muhammed (sav) 40 yaşında iken, Hira dağında kendisine ilk vahiy geldi. Bu vahiy, Allah tarafından Cebrail (as) adlı melek aracılığı ile gönderilmişti ve "İkra" diye başlayan surenin ilk ayetleriydi. Bunun üzerine büyük bir heyecan içinde titremeye başlayan Hz. Muhammed (sav) evine döndü ve eşi Hz. Hatice'den kendisini örtmesini istedi. Sükunet bulduktan sonra yaşadığı bu olayı eşine anlattı ve vahyedilen ayetleri okudu. Hz. Hatice (ra) hemen peygamberliğine inandı ve ilk Müslüman oldu. Daha sonra Hz. Ebu Bekir (ra), Hz. Ali (ra) ve azat ettiği kölesi Zeyd'e peygamberliğini açıkladı. Hepsi inanıp Müslüman oldular.

    Hz. Muhammed (sav), güvendiği kimselere, peygamber olduğunu gizliden gizliye anlatıyordu. Üç yıl süren bu gizlilik içinde hiç vahiy gelmedi. Yine Hira'da iken Hz. Muhammed (sav)'e ikinci vahiy geldi. Hz. Muhammed (sav), Allah'tan gelen emirle, işi gizlilikten çıkararak peygamber olduğunu açıkça ilan etti ve Mekke halkından peygamberliğine inanmalarını istedi.

    Kureyş kabilesinin şefleri Hz. Muhammed (sav)'in bu davranışlarını önceden ciddiye almadılar. Fakat İslâmiyet, özellikle yoksul halk ve köleler arasında gittikçe yayılıyor ve güçleniyordu. Bunun üzerine endişeye düşen Kureyş liderleri, Hz. Muhammed (sav)'e ve ona inananlara baskı yapmaya başladılar. Ayrıca İslâmiyet, onların putlarına karşı çıktığı için hem siyasi nüfuslarını kaybetmek, hem de Kabe'deki putlar sayesinde elde ettikleri maddi çıkardan yoksun kalmak tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyorlardı. Hz. Muhammed (sav) ise kendisine ve arkadaşlarına yapılan tüm baskılara rağmen İslâmiyet'i yaymaya devam ediyordu. Baskılara ve işkencelere dayanamayan Müslümanların bir kısmı, Hz. Muhammed (sav)'in izni ile Habeşistan'a göç etmek zorunda kaldılar.

    Mekke dönemindeki belli başlı olaylardan biri de Miraç'tı. Hz. Muhammed (sav) bir gece Mekke'den, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya gittiğini, oradan da meleklerin eşliğinde göklere ve Allah'ın huzuruna çıktığını açıkladı. Bu olay Kureyş liderlerinin Hz. Muhammed (sav)'e çok sert davranmalarına ve yalancılıkla suçlamalarına yol açtı. İslamiyet'in Mekke'de yayılmasının imkânsız denecek kadar güç olduğunu gören Hz. Muhammed (sav), İslâmiyet'i daha rahat yayabileceği bir yere gitme kararı aldı. Bu amaçla Taif'e gittiğinde Taifliler, Kureyşlilerin etkisi ile Hz. Muhammed (sav)'e hakaret ettiler ve kendisini çocuklarına taşlattılar.

    Hz. Muhammed (sav); Medine'den, Hac amacı ile Mekke'ye gelen bazı kabile liderleri ile gizlice konuşup anlaştıktan sonra Mekke'den Medine'ye Hicret edilmesine karar verdi. Müslümanların hepsinin Mekke'den çıktığını öğrenen Kureyş liderleri, Hz. Muhammed (sav)'in de Medine'ye giderek İslâmiyet'in yayılmasını ve güçlenmesini önlemek için onu öldürmeye karar verdiler. Her boydan bir kişi seçilecek ve bunlar hep birlikte gidip Hz. Muhammed (sav)'i öldüreceklerdi. Ancak Hz. Muhammed (sav) daha önce bu olayı öğrenmiş ve Hz. Ebu Bekir ile birlikte Medine'ye doğru yola çıkmıştı.

    Hz. Muhammed (sav) ve Hz. Ebu Bekir (ra), Mekke yakınlarında Sevr mağarasında üç gün saklandıktan sonra, 20 Eylül 622 günü Medine yakınlarındaki Kuba mevkiine vardılar. Burada Medineliler tarafından karşılanan Hz.Muhammed (sav), bizzat kendisinin de inşaatında çalıştığı yeryüzünün ilk camiini Kuba'da yaptırdı.

    On dört günlük misafirlikten sonra Medine'ye doğru yola çıkan Hz. Muhammed (sav), Kuba ile Medine arasındaki Benî Salim semtinde ilk Cuma namazını kıldı ve Medinelilerin sevgi gösterileri arasında şehre girdikten sonra, Hz. Ebu Eyyubi Ensari (ra)'ya misafir oldu. Medine'de hem İslâmiyet'in ilkelerini halka öğretiyor, hem de tüm siyasi, askeri ve idari işleri orada arkadaşları ile görüşüp kararlaştırıyordu. Artık hem peygamber, hem de devlet başkanıydı. İslamiyet'e davet ettiği kabilelere elçiler gönderiyor, İslamiyet'i kabul eden yerlere valiler ve kadılar tayin ediyordu.

    Hz. Muhammed (sav), askeri düzenlemeler yaparak İslamiyet'i korumaya kararlıydı. Mekkeliler ise hicretin ikinci yılında düşmanca tavırlarına devam ediyorlardı. Mekke ve Medine arasında bulunan Bedir'de yapılan savaşı (624) Müslümanlar kazandı. Mekkeliler bu savaştan sonra yeni kuvvetlerle Uhud dağı eteklerinde yeniden İslâm ordusuna saldırdı. (625) Müslümanların lehine devam eden savaşta artçı kuvvetlerin yerlerinden ayrılarak savaşa katılmaları savaşı Mekkelilerin lehine çevirdi.

    Bu savaşta Hz. Muhammed (sav)'in amcası Hz. Hamza (ra) ve birçok Müslüman şehit düştü ve Hz. Muhammed (sav) yaralandı. Mekkeliler bu zaferden sonra 627 yılında Hayber Yahudilerini de yanlarına alarak, Medine üzerine yürüdüler. Hz. Muhammed (sav) Mekkelilerin saldırılarından korunmak için Medine kentinin etrafına hendekler kazarak savunmaya geçti. Yirmi gün süren ablukadan bir sonuç alamayan düşmanlar dağılıp gittiler. Hendek savaşından sonra Müslümanlığın ortadan kaldırılamayacağı kanısı yaygınlaştı. Pek çok kabile İslâmiyet'i kabul etti.

    Mekkelilerle 628 yılında Hubeydiye anlaşması yapıldı. Hz. Muhammed (sav)'in o yıl hac yapmaktan vazgeçmesini, ancak ertesi yıl serbestçe gelip hac yapabileceğini öngören bu antlaşma ile Mekkeliler ilk defa Hz. Muhammed'in gücünü kabul ediyorlardı.

    Ertesi yıl Yahudilerin elinde bulunan Hayber kalesi ve çevresi alındı. Hz. Muhammed (sav) 630 yılında 10.000 kişilik bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü, direnmenin sonuç vermeyeceğini düşünen Mekkeliler şehri teslim ettiler. Mekke halkının büyük çoğunluğu İslâmiyet'i kabul etti. Bizanslılarla da çarpışan Müslümanlar, Hint okyanusundan Suriye sınırlarına, Kızıldeniz'den Basra Körfezi'ne kadar uzanan geniş bir alana yayılmışlardı.

    632 yılında 100.000 kişilik bir kafileyle hacca giden Hz. Muhammed (sav) ünlü veda hutbesini okudu. Bu hutbe İslâm dinin birçok önemli ilkesinin anlatıldığı bir konuşma idi. İnsanlar arasındaki eşitlik, kadın haklarına saygı gösterilmesi, tefeciliğin ve kan davalarının yasaklanması gibi birçok sosyal konuyu kapsıyordu.

    Veda haccından sonra Medine'ye dönen Hz. Muhammed (sav) aniden rahatsızlandı. 8 Haziran 632 tarihinde, eşi Ayşe (ra)'nin kucağında vefat etti. Hz. Ayşe (ra)'nin odasına defnedildi ve burası daha sonra türbe haline getirildi.

    Peygamberimizin (asm) dört kızı üç tane de oğlu dünyaya gelmiştir. Bunların isimleri: Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm, Fatıma, Kasım, Abdullah (Tayyip), İbrahim (r.a) hazretleridir

    Hz. Muhammed (sav)'in erkek çocuklarının üçü de evlenme çağına gelmeden ölmüşler, dört kız çocuğundan yalnız Hz. Ali (ra) ile evlenen Hz. Fatma (ra) çocuk sahibi olmuştur."

    Peygamber Efendimizin (asm) torunlarının isimleri: Hasan ve Hüseyin (radıyallahü anhuma) hazretleridir.

    Peygamberimizin güzel isimleri çoktur. Fakat dördünü bilmek lazımdır. Bunlar: Muhammed, Mustafa, Ahmed, Mahmud.

    Peygamberimizin (asm) mübarek hanımlarının isimleri: Hz. Hatice, Hz. Sevde binti Zem'a, Hz. Aişe, Hz. Hafsa, Hz. Zeynep, Hz. Huzeyme, Hz. Ümmü Seleme, Hz. Zeynep binti Cahş, Hz. Cuveyriye, Hz. Ümmü Habibe, Hz. Safiyye, Hz. Meymune, Hz. Mariye (r.a.)

    Peygamberimizin 53 yaşından sonra evlenmesinin sebep ve hikmetlerinin bazıları:

    Peygamberimiz (asm), kabilelerin İslamiyete bağlanmalarını temin, ayrıca kadınlara ait hükümleri kadınlar vasıtasıyla yaymak, bazılarını sefaletten kurtarmak, bazılarının ise iffet ve namuslarını korumak için onlarla evlenmiştir. Asıl hikmet ve gaye kadınlar vasıtasıyla İslam'ı yaymak ve İslami hükümlerin kadınlara öğretilmesidir.


  4. 04.Ekim.2013, 01:21
    2
    Moderatör



    Peygamberimiz Hz Muhammed (sav)'in kısa öz geçmişi hakkında bilgi verir misiniz?

    Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), 571 yılında Mekke'de doğdu. Mekke'nin ve Arabistan'ın en nüfuslu kabilesi olan Kureyş'in, Benihaşim (Haşimoğulları) boyundandır. Babası Kureyş kabilesinin lideri ve Mekke yöneticisi olan Abdülmuttalip'in oğlu Abdullah, annesi ise yine aynı kabilenin Zühre boyundan Vehb bin Abd Menaf'ın kızı Amine idi. Süt annesinin ismi ise Halime'dir.

    Babasını doğmadan, annesini ise altı yaşında kaybeden Hz. Muhammed (sav), dedesi Abdülmuttalip'ın himayesine girdi. Hz.Muhammed (sav), sekiz yaşında iken Abdülmuttalip de ölünce, amcası Ebu Talib'in yanına alındı. 10-12 yaşlarında çobanlık yapmak zorunda kaldı. Bu ağır koşullara rağmen Hz. Muhammed (sav) mazbut bir hayat sürmekte, dürüstlüğü ve doğruluğu ile tanınmaktaydı. Bu yüzden henüz gençliğinde herkesin takdir ve saygısını kazanmış, "Muhammed el-Emin" diye anılmaya başlamıştı.

    Hz. Muhammed (sav) gençliğinde, ticaretle uğraşan amcası ile Suriye'ye gitti. Daha sonra Hz. Hatice bint Huveylit adında zengin bir dul kadının, ticari işlerini yürütmesi için yaptığı teklifi kabul etti. Hz. Muhammed (sav) 595 yılında Hz. Hatice ile evlendiğinde 25, Hz. Hatice ise bu sırada 40 yaşındaydı. Hz. Muhammed (sav) bu evlilikten sonra da bir süre ticaretle uğraştı.

    40 yaşına yaklaşırken, hayatında dönüşüm belirtileri baş gösterdi. Bu sırada, topluluktan uzaklaşmak ve vaktinin çoğunu düşünceye dalmak eğilimi kendisine hakim olmaya başlamıştı. Bu amaçla, Mekke yakınlarında bulunan Hira dağındaki mağaraya gider, uzun süre orada kalır, vaktini düşünmekle geçirirdi. Kendisini en çok düşündüren toplumun içinde bulunduğu maddi ve manevi çöküntüydü.

    Hz. Muhammed (sav) 40 yaşında iken, Hira dağında kendisine ilk vahiy geldi. Bu vahiy, Allah tarafından Cebrail (as) adlı melek aracılığı ile gönderilmişti ve "İkra" diye başlayan surenin ilk ayetleriydi. Bunun üzerine büyük bir heyecan içinde titremeye başlayan Hz. Muhammed (sav) evine döndü ve eşi Hz. Hatice'den kendisini örtmesini istedi. Sükunet bulduktan sonra yaşadığı bu olayı eşine anlattı ve vahyedilen ayetleri okudu. Hz. Hatice (ra) hemen peygamberliğine inandı ve ilk Müslüman oldu. Daha sonra Hz. Ebu Bekir (ra), Hz. Ali (ra) ve azat ettiği kölesi Zeyd'e peygamberliğini açıkladı. Hepsi inanıp Müslüman oldular.

    Hz. Muhammed (sav), güvendiği kimselere, peygamber olduğunu gizliden gizliye anlatıyordu. Üç yıl süren bu gizlilik içinde hiç vahiy gelmedi. Yine Hira'da iken Hz. Muhammed (sav)'e ikinci vahiy geldi. Hz. Muhammed (sav), Allah'tan gelen emirle, işi gizlilikten çıkararak peygamber olduğunu açıkça ilan etti ve Mekke halkından peygamberliğine inanmalarını istedi.

    Kureyş kabilesinin şefleri Hz. Muhammed (sav)'in bu davranışlarını önceden ciddiye almadılar. Fakat İslâmiyet, özellikle yoksul halk ve köleler arasında gittikçe yayılıyor ve güçleniyordu. Bunun üzerine endişeye düşen Kureyş liderleri, Hz. Muhammed (sav)'e ve ona inananlara baskı yapmaya başladılar. Ayrıca İslâmiyet, onların putlarına karşı çıktığı için hem siyasi nüfuslarını kaybetmek, hem de Kabe'deki putlar sayesinde elde ettikleri maddi çıkardan yoksun kalmak tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyorlardı. Hz. Muhammed (sav) ise kendisine ve arkadaşlarına yapılan tüm baskılara rağmen İslâmiyet'i yaymaya devam ediyordu. Baskılara ve işkencelere dayanamayan Müslümanların bir kısmı, Hz. Muhammed (sav)'in izni ile Habeşistan'a göç etmek zorunda kaldılar.

    Mekke dönemindeki belli başlı olaylardan biri de Miraç'tı. Hz. Muhammed (sav) bir gece Mekke'den, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya gittiğini, oradan da meleklerin eşliğinde göklere ve Allah'ın huzuruna çıktığını açıkladı. Bu olay Kureyş liderlerinin Hz. Muhammed (sav)'e çok sert davranmalarına ve yalancılıkla suçlamalarına yol açtı. İslamiyet'in Mekke'de yayılmasının imkânsız denecek kadar güç olduğunu gören Hz. Muhammed (sav), İslâmiyet'i daha rahat yayabileceği bir yere gitme kararı aldı. Bu amaçla Taif'e gittiğinde Taifliler, Kureyşlilerin etkisi ile Hz. Muhammed (sav)'e hakaret ettiler ve kendisini çocuklarına taşlattılar.

    Hz. Muhammed (sav); Medine'den, Hac amacı ile Mekke'ye gelen bazı kabile liderleri ile gizlice konuşup anlaştıktan sonra Mekke'den Medine'ye Hicret edilmesine karar verdi. Müslümanların hepsinin Mekke'den çıktığını öğrenen Kureyş liderleri, Hz. Muhammed (sav)'in de Medine'ye giderek İslâmiyet'in yayılmasını ve güçlenmesini önlemek için onu öldürmeye karar verdiler. Her boydan bir kişi seçilecek ve bunlar hep birlikte gidip Hz. Muhammed (sav)'i öldüreceklerdi. Ancak Hz. Muhammed (sav) daha önce bu olayı öğrenmiş ve Hz. Ebu Bekir ile birlikte Medine'ye doğru yola çıkmıştı.

    Hz. Muhammed (sav) ve Hz. Ebu Bekir (ra), Mekke yakınlarında Sevr mağarasında üç gün saklandıktan sonra, 20 Eylül 622 günü Medine yakınlarındaki Kuba mevkiine vardılar. Burada Medineliler tarafından karşılanan Hz.Muhammed (sav), bizzat kendisinin de inşaatında çalıştığı yeryüzünün ilk camiini Kuba'da yaptırdı.

    On dört günlük misafirlikten sonra Medine'ye doğru yola çıkan Hz. Muhammed (sav), Kuba ile Medine arasındaki Benî Salim semtinde ilk Cuma namazını kıldı ve Medinelilerin sevgi gösterileri arasında şehre girdikten sonra, Hz. Ebu Eyyubi Ensari (ra)'ya misafir oldu. Medine'de hem İslâmiyet'in ilkelerini halka öğretiyor, hem de tüm siyasi, askeri ve idari işleri orada arkadaşları ile görüşüp kararlaştırıyordu. Artık hem peygamber, hem de devlet başkanıydı. İslamiyet'e davet ettiği kabilelere elçiler gönderiyor, İslamiyet'i kabul eden yerlere valiler ve kadılar tayin ediyordu.

    Hz. Muhammed (sav), askeri düzenlemeler yaparak İslamiyet'i korumaya kararlıydı. Mekkeliler ise hicretin ikinci yılında düşmanca tavırlarına devam ediyorlardı. Mekke ve Medine arasında bulunan Bedir'de yapılan savaşı (624) Müslümanlar kazandı. Mekkeliler bu savaştan sonra yeni kuvvetlerle Uhud dağı eteklerinde yeniden İslâm ordusuna saldırdı. (625) Müslümanların lehine devam eden savaşta artçı kuvvetlerin yerlerinden ayrılarak savaşa katılmaları savaşı Mekkelilerin lehine çevirdi.

    Bu savaşta Hz. Muhammed (sav)'in amcası Hz. Hamza (ra) ve birçok Müslüman şehit düştü ve Hz. Muhammed (sav) yaralandı. Mekkeliler bu zaferden sonra 627 yılında Hayber Yahudilerini de yanlarına alarak, Medine üzerine yürüdüler. Hz. Muhammed (sav) Mekkelilerin saldırılarından korunmak için Medine kentinin etrafına hendekler kazarak savunmaya geçti. Yirmi gün süren ablukadan bir sonuç alamayan düşmanlar dağılıp gittiler. Hendek savaşından sonra Müslümanlığın ortadan kaldırılamayacağı kanısı yaygınlaştı. Pek çok kabile İslâmiyet'i kabul etti.

    Mekkelilerle 628 yılında Hubeydiye anlaşması yapıldı. Hz. Muhammed (sav)'in o yıl hac yapmaktan vazgeçmesini, ancak ertesi yıl serbestçe gelip hac yapabileceğini öngören bu antlaşma ile Mekkeliler ilk defa Hz. Muhammed'in gücünü kabul ediyorlardı.

    Ertesi yıl Yahudilerin elinde bulunan Hayber kalesi ve çevresi alındı. Hz. Muhammed (sav) 630 yılında 10.000 kişilik bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü, direnmenin sonuç vermeyeceğini düşünen Mekkeliler şehri teslim ettiler. Mekke halkının büyük çoğunluğu İslâmiyet'i kabul etti. Bizanslılarla da çarpışan Müslümanlar, Hint okyanusundan Suriye sınırlarına, Kızıldeniz'den Basra Körfezi'ne kadar uzanan geniş bir alana yayılmışlardı.

    632 yılında 100.000 kişilik bir kafileyle hacca giden Hz. Muhammed (sav) ünlü veda hutbesini okudu. Bu hutbe İslâm dinin birçok önemli ilkesinin anlatıldığı bir konuşma idi. İnsanlar arasındaki eşitlik, kadın haklarına saygı gösterilmesi, tefeciliğin ve kan davalarının yasaklanması gibi birçok sosyal konuyu kapsıyordu.

    Veda haccından sonra Medine'ye dönen Hz. Muhammed (sav) aniden rahatsızlandı. 8 Haziran 632 tarihinde, eşi Ayşe (ra)'nin kucağında vefat etti. Hz. Ayşe (ra)'nin odasına defnedildi ve burası daha sonra türbe haline getirildi.

    Peygamberimizin (asm) dört kızı üç tane de oğlu dünyaya gelmiştir. Bunların isimleri: Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm, Fatıma, Kasım, Abdullah (Tayyip), İbrahim (r.a) hazretleridir

    Hz. Muhammed (sav)'in erkek çocuklarının üçü de evlenme çağına gelmeden ölmüşler, dört kız çocuğundan yalnız Hz. Ali (ra) ile evlenen Hz. Fatma (ra) çocuk sahibi olmuştur."

    Peygamber Efendimizin (asm) torunlarının isimleri: Hasan ve Hüseyin (radıyallahü anhuma) hazretleridir.

    Peygamberimizin güzel isimleri çoktur. Fakat dördünü bilmek lazımdır. Bunlar: Muhammed, Mustafa, Ahmed, Mahmud.

    Peygamberimizin (asm) mübarek hanımlarının isimleri: Hz. Hatice, Hz. Sevde binti Zem'a, Hz. Aişe, Hz. Hafsa, Hz. Zeynep, Hz. Huzeyme, Hz. Ümmü Seleme, Hz. Zeynep binti Cahş, Hz. Cuveyriye, Hz. Ümmü Habibe, Hz. Safiyye, Hz. Meymune, Hz. Mariye (r.a.)

    Peygamberimizin 53 yaşından sonra evlenmesinin sebep ve hikmetlerinin bazıları:

    Peygamberimiz (asm), kabilelerin İslamiyete bağlanmalarını temin, ayrıca kadınlara ait hükümleri kadınlar vasıtasıyla yaymak, bazılarını sefaletten kurtarmak, bazılarının ise iffet ve namuslarını korumak için onlarla evlenmiştir. Asıl hikmet ve gaye kadınlar vasıtasıyla İslam'ı yaymak ve İslami hükümlerin kadınlara öğretilmesidir.


  5. 16.Aralık.2015, 19:38
    3
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Peygamberimizin hayatı ile ilgili kısa bilgi

    peygamberimizin hayatı ile ilgili bu bilgileri her Müslüman okumalı
    çok güzel konu


  6. 16.Aralık.2015, 19:38
    3
    Moderatör
    peygamberimizin hayatı ile ilgili bu bilgileri her Müslüman okumalı
    çok güzel konu





+ Yorum Gönder