Konusunu Oylayın.: Kur'anı Kerim'in harekelenmesi hakkında bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kur'anı Kerim'in harekelenmesi hakkında bilgi
  1. 24.Aralık.2009, 14:26
    1
    Misafir

    Kur'anı Kerim'in harekelenmesi hakkında bilgi






    Kur'anı Kerim'in harekelenmesi hakkında bilgi Mumsema Kur'anı Kerim'in harekelenmesi hakkında bilgi almak istiyorum


  2. 24.Aralık.2009, 14:26
    1
    ornappikili - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ornappikili
    Misafir
  3. 10.Kasım.2013, 11:41
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Kur'anı Kerim'in harekelenmesi hakkında bilgi




    Kuranın harekelenmesi ile ilgili kısaca bilgi

    Arap alfabesinde nokta ve hareke yoktur. Ana dili Arapça olanlar kelime yapısından kelimeleri doğru okuyup, doğru olarak telaffuz ediyorlardı. Arap olmayana Araplar “Acem” derler. İslâmiyet yayıldıkça acemler Müslüman olmaya ve Kur’ân okumaya başladılar. Acemler okurken yanlış okuyarak yanlış anlamalara sebep oluyordu. Bunun üzerine noktalama ve hareke koymaya ihtiyaç duyuldu.Hz. Osman’ın (ra) çoğalttığı nüshalarda nokta ve hareke bulunmuyordu. Hicrî 65 tarihinde Abdulmelik b. Mervan (v.86/705) zamanında Hz. Ali’nin (ra) talebesi ve Arap gramercisi/ nahivcisi, Arap gramerinin temellerini atan Ebu Esved ed-Düelî (v.68/688) halifenin emriyle Kur’ân-ı Kerime ilk olarak noktalama işaretlerini koymuştur. Daha sonra Hasen-i Basri (v.110/728) kıraat imamlarından Nasr b. Âsım (v.89/707) ve Yahyâ b. Ya’mer (v.129/746) tarafından geliştirilmiştir.Basra valisi Ziyad resmi bir emirle Ebu Esved ed-Düelî’ye haber göndererek Kur’ân-ı Kerimin okunmasının kolaylaştırılmasını ve bunun için ne yapılması gerekiyorsa yapılmasını istedi. Bunun üzerine Ebu Esved bu konuda bilginlerle de görüşerek Kur’ân-ı Kerimde bulunan Arap harflerini birbirinden ayırmak için işaretler koymak için çalışmalara başladı. “Be-te-se” harfleri, “Cim-Hâ-Hî” harfleri, “Sin-Şın-Sad-Dat-Tı ve Zı” “Kaf ve Fe” harfleri biribinin aynı olduğu için bunları Arap olmayanların ayırması ve doğru okuması için üzerlerine ve altlarına nokta koymaya karar verdi. Arap gramerini bilmeyenler için inceltmek için “Ye” harfinin görevini yapacak şekilde harfin altına, yukarı çekmek için “elif” harfinin yanına harfin üzerine çizgi ve “vav” harfini andıran uzatmak ve kalın ses çıkarmak için de “ötre” koydu.Ama ne var ki bu çalışmaya “Kur’ana müdahale etmek, ilaveler yapmak ve vahyi değiştirmek” olarak algılayan ve “bidat” diye karşı çıkan radikal gruplar da oldu. Ancak daha sonra faydası görüldüğü için güzel görülüp kabul edilmiştir. Daha sonra surelerin başlarına başlık koymak ve “Besmele”yi bunun içine almak, ayet başlarını gösteren işaretler koymak, durak yerlerini belirlemek amacı ile işaretler koymak, cüzlere ve hiziplere ayırmak gibi çalışmalar yapılmıştır.
    ali kaya


  4. 10.Kasım.2013, 11:41
    2
    Moderatör



    Kuranın harekelenmesi ile ilgili kısaca bilgi

    Arap alfabesinde nokta ve hareke yoktur. Ana dili Arapça olanlar kelime yapısından kelimeleri doğru okuyup, doğru olarak telaffuz ediyorlardı. Arap olmayana Araplar “Acem” derler. İslâmiyet yayıldıkça acemler Müslüman olmaya ve Kur’ân okumaya başladılar. Acemler okurken yanlış okuyarak yanlış anlamalara sebep oluyordu. Bunun üzerine noktalama ve hareke koymaya ihtiyaç duyuldu.Hz. Osman’ın (ra) çoğalttığı nüshalarda nokta ve hareke bulunmuyordu. Hicrî 65 tarihinde Abdulmelik b. Mervan (v.86/705) zamanında Hz. Ali’nin (ra) talebesi ve Arap gramercisi/ nahivcisi, Arap gramerinin temellerini atan Ebu Esved ed-Düelî (v.68/688) halifenin emriyle Kur’ân-ı Kerime ilk olarak noktalama işaretlerini koymuştur. Daha sonra Hasen-i Basri (v.110/728) kıraat imamlarından Nasr b. Âsım (v.89/707) ve Yahyâ b. Ya’mer (v.129/746) tarafından geliştirilmiştir.Basra valisi Ziyad resmi bir emirle Ebu Esved ed-Düelî’ye haber göndererek Kur’ân-ı Kerimin okunmasının kolaylaştırılmasını ve bunun için ne yapılması gerekiyorsa yapılmasını istedi. Bunun üzerine Ebu Esved bu konuda bilginlerle de görüşerek Kur’ân-ı Kerimde bulunan Arap harflerini birbirinden ayırmak için işaretler koymak için çalışmalara başladı. “Be-te-se” harfleri, “Cim-Hâ-Hî” harfleri, “Sin-Şın-Sad-Dat-Tı ve Zı” “Kaf ve Fe” harfleri biribinin aynı olduğu için bunları Arap olmayanların ayırması ve doğru okuması için üzerlerine ve altlarına nokta koymaya karar verdi. Arap gramerini bilmeyenler için inceltmek için “Ye” harfinin görevini yapacak şekilde harfin altına, yukarı çekmek için “elif” harfinin yanına harfin üzerine çizgi ve “vav” harfini andıran uzatmak ve kalın ses çıkarmak için de “ötre” koydu.Ama ne var ki bu çalışmaya “Kur’ana müdahale etmek, ilaveler yapmak ve vahyi değiştirmek” olarak algılayan ve “bidat” diye karşı çıkan radikal gruplar da oldu. Ancak daha sonra faydası görüldüğü için güzel görülüp kabul edilmiştir. Daha sonra surelerin başlarına başlık koymak ve “Besmele”yi bunun içine almak, ayet başlarını gösteren işaretler koymak, durak yerlerini belirlemek amacı ile işaretler koymak, cüzlere ve hiziplere ayırmak gibi çalışmalar yapılmıştır.
    ali kaya





+ Yorum Gönder