Konusunu Oylayın.: Hüdhüd-ü Süleymani (a.s.) hakkında bilgi verir misiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hüdhüd-ü Süleymani (a.s.) hakkında bilgi verir misiniz?
  1. 01.Mayıs.2010, 18:23
    1
    Misafir

    Hüdhüd-ü Süleymani (a.s.) hakkında bilgi verir misiniz?






    Hüdhüd-ü Süleymani (a.s.) hakkında bilgi verir misiniz? Mumsema Hz Süleyman ile hud hud kuşu hikayesi hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgiler paylaşabilir misiniz ?


  2. 01.Mayıs.2010, 18:23
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 17.Kasım.2013, 18:16
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,652
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Hz. Süleyman Ve Hüdhüd Kuşu kıssası




    Hz. Süleyman Ve Hüdhüd Kuşu kıssası


    Kur'an, Hz. Süleyman ve ordusunun karınca vadisine ge*lişlerini, karıncanın konuşması ve Hz. Süleyman'ın Rabbine şü*kür ve dua ile yönelmesini anlattıktan sonra, onun ordusunu teftişine ve hüdhüd kuşunun kayboluşu konusuna geçiyor.

    Böylece Hz. Süleyman'ın Sebe' kraliçesiyle ilgili olan kıs*sasının birinci tablosu açılmış oluyor. Bundan sonra olay, Kur’an’ın kıssa üslubuyla etkileyici bir tarzda aktarılıyor.

    "(Süleyman) kuşları denetledikten sonra dedi ki: 'Hüdhüdü neden göremiyorum? Yoksa kayıplardan mı oldu?Onu gerçekten şiddetli azapla cezalandıracağım, ya da onu boğazlayacağım veya o, bana apaçık olan isbatlayıcı bir de*lil getirmelidir." [268]

    Hz. Süleyman, insanlardan, cinlerden ve kuşlardan mey*dana gelen ordusunu teftiş ediyor, en küçük ayrıntıya varıncaya kadar hepsini gözden geçiriyor, ordusunun ne durumda olduğu*nu bilmek istiyordu.

    Bu denetmelerin birinde kuşları da araştırıyor fakat onla*rın arasında hüdhüd'ü göremiyor.

    Hüdhüd bir kuş cinsidir. Türkçe'de buna çavuş kuşu, ibi*bik kuşu, ya da kokar kuşu da denilir. Hüdhüd, kelimesi çavuş kuşunda isim, diğerlerinde ise bir özelliktir, kendi özelliğini ta*şıyan kuşların ortak ismidir. [269]

    Hz. Süleyman'ın hüdhüdü özellikle aradığına göre onun özel bir yeri ve görevi vardır. Sayısız kuşlardan herhangi biri de*ğildir. [270]



    [268] Neml: 27/20-21.

    [269] Elmalılı H. Yazır, H.D.K.Dili: 6/136.

    [270] Kaynaklar hüdhüd'ün Hz. Süleyman için su aramakla görevli olduğunu, bu konunun uzmanı olduğunu, yerin üzerindeki ve yerin altındaki su*lan tesbit edip peygamberine bildirdiğini söylüyorlar. Bir keresinde Hz. Süleyman, San'a tarafına gitmiş, su ihtiyacı olunca hüdhüd'ü aramış, bulamayınca da âyette geçenleri söylemiş. Bazılarına göre ise kuşlar Hz. Süleyman'a Güneşe karşı gölgelik yaparlardı. Bir keresinde hüdhüd'ün yeri boş kalmış, oradan Güneşin sıcaklığı gelince onun olmadığını veya nöbetini ihlâl ettiğini farketmiş ve araştırmaya başlamış. (Û. Zamahşerî, el-Keşşaf, 3/347, Taberi, el-C. Beyan, 19/89, Tarih, 1/345, F Razî, T. Kebir, 24/189, İbni Kesir, Muh. Tefsir, 2/688.)

    Bütün bunların doğru olduğunu isbat edebilmemiz mümkün değildir. Emrinde insanlar, cinler ve kuşlar olan Hz. Süleyman her birine bir görev vermiş olabilir. Ancak Kur'an bunların pek çoğunu söylemediği için biz de bilmiyoruz.

    Zamanımızda kimileri de burada geçen hüdhüd'ün bir kuş değil, Hz. Süleyman'ın ordusunda bir subay olduğunu söylerler. Böyle bir iddia Kur'an'ın açık âyetlerine ters olduğu gibi, peygamberlere verilen muci zeler hakkında şüphe uyandırmak kokusu taşımaktadır. Hz. Süleyman'a kuş dili öğretildiğini Kur'an söylüyor, insanlardan, cinlerden ve kuşlardan meydana gelen ordusu toplandı diyor. Sonra onun ordusunda bulunan kuşları teftiş ettiğini, ancak hüdhüd'ü bu denetme anında göremediğini söylüyor. Yani insan, cin ve kuş cinslerini ayrı ayrı belirtiliyor. Burada söz konusu edilen bir subay veya insandan asker olsay*dı Kur'an'da bunu hissettirecek bir işaret olurdu. Kaldıki âyetler Hz. Sü*leyman'ın emrine kuşların verildiği, onun kuşların dilini bildiği muci*zesini ön plana çıkarıyor. Hüdhüd isimli bir kuş, bir başka ülkeye gidi*yor, onları gözetliyor, onların ne yaptıklarını ve ne konuştuklarını anlı*yor, bunları Hz. Süleyman'a rapor ediyor. İşte bu bir mucizedir. Yoksa ordudan bir kimsenin bir başka ulusun dilini anlaması hiç bir olağanüs*tülük taşımamaktadır.

    Hz. Süleyman hüdhüd için, 'eğer açıklayıcı bir mazeret getirmezse onu boğazlayacağım' dedi. "Suç işleyen bir kimse-hak ediyorsa- öldürülür, asılır veya idama mahkum edilir. Hiç bir peygamber bir insan hakkın*da 'boğazlayacağım' demez, Kur'an da böyle bir sözü ALLAH'ın hoşnut*suzluğunu belirtmeden anlatmaz." (Mevdudî, Tefhim, 4/102-104)

    Hüseyin K. Ece, Hz. Süleyman, H. Ece Yayınları: 147-148.


  4. 17.Kasım.2013, 18:16
    2
    Moderatör



    Hz. Süleyman Ve Hüdhüd Kuşu kıssası


    Kur'an, Hz. Süleyman ve ordusunun karınca vadisine ge*lişlerini, karıncanın konuşması ve Hz. Süleyman'ın Rabbine şü*kür ve dua ile yönelmesini anlattıktan sonra, onun ordusunu teftişine ve hüdhüd kuşunun kayboluşu konusuna geçiyor.

    Böylece Hz. Süleyman'ın Sebe' kraliçesiyle ilgili olan kıs*sasının birinci tablosu açılmış oluyor. Bundan sonra olay, Kur’an’ın kıssa üslubuyla etkileyici bir tarzda aktarılıyor.

    "(Süleyman) kuşları denetledikten sonra dedi ki: 'Hüdhüdü neden göremiyorum? Yoksa kayıplardan mı oldu?Onu gerçekten şiddetli azapla cezalandıracağım, ya da onu boğazlayacağım veya o, bana apaçık olan isbatlayıcı bir de*lil getirmelidir." [268]

    Hz. Süleyman, insanlardan, cinlerden ve kuşlardan mey*dana gelen ordusunu teftiş ediyor, en küçük ayrıntıya varıncaya kadar hepsini gözden geçiriyor, ordusunun ne durumda olduğu*nu bilmek istiyordu.

    Bu denetmelerin birinde kuşları da araştırıyor fakat onla*rın arasında hüdhüd'ü göremiyor.

    Hüdhüd bir kuş cinsidir. Türkçe'de buna çavuş kuşu, ibi*bik kuşu, ya da kokar kuşu da denilir. Hüdhüd, kelimesi çavuş kuşunda isim, diğerlerinde ise bir özelliktir, kendi özelliğini ta*şıyan kuşların ortak ismidir. [269]

    Hz. Süleyman'ın hüdhüdü özellikle aradığına göre onun özel bir yeri ve görevi vardır. Sayısız kuşlardan herhangi biri de*ğildir. [270]



    [268] Neml: 27/20-21.

    [269] Elmalılı H. Yazır, H.D.K.Dili: 6/136.

    [270] Kaynaklar hüdhüd'ün Hz. Süleyman için su aramakla görevli olduğunu, bu konunun uzmanı olduğunu, yerin üzerindeki ve yerin altındaki su*lan tesbit edip peygamberine bildirdiğini söylüyorlar. Bir keresinde Hz. Süleyman, San'a tarafına gitmiş, su ihtiyacı olunca hüdhüd'ü aramış, bulamayınca da âyette geçenleri söylemiş. Bazılarına göre ise kuşlar Hz. Süleyman'a Güneşe karşı gölgelik yaparlardı. Bir keresinde hüdhüd'ün yeri boş kalmış, oradan Güneşin sıcaklığı gelince onun olmadığını veya nöbetini ihlâl ettiğini farketmiş ve araştırmaya başlamış. (Û. Zamahşerî, el-Keşşaf, 3/347, Taberi, el-C. Beyan, 19/89, Tarih, 1/345, F Razî, T. Kebir, 24/189, İbni Kesir, Muh. Tefsir, 2/688.)

    Bütün bunların doğru olduğunu isbat edebilmemiz mümkün değildir. Emrinde insanlar, cinler ve kuşlar olan Hz. Süleyman her birine bir görev vermiş olabilir. Ancak Kur'an bunların pek çoğunu söylemediği için biz de bilmiyoruz.

    Zamanımızda kimileri de burada geçen hüdhüd'ün bir kuş değil, Hz. Süleyman'ın ordusunda bir subay olduğunu söylerler. Böyle bir iddia Kur'an'ın açık âyetlerine ters olduğu gibi, peygamberlere verilen muci zeler hakkında şüphe uyandırmak kokusu taşımaktadır. Hz. Süleyman'a kuş dili öğretildiğini Kur'an söylüyor, insanlardan, cinlerden ve kuşlardan meydana gelen ordusu toplandı diyor. Sonra onun ordusunda bulunan kuşları teftiş ettiğini, ancak hüdhüd'ü bu denetme anında göremediğini söylüyor. Yani insan, cin ve kuş cinslerini ayrı ayrı belirtiliyor. Burada söz konusu edilen bir subay veya insandan asker olsay*dı Kur'an'da bunu hissettirecek bir işaret olurdu. Kaldıki âyetler Hz. Sü*leyman'ın emrine kuşların verildiği, onun kuşların dilini bildiği muci*zesini ön plana çıkarıyor. Hüdhüd isimli bir kuş, bir başka ülkeye gidi*yor, onları gözetliyor, onların ne yaptıklarını ve ne konuştuklarını anlı*yor, bunları Hz. Süleyman'a rapor ediyor. İşte bu bir mucizedir. Yoksa ordudan bir kimsenin bir başka ulusun dilini anlaması hiç bir olağanüs*tülük taşımamaktadır.

    Hz. Süleyman hüdhüd için, 'eğer açıklayıcı bir mazeret getirmezse onu boğazlayacağım' dedi. "Suç işleyen bir kimse-hak ediyorsa- öldürülür, asılır veya idama mahkum edilir. Hiç bir peygamber bir insan hakkın*da 'boğazlayacağım' demez, Kur'an da böyle bir sözü ALLAH'ın hoşnut*suzluğunu belirtmeden anlatmaz." (Mevdudî, Tefhim, 4/102-104)

    Hüseyin K. Ece, Hz. Süleyman, H. Ece Yayınları: 147-148.





+ Yorum Gönder