Konusunu Oylayın.: Farklı Ülke Çocukları İle İlgili Bilgi Yardım

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 6 kişi
Farklı Ülke Çocukları İle İlgili Bilgi Yardım
  1. 14.Nisan.2010, 23:41
    1
    Misafir

    Farklı Ülke Çocukları İle İlgili Bilgi Yardım






    Farklı Ülke Çocukları İle İlgili Bilgi Yardım Mumsema Farklı Ülke Çocukları İle İlgili Bilgilere ihtiyacım var bana farklı ülke çocukları hakkında bilgilerle yardımcı olur musunuz ?


  2. 14.Nisan.2010, 23:41
    1
    Yardım123 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardım123
    Misafir



  3. 19.Kasım.2013, 10:10
    2
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    farklı ülke çoçukların giyim beslenme ve oyun tarzı




    YUNANLI ÇOCUKLAR SİRTAKİ DENİLEN BİR OYUN OYNALARMIŞ.
    Sirtaki günümüz Yunan kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelen Sirtaki dansı Bizans döneminde İstanbul'da oynanan Hasapiko Argo dansından doğmuştur. Hasapiko ağırlıklı olarak İstanbul'un Fener ve Balat semtlerinde, kasap loncaları arasında doğdu ve 1900'lü yılların başına kadar kasap loncalarında popülerliğini korudu.



    BÜYÜK FENER OYUNU
    Japonya
    Japon çocukların en sevdiği oyunlardan biri büyük fener adını taşır. Bu şaşırtmacalı oyunda oyuncular çember oluşturacak şekilde yere oturur. Oyun bir oyuncunun ellerini birbirine yaklaştırarak “Büyük fener” demesiyle başlar. Yanındaki oyuncu ellerini açarak “Küçük fener” der ve oyun bu şekilde devam eder. Hızlı oynandığında daha da eğlenceli hale gelen bu oyunda yanlış yaparak sırayı bozan oyundan çıkarılır.



    ZIPLAMAK SERBEST
    İngiltere

    Ladder jump adlı oyun İngiliz çocuklar arasında çok popülerdir. Üç ya da dörderli gruplara ayrılan çocukların her biri bir numara alır. Her takımın bir numaralı oyuncusu başlama çizgisine gelir ve iki ayağını birbirine bitiştirerek en uzak mesafeye sıçrar. Daha sonra iki numaralı oyuncu bir numaralı oyuncunun bıraktığı ayak izlerini başlangıç noktası alarak aynı şekilde sıçrar. Gruptaki herkes bir kere sıçradıktan sonra ayak izlerini başlangıç noktasından en uzağa taşıyan grup oyunu kazanır.

    ÇOCUK EĞİTİMİNDE ANNE-BABAYA ÖNERİLER


    Gençlerin toplum içinde bize yaşattıkları olumsuzlukları gördükçe herkesin bu gençlerin ana-babalarını suçladıklarını görürsünüz. Hepimiz su sözleri hep duyarız: Anne-babaları bu çocuklara hiç mi terbiye vermemiş? Bunların ailesi hiç mi ilgilenmiyor bun.arla, böyle sorumsuzca çocuk yetiştirilir mi hiç? Hep aile suçludur. Eğer onlar çocuklarına yeterli ve mükemmel eğitim verselerdi çocuklar böyle mi olurdu? Ah şu aileler yok mu, "saldım çayıra, mevlam kayıra" usulüyle hiç çocuk mu yetiştirilir? Evet okulda yöneticiler ve eğitimciler onları suçlar, politikacılar onları suçlar, kanun uygulayıcıları onları suçlarlar. Hep anne-babalar suçlanır. Suçlamak kolaydır önemli olan çözüm getirmektir. Anne-babalar suçlanıyor ama onların karşılaştıkları problemlerde onlara kim yardımcı olacak. Onlar neyi yanlış yaptıklarını, nasıl yapmaları gerektiğini nereden öğrenecekler.



    " Karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak." Konfiçyus



    Maalesef anne-babalar suçlanır ama eğitilmez. Her yıl milyonlarca genç çift, en zor meslek sayılan anne-babalığı üstlenir. Tümüyle aciz ve çaresiz bir bebekten, katılımcı, üretici, iş birliğini ve insanlara yardımı seven, vatanı için çalışmaya azimli insanlar yetiştirme sorumluluğunu yüklenir. Bundan daha zor ve özveri isteyen bir meslek var mıdır? Kaç anne-baba bu meslek için eğitilmiştir? Şu an çalıştığımız işlerimizi yapabilme adına her birimiz bir eğitimden geçmişizdir. Dört, beş yıllık fakülteleri bitirmeden hiçbir işin sertifikasını bizlere veremiyorlar ama anne-baba olma sertifikası almadan çocuklar yetiştiriyoruz bunun sorumluluğunu kim taşıyacak, yalnızca anne-babalar mı?



    Bu gün ergenlik çağına gelen binlerce genç kendilerine göre geçerli nedenler yüzünden anne-babalarını "işten atmışlardır". "Annem-babam benim yaşımdaki gençleri anlamıyor." "Her gece eve döndüğümde konferans dinlemekten bıktım." "Anne-babama hiçbir şey anlatmam. Anlatsam da anlamıyorlar." "Keşke annem-babam beni rahat bıraksa."

    "En kısa zamanda evden ayrılacağım. Her konuda sürekli başımın etini yemelerine dayanamıyorum."

    Bu çocukların anne-babaları, dile getirdikleri aşağıdaki sözcüklerle
    çocukları tarafından "işten kovulduklarının" farkına vardıklarını
    göstermişlerdir, artık onlar üzerinde tesir güçleri kalmamıştır.


  4. 19.Kasım.2013, 10:10
    2
    Üye



    YUNANLI ÇOCUKLAR SİRTAKİ DENİLEN BİR OYUN OYNALARMIŞ.
    Sirtaki günümüz Yunan kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelen Sirtaki dansı Bizans döneminde İstanbul'da oynanan Hasapiko Argo dansından doğmuştur. Hasapiko ağırlıklı olarak İstanbul'un Fener ve Balat semtlerinde, kasap loncaları arasında doğdu ve 1900'lü yılların başına kadar kasap loncalarında popülerliğini korudu.



    BÜYÜK FENER OYUNU
    Japonya
    Japon çocukların en sevdiği oyunlardan biri büyük fener adını taşır. Bu şaşırtmacalı oyunda oyuncular çember oluşturacak şekilde yere oturur. Oyun bir oyuncunun ellerini birbirine yaklaştırarak “Büyük fener” demesiyle başlar. Yanındaki oyuncu ellerini açarak “Küçük fener” der ve oyun bu şekilde devam eder. Hızlı oynandığında daha da eğlenceli hale gelen bu oyunda yanlış yaparak sırayı bozan oyundan çıkarılır.



    ZIPLAMAK SERBEST
    İngiltere

    Ladder jump adlı oyun İngiliz çocuklar arasında çok popülerdir. Üç ya da dörderli gruplara ayrılan çocukların her biri bir numara alır. Her takımın bir numaralı oyuncusu başlama çizgisine gelir ve iki ayağını birbirine bitiştirerek en uzak mesafeye sıçrar. Daha sonra iki numaralı oyuncu bir numaralı oyuncunun bıraktığı ayak izlerini başlangıç noktası alarak aynı şekilde sıçrar. Gruptaki herkes bir kere sıçradıktan sonra ayak izlerini başlangıç noktasından en uzağa taşıyan grup oyunu kazanır.

    ÇOCUK EĞİTİMİNDE ANNE-BABAYA ÖNERİLER


    Gençlerin toplum içinde bize yaşattıkları olumsuzlukları gördükçe herkesin bu gençlerin ana-babalarını suçladıklarını görürsünüz. Hepimiz su sözleri hep duyarız: Anne-babaları bu çocuklara hiç mi terbiye vermemiş? Bunların ailesi hiç mi ilgilenmiyor bun.arla, böyle sorumsuzca çocuk yetiştirilir mi hiç? Hep aile suçludur. Eğer onlar çocuklarına yeterli ve mükemmel eğitim verselerdi çocuklar böyle mi olurdu? Ah şu aileler yok mu, "saldım çayıra, mevlam kayıra" usulüyle hiç çocuk mu yetiştirilir? Evet okulda yöneticiler ve eğitimciler onları suçlar, politikacılar onları suçlar, kanun uygulayıcıları onları suçlarlar. Hep anne-babalar suçlanır. Suçlamak kolaydır önemli olan çözüm getirmektir. Anne-babalar suçlanıyor ama onların karşılaştıkları problemlerde onlara kim yardımcı olacak. Onlar neyi yanlış yaptıklarını, nasıl yapmaları gerektiğini nereden öğrenecekler.



    " Karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak." Konfiçyus



    Maalesef anne-babalar suçlanır ama eğitilmez. Her yıl milyonlarca genç çift, en zor meslek sayılan anne-babalığı üstlenir. Tümüyle aciz ve çaresiz bir bebekten, katılımcı, üretici, iş birliğini ve insanlara yardımı seven, vatanı için çalışmaya azimli insanlar yetiştirme sorumluluğunu yüklenir. Bundan daha zor ve özveri isteyen bir meslek var mıdır? Kaç anne-baba bu meslek için eğitilmiştir? Şu an çalıştığımız işlerimizi yapabilme adına her birimiz bir eğitimden geçmişizdir. Dört, beş yıllık fakülteleri bitirmeden hiçbir işin sertifikasını bizlere veremiyorlar ama anne-baba olma sertifikası almadan çocuklar yetiştiriyoruz bunun sorumluluğunu kim taşıyacak, yalnızca anne-babalar mı?



    Bu gün ergenlik çağına gelen binlerce genç kendilerine göre geçerli nedenler yüzünden anne-babalarını "işten atmışlardır". "Annem-babam benim yaşımdaki gençleri anlamıyor." "Her gece eve döndüğümde konferans dinlemekten bıktım." "Anne-babama hiçbir şey anlatmam. Anlatsam da anlamıyorlar." "Keşke annem-babam beni rahat bıraksa."

    "En kısa zamanda evden ayrılacağım. Her konuda sürekli başımın etini yemelerine dayanamıyorum."

    Bu çocukların anne-babaları, dile getirdikleri aşağıdaki sözcüklerle
    çocukları tarafından "işten kovulduklarının" farkına vardıklarını
    göstermişlerdir, artık onlar üzerinde tesir güçleri kalmamıştır.





+ Yorum Gönder