Konusunu Oylayın.: Esved b. Yezid b. Kays en-Nehai hakkında bilgi verir misiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Esved b. Yezid b. Kays en-Nehai hakkında bilgi verir misiniz?
  1. 01.Ocak.2011, 21:55
    1
    Misafir

    Esved b. Yezid b. Kays en-Nehai hakkında bilgi verir misiniz?






    Esved b. Yezid b. Kays en-Nehai hakkında bilgi verir misiniz? Mumsema Esved b. Yezid b. Kays en-Nehai hakkında bilgi verir misiniz?


  2. 01.Ocak.2011, 22:22
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Esved b. Yezid b. Kays en-Nehai hakkında bilgi verir misiniz?




    Ebû Abdirrahmân el-Esved b. Yezîd b. Kays en-Nehaî el-Kûfî (ö. 75/694) fakih, kıraat âlimi ve muhaddis tabiî.
    Yemen asıllı Nehâ kabilesine mensup olduğundan Nehaî, Küfe'ye yerleştiği için de Kûfî nisbeleriyle anılır. Künyesi Ebû Amr olarak da geçmektedir. Hz. Peygam­ber zamanında yaşadığı halde onu gör­mediği için muhadramûn'dan sayılır.
    Küfe fıkıh mektebinin temsilcilerinden Alkame b. Kaysın yeğeni, İbrahim en-Nehaînin dayısıdır. Birçok kaynakta kendisinden bahsedilmekle birlikte çocuk­luk ve gençlik yılları hakkında bilgi bu­lunmamaktadır. Kûfe'ye gelmeden önce Yemen'de Muâz b. Cebel'i görmüş ve ondan hadis dinlemiştir. Kûfe'de ise özel­likle tefsir ve fıkıh mekteplerinin kuru­cusu Abdullah b. Mes'ud'dan fıkıh, tef­sir, hadis ve diğer İslâmî ilimleri tahsil etti ve bu mektebin önde gelen âlimleri arasında yer aldı. Kur'ân-ı Kerîm'i en iyi bilenlerden biri olduğu rivayet edilir.
    Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Maîn ve diğer hadis münekkitlerince sika ola­rak kabul edilen Esved b. Yezîd aralarında Bilâl-i Habeşî, Huzeyfe b. Yemân, Selmân-ı Fârisî, Abdullah b. Mes'ûd, Hz. Ebû Bekir, Ömer, Ali, Ebû Mûsâ el-Eş'arî, Hz. Âişe ve Ümmü Seleme'nin de bu­lunduğu birçok sahâbîden hadis almış­tır. Kendisinden de İbrahim b. Süveyd en-Nehaî. yeğeni İbrahim b. Yezîd en-Nehaî, Riyâb b. Haris, Dahhâk b. Müzâhim, oğlu Abdurrahman b. Esved, kar­deşi Abdurrahman b. Yezîd gibi muhaddisler hadis rivayet etmişlerdir. Yahya b. Vessâb, Ubeyd b. Nudayle, Şa'bî ve Ebû İshak es-Sebîî de öğrencileri arasın­dadır. Kendisi gibi amcası Alkame b. Kays'ın da talebeleri olan İbrahim en-Nehaî ile Şa'bî, Hammâd b. Ebû Süley­man'ın, Hammâd da Ebû Hanîfe'nin baş­ta gelen hocası olduğundan Esved ve amcası, Ebû Hanîfe'nin ashaba ulaşan hocalar zincirinde önemli bir halka teş­kil etmektedirler.
    Esved b. Yezîd ömrü boyunca zühd ve takvadan ayrılmamış, ibadetleriyle dar­bımesel haline gelmiş ve tabiîler arasında zühdüyle en yüksek seviyeye ulaşan sekiz kişiden biri kabul edilmiştir. Bazı­larında Hz. Ebü Bekir, Ömer ve Osman ile beraber olmak üzere birçok defa hac ve umre yaptığı, çok namaz kıldığı ve sürekli oruç tuttuğu için sarardığı, ra­mazan ayında her iki günde bir, diğer zamanlarda da altı günde bir Kur'an'ı hatmettiği, zengin olup da hac vazifesi­ni yerine getirmeden ölen kişinin cena­ze namazını kılmadığı rivayet edilmiştir.
    Kûfe'de vefat eden Esved b. Yezîd'in ölüm tarihinin 74 (693) veya 75 (694) ol­duğu şeklinde iki ayrı rivayet varsa da ikinci rivayet daha güçlüdür.(DİA, Esved b. Yezid Md.)
    Sorularla İslamiyet



  3. 01.Ocak.2011, 22:22
    2
    Silent and lonely rains



    Ebû Abdirrahmân el-Esved b. Yezîd b. Kays en-Nehaî el-Kûfî (ö. 75/694) fakih, kıraat âlimi ve muhaddis tabiî.
    Yemen asıllı Nehâ kabilesine mensup olduğundan Nehaî, Küfe'ye yerleştiği için de Kûfî nisbeleriyle anılır. Künyesi Ebû Amr olarak da geçmektedir. Hz. Peygam­ber zamanında yaşadığı halde onu gör­mediği için muhadramûn'dan sayılır.
    Küfe fıkıh mektebinin temsilcilerinden Alkame b. Kaysın yeğeni, İbrahim en-Nehaînin dayısıdır. Birçok kaynakta kendisinden bahsedilmekle birlikte çocuk­luk ve gençlik yılları hakkında bilgi bu­lunmamaktadır. Kûfe'ye gelmeden önce Yemen'de Muâz b. Cebel'i görmüş ve ondan hadis dinlemiştir. Kûfe'de ise özel­likle tefsir ve fıkıh mekteplerinin kuru­cusu Abdullah b. Mes'ud'dan fıkıh, tef­sir, hadis ve diğer İslâmî ilimleri tahsil etti ve bu mektebin önde gelen âlimleri arasında yer aldı. Kur'ân-ı Kerîm'i en iyi bilenlerden biri olduğu rivayet edilir.
    Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Maîn ve diğer hadis münekkitlerince sika ola­rak kabul edilen Esved b. Yezîd aralarında Bilâl-i Habeşî, Huzeyfe b. Yemân, Selmân-ı Fârisî, Abdullah b. Mes'ûd, Hz. Ebû Bekir, Ömer, Ali, Ebû Mûsâ el-Eş'arî, Hz. Âişe ve Ümmü Seleme'nin de bu­lunduğu birçok sahâbîden hadis almış­tır. Kendisinden de İbrahim b. Süveyd en-Nehaî. yeğeni İbrahim b. Yezîd en-Nehaî, Riyâb b. Haris, Dahhâk b. Müzâhim, oğlu Abdurrahman b. Esved, kar­deşi Abdurrahman b. Yezîd gibi muhaddisler hadis rivayet etmişlerdir. Yahya b. Vessâb, Ubeyd b. Nudayle, Şa'bî ve Ebû İshak es-Sebîî de öğrencileri arasın­dadır. Kendisi gibi amcası Alkame b. Kays'ın da talebeleri olan İbrahim en-Nehaî ile Şa'bî, Hammâd b. Ebû Süley­man'ın, Hammâd da Ebû Hanîfe'nin baş­ta gelen hocası olduğundan Esved ve amcası, Ebû Hanîfe'nin ashaba ulaşan hocalar zincirinde önemli bir halka teş­kil etmektedirler.
    Esved b. Yezîd ömrü boyunca zühd ve takvadan ayrılmamış, ibadetleriyle dar­bımesel haline gelmiş ve tabiîler arasında zühdüyle en yüksek seviyeye ulaşan sekiz kişiden biri kabul edilmiştir. Bazı­larında Hz. Ebü Bekir, Ömer ve Osman ile beraber olmak üzere birçok defa hac ve umre yaptığı, çok namaz kıldığı ve sürekli oruç tuttuğu için sarardığı, ra­mazan ayında her iki günde bir, diğer zamanlarda da altı günde bir Kur'an'ı hatmettiği, zengin olup da hac vazifesi­ni yerine getirmeden ölen kişinin cena­ze namazını kılmadığı rivayet edilmiştir.
    Kûfe'de vefat eden Esved b. Yezîd'in ölüm tarihinin 74 (693) veya 75 (694) ol­duğu şeklinde iki ayrı rivayet varsa da ikinci rivayet daha güçlüdür.(DİA, Esved b. Yezid Md.)
    Sorularla İslamiyet



  4. 02.Ocak.2011, 01:39
    3
    hbevci
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mart.2010
    Üye No: 74674
    Mesaj Sayısı: 630
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: izmir

    Yanıt: Esved b. Yezid b. Kays en-Nehai hakkında bilgi verir misiniz?

    Alıntı
    ...Esved b. Yezîd ömrü boyunca zühd ve takvadan ayrılmamış, ibadetleriyle dar-bımesel haline gelmiş ve tabiîler arasında zühdüyle en yüksek seviyeye ulaşan sekiz kişiden biri kabul edilmiştir....
    paylasım ıcın ALLAH c.c. razı olsun.


  5. 02.Ocak.2011, 01:39
    3
    hbevci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Alıntı
    ...Esved b. Yezîd ömrü boyunca zühd ve takvadan ayrılmamış, ibadetleriyle dar-bımesel haline gelmiş ve tabiîler arasında zühdüyle en yüksek seviyeye ulaşan sekiz kişiden biri kabul edilmiştir....
    paylasım ıcın ALLAH c.c. razı olsun.


  6. 02.Ocak.2011, 22:41
    4
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Yanıt: Esved b. Yezid b. Kays en-Nehai hakkında bilgi verir misiniz?

    Esved b. Yezid en-Nehaî
    Esved b. Yezid b. Kays En-Nehaî
    Hakkında söz söylenilmesi zor olan mevzulardan birisi, kanaatimizce tâbiûn dönemi ve bu dönemin büyük imamlarıdır. Baş döndürücü ilim, takat getirilmez ibâdet u taat, meleknümûn ahlâk ve fazilet sahibi bu büyük insanlar, Allah Resulü'nün ilk talebeleri olan sahabe-i kiramdan din-i mübini alarak nesilden nesile günümüze kadar intikâl ettirmişlerdir. Gösterdikleri geceli gündüzlü gayretleri ve himmetleri, Allah Teâlâ tarafından takdirle karşılanmış ve İlahî kelâmda kendilerine yer verilmiştir. Onlar için Allah Teâlâ, "(İslâmda) birinci dereceyi kazanan muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tâbi olanlar (Tabiin-i kiram) (yok mu ?) Allah onlardan razı olmuştur Onlar da Allah'dan razı olmuşlardır. (Allah) bunlar için-kendileri içinde ebedî kalıcı olmak üzere-altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte buen büyük bahtiyarlıktır.."(1) buyurmuştur. Şahabının erini alan Tâ-alîah Resulü nezdinde 'de^değeri çok büyüktür. Tâbiî-yaşadığı asrı, Peygamberimiz (s.a.v.) şu hadisiyle methetmiştir. "Asırları n en hayırlısı benim asrım sonra onu takip eden, sonra da onu takip eden asırdır."
    İşte bu hayırlı asrın hayırlı insanlarından biri, Kur'ân'ın bahtiyarlar zümresinden saydığı, şerefli büyük tabiîn imamı, eşsiz insan ESVED b. YEZİD b. KAYS EN-NEHAÎ'dir. Aczimizi ve fakrımızı hesaba katmadan, O'nu anlamaktan fersah fersah uzak olmama rağmen, maneviyatından istimdad ederek âlâ kaderi'l-imkân okuyucularımıza, toplumumuzda çok az bilinen ve duyulan bu zâtı takdime çalışacağım. Yüce Mevlâm'm tevfîkini niyaz ederini.

    İsmi, Esved b. Yezid'dir. Ebu Amr künyesiyle bilinmektedir. Aslen Yemenlidir. Yemen'in iki büyük ailesinden biri olan Neha' ailesine mensup olduğu için "Nehaî"nispetiyle şöhret şiar olmuştur. Kaynak eserler imanın doğum tarihini tesbit edememişlerdir. Hicretten birkaç yıl önce doğmuş olma ihtimali vardır. Efendimizin Muaz b. Cebel'i Yemen'e gönderdiği zaman P) Esved b. Yezid en-Nehâi'nin Hz. Muaz'dan istifâde ettiğini ye^ndan ders aldığını nazara alırsak Esved'in hem muhadramu'ndan(3) olduğu hem de doğduğu yıllar hakkında yaklaşık olarak bir kanaate varmış olabiliriz.
    Ashabdan birçok zatla görüşüp onların rahle-i tedrisine o-turmuş olması Esved'in "tabiin"sayılmasına, Efendimiz zammını idrak ettiği halde O'nu (A.S.) göremeyişiyle de "Muhadramun"dan sayılmasına sebeb olmuştur. Hafız Hakim Nisaburî, Esved'i tâbiûn arasında ikinci tabakanın birincisi olarak zikretmektedir.(4) Görüştüğü sahabiler arasında şu zatları zikredebiliriz Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Abdullah b. Mesud, Muaz b. Cebel, Hz. Aişe, Ebu Musa'l-Eş'a-rî, Hz. Selman, Hz. Huzeyfe, Hz- Bilâl ve Abdullah b. Ömer Radiyallahu anhum ecmaîn (5)
    ilmin bütün dallarını kendisinde cem etmiş olan Esved, kıraat ilmini Abdullah b. Mes'ud'dan öğrendiğini ibnu'l-Cevzî "İmamü'l-Celil"unvanını kullanarak Tabakatu'lKurra'sında kayd eder.(6) Kendisinden de kıraat ilmini oğlu İbrahim, Ebu Ishak es-Sabîi ve Yahya b. Vessab ve daha başkalarının Öğrendiği Miftahu's-Saade'de zikredilmiştir(7)
    Kıraat ilminin yanı sıra Kur'ân-ı Kerim'i anlamadaki durumunu da Muhammed Hüseyin ez-Zehebî, Irak Tefsir Okulunu anlatırken şu ifadelerle dile getirir: "İlm-i tefsir çalışmalarıyla çok tabîin bilinmektedir. Ancak bunlar arasında en meşhurları Alkame b. Kays, Mesruk, Esved b. Yezid. Mürre tü'l-Hemedanî, Emir eş-Şabi, Hasan Basri ve Kalade b. Diamedir". Hz. Esved b. Yezid'in Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Huzeyfe ve Hz. Bilâl'-den rivayet ettiğini de kaydeden müellif, Esved için ayrıca Allah'ın kitabını anlamada büyük iktidarı vardı (8) de-
    Hadls ilminde de büyük bir üne kavuşan Esved'i, İmam Zehebi, Tezkiretu'l-Hiitfaz'ında hadis hafızları arasında "fakih, zâhid ve âbid"lakabı Kufe şehrinin âlimi olarak zikretmiştir.(9) Muaz, İbn-i Mes'ud, Huzeyfe ve Bilâl'den hadis rivayet ettiğini de ilave etmiştir. Sahabînin büyüklerinden yaptığı rivayetler, başta Buharî, Müslim olmak üzere diğer hadis kitaplarında nakledilmiştir (10) Misâl olarak şunu zikredebiliriz. Buharî'nin rivayet ettiği ve Hz. Aişe validemizden Efendimiz'in gece namazını soran zatın Esved b. Yezid olduğu tasrih edilmiştir. (11)
    Esved b. Yezid anılınca akla, namaz, oruç, hac, çokça Kur'ân-ı Kerim okuma, zühd ü takva ve Allah karşısında havf ü haşyet gelir. Esved bütün zamanını oruçla geçirir, az uyur, onun uykusu aksam namazı ile yatsı arasındaki kısacık bir zamandır.(12) Bütün geceyi ömrü boyu namaz, zikir ve ilim tahsiliyle geçirir. Zühd ü takvada derinleşmesi devrinin büyük imamlarını hayrete sevketmiştir. Yezid b. Ata, Alkame b. Mersed'den şöyle demiştir: "Zühd ü takva tabiînden 8 kişide nihayet bulmuştur. Onlardan birisi de Esved b. Yezid'dir. Esved ibâdet taat hususunda çok gayret gösterir, rengi sararıp soluncaya kadar çok oruç tutardı. Alkame b. Kays kendisine "bu vücuduna niçin bu kadar eza ve cefâ ediyorsun"dediğinde O, "ben bedenimin rahat etmesini istediğim için bunu yapıyorum"seklinde cevap veriyor.(13) Bir başka defa Alkame yine kendisine "niçin kendine bu kadar eza ediyorsun"demesine karşılık "iş çok ciddî,iş çok ciddî!"seklinde karşılık vererek gere> Alkame gerekse başkalarına. yaptığı tesellilere kulak vermeyip Ahiret'te hesabın çetin olduğunu,kurtuluşunun çok zor olduğunu söyleyerek "ben iki emniyeti ve^iki korkuyu bir arada toplamam"hadisi kudsi'sini adeta kendisine rehber yaparak "ben ahirette bedenimin rahatını istediğim için onu burada rahat ettirmek istemiyorum. Çünkü burada rahat ve emniyet içerisinde olursa orada rahat olmaz"şeklinde cevaplar veriyor.(14)
    Hz. İmam'ın namaza karşı gösterdiği hassasiyet tarif edilemeyecek kadar büyüktür. Haris en-Nehaî anlatıyor: Es-ved'le beraber Mekke'ye yolculuk yaptık. Namaz vakti olunca ne halde olursa olsun, isterse sarp ve haşin bir yerde, isterse devesinin ayağının birisi yüksekte birisi alçakta olsun, hiç beklemeden hemen devesini çöktürür ve namazını kılardı(15) Bir günde 700 (yediyüz) rekat namaz kıldığını (16)»düşünecek olursak namazı hakkında bir kanaate varmış oluruz. Esved'in cemaatle namaz kılmaya olan düşkünlüğünü de zikretmeden geçemeyeceğim. Esved b. Yezid'in cemaati kaçırdığı zaman başka mescide giderek cemaat arayıp, cemaatle namaz kılmanın sevabını ihraz etmeye çalıştığını imam Buhari eserinde zikreder(17)
    Esved b. Yezid'in gece namazıyla alâkalı şu vak'adaha çok ehemmiyetlidir. Esved'in evinin yakınında bulunan komşu çocuğu ne zaman gece dışarı çıksa, Esved b. Yezid'in taraçasında direk olarak zannettiği birşeyin^bulunduğunu görür. Bir gün artık o direği göremeyince annesine Esved B. Yezid'in taraçasındaki o direk ne oldu diye sorar.
    Annesi oğlum o direk değildi. O Esved b. Yezid idi ve geceleri daima kıyamda durur ve namaz kılardı. Fakat dün o zat vefat etti. Onun için sen onu orada göremedin"cevabını verir.
    Esved'in orucu mevzuunda bir kanaate varabilmek için bir iki rivayeti kaydedelim. İmam, bayılıp düşünceye kadar oruç tutardı. Bütün zamanı oruçlu geçerdin.(18) Mansur'un arkadaşlarından yaptığı rivayette şöyle söylemiştir: Kırmızı derili develerin bile sıcaktan tahammülsüz kaldıkları şiddetli sıcak günlerde Esved daima oruçlu olurdu.(19) Bu şiddetli günlerdeki orucunun belirtisi olarak sıcaktan dili ağzında dönmez hale gelirdi.(20) Bayılıp düşünceye kadar oruç tuttuğunu görenlerden Enes b. Malik ile Hasan Basri yanına girerek "Allah Teâla bu kadar güçlüğü emretmemiştir. Senin bu yaptığın nedir böyle!"deyince, O şu karşılığı verir: "Ben bir köleyim bütün imkânlarımla hizmet etmek mecburiyetindeyim"demiştir. (21)
    Hac mevzuunda gevşek davrananlara karşı Esved'in kat'iyyen müsamahası yoktu. Oğlu İbrahim en-Nehaî'nin naklettiği haberde şöyle demiştir: Esved b. Yezid, zengin olup da hac yapmadan ölen kimsenin cenaze namazını kılmazdı (22) Çünkü kendisi yol zahmetine, sıkıntı ve meşakkate katlanarak her sene hac veya umre yapardı. Hatta Ahmed b. Hanbel'in yaptığı rivayette 80 defa hac yaptığı bildirilmiştir. (23)
    Bütün ibâdetleri yapma hususunda zirvede olan İmam Esved, Kur'ân-ı Kerim okuma hususunda da akıllara durgunluk verecek derecede idi. Kur'ân-ı Kerim'i çok okur, manasında çok derinleşir, havf u aşyetten çok ağlardı. Muhamet b. İbrahim'den yapılan ri-
    Vâyette, Ramazan ayında iki gecede bir diğer günlerde de altı gecede bir Kur'an-ı Kerim'i hatmederdi.(24)
    Hz. Aişe-i Sıddıka vâlidemiz Esved için "Irak'da benim nezdimde Esved'den daha kerem sahibi kimse yoktur"buyurmuştur ki, Vak'ayı Abdurrahman b. Yezid rivayet etmiştir
    (25)
    İmam Şa'biye Esved.sorulduğu zaman o, kestirmeden şöyle cevap vermiş: "Esved, çok oruç tutan, çok namaz kılan ve çok hac yapan bir insandır". İmam Şa'bi bu cevabıyla üç mühim ve temel ibâdeti Esved'in en mükemmel şekilde ifa ettiğini veciz bir şekilde dile getirmiştir (26) Büyük nakkad'dan Ahmed b. Hanbel, Esved için "Ehl-i hayırdan sıka bir zattır"derken İbn Hıbban ve Yahya b. Main de yine O'nun sıka olduğunu söylemektedirler (27)
    Böylece bütün ilmi ve fazileti, zühd ü takvayı kendisinde toplamış olan Esved b. Yezid en-Nehaî, bu erişilmez ilim ve fıkıh mirasını oğlu İbrahim vasıtası ile Hammad'a, Hammad da bu kutsî emâneti kıyamete kadar ümmetin kısmı azamına imam olacak olan İmam Âzam'a intikal ettirmiştir (28)
    Kûfe ve küfe fıkhı tedvinine kısa bir göz atacak olursak,bu husus daha da iyi anlaşılmış olur. Muhammed Zahid el-Kevserî, eserinde şu malumata yer vermektedir: Küfe şehri, h. 17 yılında Hz. Ömer'in emriyle kurulmuş, Arap kabilelerinin fasih ve beliğ insanları orada ikâmet etmeye başlamışlardı. Hz. Ömer (R.A.) onlara Kur'ân-ı Kerim ve fıkıh öğretmek üzere Abdullah b. Mes'-ud'u göndermiş ve: "Abdullah'ı size göndermekle sizi nefsime tercih etlim"buyurmuştu. Böylece Abdullah b.Mes'ud ve Hz. Ali'nin Kûfe'de yetiştirdiği zatlardan birkaçını zikredip burtlar/afasında Esved b. Yezid b. Kays'ı. Alkame'yi, İbrahim b. Yezid en-Nehaî'yi ve yine oğlu Abdurrahman'ı zikretmiştir. (29)
    Küfe Medresesi'nde imam Âzam'ın ders gördüğü, feyiz al-dığt meşhur Şureyh b. Haris, Alkame (bu zat Esved'in kardeşi oğludur, fakat Esved Alka-me'den büyüktür. Nehaî ailesinin büyük simalarından birisi de bu zattır), Mesruk, Esved b. Yezid oğlu ibrahim, Emin b. Şerahil, Hammad b. Süleyman gibi zatlar imam-ı Âzam'ın hocalarındandır (30).
    Bu büyük İmam'ın vefatında da çok büyük ibret ve nasihatler vardır. Hayatı boyunca günaha kapı aralamamış olan ve Kur'ân-ı Kerim'in medhüsena ettiği sahabe-i kiram arasında neş'et edip onlardan ilim, ahlâk, fazîlet alan, Hz. Ömer ve Abdullah b. Ömer'le beraber hac yapıp Arafat'ta bulunan ve omuz omuza Mina'ya kadar onlarla yürüyen (31) koca İmam, vefat ederken ağlayıp sızlamaya başlıyor. Kendisine bu ağlamasının gereksiz olduğunu söyleyenlere karşı O, "Ağlamaya benden daha lâyık kim var? Ben ağlayıp sızlamayayım da kim ağlasın sızlasın^ Allah'a yemin ederim ki, O, beni mağfiret etse de, istediğim şeylerden dolayı Allah'a karşı duyduğum utanç benim için çok büyüktür"(32)
    Ölüme karşı dâima hazır bulunur, onu adeta bir aşığın maşukuna kavuşacağı ânı bekler gibi beklerdi. Nitekim o, gece namaz kılarken hafif hafif sağa sola döner, bu hareketin sebebi sorulunca "Azrail'in hangi yönden geldiğine bakıyorum.(33) derdi
    BEŞER TARİHİNDE, inanan insanların takibe uğramadıkları, hapse atılıp işkence edilmedikleri devri göstermek mümkün değildir. İmanın gereğini yerine getirmenin adeta vazgeçilmez bir parçası olan bu takip ve işkence meselesi elbette Esved b. Yezid zamanında da olacak ve bu büyük imam buna maruz kalacaktı. Ne var ki, bu dünyevî sıkıntıya ve imtihana Esved b. Yezid değil de ismi "Esved"olan birisi isim benzerliğinden dolayı maruz kalmıştır. Mehazını hatırlayamadığım bu vakayı ehemmiyetine binaen faydalı bulduğum için naklediyorum.
    Esved isimli birisi Esved b. Yezid zannedilerek hapse atılır, işkence, eza ve cefaya maruz bırakılır. Çok sıkıntı ve zahmet çektikten sonra, Esved b. Yezid olmadığı anlaşılınca serbest bırakılır. Esved isimli bu zata niçin Esved b. Yezid olmadığını söylemedin, denilince O, akıllara durgunluk veren ve sır saklamanın ehemmiyetini ifade eden şu sözleri söyler: "Bir mü'mini ele vermek ve ona işkence ettirmektense kendimin buna maruz kalması daha iyidir. "Yani inanan insan, hayatı pahasına da olsa mü'minlere zarar vermemek için sır saklamasını bilmeli ve ufak tefek işkencelerle, hapislerle ve tazyiklerle mü'minleri katiyyen zalimlere ihbar etmemelidir.
    Esved b. Yezid en-Nehaî, Kûfe'de hicretin 75. yılında vefat etmiştir.
    Dipnotlar
    (l)Tevbe suresi, a. 100 (2} Tabakat-ı İOn Sa'd, 6/70
    (3) Üsdü'l-Gabe fi Marrletı's-Sahabe, MBS
    (4) Maritetû Ulumi'l-Hadis, Hakim en- Nisabu-
    ri, s. 42.
    (5) Tabatat-ı Ibn Sa'd. 6/70, Üsdü'l-Gabe.
    1/88
    (Gayelu'n-Nihaye fi tabaka»'l-Kurta, 1/171. (7)MJtahu'5-Saaae, Taşköprüzade, 2/20. let-TötSjr ve'l-Mutessırun, c/120-121.. 1/43.
    (10) eMfeaÇe lırsmyeı's-Sahabe, 1/106.
    (11) TecndVsarih Tetcemea, 4/116.
    (12) Sfat
    2/103.
    (13) Hılyetû'l-Evliya, 2/Î03, Kıtabü;z-Zühd.
    Ahmed b. Hanbel, s 348.
    (14) Hilye. 2/104; Sfatu's-SafveN^S.
    Kıtabu'z-Zühd. S.
    (15) Tabakat-ı İbn Sa'd. 6/71
    (16) Sezeratu'z-Zehep, 1/82.
    (17) Tecrid-i Sarih Tercemesı, 2/607
    (18) Tabakan İbn Sa'd, 6/70; Sıtalu's-Satve,
    3/24.
    (19) Aynı yerler.
    (20) Tabakat-ı İbfi-ı Sa'd, 6/70.
    (21] ihya tercernesi, 4/736.
    (22) Tabakat-ı ibru Sa'd. 6/73.
    (23) Hılyetu'l-Evliya, 2/103, bkz. Sfatu's-
    Satue. 3/23.
    (24) Sıtatu's Safve. 3/23, Gayeti/n-Nıhaye. d
    Tabakatı'l-Kurra, 1/171.
    (25) Tabakat-ı İbn-ı Sa'd, 6/73; Küabu'z-
    Zühd S/ Hilye. 2/103.
    (26) Hilye. 3/103.
    (27) et-Tefsır ve'l-Mufassirun, 1/121.
    (28) Ebu Hanıfe, Ebu Zehra, Tercüme,
    Osman Kestooğlu, S117-119.
    (29) FıkTıu ehlı'l-lrak ve Hadısuhurn.
    Muhammed Zahıd Kevseri, s 44
    (30) Duha'l-islam Arımed Emin, 2/180.
    (31) Tabakat-ı Ibn-ı Sa'd, 1/157.
    (32) ihya Tercemesi. 4/819.
    (33) Sıfatu's-Safve, 3/24, Üsdu'l-Gabe, 1/8
    Kaynak hikmetnet


  7. 02.Ocak.2011, 22:41
    4
    Üye
    Esved b. Yezid en-Nehaî
    Esved b. Yezid b. Kays En-Nehaî
    Hakkında söz söylenilmesi zor olan mevzulardan birisi, kanaatimizce tâbiûn dönemi ve bu dönemin büyük imamlarıdır. Baş döndürücü ilim, takat getirilmez ibâdet u taat, meleknümûn ahlâk ve fazilet sahibi bu büyük insanlar, Allah Resulü'nün ilk talebeleri olan sahabe-i kiramdan din-i mübini alarak nesilden nesile günümüze kadar intikâl ettirmişlerdir. Gösterdikleri geceli gündüzlü gayretleri ve himmetleri, Allah Teâlâ tarafından takdirle karşılanmış ve İlahî kelâmda kendilerine yer verilmiştir. Onlar için Allah Teâlâ, "(İslâmda) birinci dereceyi kazanan muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tâbi olanlar (Tabiin-i kiram) (yok mu ?) Allah onlardan razı olmuştur Onlar da Allah'dan razı olmuşlardır. (Allah) bunlar için-kendileri içinde ebedî kalıcı olmak üzere-altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte buen büyük bahtiyarlıktır.."(1) buyurmuştur. Şahabının erini alan Tâ-alîah Resulü nezdinde 'de^değeri çok büyüktür. Tâbiî-yaşadığı asrı, Peygamberimiz (s.a.v.) şu hadisiyle methetmiştir. "Asırları n en hayırlısı benim asrım sonra onu takip eden, sonra da onu takip eden asırdır."
    İşte bu hayırlı asrın hayırlı insanlarından biri, Kur'ân'ın bahtiyarlar zümresinden saydığı, şerefli büyük tabiîn imamı, eşsiz insan ESVED b. YEZİD b. KAYS EN-NEHAÎ'dir. Aczimizi ve fakrımızı hesaba katmadan, O'nu anlamaktan fersah fersah uzak olmama rağmen, maneviyatından istimdad ederek âlâ kaderi'l-imkân okuyucularımıza, toplumumuzda çok az bilinen ve duyulan bu zâtı takdime çalışacağım. Yüce Mevlâm'm tevfîkini niyaz ederini.

    İsmi, Esved b. Yezid'dir. Ebu Amr künyesiyle bilinmektedir. Aslen Yemenlidir. Yemen'in iki büyük ailesinden biri olan Neha' ailesine mensup olduğu için "Nehaî"nispetiyle şöhret şiar olmuştur. Kaynak eserler imanın doğum tarihini tesbit edememişlerdir. Hicretten birkaç yıl önce doğmuş olma ihtimali vardır. Efendimizin Muaz b. Cebel'i Yemen'e gönderdiği zaman P) Esved b. Yezid en-Nehâi'nin Hz. Muaz'dan istifâde ettiğini ye^ndan ders aldığını nazara alırsak Esved'in hem muhadramu'ndan(3) olduğu hem de doğduğu yıllar hakkında yaklaşık olarak bir kanaate varmış olabiliriz.
    Ashabdan birçok zatla görüşüp onların rahle-i tedrisine o-turmuş olması Esved'in "tabiin"sayılmasına, Efendimiz zammını idrak ettiği halde O'nu (A.S.) göremeyişiyle de "Muhadramun"dan sayılmasına sebeb olmuştur. Hafız Hakim Nisaburî, Esved'i tâbiûn arasında ikinci tabakanın birincisi olarak zikretmektedir.(4) Görüştüğü sahabiler arasında şu zatları zikredebiliriz Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Abdullah b. Mesud, Muaz b. Cebel, Hz. Aişe, Ebu Musa'l-Eş'a-rî, Hz. Selman, Hz. Huzeyfe, Hz- Bilâl ve Abdullah b. Ömer Radiyallahu anhum ecmaîn (5)
    ilmin bütün dallarını kendisinde cem etmiş olan Esved, kıraat ilmini Abdullah b. Mes'ud'dan öğrendiğini ibnu'l-Cevzî "İmamü'l-Celil"unvanını kullanarak Tabakatu'lKurra'sında kayd eder.(6) Kendisinden de kıraat ilmini oğlu İbrahim, Ebu Ishak es-Sabîi ve Yahya b. Vessab ve daha başkalarının Öğrendiği Miftahu's-Saade'de zikredilmiştir(7)
    Kıraat ilminin yanı sıra Kur'ân-ı Kerim'i anlamadaki durumunu da Muhammed Hüseyin ez-Zehebî, Irak Tefsir Okulunu anlatırken şu ifadelerle dile getirir: "İlm-i tefsir çalışmalarıyla çok tabîin bilinmektedir. Ancak bunlar arasında en meşhurları Alkame b. Kays, Mesruk, Esved b. Yezid. Mürre tü'l-Hemedanî, Emir eş-Şabi, Hasan Basri ve Kalade b. Diamedir". Hz. Esved b. Yezid'in Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Huzeyfe ve Hz. Bilâl'-den rivayet ettiğini de kaydeden müellif, Esved için ayrıca Allah'ın kitabını anlamada büyük iktidarı vardı (8) de-
    Hadls ilminde de büyük bir üne kavuşan Esved'i, İmam Zehebi, Tezkiretu'l-Hiitfaz'ında hadis hafızları arasında "fakih, zâhid ve âbid"lakabı Kufe şehrinin âlimi olarak zikretmiştir.(9) Muaz, İbn-i Mes'ud, Huzeyfe ve Bilâl'den hadis rivayet ettiğini de ilave etmiştir. Sahabînin büyüklerinden yaptığı rivayetler, başta Buharî, Müslim olmak üzere diğer hadis kitaplarında nakledilmiştir (10) Misâl olarak şunu zikredebiliriz. Buharî'nin rivayet ettiği ve Hz. Aişe validemizden Efendimiz'in gece namazını soran zatın Esved b. Yezid olduğu tasrih edilmiştir. (11)
    Esved b. Yezid anılınca akla, namaz, oruç, hac, çokça Kur'ân-ı Kerim okuma, zühd ü takva ve Allah karşısında havf ü haşyet gelir. Esved bütün zamanını oruçla geçirir, az uyur, onun uykusu aksam namazı ile yatsı arasındaki kısacık bir zamandır.(12) Bütün geceyi ömrü boyu namaz, zikir ve ilim tahsiliyle geçirir. Zühd ü takvada derinleşmesi devrinin büyük imamlarını hayrete sevketmiştir. Yezid b. Ata, Alkame b. Mersed'den şöyle demiştir: "Zühd ü takva tabiînden 8 kişide nihayet bulmuştur. Onlardan birisi de Esved b. Yezid'dir. Esved ibâdet taat hususunda çok gayret gösterir, rengi sararıp soluncaya kadar çok oruç tutardı. Alkame b. Kays kendisine "bu vücuduna niçin bu kadar eza ve cefâ ediyorsun"dediğinde O, "ben bedenimin rahat etmesini istediğim için bunu yapıyorum"seklinde cevap veriyor.(13) Bir başka defa Alkame yine kendisine "niçin kendine bu kadar eza ediyorsun"demesine karşılık "iş çok ciddî,iş çok ciddî!"seklinde karşılık vererek gere> Alkame gerekse başkalarına. yaptığı tesellilere kulak vermeyip Ahiret'te hesabın çetin olduğunu,kurtuluşunun çok zor olduğunu söyleyerek "ben iki emniyeti ve^iki korkuyu bir arada toplamam"hadisi kudsi'sini adeta kendisine rehber yaparak "ben ahirette bedenimin rahatını istediğim için onu burada rahat ettirmek istemiyorum. Çünkü burada rahat ve emniyet içerisinde olursa orada rahat olmaz"şeklinde cevaplar veriyor.(14)
    Hz. İmam'ın namaza karşı gösterdiği hassasiyet tarif edilemeyecek kadar büyüktür. Haris en-Nehaî anlatıyor: Es-ved'le beraber Mekke'ye yolculuk yaptık. Namaz vakti olunca ne halde olursa olsun, isterse sarp ve haşin bir yerde, isterse devesinin ayağının birisi yüksekte birisi alçakta olsun, hiç beklemeden hemen devesini çöktürür ve namazını kılardı(15) Bir günde 700 (yediyüz) rekat namaz kıldığını (16)»düşünecek olursak namazı hakkında bir kanaate varmış oluruz. Esved'in cemaatle namaz kılmaya olan düşkünlüğünü de zikretmeden geçemeyeceğim. Esved b. Yezid'in cemaati kaçırdığı zaman başka mescide giderek cemaat arayıp, cemaatle namaz kılmanın sevabını ihraz etmeye çalıştığını imam Buhari eserinde zikreder(17)
    Esved b. Yezid'in gece namazıyla alâkalı şu vak'adaha çok ehemmiyetlidir. Esved'in evinin yakınında bulunan komşu çocuğu ne zaman gece dışarı çıksa, Esved b. Yezid'in taraçasında direk olarak zannettiği birşeyin^bulunduğunu görür. Bir gün artık o direği göremeyince annesine Esved B. Yezid'in taraçasındaki o direk ne oldu diye sorar.
    Annesi oğlum o direk değildi. O Esved b. Yezid idi ve geceleri daima kıyamda durur ve namaz kılardı. Fakat dün o zat vefat etti. Onun için sen onu orada göremedin"cevabını verir.
    Esved'in orucu mevzuunda bir kanaate varabilmek için bir iki rivayeti kaydedelim. İmam, bayılıp düşünceye kadar oruç tutardı. Bütün zamanı oruçlu geçerdin.(18) Mansur'un arkadaşlarından yaptığı rivayette şöyle söylemiştir: Kırmızı derili develerin bile sıcaktan tahammülsüz kaldıkları şiddetli sıcak günlerde Esved daima oruçlu olurdu.(19) Bu şiddetli günlerdeki orucunun belirtisi olarak sıcaktan dili ağzında dönmez hale gelirdi.(20) Bayılıp düşünceye kadar oruç tuttuğunu görenlerden Enes b. Malik ile Hasan Basri yanına girerek "Allah Teâla bu kadar güçlüğü emretmemiştir. Senin bu yaptığın nedir böyle!"deyince, O şu karşılığı verir: "Ben bir köleyim bütün imkânlarımla hizmet etmek mecburiyetindeyim"demiştir. (21)
    Hac mevzuunda gevşek davrananlara karşı Esved'in kat'iyyen müsamahası yoktu. Oğlu İbrahim en-Nehaî'nin naklettiği haberde şöyle demiştir: Esved b. Yezid, zengin olup da hac yapmadan ölen kimsenin cenaze namazını kılmazdı (22) Çünkü kendisi yol zahmetine, sıkıntı ve meşakkate katlanarak her sene hac veya umre yapardı. Hatta Ahmed b. Hanbel'in yaptığı rivayette 80 defa hac yaptığı bildirilmiştir. (23)
    Bütün ibâdetleri yapma hususunda zirvede olan İmam Esved, Kur'ân-ı Kerim okuma hususunda da akıllara durgunluk verecek derecede idi. Kur'ân-ı Kerim'i çok okur, manasında çok derinleşir, havf u aşyetten çok ağlardı. Muhamet b. İbrahim'den yapılan ri-
    Vâyette, Ramazan ayında iki gecede bir diğer günlerde de altı gecede bir Kur'an-ı Kerim'i hatmederdi.(24)
    Hz. Aişe-i Sıddıka vâlidemiz Esved için "Irak'da benim nezdimde Esved'den daha kerem sahibi kimse yoktur"buyurmuştur ki, Vak'ayı Abdurrahman b. Yezid rivayet etmiştir
    (25)
    İmam Şa'biye Esved.sorulduğu zaman o, kestirmeden şöyle cevap vermiş: "Esved, çok oruç tutan, çok namaz kılan ve çok hac yapan bir insandır". İmam Şa'bi bu cevabıyla üç mühim ve temel ibâdeti Esved'in en mükemmel şekilde ifa ettiğini veciz bir şekilde dile getirmiştir (26) Büyük nakkad'dan Ahmed b. Hanbel, Esved için "Ehl-i hayırdan sıka bir zattır"derken İbn Hıbban ve Yahya b. Main de yine O'nun sıka olduğunu söylemektedirler (27)
    Böylece bütün ilmi ve fazileti, zühd ü takvayı kendisinde toplamış olan Esved b. Yezid en-Nehaî, bu erişilmez ilim ve fıkıh mirasını oğlu İbrahim vasıtası ile Hammad'a, Hammad da bu kutsî emâneti kıyamete kadar ümmetin kısmı azamına imam olacak olan İmam Âzam'a intikal ettirmiştir (28)
    Kûfe ve küfe fıkhı tedvinine kısa bir göz atacak olursak,bu husus daha da iyi anlaşılmış olur. Muhammed Zahid el-Kevserî, eserinde şu malumata yer vermektedir: Küfe şehri, h. 17 yılında Hz. Ömer'in emriyle kurulmuş, Arap kabilelerinin fasih ve beliğ insanları orada ikâmet etmeye başlamışlardı. Hz. Ömer (R.A.) onlara Kur'ân-ı Kerim ve fıkıh öğretmek üzere Abdullah b. Mes'-ud'u göndermiş ve: "Abdullah'ı size göndermekle sizi nefsime tercih etlim"buyurmuştu. Böylece Abdullah b.Mes'ud ve Hz. Ali'nin Kûfe'de yetiştirdiği zatlardan birkaçını zikredip burtlar/afasında Esved b. Yezid b. Kays'ı. Alkame'yi, İbrahim b. Yezid en-Nehaî'yi ve yine oğlu Abdurrahman'ı zikretmiştir. (29)
    Küfe Medresesi'nde imam Âzam'ın ders gördüğü, feyiz al-dığt meşhur Şureyh b. Haris, Alkame (bu zat Esved'in kardeşi oğludur, fakat Esved Alka-me'den büyüktür. Nehaî ailesinin büyük simalarından birisi de bu zattır), Mesruk, Esved b. Yezid oğlu ibrahim, Emin b. Şerahil, Hammad b. Süleyman gibi zatlar imam-ı Âzam'ın hocalarındandır (30).
    Bu büyük İmam'ın vefatında da çok büyük ibret ve nasihatler vardır. Hayatı boyunca günaha kapı aralamamış olan ve Kur'ân-ı Kerim'in medhüsena ettiği sahabe-i kiram arasında neş'et edip onlardan ilim, ahlâk, fazîlet alan, Hz. Ömer ve Abdullah b. Ömer'le beraber hac yapıp Arafat'ta bulunan ve omuz omuza Mina'ya kadar onlarla yürüyen (31) koca İmam, vefat ederken ağlayıp sızlamaya başlıyor. Kendisine bu ağlamasının gereksiz olduğunu söyleyenlere karşı O, "Ağlamaya benden daha lâyık kim var? Ben ağlayıp sızlamayayım da kim ağlasın sızlasın^ Allah'a yemin ederim ki, O, beni mağfiret etse de, istediğim şeylerden dolayı Allah'a karşı duyduğum utanç benim için çok büyüktür"(32)
    Ölüme karşı dâima hazır bulunur, onu adeta bir aşığın maşukuna kavuşacağı ânı bekler gibi beklerdi. Nitekim o, gece namaz kılarken hafif hafif sağa sola döner, bu hareketin sebebi sorulunca "Azrail'in hangi yönden geldiğine bakıyorum.(33) derdi
    BEŞER TARİHİNDE, inanan insanların takibe uğramadıkları, hapse atılıp işkence edilmedikleri devri göstermek mümkün değildir. İmanın gereğini yerine getirmenin adeta vazgeçilmez bir parçası olan bu takip ve işkence meselesi elbette Esved b. Yezid zamanında da olacak ve bu büyük imam buna maruz kalacaktı. Ne var ki, bu dünyevî sıkıntıya ve imtihana Esved b. Yezid değil de ismi "Esved"olan birisi isim benzerliğinden dolayı maruz kalmıştır. Mehazını hatırlayamadığım bu vakayı ehemmiyetine binaen faydalı bulduğum için naklediyorum.
    Esved isimli birisi Esved b. Yezid zannedilerek hapse atılır, işkence, eza ve cefaya maruz bırakılır. Çok sıkıntı ve zahmet çektikten sonra, Esved b. Yezid olmadığı anlaşılınca serbest bırakılır. Esved isimli bu zata niçin Esved b. Yezid olmadığını söylemedin, denilince O, akıllara durgunluk veren ve sır saklamanın ehemmiyetini ifade eden şu sözleri söyler: "Bir mü'mini ele vermek ve ona işkence ettirmektense kendimin buna maruz kalması daha iyidir. "Yani inanan insan, hayatı pahasına da olsa mü'minlere zarar vermemek için sır saklamasını bilmeli ve ufak tefek işkencelerle, hapislerle ve tazyiklerle mü'minleri katiyyen zalimlere ihbar etmemelidir.
    Esved b. Yezid en-Nehaî, Kûfe'de hicretin 75. yılında vefat etmiştir.
    Dipnotlar
    (l)Tevbe suresi, a. 100 (2} Tabakat-ı İOn Sa'd, 6/70
    (3) Üsdü'l-Gabe fi Marrletı's-Sahabe, MBS
    (4) Maritetû Ulumi'l-Hadis, Hakim en- Nisabu-
    ri, s. 42.
    (5) Tabatat-ı Ibn Sa'd. 6/70, Üsdü'l-Gabe.
    1/88
    (Gayelu'n-Nihaye fi tabaka»'l-Kurta, 1/171. (7)MJtahu'5-Saaae, Taşköprüzade, 2/20. let-TötSjr ve'l-Mutessırun, c/120-121.. 1/43.
    (10) eMfeaÇe lırsmyeı's-Sahabe, 1/106.
    (11) TecndVsarih Tetcemea, 4/116.
    (12) Sfat
    2/103.
    (13) Hılyetû'l-Evliya, 2/Î03, Kıtabü;z-Zühd.
    Ahmed b. Hanbel, s 348.
    (14) Hilye. 2/104; Sfatu's-SafveN^S.
    Kıtabu'z-Zühd. S.
    (15) Tabakat-ı İbn Sa'd. 6/71
    (16) Sezeratu'z-Zehep, 1/82.
    (17) Tecrid-i Sarih Tercemesı, 2/607
    (18) Tabakan İbn Sa'd, 6/70; Sıtalu's-Satve,
    3/24.
    (19) Aynı yerler.
    (20) Tabakat-ı İbfi-ı Sa'd, 6/70.
    (21] ihya tercernesi, 4/736.
    (22) Tabakat-ı ibru Sa'd. 6/73.
    (23) Hılyetu'l-Evliya, 2/103, bkz. Sfatu's-
    Satue. 3/23.
    (24) Sıtatu's Safve. 3/23, Gayeti/n-Nıhaye. d
    Tabakatı'l-Kurra, 1/171.
    (25) Tabakat-ı İbn-ı Sa'd, 6/73; Küabu'z-
    Zühd S/ Hilye. 2/103.
    (26) Hilye. 3/103.
    (27) et-Tefsır ve'l-Mufassirun, 1/121.
    (28) Ebu Hanıfe, Ebu Zehra, Tercüme,
    Osman Kestooğlu, S117-119.
    (29) FıkTıu ehlı'l-lrak ve Hadısuhurn.
    Muhammed Zahıd Kevseri, s 44
    (30) Duha'l-islam Arımed Emin, 2/180.
    (31) Tabakat-ı Ibn-ı Sa'd, 1/157.
    (32) ihya Tercemesi. 4/819.
    (33) Sıfatu's-Safve, 3/24, Üsdu'l-Gabe, 1/8
    Kaynak hikmetnet





+ Yorum Gönder