Konusunu Oylayın.: İyiliği emretmek ile ilgili bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İyiliği emretmek ile ilgili bilgi
  1. 10.Ocak.2010, 13:09
    1
    Misafir

    İyiliği emretmek ile ilgili bilgi






    İyiliği emretmek ile ilgili bilgi Mumsema İyiliği emretmek ile ilgili bilgi kısaca bilgiler İyiliği emretmek hakkında eğitici bir yazı paylaşabilir misiniz ?


  2. 10.Ocak.2010, 13:09
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 11.Ocak.2010, 05:34
    2
    İsrâ
    İsrâ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Ekim.2009
    Üye No: 59972
    Mesaj Sayısı: 1,575
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Almanya

    --->: İyiliği emretmek ile ilgili bilgi




    İyiliği Emretmek / Kötülüğü Menetmek

    Bismillahirrahmanirrahiym.

    “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun.İşte onlar,kurtuluşa erenlerdir.” Al-i İmran (3/104) Yüce Allah (cc) biz insanlara ne güzel yol gösteriyor. Bizim “Alucra.com” yayınlarında yöre insanımıza “tavsiyeler” halinde yazı yazmamı isteyince kabul ettim. Allah izin verirse, elimden geldiği kadar ve anlaşılır şekilde yazmaya çalışacağım. Bu yazımıza “Besmele” ile başladık, inşallah devam ederiz.


    Yukardaki ayet dinimizin çok önemli bir farzını bize emrediyor. Yüce Allah diyor-ki ; “Ey kullarım yeryüzünde yaşarken, içinizden ilim ve bilgi sahibi olanlar: EMR BİLMA’RUF NEHY ANİLMÜNKER farzını(borcunu) yerine getirsin” diyor. Bizde bu emre uyarak; 60 yıllık hafız, imam,hatip ve hocalık hayatımızın sonbaharında kalemi elimize aldık.İyiliği emretmek ve kötülükten alıkoymak konusunda Peygamber Efendimiz (s) de bize yol göstermiş; << İçinizden biri kötü ve yanlış olan bir şey (münker) gördüğü zaman onu eliyle değiştirsin. Eğer buna gücü yetmiyorsa sözle uyarsın. Eğer buna da gücü yetmiyorsa kalbinden buğzetsin. Ancak bu sonuncusu imanın en zayıfıdır.>> Hadis-i şerif (Müslim, İman 78)


    Bu şekilde birçok sahih (doğru) hadis var.Bu hadislerden anlaşılan bir gerçek var ki; o da iyiliği emretmek ve kötülüğü menetmek “İMAN” dandır. İyi ve doğru olan “ma’ruf”, kötü ve yanlış olan ise “münker” demektir. Dinimizde bu görev özellikle âlimlere (ilim adamlarına) kesin farzdır. Bilgisi az olanlar ve halk için nafiledir. İlim adamları peygamberlerin varisleridir, onlar “bana ne” diyemezler, yoksa toplum düzeni bozulur. Devlet her insanın başına bir nöbetçi dikemez, toplum kendi kendini terbiye ederek yönetime yardımcı olmalıdır. Alimler ellerinden geldiği kadar içinde yaşadıkları toplumun idarecilerini uyarmakla mükelleftir (yükümlüdür). Bu yükümlülüklerini erteleyemez, başkasına devredemez ve vekâlet veremezler. Âlime yüklenilen bu sorumluluk her zaman ve her yerde, fakat usulüne uygun şekilde yerine getirilmelidir. Tekrar ediyorum : “İYİ VE DOĞRU OLANI EMRETMEK, KÖTÜ VE YANLIŞ OLANI MENETMEK HER İLİM SAHİBİNİN VAZİFESİDİR.” Vazifemizi yapalım, yapana yardım edelim.


    Yöneticilere karşı görevini yerine getirmeyen her alim; onların “zulüm”, “eziyet”,“hak gaspı”, “eza”, “cefa”, “melanet” ve “her türlü adaletsizlik” gibi hallerine ve yaptıklarına ortak olur. Burada unutulmaması gereken husus emr bilma’ruf, nehy anilmünker aynı zamanda “farz bir ibadettir”.Bu ibadet halka karşı yapıldığı gibi, yöneticilere de karşı yapılır. Cahil ve güçsüz halk tabakalarına karşı yapmak kolaydır. Asıl olan ise güçlü ve “zalim yöneticilere” karşı yapılandır.


    Allah birdir, başka ilah yoktur. Bütün dinler “İslam”dır. Gelmiş geçmiş peygamberler ve kitaplar aynı Allah’tan gelmiştir. Son peygamber “Hz.Muhammed (s)”, son kitap “Kur’an”dır. Böylece insanlar tarafından bozulan kitaplar ve dinler düzeltilmiştir. Daha peygamber ve kitap gelmeyecektir. Hz.İsa ve Mehdi gelecek sözlerini ciddiye alıp, inanmayın. Hiçbir doğru kaynakta ve Kur’an’da delil yoktur.


    Bunlar İslam dinini yok etmek isteyen “ Hırıstiyan misyonerlerin ve onların yerli temsilcileri cahil, gafil ve satılmışların tuzaklarıdır. Bu tuzaklara düşmeyelim !”

    Yukardaki bölümde “mar’uf” u yerine getirdik. Bu tavır 60 yıllık bilgi birikiminin bendenize verdiği sorumluluktur, bunu yerine getirmem lazım. Değerli dostum İhsan Tekoğlu’nun söyleyip yazdığı gibi; << Anlayacağız, Anlatacağız ve Anlaşacağız >> diyorum. Bakınız Allah ne diyor ; <<...Bugün size dininizi ikmal ettim (tamamladım),üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak “İSLAM”ı beğendim...>>Maide (5/3) Şimdi elimizde böyle bir kitap (Kur’an) var,son peygamberin yolu(sünnet) var ve tamamlanmış din (İslam) var,daha ne istiyoruz ?Aklı,iradeyi kullanarak kitabı ve sün-neti artık anlayalım ve yaşayalım.İstiklal marşımızın şairi Mehmet Akif bu işi,bu inceliği ve bu ihtiyacı gör-müş,bakın ne demiş ; << Doğrudan doğruya Kur’an’dan alarak ilhamı,/Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı >>

    Söz açık ve nettir, artık kendimizi yenileyelim. Eskimiş kurumlarımızı gözden geçirelim ve çağın(zamanımızın) anlayışına uygun hale getirelim ve yaşayalım.

    Bu ilkyazımızda İslam’ın beş şartı diye bilinen kurallar kadar önemli bir farzı kısaca açıklamaya çalıştım. Aynı konuya devam edeceğim.(inşallah) “İstanbul Bereketzade Kurumu”nun ilim, eğitim, burs ve sosyal çalışmalarını “Yöremize ve bizim ALUCRA’ya açmayı düşünüyorum. İnşallah nasip olur ve destek görürüz.”


    “Bereketzade’den Tavsiyeler” yazı dizimizde her zaman olduğu gibi siyasi parti, iktidar, muhalefet, şahıs ve gruplar adına değil, yalnız ve yalnız “Hak ve Hakikat” adına yazacağız. Güçlüden yana değil, ezilenden ve “hakkı yenenden” yana olacağız. Aslında “Emr bilma’ruf ve nehy anilmünker/ İyiliği emretmek ve kötülüğü menetmek”te budur.


    Sözümüzü Yüce Allah’ın iktidar ve sorumluluk verdiği yöneticileri nasıl uyardığını örnek göstererek bitirelim; <<Onlar ki, kendilerine yeryüzünde “iktidar” verdiğimiz takdirde, namazı kılarlar, zekatı verirler,iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar. İşlerin sonucu Allah’a aittir.>> Hacc (22/41)


    Yöremiz (Alucra, Çamoluk ve Ş.Karahisar) insanına selam ve sevgiler sunarım.

    Allahaısmarladık.



    Kasım Yağcıoğlu


  4. 11.Ocak.2010, 05:34
    2
    İsrâ



    İyiliği Emretmek / Kötülüğü Menetmek

    Bismillahirrahmanirrahiym.

    “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun.İşte onlar,kurtuluşa erenlerdir.” Al-i İmran (3/104) Yüce Allah (cc) biz insanlara ne güzel yol gösteriyor. Bizim “Alucra.com” yayınlarında yöre insanımıza “tavsiyeler” halinde yazı yazmamı isteyince kabul ettim. Allah izin verirse, elimden geldiği kadar ve anlaşılır şekilde yazmaya çalışacağım. Bu yazımıza “Besmele” ile başladık, inşallah devam ederiz.


    Yukardaki ayet dinimizin çok önemli bir farzını bize emrediyor. Yüce Allah diyor-ki ; “Ey kullarım yeryüzünde yaşarken, içinizden ilim ve bilgi sahibi olanlar: EMR BİLMA’RUF NEHY ANİLMÜNKER farzını(borcunu) yerine getirsin” diyor. Bizde bu emre uyarak; 60 yıllık hafız, imam,hatip ve hocalık hayatımızın sonbaharında kalemi elimize aldık.İyiliği emretmek ve kötülükten alıkoymak konusunda Peygamber Efendimiz (s) de bize yol göstermiş; << İçinizden biri kötü ve yanlış olan bir şey (münker) gördüğü zaman onu eliyle değiştirsin. Eğer buna gücü yetmiyorsa sözle uyarsın. Eğer buna da gücü yetmiyorsa kalbinden buğzetsin. Ancak bu sonuncusu imanın en zayıfıdır.>> Hadis-i şerif (Müslim, İman 78)


    Bu şekilde birçok sahih (doğru) hadis var.Bu hadislerden anlaşılan bir gerçek var ki; o da iyiliği emretmek ve kötülüğü menetmek “İMAN” dandır. İyi ve doğru olan “ma’ruf”, kötü ve yanlış olan ise “münker” demektir. Dinimizde bu görev özellikle âlimlere (ilim adamlarına) kesin farzdır. Bilgisi az olanlar ve halk için nafiledir. İlim adamları peygamberlerin varisleridir, onlar “bana ne” diyemezler, yoksa toplum düzeni bozulur. Devlet her insanın başına bir nöbetçi dikemez, toplum kendi kendini terbiye ederek yönetime yardımcı olmalıdır. Alimler ellerinden geldiği kadar içinde yaşadıkları toplumun idarecilerini uyarmakla mükelleftir (yükümlüdür). Bu yükümlülüklerini erteleyemez, başkasına devredemez ve vekâlet veremezler. Âlime yüklenilen bu sorumluluk her zaman ve her yerde, fakat usulüne uygun şekilde yerine getirilmelidir. Tekrar ediyorum : “İYİ VE DOĞRU OLANI EMRETMEK, KÖTÜ VE YANLIŞ OLANI MENETMEK HER İLİM SAHİBİNİN VAZİFESİDİR.” Vazifemizi yapalım, yapana yardım edelim.


    Yöneticilere karşı görevini yerine getirmeyen her alim; onların “zulüm”, “eziyet”,“hak gaspı”, “eza”, “cefa”, “melanet” ve “her türlü adaletsizlik” gibi hallerine ve yaptıklarına ortak olur. Burada unutulmaması gereken husus emr bilma’ruf, nehy anilmünker aynı zamanda “farz bir ibadettir”.Bu ibadet halka karşı yapıldığı gibi, yöneticilere de karşı yapılır. Cahil ve güçsüz halk tabakalarına karşı yapmak kolaydır. Asıl olan ise güçlü ve “zalim yöneticilere” karşı yapılandır.


    Allah birdir, başka ilah yoktur. Bütün dinler “İslam”dır. Gelmiş geçmiş peygamberler ve kitaplar aynı Allah’tan gelmiştir. Son peygamber “Hz.Muhammed (s)”, son kitap “Kur’an”dır. Böylece insanlar tarafından bozulan kitaplar ve dinler düzeltilmiştir. Daha peygamber ve kitap gelmeyecektir. Hz.İsa ve Mehdi gelecek sözlerini ciddiye alıp, inanmayın. Hiçbir doğru kaynakta ve Kur’an’da delil yoktur.


    Bunlar İslam dinini yok etmek isteyen “ Hırıstiyan misyonerlerin ve onların yerli temsilcileri cahil, gafil ve satılmışların tuzaklarıdır. Bu tuzaklara düşmeyelim !”

    Yukardaki bölümde “mar’uf” u yerine getirdik. Bu tavır 60 yıllık bilgi birikiminin bendenize verdiği sorumluluktur, bunu yerine getirmem lazım. Değerli dostum İhsan Tekoğlu’nun söyleyip yazdığı gibi; << Anlayacağız, Anlatacağız ve Anlaşacağız >> diyorum. Bakınız Allah ne diyor ; <<...Bugün size dininizi ikmal ettim (tamamladım),üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak “İSLAM”ı beğendim...>>Maide (5/3) Şimdi elimizde böyle bir kitap (Kur’an) var,son peygamberin yolu(sünnet) var ve tamamlanmış din (İslam) var,daha ne istiyoruz ?Aklı,iradeyi kullanarak kitabı ve sün-neti artık anlayalım ve yaşayalım.İstiklal marşımızın şairi Mehmet Akif bu işi,bu inceliği ve bu ihtiyacı gör-müş,bakın ne demiş ; << Doğrudan doğruya Kur’an’dan alarak ilhamı,/Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı >>

    Söz açık ve nettir, artık kendimizi yenileyelim. Eskimiş kurumlarımızı gözden geçirelim ve çağın(zamanımızın) anlayışına uygun hale getirelim ve yaşayalım.

    Bu ilkyazımızda İslam’ın beş şartı diye bilinen kurallar kadar önemli bir farzı kısaca açıklamaya çalıştım. Aynı konuya devam edeceğim.(inşallah) “İstanbul Bereketzade Kurumu”nun ilim, eğitim, burs ve sosyal çalışmalarını “Yöremize ve bizim ALUCRA’ya açmayı düşünüyorum. İnşallah nasip olur ve destek görürüz.”


    “Bereketzade’den Tavsiyeler” yazı dizimizde her zaman olduğu gibi siyasi parti, iktidar, muhalefet, şahıs ve gruplar adına değil, yalnız ve yalnız “Hak ve Hakikat” adına yazacağız. Güçlüden yana değil, ezilenden ve “hakkı yenenden” yana olacağız. Aslında “Emr bilma’ruf ve nehy anilmünker/ İyiliği emretmek ve kötülüğü menetmek”te budur.


    Sözümüzü Yüce Allah’ın iktidar ve sorumluluk verdiği yöneticileri nasıl uyardığını örnek göstererek bitirelim; <<Onlar ki, kendilerine yeryüzünde “iktidar” verdiğimiz takdirde, namazı kılarlar, zekatı verirler,iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar. İşlerin sonucu Allah’a aittir.>> Hacc (22/41)


    Yöremiz (Alucra, Çamoluk ve Ş.Karahisar) insanına selam ve sevgiler sunarım.

    Allahaısmarladık.



    Kasım Yağcıoğlu





+ Yorum Gönder