Konusunu Oylayın.: Tesettür hakkında bilgi

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
Tesettür hakkında bilgi
  1. 07.Şubat.2011, 11:05
    1
    Misafir

    Tesettür hakkında bilgi






    Tesettür hakkında bilgi Mumsema Tesettür Nedir Tesettür Ne Anlama Gelmektedir Tesettür hakkında bilgi verir misiniz? kısaca bilgiler verir misiniz ?


  2. 07.Şubat.2011, 11:05
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Tesettür Nedir Tesettür Ne Anlama Gelmektedir Tesettür hakkında bilgi verir misiniz? kısaca bilgiler verir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Halvet ve tesettür hakkında.

    - Tesettür hakkında ayetler

    - Tesettür hakkında sorular

    - Tesettür hakkında

    - Tesettür hakkında vaaz

  3. 07.Şubat.2011, 14:36
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: tesettür hakkında bilgi




    İslamda tesettür ile ilgili kısaca bilgiler

    Örtünmek gizlenmek bir şeyin içinde veya arkasında gizlenmek. "STR" kökünden "tefe'ul" vezninde bir mastar. Bir fıkıh terimi olarak erkek veya kadının şer'an örtülmesi gereken yerlerini örtmesi demektir. Bir kimsenin örtmesi gereken ve başkasının bakması haram olan yerlerine "avret yeri" denir. Başka erkek veya kadının başkasının yanında avret yerlerini örtmesi gerektiğinde görüş birliği vardır. Sağlam olan görüşe göre bir kimse tek başına olduğu zaman da örtünmelidir. Buna göre bir kimse temiz elbisesi bulunduğu halde kimsenin olmadığı bir yerde karanlık bir odada bile olsa çıplak olarak namaz kılarsa bu caiz olmaz (İbn Âbidîn Reddü'l-Muhtâr Mısır (t.y) I 375).

    Yıkanma tabiî ihtiyaç taharetlenme gibi hâcetler dışında tenha bir yerde de bulunsa namazda veya namaz dışında avret yerlerinin örtülmesi farzdır. Bunun delili Kur'an ve sünnettir.

    Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Ey Ademoğulları! Her mescide gelişinizde güzel elbiselerinizi giyerek gelin" (el-A'raf 7/31). İnsanın örtünme ihtiyacının ilk insan Âdem ve Havva ile başladığı çıplaklığın çirkin bir şey olduğu âyette şöyle belirtilir: "Ey Ademoğulları! Şeytan ana ve babanızı kötü yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak nasıl cennetten çıkardıysa sakın size de bir kötülük yapmasın"(el-A'râf; 7/27). "Ey Ademoğulları! size çirkin yerlerinizi örtecek bir giysi bir de giyip süsleneceğiniz bir giysi indirdik. Takva örtüsü ise daha hayırlıdır" (el-A'raf 7/26). Hayvan yünlerinden giysi için yararlanmanın gereğine şöyle işaret edilir: "Davarları da O Yaratmıştır ki bunlarda sizin için ısıtıcı ve koruyucu maddeler ve nice nice yararlar vardır" (en-Nahl 1 6/5).

    Örtünmenin amacı başkasının bakışlarından korunmak ve ırzı meşru olmayan cinsel isteklerden sakınmaktır.

    Erkeklerin gözlerini sakınması kadınların iffetini korumak içindir. Ayette şöyle buyurulur: "Mümin erkeklere söyle: Gözlerini sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir" (en-Nûr 24/30). Kadınların örtünmesi konusunda da şöyle buyurulur: "Mümin kadınlara da şöyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından babalarından kocalarının babalarından oğullarından kocalarının oğullarından kendi erkek kardeşlerinden kendi kardeşlerinin oğullarından kız kardeşlerinin oğullarından kendi kadınlarından kölelerinden erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin" umduğunuza nail olasınız" (en-Nûr 24/31).

    Diğer yandan kadın yaşlanıp ay halinden kesilir ve cinsel yönden erkeklere istek duymaz olursa bunun için örtünmede bazı kolaylıklar getirilmiştir. Ayette şöyle buyurulur: Ay halinden kesilmiş ve evlenme için ümidi kalmamış olan yaşlı kadınlar zinet yerlerini erkeklere göstermemek şartıyla dış elbiselerini bırakmalarında onlar için bir günah yoktur. Bununla birlikte yine de sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır" (en-Nûr 24/60).

    Kadınların ev dışında veya yabancı erkeklerin yanında normal ev içi elbisesinin üstüne bir dış elbise daha giymeleri gerekir. Ayette şöyle buyurulur: "Ey Peygamber! Eşlerine kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok yarlığayıcı ve çok esirgeyicidir" (el-Ahzâb 33/59) .


  4. 07.Şubat.2011, 14:36
    2
    Editör



    İslamda tesettür ile ilgili kısaca bilgiler

    Örtünmek gizlenmek bir şeyin içinde veya arkasında gizlenmek. "STR" kökünden "tefe'ul" vezninde bir mastar. Bir fıkıh terimi olarak erkek veya kadının şer'an örtülmesi gereken yerlerini örtmesi demektir. Bir kimsenin örtmesi gereken ve başkasının bakması haram olan yerlerine "avret yeri" denir. Başka erkek veya kadının başkasının yanında avret yerlerini örtmesi gerektiğinde görüş birliği vardır. Sağlam olan görüşe göre bir kimse tek başına olduğu zaman da örtünmelidir. Buna göre bir kimse temiz elbisesi bulunduğu halde kimsenin olmadığı bir yerde karanlık bir odada bile olsa çıplak olarak namaz kılarsa bu caiz olmaz (İbn Âbidîn Reddü'l-Muhtâr Mısır (t.y) I 375).

    Yıkanma tabiî ihtiyaç taharetlenme gibi hâcetler dışında tenha bir yerde de bulunsa namazda veya namaz dışında avret yerlerinin örtülmesi farzdır. Bunun delili Kur'an ve sünnettir.

    Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Ey Ademoğulları! Her mescide gelişinizde güzel elbiselerinizi giyerek gelin" (el-A'raf 7/31). İnsanın örtünme ihtiyacının ilk insan Âdem ve Havva ile başladığı çıplaklığın çirkin bir şey olduğu âyette şöyle belirtilir: "Ey Ademoğulları! Şeytan ana ve babanızı kötü yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak nasıl cennetten çıkardıysa sakın size de bir kötülük yapmasın"(el-A'râf; 7/27). "Ey Ademoğulları! size çirkin yerlerinizi örtecek bir giysi bir de giyip süsleneceğiniz bir giysi indirdik. Takva örtüsü ise daha hayırlıdır" (el-A'raf 7/26). Hayvan yünlerinden giysi için yararlanmanın gereğine şöyle işaret edilir: "Davarları da O Yaratmıştır ki bunlarda sizin için ısıtıcı ve koruyucu maddeler ve nice nice yararlar vardır" (en-Nahl 1 6/5).

    Örtünmenin amacı başkasının bakışlarından korunmak ve ırzı meşru olmayan cinsel isteklerden sakınmaktır.

    Erkeklerin gözlerini sakınması kadınların iffetini korumak içindir. Ayette şöyle buyurulur: "Mümin erkeklere söyle: Gözlerini sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir" (en-Nûr 24/30). Kadınların örtünmesi konusunda da şöyle buyurulur: "Mümin kadınlara da şöyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından babalarından kocalarının babalarından oğullarından kocalarının oğullarından kendi erkek kardeşlerinden kendi kardeşlerinin oğullarından kız kardeşlerinin oğullarından kendi kadınlarından kölelerinden erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin" umduğunuza nail olasınız" (en-Nûr 24/31).

    Diğer yandan kadın yaşlanıp ay halinden kesilir ve cinsel yönden erkeklere istek duymaz olursa bunun için örtünmede bazı kolaylıklar getirilmiştir. Ayette şöyle buyurulur: Ay halinden kesilmiş ve evlenme için ümidi kalmamış olan yaşlı kadınlar zinet yerlerini erkeklere göstermemek şartıyla dış elbiselerini bırakmalarında onlar için bir günah yoktur. Bununla birlikte yine de sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır" (en-Nûr 24/60).

    Kadınların ev dışında veya yabancı erkeklerin yanında normal ev içi elbisesinin üstüne bir dış elbise daha giymeleri gerekir. Ayette şöyle buyurulur: "Ey Peygamber! Eşlerine kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok yarlığayıcı ve çok esirgeyicidir" (el-Ahzâb 33/59) .


  5. 07.Şubat.2011, 14:40
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: tesettür hakkında bilgi



    TESETTÜR VE TARİHİ HAKKINDA BİLGİ


    Cahiliye döneminde Araplar Kâbe'yi çıplak tavaf ederlerdi. Gündüz erkekler gece kadınlar gelirler tavaflarını anadan doğma yaparlar ve "içinde günah işlediğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz" derlerdi. Diğer yandan İslâm'da her müminin namazını en güzel ve temiz görünüş ve giyim içinde kılması sünnet gereğidir. Ayette şöyle buyurulur: "Ey Âdemoğulları! Her mescide gelişte zinetinizi giyin" (el-A'râf 7/31). Ayet tavafı ve namaz için mescide gelmeyi kapsar. Başka bir ayette gizli yerlerini örtüp koruyan erkeklerle kadınların Allah'ın affına ve büyük bir mükâfata ulaşacakları belirtilir (bk. el-Ahzâb 33/35)

    Örtünmenin ahiret hayatında da söz konusu olacağı iman edip güzel amel işleyenlerin mükâfatı arasında şöyle açıklanır: "Onlar tahtlar üzerinde kurularak orada altın bileziklerle bezeneceklerdir ince ve kalın saf ipekten yeşil elbiseler giyeceklerdir Ne güzel sevap ve ne güzel dayanak!" (el-Kehf 18/31). "Şüphesiz Allah iman edip güzel iş yapanları altından Irmaklar akan cennetlere sokacak. Orada bunlar altından bileziklerle incilerle bezenecekler. Orada giysileri de ipektir" (el-Hacc 22/23). "Onlara (cennete) gümüşten yapılmış billur şeffaf kaplar kupalar dolaştırılır" (el-İnsân 76/15). "Üzerlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir. Rableri de onlara son derece temiz bir şarap içirmiştir" (el-İnsân 76/21).

    Hz. Peygamber (s.a.s) örtünme ile ilgili bu ayetlerin tefsirini yapmış ve uygulama esaslarını göstermiştir. Hz. Âişe'den rivâyete göre bir gün Hz. Ebû Bekir'in kızı Esmâ ince bir elbise ile Allah Resulunun huzuruna girmişti. Resulullah (s.a.s) ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ey Esma! Şüphesiz kadın erginlik çagına ulaşınca onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir." Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti" (Ebu Davûd Libâs 31). "Allah Teâlâ ergin kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mâce Tahâre 132; Tirmizî Salât 160; Ahmed b. Hanbel IV 151 218 259).

    Erkeklerin örtülmesi gereken uzuvları göbekleri altından dizleri altına kadar olan kısımdır. Sağlam görüşe göre diz kapağı da uyluktan olup avret yeri sayılır. Delil Hz. Peygamberin şu hadisidir: "Erkeğin avret yeri göbeği ile diz kapağı arasıdır" (Ahmed b. Hanbel II 187). Diz kapağı avret yerindendir" (Zeylai Nasbu'r-Raye I 297).

    Kadınların yüzleriyle ellerinden başka sarkan saçları dahil bütün bedenleri avrettir. Yüzleriyle elleri ise bir fitne korkusu bulunmadıkça namazda da namaz dışında da avret değildir. Sağlam görüşe göre ayaklar da avret sayılmaz. Çünkü ayaklarla yolda yürünür ve yoksullar için bunları örtme zorluğu vardır. Yine sağlam görüşe göre hür kadınların kolları ile kulakları ve salıverilmiş saçları da örtülmelidir. Kadınlar kendiliğinden görünen yerler dışında zînetlerini göstermesinler" (en-Nûr 24/31) ayetinde kastedilen zinetlerin takıldığı yerler olup eller ve yüz bundan müstesnadır. Hadiste şöyle buyurulur: "Kadın örtülmesi gereken avrettir. Dışarı çıktığı zaman şeytan ona gözünü diker" (Tirmizî Radâ 18). Hz. Âişe (R.anhâ)'dan nakledilen; "Allah Teâlâ erginlik çağına ulaşan kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mace Tahâre 132; Tirmizî Salât 160) hadisi saçları da kapsamına alır.


  6. 07.Şubat.2011, 14:40
    3
    Editör


    TESETTÜR VE TARİHİ HAKKINDA BİLGİ


    Cahiliye döneminde Araplar Kâbe'yi çıplak tavaf ederlerdi. Gündüz erkekler gece kadınlar gelirler tavaflarını anadan doğma yaparlar ve "içinde günah işlediğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz" derlerdi. Diğer yandan İslâm'da her müminin namazını en güzel ve temiz görünüş ve giyim içinde kılması sünnet gereğidir. Ayette şöyle buyurulur: "Ey Âdemoğulları! Her mescide gelişte zinetinizi giyin" (el-A'râf 7/31). Ayet tavafı ve namaz için mescide gelmeyi kapsar. Başka bir ayette gizli yerlerini örtüp koruyan erkeklerle kadınların Allah'ın affına ve büyük bir mükâfata ulaşacakları belirtilir (bk. el-Ahzâb 33/35)

    Örtünmenin ahiret hayatında da söz konusu olacağı iman edip güzel amel işleyenlerin mükâfatı arasında şöyle açıklanır: "Onlar tahtlar üzerinde kurularak orada altın bileziklerle bezeneceklerdir ince ve kalın saf ipekten yeşil elbiseler giyeceklerdir Ne güzel sevap ve ne güzel dayanak!" (el-Kehf 18/31). "Şüphesiz Allah iman edip güzel iş yapanları altından Irmaklar akan cennetlere sokacak. Orada bunlar altından bileziklerle incilerle bezenecekler. Orada giysileri de ipektir" (el-Hacc 22/23). "Onlara (cennete) gümüşten yapılmış billur şeffaf kaplar kupalar dolaştırılır" (el-İnsân 76/15). "Üzerlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir. Rableri de onlara son derece temiz bir şarap içirmiştir" (el-İnsân 76/21).

    Hz. Peygamber (s.a.s) örtünme ile ilgili bu ayetlerin tefsirini yapmış ve uygulama esaslarını göstermiştir. Hz. Âişe'den rivâyete göre bir gün Hz. Ebû Bekir'in kızı Esmâ ince bir elbise ile Allah Resulunun huzuruna girmişti. Resulullah (s.a.s) ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ey Esma! Şüphesiz kadın erginlik çagına ulaşınca onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir." Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti" (Ebu Davûd Libâs 31). "Allah Teâlâ ergin kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mâce Tahâre 132; Tirmizî Salât 160; Ahmed b. Hanbel IV 151 218 259).

    Erkeklerin örtülmesi gereken uzuvları göbekleri altından dizleri altına kadar olan kısımdır. Sağlam görüşe göre diz kapağı da uyluktan olup avret yeri sayılır. Delil Hz. Peygamberin şu hadisidir: "Erkeğin avret yeri göbeği ile diz kapağı arasıdır" (Ahmed b. Hanbel II 187). Diz kapağı avret yerindendir" (Zeylai Nasbu'r-Raye I 297).

    Kadınların yüzleriyle ellerinden başka sarkan saçları dahil bütün bedenleri avrettir. Yüzleriyle elleri ise bir fitne korkusu bulunmadıkça namazda da namaz dışında da avret değildir. Sağlam görüşe göre ayaklar da avret sayılmaz. Çünkü ayaklarla yolda yürünür ve yoksullar için bunları örtme zorluğu vardır. Yine sağlam görüşe göre hür kadınların kolları ile kulakları ve salıverilmiş saçları da örtülmelidir. Kadınlar kendiliğinden görünen yerler dışında zînetlerini göstermesinler" (en-Nûr 24/31) ayetinde kastedilen zinetlerin takıldığı yerler olup eller ve yüz bundan müstesnadır. Hadiste şöyle buyurulur: "Kadın örtülmesi gereken avrettir. Dışarı çıktığı zaman şeytan ona gözünü diker" (Tirmizî Radâ 18). Hz. Âişe (R.anhâ)'dan nakledilen; "Allah Teâlâ erginlik çağına ulaşan kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mace Tahâre 132; Tirmizî Salât 160) hadisi saçları da kapsamına alır.


  7. 07.Şubat.2011, 14:40
    4
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: tesettür hakkında bilgi

    Tesettür konusunda bilgi kısaca

    Hz. Âişe (r. anhâ) ilk başörtüsü uygulamasını şöyle anlatır: "Allah ilk muhâcir kadınlara rahmet etsin onlar; "Baş örtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." (en-Nûr 24/31) ayeti inince etekliklerini kesip bunlardan başörtüsü yaptılar". Yine Safiyye binti Şeybe şöyle anlatır: "Biz Âişe ile birlikte idik. Kureyş kadınlarından ve onların üstünlüklerinden söz ettik. Hz. Âîşe dedi ki: Şüphesiz Kureyş kadınlarının birtakım üstünlükleri vardır. Ancak ben Allah'a yemin olsun ki Allah'ın kitabını daha çok tasdik eden ve bu kitaba daha kuvvetle inanan Ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nitekim Nûr sûresinde "Kadınlar başörtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." ayeti inince onların erkekleri bu ayetleri okuyarak eve döndüler. Bu erkekler eşlerine kız kız kardeş ve hısımlarına bunları okudular. Bu kadınlardan her biri etek kumaşlarından Allah'ın kitabını tasdik ve ona iman ederek başörtüsü hazırladılar. Ertesi sabah Hz. Peygamberin arkasında başörtüleriyle sabah namazına durdular. Sanki onların başları üstünde kargalar vardı" (Buharî Tefsîru Sûre 29/12; İbn Kesîr Muhtasar M. Alî es-Sâbûnî 7. Baskı Beyrut 1402/1981 II 600).



    Örtüde Bulunması Gereken Nitelikler

    1- Örtünün sık dokunmuş ve altını göstermeyen kalınlıkta olması gerekir. Cildin rengini gösterecek derecede ince olan elbise ile avret yeri örtülmüş sayılmaz. Bu yüzden derinin beyazlığı veya kırmızılığı belli olan elbise ile namaz geçerli olmaz ve bununla örtünme gerçekleşemez. Eğer elbise kalın olmakla birlikte uzvu belli ederse ve hacmi ortaya koyarsa bu kötülenmiş olmakla birlikte namaz geçerli olur. Çünkü bundan kaçınmakta güçlük vardır.

    2- Hanefî ve Mâlikîlere göre zaruret halinde karanlık bir yerde bulunmak örtünme sayılır. Çünkü farz olan örtünme avret yerlerinin başkaları için örtülmesidir kendisi için değildir. Bu yüzden örtünmenin başkaları tarafından görülemeyecek bir şekilde bulunması yeterlidir. Meselâ bir kimse namaz kılarken geniş bulunan yakasından kendi avret yerini görecek olsa bununla namazı bozulmaz. Fakat başkası görecek olursa bozulur.

    Namazda bir uzvun dörtte birden fazlası namaz kılanın kendi fiili ile açılsa bir rükun eda edecek kadar beklemeğe gerek olmaksızın derhal namaz bozulur. Kadının başörtüsünü namazda iken kendisinin çıkarması gibi. Bu durumda başörtüsünü yeniden örtse namaz geçerlilik kazanmaz. Ancak avret yerleri olan ön ve arka uzuvları ile bu iki yer dışındaki "hafif avret" sayılan uzuvlardan birinin tamamı veya en az dörtte biri kendiliğinden açılır ve bu durum bir rükun edecek kadar devam ederse namaz bozulur. Eğer açık kalma süresi bir rükun eda edecek süreden az olursa namaz bozulmaz. Düşen başörtüsünün hemen başa konulması gibi. Meselâ; bir kimsenin karnının veya uyluğunun yahut hayalarının yine bir kadının saçlarından sarkan kısmın dörtte biri bir rükun eda edecek kadar açık kalırsa namaz bozulur (ez-Zühaylî el-Fıkhu'l-İslâmî ve Edilletüh Dimaşk 1405/1985 I 585 586).

    Şâfiî ile Hanbelîlere göre örtülecek olan avret yerinin elbise ve benzeri şeylerle örtülmesi şarttır. Bu yüzden dar anlamda çadır ve karanlık avret yerlerinin örtülmesi için yeterli değildir.

    3- Hanefilerde sağlam görüşe ve diğer fakihlere göre örtünmenin yanlardan olması yeterlidir. Alttan veya gömleğin üst kısmından örtünme şart değildir. Çünkü bunda güçlük vardır.

    Bu yüzden giyilen bir elbisenin veya kadının giydiği uzun eteğin aşağıdan açık bulunması tesettüre engel teşkil etmez.


  8. 07.Şubat.2011, 14:40
    4
    Editör
    Tesettür konusunda bilgi kısaca

    Hz. Âişe (r. anhâ) ilk başörtüsü uygulamasını şöyle anlatır: "Allah ilk muhâcir kadınlara rahmet etsin onlar; "Baş örtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." (en-Nûr 24/31) ayeti inince etekliklerini kesip bunlardan başörtüsü yaptılar". Yine Safiyye binti Şeybe şöyle anlatır: "Biz Âişe ile birlikte idik. Kureyş kadınlarından ve onların üstünlüklerinden söz ettik. Hz. Âîşe dedi ki: Şüphesiz Kureyş kadınlarının birtakım üstünlükleri vardır. Ancak ben Allah'a yemin olsun ki Allah'ın kitabını daha çok tasdik eden ve bu kitaba daha kuvvetle inanan Ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nitekim Nûr sûresinde "Kadınlar başörtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." ayeti inince onların erkekleri bu ayetleri okuyarak eve döndüler. Bu erkekler eşlerine kız kız kardeş ve hısımlarına bunları okudular. Bu kadınlardan her biri etek kumaşlarından Allah'ın kitabını tasdik ve ona iman ederek başörtüsü hazırladılar. Ertesi sabah Hz. Peygamberin arkasında başörtüleriyle sabah namazına durdular. Sanki onların başları üstünde kargalar vardı" (Buharî Tefsîru Sûre 29/12; İbn Kesîr Muhtasar M. Alî es-Sâbûnî 7. Baskı Beyrut 1402/1981 II 600).



    Örtüde Bulunması Gereken Nitelikler

    1- Örtünün sık dokunmuş ve altını göstermeyen kalınlıkta olması gerekir. Cildin rengini gösterecek derecede ince olan elbise ile avret yeri örtülmüş sayılmaz. Bu yüzden derinin beyazlığı veya kırmızılığı belli olan elbise ile namaz geçerli olmaz ve bununla örtünme gerçekleşemez. Eğer elbise kalın olmakla birlikte uzvu belli ederse ve hacmi ortaya koyarsa bu kötülenmiş olmakla birlikte namaz geçerli olur. Çünkü bundan kaçınmakta güçlük vardır.

    2- Hanefî ve Mâlikîlere göre zaruret halinde karanlık bir yerde bulunmak örtünme sayılır. Çünkü farz olan örtünme avret yerlerinin başkaları için örtülmesidir kendisi için değildir. Bu yüzden örtünmenin başkaları tarafından görülemeyecek bir şekilde bulunması yeterlidir. Meselâ bir kimse namaz kılarken geniş bulunan yakasından kendi avret yerini görecek olsa bununla namazı bozulmaz. Fakat başkası görecek olursa bozulur.

    Namazda bir uzvun dörtte birden fazlası namaz kılanın kendi fiili ile açılsa bir rükun eda edecek kadar beklemeğe gerek olmaksızın derhal namaz bozulur. Kadının başörtüsünü namazda iken kendisinin çıkarması gibi. Bu durumda başörtüsünü yeniden örtse namaz geçerlilik kazanmaz. Ancak avret yerleri olan ön ve arka uzuvları ile bu iki yer dışındaki "hafif avret" sayılan uzuvlardan birinin tamamı veya en az dörtte biri kendiliğinden açılır ve bu durum bir rükun edecek kadar devam ederse namaz bozulur. Eğer açık kalma süresi bir rükun eda edecek süreden az olursa namaz bozulmaz. Düşen başörtüsünün hemen başa konulması gibi. Meselâ; bir kimsenin karnının veya uyluğunun yahut hayalarının yine bir kadının saçlarından sarkan kısmın dörtte biri bir rükun eda edecek kadar açık kalırsa namaz bozulur (ez-Zühaylî el-Fıkhu'l-İslâmî ve Edilletüh Dimaşk 1405/1985 I 585 586).

    Şâfiî ile Hanbelîlere göre örtülecek olan avret yerinin elbise ve benzeri şeylerle örtülmesi şarttır. Bu yüzden dar anlamda çadır ve karanlık avret yerlerinin örtülmesi için yeterli değildir.

    3- Hanefilerde sağlam görüşe ve diğer fakihlere göre örtünmenin yanlardan olması yeterlidir. Alttan veya gömleğin üst kısmından örtünme şart değildir. Çünkü bunda güçlük vardır.

    Bu yüzden giyilen bir elbisenin veya kadının giydiği uzun eteğin aşağıdan açık bulunması tesettüre engel teşkil etmez.


  9. 07.Şubat.2011, 14:41
    5
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: tesettür hakkında bilgi



    Hür ve Müslüman Kadının Örtünme Şekli


    1- Müslüman bir kadının yabancı erkeklere ve müslüman olmayan kadınlara karşı yüzü bileklere kadar elleri ve ayakları dışında vücudunun tamamı avrettir. Ayaklarda görüş ayrılığı olmakla birlikte sağlam görüşe göre ayaklar açık kalabilir. Bu yerlerin gerek namaz içinde ve gerekse namaz dışında örtülmesi farzdır.

    2- Kadınların mahrem olan hısımları yanında el ayak kol saç ve benzeri zinet yerlerini açmaları caizdir (en-Nûr 24/31-32).

    3- Kadının kadınlara karşı avret yeri göbekle diz kapakları arasında kalan kısımdır. Bunun dışındaki yerleri kadınların yanında açabilirler (el-Mavsılî el-İhtiyâr I 45).

    4- Tedavi gibi zaruret sebebiyle erkek veya kadının avret yerlerine doktor ebe iğneci ve pansumancı gibi kimselerin bakması caizdir. Ancak kadınların bu gibi tedavilerinde kadın doktor ebe ve sağlık personelinin tercih edilmesi gerekir. Bunlar bulunmayınca "Zarûretler sakıncalı olan şeyleri mübah kılar" kuralı işletilir. Ancak zaruretler de miktarlarınca takdir olunur (bk. Mecelle madde 21 22).

    Karı-koca birbirinin vücutlarının her yanına bakabilirler. Eşler arasında örtünme zorunluluğu söz konusu olmaz. Ancak "galîz avret" sayılan haya yerlerine bakmaması edebe daha uygundur.

    Mâlikîlere göre erkekler için avret yeri yalnız ön ve arka yani galiz avret sayılan yerlerdir. Onlara göre uyluk kısmı avret sayılmaz. Delil Enes (r.a)'ten nakledilen şu hadistir: "Hz. Peygamber Hayber günü izarını uyluğunun üzerinden kaldırdı öyle ki ben onun uyluğunun beyazlığını görür gibiyim" (eş-Sevkânî Neylü'lEvtâr II 64). Şu hadis de bunu desteklemektedir: "Rasûlüllah (s.a.s) uyluğunu açmış olarak oturuyordu. Ebu Bekir yanına girmek için izin istedi ona bu durumda iken izin verdi. Ömer izin istedi bu durumda iken ona da izin verdi. Sonra Hz. Osman izin istedi o zaman uylukları üzerine elbisesini örttü" (eş-Şevkânî a.g.e II 63).

    Ancak çoğunluk fakihlere göre ön ve arka ile diz kapağı arasında kalan uyluk da avret yeri kapsamına girer. Çünkü uyluğun avret yeri olduğunu bildiren başka hadisler vardır (bk. Buharî Salât 12; Ebû Dâvud Hamâm1; Tirmiz3i Edeb 40; Ahmed b. Hanbel III 478 479 V 290).


    Küçük Çocukların Avret Yeri

    Çok küçük çocukların avret yeri yoktur. Bunun sınırı dört yaşa kadardır. Bu yaştan küçüklerin bedenine dokunmak veya bakmak mübahtır. Sonra kendilerine cinsel istek duyulabilecek çağa kadar yalnız haya yerleri avret yeri sayılır. Daha sonra on yaşına kadar sadece ön ve arka uzuvları ve bunların çevresi ile uyluklar avret kabul edilir. Çocukların on yaşından sonra erkek olsun kız olsun avret yerleri namazda ve namaz dışında erginlik çağına ulaşmış kimselerin avret yeri gibi sayılır (İbn Abidîn Reddü'l-Muhtâr Mısır (t.y) I 378).

    Şafiîlere göre küçük kız çocuğunun avret yerleri namazda ve namaz dışında büyük kadınlar gibidir.




  10. 07.Şubat.2011, 14:41
    5
    Editör


    Hür ve Müslüman Kadının Örtünme Şekli


    1- Müslüman bir kadının yabancı erkeklere ve müslüman olmayan kadınlara karşı yüzü bileklere kadar elleri ve ayakları dışında vücudunun tamamı avrettir. Ayaklarda görüş ayrılığı olmakla birlikte sağlam görüşe göre ayaklar açık kalabilir. Bu yerlerin gerek namaz içinde ve gerekse namaz dışında örtülmesi farzdır.

    2- Kadınların mahrem olan hısımları yanında el ayak kol saç ve benzeri zinet yerlerini açmaları caizdir (en-Nûr 24/31-32).

    3- Kadının kadınlara karşı avret yeri göbekle diz kapakları arasında kalan kısımdır. Bunun dışındaki yerleri kadınların yanında açabilirler (el-Mavsılî el-İhtiyâr I 45).

    4- Tedavi gibi zaruret sebebiyle erkek veya kadının avret yerlerine doktor ebe iğneci ve pansumancı gibi kimselerin bakması caizdir. Ancak kadınların bu gibi tedavilerinde kadın doktor ebe ve sağlık personelinin tercih edilmesi gerekir. Bunlar bulunmayınca "Zarûretler sakıncalı olan şeyleri mübah kılar" kuralı işletilir. Ancak zaruretler de miktarlarınca takdir olunur (bk. Mecelle madde 21 22).

    Karı-koca birbirinin vücutlarının her yanına bakabilirler. Eşler arasında örtünme zorunluluğu söz konusu olmaz. Ancak "galîz avret" sayılan haya yerlerine bakmaması edebe daha uygundur.

    Mâlikîlere göre erkekler için avret yeri yalnız ön ve arka yani galiz avret sayılan yerlerdir. Onlara göre uyluk kısmı avret sayılmaz. Delil Enes (r.a)'ten nakledilen şu hadistir: "Hz. Peygamber Hayber günü izarını uyluğunun üzerinden kaldırdı öyle ki ben onun uyluğunun beyazlığını görür gibiyim" (eş-Sevkânî Neylü'lEvtâr II 64). Şu hadis de bunu desteklemektedir: "Rasûlüllah (s.a.s) uyluğunu açmış olarak oturuyordu. Ebu Bekir yanına girmek için izin istedi ona bu durumda iken izin verdi. Ömer izin istedi bu durumda iken ona da izin verdi. Sonra Hz. Osman izin istedi o zaman uylukları üzerine elbisesini örttü" (eş-Şevkânî a.g.e II 63).

    Ancak çoğunluk fakihlere göre ön ve arka ile diz kapağı arasında kalan uyluk da avret yeri kapsamına girer. Çünkü uyluğun avret yeri olduğunu bildiren başka hadisler vardır (bk. Buharî Salât 12; Ebû Dâvud Hamâm1; Tirmiz3i Edeb 40; Ahmed b. Hanbel III 478 479 V 290).


    Küçük Çocukların Avret Yeri

    Çok küçük çocukların avret yeri yoktur. Bunun sınırı dört yaşa kadardır. Bu yaştan küçüklerin bedenine dokunmak veya bakmak mübahtır. Sonra kendilerine cinsel istek duyulabilecek çağa kadar yalnız haya yerleri avret yeri sayılır. Daha sonra on yaşına kadar sadece ön ve arka uzuvları ve bunların çevresi ile uyluklar avret kabul edilir. Çocukların on yaşından sonra erkek olsun kız olsun avret yerleri namazda ve namaz dışında erginlik çağına ulaşmış kimselerin avret yeri gibi sayılır (İbn Abidîn Reddü'l-Muhtâr Mısır (t.y) I 378).

    Şafiîlere göre küçük kız çocuğunun avret yerleri namazda ve namaz dışında büyük kadınlar gibidir.




  11. 07.Şubat.2011, 14:41
    6
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: tesettür hakkında bilgi


    MEZHEPLERE GÖRE TESETTÜR


    Mâlikîlere göre yedi yaşındaki erkek çocuğun namazda avret yeri ön ve arka uzuvları ile uyluk kasık ve kaba etleridir. Böyle bir çocuğun bu yerlerini ergin erkekte olduğu gibi örtmesi mentuptur. Namazla emrolunan küçük kız çocuğunun avret yerleri ise göbek ile diz kapağı arasıdır. Ancak bu kız çocuğunun ergin kadın gibi örtünmesi menduptur. Namaz dışında ise sekiz yaştan küçük çocuklarda avret yeri yoktur (ez-Zühaylî a.g.e. I 596).


    Kadının Açık Olarak Yanına Çıkabileceği Kimseler

    Müslüman bir kadının diz kapağı ile göbeği arası karın ve sırtı dışında diğer yerlerini yanlarında örtmek zorunda bulunmadığı hısımları ya da birlikte yaşanacak durumunda olduğu kimseler Nûr sûresi 31. ayette sayılmıştır. Bunlar yedi sınıf olup şunlardır:

    1- Kocası: Kadın kocasının yanında dilediği gibi giyinebilir. Eşler arasında örtünme bakımından bir sınır söz konusu değildir.

    2- Babası

    3- Kayınpederi

    4- Oğlu

    5- Kocasının oğlu

    6- Erkek kardeşi

    7- Erkek kardeşinin oğlu

    8- Kız kardeşinin oğlu.

    9- Müslüman kadın. Çünkü mümin bir kadın gayri müslim kadınların yanında diğer yakın hısımlarının yanında açıldığı gibi açık oturamaz. Burada gayri müslim kadının kendi erkeklerinin yanında müslüman kadını tasvir etmesi ve onu anlatması engellenmek istenmiştir. Hz. Ömer Ebû Ubeyde (r.a)'ye yazdığı bir mektupta şöyle demiştir: "Bana müslüman kadınların hamamlara müşrik kadınlarla birlikte girdikleri haberi ulaştı. Bu daha önceden kalma bir âdettir. Allah'a ve ahiret gününe inanan hiç bir kadının kendi dininden olmayanın avret yerine bakması helal olmaz" (İbn Kesîr Muhtasaru't-Tefsîr II 600 601).

    10- Kölesi ve câriyesi: Bir kadın köle veya câriyesinin yanında örtüsüz kalabilir çünkü Hz. Peygamber Fâtıma (r.an)'ya bir köle bağışlamıştı. Bu sırada Hz. Fâtıma'nın üzerinde başını örtse ayakları ayaklarını örtse başını açık bırakan bir elbise vardı. Hz. Peygamber bu durumu görünce şöyle buyurdu: "Senin için bir sakınca yoktur. Çünkü bu köle senin baban ve oğlun yerindedir" (Ebû Dâvud Libâs 32).



  12. 07.Şubat.2011, 14:41
    6
    Editör

    MEZHEPLERE GÖRE TESETTÜR


    Mâlikîlere göre yedi yaşındaki erkek çocuğun namazda avret yeri ön ve arka uzuvları ile uyluk kasık ve kaba etleridir. Böyle bir çocuğun bu yerlerini ergin erkekte olduğu gibi örtmesi mentuptur. Namazla emrolunan küçük kız çocuğunun avret yerleri ise göbek ile diz kapağı arasıdır. Ancak bu kız çocuğunun ergin kadın gibi örtünmesi menduptur. Namaz dışında ise sekiz yaştan küçük çocuklarda avret yeri yoktur (ez-Zühaylî a.g.e. I 596).


    Kadının Açık Olarak Yanına Çıkabileceği Kimseler

    Müslüman bir kadının diz kapağı ile göbeği arası karın ve sırtı dışında diğer yerlerini yanlarında örtmek zorunda bulunmadığı hısımları ya da birlikte yaşanacak durumunda olduğu kimseler Nûr sûresi 31. ayette sayılmıştır. Bunlar yedi sınıf olup şunlardır:

    1- Kocası: Kadın kocasının yanında dilediği gibi giyinebilir. Eşler arasında örtünme bakımından bir sınır söz konusu değildir.

    2- Babası

    3- Kayınpederi

    4- Oğlu

    5- Kocasının oğlu

    6- Erkek kardeşi

    7- Erkek kardeşinin oğlu

    8- Kız kardeşinin oğlu.

    9- Müslüman kadın. Çünkü mümin bir kadın gayri müslim kadınların yanında diğer yakın hısımlarının yanında açıldığı gibi açık oturamaz. Burada gayri müslim kadının kendi erkeklerinin yanında müslüman kadını tasvir etmesi ve onu anlatması engellenmek istenmiştir. Hz. Ömer Ebû Ubeyde (r.a)'ye yazdığı bir mektupta şöyle demiştir: "Bana müslüman kadınların hamamlara müşrik kadınlarla birlikte girdikleri haberi ulaştı. Bu daha önceden kalma bir âdettir. Allah'a ve ahiret gününe inanan hiç bir kadının kendi dininden olmayanın avret yerine bakması helal olmaz" (İbn Kesîr Muhtasaru't-Tefsîr II 600 601).

    10- Kölesi ve câriyesi: Bir kadın köle veya câriyesinin yanında örtüsüz kalabilir çünkü Hz. Peygamber Fâtıma (r.an)'ya bir köle bağışlamıştı. Bu sırada Hz. Fâtıma'nın üzerinde başını örtse ayakları ayaklarını örtse başını açık bırakan bir elbise vardı. Hz. Peygamber bu durumu görünce şöyle buyurdu: "Senin için bir sakınca yoktur. Çünkü bu köle senin baban ve oğlun yerindedir" (Ebû Dâvud Libâs 32).



  13. 07.Şubat.2011, 14:42
    7
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: tesettür hakkında bilgi

    TESETTÜR İLE İLGİLİ YAZININ DEVAMI

    11- Erkekliği kalmamış hizmetçiler: Denk olmama yaşlılık hastalık vb. sebeplerle kadınlara karşı istek duymama veya hadım olma gibi nedenlerle evin sahibi kadına cinsel bakımdan zararı dokunmayacak hizmetçiler bahçıvan ve aşçı gibi kimseler kadın için diğer hısımlar gibidir.

    12- Kadınların gizli yerlerine bakmaktan anlamayan küçük çocuklar: Kadınların yanında bulununca onların konuşma yürüme ve giyimlerinden cinsel bakımdan etkilenmeyecek derecede küçük yaştaki çocukların yanında örtünme zorunluluğu bulunmaz. Ancak çocuk erginlik çağına yaklaşmış olursa artık yabancı kadınların yanına girmemelidir çünkü Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Kadınların yanına girmekten sakının" "Ey Allah'ın Resulu! kocanın erkek kardeşi için ne buyurursunuz?" diye sorulunca "Kayın birader ölümdür" buyurmuştur (Tirmizî Radâ 16; Ahmed b. Hanbel IV 149 153).

    Bunlardan başka dede amca dayı süt kardeş gibi kendileriyle sürekli olarak evlenmek yasaklanan hısımların yanına da kadın süs yerleri açık olarak çıkabilir. Ancak bir fitne korkusu olunca kadının örtünmeyi tercih etmesi daha temiz ve daha uygundur.


  14. 07.Şubat.2011, 14:42
    7
    Editör
    TESETTÜR İLE İLGİLİ YAZININ DEVAMI

    11- Erkekliği kalmamış hizmetçiler: Denk olmama yaşlılık hastalık vb. sebeplerle kadınlara karşı istek duymama veya hadım olma gibi nedenlerle evin sahibi kadına cinsel bakımdan zararı dokunmayacak hizmetçiler bahçıvan ve aşçı gibi kimseler kadın için diğer hısımlar gibidir.

    12- Kadınların gizli yerlerine bakmaktan anlamayan küçük çocuklar: Kadınların yanında bulununca onların konuşma yürüme ve giyimlerinden cinsel bakımdan etkilenmeyecek derecede küçük yaştaki çocukların yanında örtünme zorunluluğu bulunmaz. Ancak çocuk erginlik çağına yaklaşmış olursa artık yabancı kadınların yanına girmemelidir çünkü Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Kadınların yanına girmekten sakının" "Ey Allah'ın Resulu! kocanın erkek kardeşi için ne buyurursunuz?" diye sorulunca "Kayın birader ölümdür" buyurmuştur (Tirmizî Radâ 16; Ahmed b. Hanbel IV 149 153).

    Bunlardan başka dede amca dayı süt kardeş gibi kendileriyle sürekli olarak evlenmek yasaklanan hısımların yanına da kadın süs yerleri açık olarak çıkabilir. Ancak bir fitne korkusu olunca kadının örtünmeyi tercih etmesi daha temiz ve daha uygundur.





+ Yorum Gönder