Konusunu Oylayın.: Fındık ve kestane zekatı ile ilgili bilgiler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Fındık ve kestane zekatı ile ilgili bilgiler
  1. 25.Ağustos.2010, 01:21
    1
    Misafir

    Fındık ve kestane zekatı ile ilgili bilgiler






    Fındık ve kestane zekatı ile ilgili bilgiler Mumsema Fındık ve kestane zekatı hakkında eğitici bilgiler istiyorum yardımcı olur musunuz ?


  2. 25.Ağustos.2010, 01:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 25.Ağustos.2010, 01:33
    2
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: Fındık ve kestane zekatı ile ilgili bilgiler




    Soru

    Fındıkta öşür miktarı onda bir mi yoksa yirmide bir mi? Masraflar düşüldükten sonra mı öşür hesaplanır?





    Cevap

    Değerli Kardeşimiz;
    Hanefi mezhebine göre, ot ve odunun dışında kalan bütün tarım ürünleri zekâta tabidir. İmameyne göre, bir mahsülün zekâta tâbi olabilmesi için çürümeden en az bir yıl kalabilecek vasıfta bulunması gerekir. Fakat Hanefi mezhebinde tercih edilen görüş birincisidir.

    Şafifî ve Mâlikî mezhebine göre ise, ancak bir yıl muhafaza edilip depolanabilen maddeler zekâta tâbidir. Hububattan arpa, buğday, mercimek, nohut, mısır, pirinç ve bakla gibi ürünler; meyvelerden sadece üzüm ve hurma. Bu mezheplere göre tâbii gıda sınıfına girmeyen fındık, fıstık ve ceviz gibi gıdalar zekâta tâbi değildir.

    Öşür için belli bir miktar yoktur. Mahsül az olsun, çok olsun içinden zekâtının çıkarılması gerekir. Bu İmam-ı Âzamın görüşüdür. Fakat İmameyne göre bir mahsülün zekâta tâbi olabilmesi için 5 vesk, günümüz ölçüsüyle 653 kilograma ulaşması gerekir. Bundan az bir mahsülün zekâtı verilmez.

    Hadis-i şerifte de belirtildiği gibi, eğer bir arazi yağmur, ırmak, dere suyu ile sulanıyorsa burada üretilen mahsülden onda bir zekât verilir. Fakat taşınarak ve motorgücü gibi belli bir emek ve masraf yapılarak sulanıyorsa bundan da yirmide bir nisbetinde zekât verilir. Bir arazi hem yağmur ve nehir suyu ile, hem de motor ve benzeri bir yolla sulandığı takdirde, hangisi ile daha fazla sulanıyorsa o esas alınır. Meselâ, yağmur suyu ile daha fazla sulanıyorsa onda bir, herhangi bir şekilde emek sarfedilerek sulanıyorsa yirmide bir nisbetinde zekâtı verilir.

    Öşrü verilecek mahsül elde edildikten sonra üzerinden bir yıl geçme gibi bir şart aranmamaktadır. Bir yıl içinde kaç kere mahsül alınıyorsa, her seferinde derlenip toplandığı vakitten itibaren zekâtının verilmesi gerekir.

    Mahsül için yapılan tohum, gübre ve işçi ücreti gibi masraflar dikkate alınmaz; öşür, masraflar çıkarılmadan önce tespit edilip ayrılır.

    Zeytin, ayçiçeği ve susam gibi ürünlerin öşrü verildikten sonra, ayrıca üretilen yağlarından öşür verilmez.

    İçinden öşrü çıkarılmamış olan hububatı ve meyveleri yememelidir. Çünkü içinde kul hakkı vardır. Ancak sonradan ödemek şartıyla yenen miktar hesap edilerek yemekte bir mahzur yoktur.

    Arazi belli bir ücret karşılığında ekilip biçilmek maksadıyla kiralanmışsa, elde edilen mahsülün öşrünü İmam-ı Âzama göre mal sahibi, İmameyne göre ise kiralayan verir. Fetva da bu görüşe göredir. Yani öşrü kiralayanın vermesi gerekir.

    1. Bakara Sûresi, 267.
    2. En’âm Sûresi, 141.
    3. Termizî, Zekât:14.
    4. El-Feteva’l-Hindiyye, 1:187.

    Mehmed Paksu İbadet Hayatımız-1
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  4. 25.Ağustos.2010, 01:33
    2
    Hüvel Baki..



    Soru

    Fındıkta öşür miktarı onda bir mi yoksa yirmide bir mi? Masraflar düşüldükten sonra mı öşür hesaplanır?





    Cevap

    Değerli Kardeşimiz;
    Hanefi mezhebine göre, ot ve odunun dışında kalan bütün tarım ürünleri zekâta tabidir. İmameyne göre, bir mahsülün zekâta tâbi olabilmesi için çürümeden en az bir yıl kalabilecek vasıfta bulunması gerekir. Fakat Hanefi mezhebinde tercih edilen görüş birincisidir.

    Şafifî ve Mâlikî mezhebine göre ise, ancak bir yıl muhafaza edilip depolanabilen maddeler zekâta tâbidir. Hububattan arpa, buğday, mercimek, nohut, mısır, pirinç ve bakla gibi ürünler; meyvelerden sadece üzüm ve hurma. Bu mezheplere göre tâbii gıda sınıfına girmeyen fındık, fıstık ve ceviz gibi gıdalar zekâta tâbi değildir.

    Öşür için belli bir miktar yoktur. Mahsül az olsun, çok olsun içinden zekâtının çıkarılması gerekir. Bu İmam-ı Âzamın görüşüdür. Fakat İmameyne göre bir mahsülün zekâta tâbi olabilmesi için 5 vesk, günümüz ölçüsüyle 653 kilograma ulaşması gerekir. Bundan az bir mahsülün zekâtı verilmez.

    Hadis-i şerifte de belirtildiği gibi, eğer bir arazi yağmur, ırmak, dere suyu ile sulanıyorsa burada üretilen mahsülden onda bir zekât verilir. Fakat taşınarak ve motorgücü gibi belli bir emek ve masraf yapılarak sulanıyorsa bundan da yirmide bir nisbetinde zekât verilir. Bir arazi hem yağmur ve nehir suyu ile, hem de motor ve benzeri bir yolla sulandığı takdirde, hangisi ile daha fazla sulanıyorsa o esas alınır. Meselâ, yağmur suyu ile daha fazla sulanıyorsa onda bir, herhangi bir şekilde emek sarfedilerek sulanıyorsa yirmide bir nisbetinde zekâtı verilir.

    Öşrü verilecek mahsül elde edildikten sonra üzerinden bir yıl geçme gibi bir şart aranmamaktadır. Bir yıl içinde kaç kere mahsül alınıyorsa, her seferinde derlenip toplandığı vakitten itibaren zekâtının verilmesi gerekir.

    Mahsül için yapılan tohum, gübre ve işçi ücreti gibi masraflar dikkate alınmaz; öşür, masraflar çıkarılmadan önce tespit edilip ayrılır.

    Zeytin, ayçiçeği ve susam gibi ürünlerin öşrü verildikten sonra, ayrıca üretilen yağlarından öşür verilmez.

    İçinden öşrü çıkarılmamış olan hububatı ve meyveleri yememelidir. Çünkü içinde kul hakkı vardır. Ancak sonradan ödemek şartıyla yenen miktar hesap edilerek yemekte bir mahzur yoktur.

    Arazi belli bir ücret karşılığında ekilip biçilmek maksadıyla kiralanmışsa, elde edilen mahsülün öşrünü İmam-ı Âzama göre mal sahibi, İmameyne göre ise kiralayan verir. Fetva da bu görüşe göredir. Yani öşrü kiralayanın vermesi gerekir.

    1. Bakara Sûresi, 267.
    2. En’âm Sûresi, 141.
    3. Termizî, Zekât:14.
    4. El-Feteva’l-Hindiyye, 1:187.

    Mehmed Paksu İbadet Hayatımız-1
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet







+ Yorum Gönder