Konusunu Oylayın.: Türkiye diyanet vakfı islam ansiklopedisi: kunut maddesi hakkında bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 15 kişi
Türkiye diyanet vakfı islam ansiklopedisi: kunut maddesi hakkında bilgi
  1. 25.Ekim.2010, 21:47
    1
    Misafir

    Türkiye diyanet vakfı islam ansiklopedisi: kunut maddesi hakkında bilgi






    Türkiye diyanet vakfı islam ansiklopedisi: kunut maddesi hakkında bilgi Mumsema Kunut maddesi hakkında bilgiler verir misiniz ? Türkiye diyanet vakfı islam ansiklopedisi: kunut maddesi hakkında bilgiler istiyorum.


  2. 25.Ekim.2010, 21:47
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Kunut maddesi hakkında bilgiler verir misiniz ? Türkiye diyanet vakfı islam ansiklopedisi: kunut maddesi hakkında bilgiler istiyorum.


    Benzer Konular

    - Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt Listesi

    - Nusayrilik Kavramı (Kaynak Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisi)

    - Türkiye Diyanet Vakfı Meali Oku

    - Diyanet islam ansiklopedisi aşk maddesi

    - Diyanet Vakfı üniversitesi hakkında bilgi

  3. 25.Ekim.2010, 22:28
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: türkiye diyanet vakfı islam ansiklopedisi: kunut maddesi hakkında bilgi




    KUNUT


    Namazda dua anlamında bir fıkıh terimi.
    Sözlükte "İtaat etmek, huşu üzere bu­lunmak, ibadet yapmak, ayakta durmak" gibi mânalara gelen kunût kelimesinin bazı âyetlerle [589] hadisler­de [590] sözlük anlamlan çerçevesinde kullanıldığı görülmektedir. Fıkıh terimi olarak "taatte bulunmak, dua etmek ve herhangi bir serden kurtulmak ya da hayrı elde etmek için namazda Allah'a sığınmak" demektir.
    Hz. Peygamber'in çeşitli vesilelerle ku-nut yaptığı sahih hadislerle sabit olduğu için [591] kunutun meşruluğu konusun­da görüş birliği içinde bulunan mezhep­ler kunutun hükmü ve hangi namazlarda, namazın neresinde dua edileceği gibi hu­suslarda ihtilâf etmiştir. Ebû Hanîfe ku­nutun vacip olduğunu söylerken arala­rında iki öğrencisi Ebû Yûsuf ile Muham-med'İn de bulunduğu çoğunluk sünnet olduğu görüşündedir. Hanefîler'e ve Han-belîler'e göre kunutun yeri vitir namazı­nın son rek'atı, Şâfiîler'e göre sabah na­mazının farzının son rek'ab ile ramazan ayının İkinci yarısındaki vitir namazlarının son rek'atı, Mâlikîler'e göre ise sadece sa­bah namazının farzının son rek'atıdır. Ay­rıca Hanefîler'e göre kunut rükûdan ön­ce yapılırken Şâfiîler'e ve Hanbelîler'e gö­re rükûdan sonra yapılır. Mâlikîler'e göre ise rükûdan önce yapılması daha faziletli olmakla birlikte sonra yapılmasında da bir sakınca yoktur.
    Kunut duası olarak herhangi bir dua­nın okunması yeterli görülmekle birlikte Hanefîler ve Mâlikîler Hz. Ömer'den riva­yet edilen [592] dualarını, Şâfiîler ve Han-belîler de Hz. Ali'den rivayet edilen [593] du­asını okumayı tercih etmişlerdir.
    Hanefî ve Mâlikîler'e göre yalnız başına kılınan namazlarda gizli olarak okunan kunut duası cemaatle kılınan namazlarda hem imam hem de cemaat tarafından yine gizli olarak okunur. Şâfiîler ve Hanbe-lîler'de ise cemaatle kılınan namazlarda imam kunutu açık olarak okur, cemaat de açıktan âmin der; herhangi bir sebep­le imamın sesini duyamayanlar gizlice kunutta bulunurlar. Diğer taraftan Şâfiî­ler ve Hanbelîler kunutta ellerin göğüs hizasına kadar kaldırılmasını da sünnet saymışlardır. Ayrıca Hanbelîler kunuttan sonra ellerini yüzlerine sürerler.
    Kıtlık, salgın hastalık, düşman saldırısı gibi umumi felâket zamanlarında da ku­nut duası okunması fakihlerin çoğuna gö­re meşrudur. Hatta bazı fakihler kunutun sadece böyle zamanlara mahsus olduğu­nu söylemekte, İbn Kayyim el-Cevziyye [594] ve Şevkânî de [595] bu görüşü tercih et­mektedir. Bu gibi durumlarda kunutun hangi namazlarda ve nerede okunacağı da tartışılmış, Hanefî ve Hanbelîler sabah namazının farzının ikinci rek'atında, Şâfi­îler ise bütün farz namazların son rek'a­tında rükûdan sonra yapılacağına hük­metmişlerdir.
    ______________________
    [589] el-Bakara 2/116, 238; Âl-i İmrân 3/17, 43; en-Nisâ 4/34; en-Nahl 16/ 120; er-RÛm 30/26; el-Ahzâb 33/31, 35; ez-Zümer 39/9; et-Tahrîm 66/5, 12

    [590] İbnü'1-Esîr, IV, 111

    [591] Buhar!, "Vitir", 7; Müslim, "Mesâcid", 294-308

    [592] Allahümme innâ neste'înü-ke ..." ve "Allahümme İyyâke na'büdü ...", Tahâvî, 1, 249

    [593] Al-lahümmehdinî fi men hedeyte ..."; Ebû Dâvûd, "Vitir", 5; Tirmizî. "Vitir", 10

    [594] Zâdü'l-me'âd, I, 273

    [595] Ney-tü 't-eutâr, 11.384-391



    Bibliyografya :


    Lisânü'l-'Arab, "knt" md.; Buhâri, "Ezan", 126, 128, "Vitir", 7; Müslim, "Mesâcid", 294-308; İbn Mâce. "İkâme", 117-120,145; Ebû Dâ­vûd, "Vitir", 5, 10; Tirmİzİ, "Vitir", 10; Tahâvî, Şerhu Me'âni'l-âşar, I, 241-254; Ahmed b. Hü­seyin el-Beyhaki. es-Sünenü't-kübrâ, Haydara-bâd 1344, II, 197-214; Şîrâzî, el-Mühezzeb, I, 90; Kâsânî, Seda1/', II, 691-695; İbn Rûşd. Bidâ-yetü'l-müctehid, Kahire 1975,1, 141, 218; İb-nü'l-Esîr. en-Nihâye, IV, 111; İbn Kudâme, el-Muğnİ, I, 784-788; Nevevî, el-Mecmû\ III, 492-507; a.mlf., Şerhu Müslim, V. 176-181; İbn Kay­yim el-Cevziyye, Zâdü'l-me'âd, Kuveyt 1979, I, 271-285; İbn Hacer. Fethu't-bârî, Bulak 1300, II, 407-409; İbnü'l-Hümâm. Fethu'l-kadîr{Ru-lak), I, 304-310; Bedreddin el-Aynî, ıUmdetü'l-kârî, Beyrut, ts., VI, 73-74; VII, 16-24; Şemsed-din er-Remlî, Nihayetü'l-muhtâc, Kahire 1386/ 1967, 1, 502-509; 11, 115-116; Muhammed b. Ahmed ed-DesûKİ, Haşiye 'ale'ş-Şerfri't-kebîr, Kahire 1328,1, 248-249; Şevkânî, Neytü't-eutâr, II, 384-391; İbnkbiOin, Reddü'l-muhtâr, 1,447-451; A. J. Wensinck, "Kunûf, lA, VI, 991-992.Muhsin Koçak

    KAYNAK: Türkiye diyanet vakfı islam ansiklopedisi: Kunut maddesi


  4. 25.Ekim.2010, 22:28
    2
    Administrator



    KUNUT


    Namazda dua anlamında bir fıkıh terimi.
    Sözlükte "İtaat etmek, huşu üzere bu­lunmak, ibadet yapmak, ayakta durmak" gibi mânalara gelen kunût kelimesinin bazı âyetlerle [589] hadisler­de [590] sözlük anlamlan çerçevesinde kullanıldığı görülmektedir. Fıkıh terimi olarak "taatte bulunmak, dua etmek ve herhangi bir serden kurtulmak ya da hayrı elde etmek için namazda Allah'a sığınmak" demektir.
    Hz. Peygamber'in çeşitli vesilelerle ku-nut yaptığı sahih hadislerle sabit olduğu için [591] kunutun meşruluğu konusun­da görüş birliği içinde bulunan mezhep­ler kunutun hükmü ve hangi namazlarda, namazın neresinde dua edileceği gibi hu­suslarda ihtilâf etmiştir. Ebû Hanîfe ku­nutun vacip olduğunu söylerken arala­rında iki öğrencisi Ebû Yûsuf ile Muham-med'İn de bulunduğu çoğunluk sünnet olduğu görüşündedir. Hanefîler'e ve Han-belîler'e göre kunutun yeri vitir namazı­nın son rek'atı, Şâfiîler'e göre sabah na­mazının farzının son rek'ab ile ramazan ayının İkinci yarısındaki vitir namazlarının son rek'atı, Mâlikîler'e göre ise sadece sa­bah namazının farzının son rek'atıdır. Ay­rıca Hanefîler'e göre kunut rükûdan ön­ce yapılırken Şâfiîler'e ve Hanbelîler'e gö­re rükûdan sonra yapılır. Mâlikîler'e göre ise rükûdan önce yapılması daha faziletli olmakla birlikte sonra yapılmasında da bir sakınca yoktur.
    Kunut duası olarak herhangi bir dua­nın okunması yeterli görülmekle birlikte Hanefîler ve Mâlikîler Hz. Ömer'den riva­yet edilen [592] dualarını, Şâfiîler ve Han-belîler de Hz. Ali'den rivayet edilen [593] du­asını okumayı tercih etmişlerdir.
    Hanefî ve Mâlikîler'e göre yalnız başına kılınan namazlarda gizli olarak okunan kunut duası cemaatle kılınan namazlarda hem imam hem de cemaat tarafından yine gizli olarak okunur. Şâfiîler ve Hanbe-lîler'de ise cemaatle kılınan namazlarda imam kunutu açık olarak okur, cemaat de açıktan âmin der; herhangi bir sebep­le imamın sesini duyamayanlar gizlice kunutta bulunurlar. Diğer taraftan Şâfiî­ler ve Hanbelîler kunutta ellerin göğüs hizasına kadar kaldırılmasını da sünnet saymışlardır. Ayrıca Hanbelîler kunuttan sonra ellerini yüzlerine sürerler.
    Kıtlık, salgın hastalık, düşman saldırısı gibi umumi felâket zamanlarında da ku­nut duası okunması fakihlerin çoğuna gö­re meşrudur. Hatta bazı fakihler kunutun sadece böyle zamanlara mahsus olduğu­nu söylemekte, İbn Kayyim el-Cevziyye [594] ve Şevkânî de [595] bu görüşü tercih et­mektedir. Bu gibi durumlarda kunutun hangi namazlarda ve nerede okunacağı da tartışılmış, Hanefî ve Hanbelîler sabah namazının farzının ikinci rek'atında, Şâfi­îler ise bütün farz namazların son rek'a­tında rükûdan sonra yapılacağına hük­metmişlerdir.
    ______________________
    [589] el-Bakara 2/116, 238; Âl-i İmrân 3/17, 43; en-Nisâ 4/34; en-Nahl 16/ 120; er-RÛm 30/26; el-Ahzâb 33/31, 35; ez-Zümer 39/9; et-Tahrîm 66/5, 12

    [590] İbnü'1-Esîr, IV, 111

    [591] Buhar!, "Vitir", 7; Müslim, "Mesâcid", 294-308

    [592] Allahümme innâ neste'înü-ke ..." ve "Allahümme İyyâke na'büdü ...", Tahâvî, 1, 249

    [593] Al-lahümmehdinî fi men hedeyte ..."; Ebû Dâvûd, "Vitir", 5; Tirmizî. "Vitir", 10

    [594] Zâdü'l-me'âd, I, 273

    [595] Ney-tü 't-eutâr, 11.384-391



    Bibliyografya :


    Lisânü'l-'Arab, "knt" md.; Buhâri, "Ezan", 126, 128, "Vitir", 7; Müslim, "Mesâcid", 294-308; İbn Mâce. "İkâme", 117-120,145; Ebû Dâ­vûd, "Vitir", 5, 10; Tirmİzİ, "Vitir", 10; Tahâvî, Şerhu Me'âni'l-âşar, I, 241-254; Ahmed b. Hü­seyin el-Beyhaki. es-Sünenü't-kübrâ, Haydara-bâd 1344, II, 197-214; Şîrâzî, el-Mühezzeb, I, 90; Kâsânî, Seda1/', II, 691-695; İbn Rûşd. Bidâ-yetü'l-müctehid, Kahire 1975,1, 141, 218; İb-nü'l-Esîr. en-Nihâye, IV, 111; İbn Kudâme, el-Muğnİ, I, 784-788; Nevevî, el-Mecmû\ III, 492-507; a.mlf., Şerhu Müslim, V. 176-181; İbn Kay­yim el-Cevziyye, Zâdü'l-me'âd, Kuveyt 1979, I, 271-285; İbn Hacer. Fethu't-bârî, Bulak 1300, II, 407-409; İbnü'l-Hümâm. Fethu'l-kadîr{Ru-lak), I, 304-310; Bedreddin el-Aynî, ıUmdetü'l-kârî, Beyrut, ts., VI, 73-74; VII, 16-24; Şemsed-din er-Remlî, Nihayetü'l-muhtâc, Kahire 1386/ 1967, 1, 502-509; 11, 115-116; Muhammed b. Ahmed ed-DesûKİ, Haşiye 'ale'ş-Şerfri't-kebîr, Kahire 1328,1, 248-249; Şevkânî, Neytü't-eutâr, II, 384-391; İbnkbiOin, Reddü'l-muhtâr, 1,447-451; A. J. Wensinck, "Kunûf, lA, VI, 991-992.Muhsin Koçak

    KAYNAK: Türkiye diyanet vakfı islam ansiklopedisi: Kunut maddesi





+ Yorum Gönder