Konusunu Oylayın.: Tefsirlerde geçen bilgiler ne kadar doğrudur? Tefsirlere güvenmeli miyiz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Tefsirlerde geçen bilgiler ne kadar doğrudur? Tefsirlere güvenmeli miyiz?
  1. 01.Haziran.2010, 09:42
    1
    Misafir

    Tefsirlerde geçen bilgiler ne kadar doğrudur? Tefsirlere güvenmeli miyiz?






    Tefsirlerde geçen bilgiler ne kadar doğrudur? Tefsirlere güvenmeli miyiz? Mumsema Tefsirlerde geçen bilgiler ne kadar doğrudur? Tefsirlere güvenmeli miyiz?


  2. 01.Haziran.2010, 09:42
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 01.Haziran.2010, 12:30
    2
    Hasret Rüzgarı
    mumine.com

    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2009
    Üye No: 46604
    Mesaj Sayısı: 235
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    --->: Tefsirlerde geçen bilgiler ne kadar doğrudur? Tefsirlere güvenmeli miyiz?




    Tefsirlerde geçen bilgiler ne kadar doğrudur? Tefsirlere güvenmeli miyiz?

    Tefsirlerin malzemesi genel olarak iki türlü değerlendirilebilir:

    Birinci derecedeki tefsir malzemesi, Kur’an’ın ayetlerini kısaca, Arapça dil kaidelerine uygun olarak açıklamaktır. İster dirayet ister rivayet tefsirleri olsun, bu konuda bazen –kelimelerin geniş kapsamından kaynaklanan- farklı manalar verilse bile hepsi de doğrudur. Bu konuda tefsirlerdeki yanlışlar çok enderdir. Bütün tefsirlerde bu malzeme kullanılmakla beraber, sadece bu malzemeyi kullanmakla yetinen Celaleyn tefsiri bu hususta bir örnek kabul edilebilir.


    İkinci derecede tefsir malzemesi ise, ayetin ifadesiyle doğrudan değil, dolaylı olarak ilişkisi olan, diğer ilimlerin varlığıdır. Tarih, coğrafya, astronomi, sosyoloji, jeoloji, jinekoloji ve benzeri ilim dallarına ait olan bilgiler, ilgili ayetin manasını pekiştirmeye yönelik olarak zikredilir. Bu konulardaki bilgilerin bir kısmı her asırda değiştiğine göre, o değişiklikler daha sonra bir hata olarak kabul edilebilir.


    Şunu unutmayalım ki, tefsir ilmiyle uğraşan müfessirler, İslam ümmetinde çok büyük değere sahip olmuş ilim adamlarıdır. Bunların verdiği bilgileri önce anlayıp anlamadığımıza iyi bakmalıyız.


    Bu alimleri ulu orta tenkit eden kimseler iki gruba ayrılır.


    Birinci grup, ikinci derecede olan bazı bilgilerin hatalı olduğunu görerek veya öyle algılayarak tefsirler konusunda tereddüde düşenlerdir.


    İkinci grup ise, İslam’ın temeline dinamit koymak isteyen oryantalist-meşrep bir kısım İslam düşmanlarıdır.


    Şunu unutmamak gerekir, bir bahçeye giren ve –orada gördüğü birkaç çürük elmadan dolayı- bahçenin bütün meyvelerinin çürük olduğuna karar verip hiçbir şeyin tadına bakmadan çıkıp giden kimsenin bu davranışına doğru demek mümkün değildir.


    Bu sebeple, Tefsir bahçesine girenler de –ister gerçekten bazı çürükler olsun, ister kendi kıt bilgilerinden dolayı öyle görmüş olsunlar- tefsirlerin tamamına hata nazarıyla bakan kimsenin bir tarafının problemli olduğunu kabul etmek zorundayız. Aksi takdirde her biri kendi çağında bir ilim yıldızı olarak görülmüş binlerce tefsir alimini ve bunları tasdik eden milyonlarca İslam alimini cahillikle suçlamak gerekir ki, böyle bir iddia cinnetten öte bir hastalıktır.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör



  4. 01.Haziran.2010, 12:30
    2
    mumine.com



    Tefsirlerde geçen bilgiler ne kadar doğrudur? Tefsirlere güvenmeli miyiz?

    Tefsirlerin malzemesi genel olarak iki türlü değerlendirilebilir:

    Birinci derecedeki tefsir malzemesi, Kur’an’ın ayetlerini kısaca, Arapça dil kaidelerine uygun olarak açıklamaktır. İster dirayet ister rivayet tefsirleri olsun, bu konuda bazen –kelimelerin geniş kapsamından kaynaklanan- farklı manalar verilse bile hepsi de doğrudur. Bu konuda tefsirlerdeki yanlışlar çok enderdir. Bütün tefsirlerde bu malzeme kullanılmakla beraber, sadece bu malzemeyi kullanmakla yetinen Celaleyn tefsiri bu hususta bir örnek kabul edilebilir.


    İkinci derecede tefsir malzemesi ise, ayetin ifadesiyle doğrudan değil, dolaylı olarak ilişkisi olan, diğer ilimlerin varlığıdır. Tarih, coğrafya, astronomi, sosyoloji, jeoloji, jinekoloji ve benzeri ilim dallarına ait olan bilgiler, ilgili ayetin manasını pekiştirmeye yönelik olarak zikredilir. Bu konulardaki bilgilerin bir kısmı her asırda değiştiğine göre, o değişiklikler daha sonra bir hata olarak kabul edilebilir.


    Şunu unutmayalım ki, tefsir ilmiyle uğraşan müfessirler, İslam ümmetinde çok büyük değere sahip olmuş ilim adamlarıdır. Bunların verdiği bilgileri önce anlayıp anlamadığımıza iyi bakmalıyız.


    Bu alimleri ulu orta tenkit eden kimseler iki gruba ayrılır.


    Birinci grup, ikinci derecede olan bazı bilgilerin hatalı olduğunu görerek veya öyle algılayarak tefsirler konusunda tereddüde düşenlerdir.


    İkinci grup ise, İslam’ın temeline dinamit koymak isteyen oryantalist-meşrep bir kısım İslam düşmanlarıdır.


    Şunu unutmamak gerekir, bir bahçeye giren ve –orada gördüğü birkaç çürük elmadan dolayı- bahçenin bütün meyvelerinin çürük olduğuna karar verip hiçbir şeyin tadına bakmadan çıkıp giden kimsenin bu davranışına doğru demek mümkün değildir.


    Bu sebeple, Tefsir bahçesine girenler de –ister gerçekten bazı çürükler olsun, ister kendi kıt bilgilerinden dolayı öyle görmüş olsunlar- tefsirlerin tamamına hata nazarıyla bakan kimsenin bir tarafının problemli olduğunu kabul etmek zorundayız. Aksi takdirde her biri kendi çağında bir ilim yıldızı olarak görülmüş binlerce tefsir alimini ve bunları tasdik eden milyonlarca İslam alimini cahillikle suçlamak gerekir ki, böyle bir iddia cinnetten öte bir hastalıktır.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör






+ Yorum Gönder