Konusunu Oylayın.: Talak suresi ilk 4. ayetin iniş sebebi nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Talak suresi ilk 4. ayetin iniş sebebi nedir?
  1. 09.Haziran.2015, 13:50
    1
    Misafir

    Talak suresi ilk 4. ayetin iniş sebebi nedir?






    Talak suresi ilk 4. ayetin iniş sebebi nedir? Mumsema Talak suresi 4. ayetin nüzul sebebi nedir? Talak suresi 4. ayeti kelimesi neden inmiştir açıklar mısınız?


  2. 09.Haziran.2015, 13:50
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Talak suresi 4. ayetin nüzul sebebi nedir? Talak suresi 4. ayeti kelimesi neden inmiştir açıklar mısınız?


    Benzer Konular

    - Tebbet suresi iniş sebebi

    - Kevser suresi iniş sebebi

    - Fatiha suresi iniş sebebi

    - Kureyş Suresi iniş sebebi nedir?

    - Faizle Ilgili Ayetin Iniş Sebebi

  3. 28.Eylül.2015, 14:26
    2
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Talak suresi ilk 4. ayetin iniş sebebi nedir?




    Talak süresi 4. ayetin tefsiri ve nuzul sebebi

    Yaşı Büyük Veya Küçük Olduğu İçin Hayız Görmeyen Kadının İddeti:


    4- Kadınlarınızdan artık adetten kesilmiş olanlar, -eğer şüphe eder- seniz- onların iddeti üç aydır. Henüz hayız görmeyenlerin de- Hami- lelerin iddetleri ise doğum yapmalarıdır- Kim Allah'tan korkarsa- o kendisine işinde bir kolaylık verir.

    5- İşte bu Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'tan korkarsa, onun kusurlarını örter, onun mükâfatını büyütür.



    Nüzul Sebebi


    "Kadınlarınızdan artık adetten kesilmiş olanlar..." ayetinin (4. ayet) nüzul sebebiyle ilgili olarak İbni Cerir, İshak b. Rahuveyh, Hakim ve Bey-haki'den rivayetine göre Übey b. Ka'b şöyle dedi: Kadınların iddetleri hak*kında Bakara süresindeki ayet nazil olunca bir kısım insanlar kadınların iddetlerinden bazıları zikredilmedi, dediler. Bunlar: Küçükler, hayızdan kesilen büyükler ve hamilelerdir. Bunun üzerine sadedinde bulunduğumuz bu ayet nazil oldu.

    Mukatil'in rivayetine göre bu ayet nazil olduğunda Hallad b. Numan: "Ya Rasulallah, henüz hayız görmeyen, hayızdan kesilen, hamile olan kadınların iddeti nedir?" deyince bu ayet nazil oldu. Rivayete göre bu ayet Muaz b. Cebel'in hayızdan kesilmiş yaşlı kadının iddetini sorması üzerine nazil olmuştur. [13]

    Açıklaması:Tefsiri


    "Kadınlarınızdan artık adetten kesilmiş olanlar -eğer şüphe ederseniz-, onların iddeti üç aydır. Henüz hayız görmeyenlerin de." Yani yaşı elli beş veya altmışa ulaşmış olup yaşlılıktan dolayı hayızdan kesilmiş olan kadın*lar, Bakara suresinin 228. ayetinde beyan edildiği gibi hayız çağındakilerin iddet için üç kur'u beklemelerine mukabil, bunların iddeti -eğer iddet-lerinin nasıl olacağında şüphe eder, bilemiyecek olursanız- üç aydır. Henüz bulûğ çağına gelmemiş olanların iddeti de hayız çağını geçmiş olanlar gibi üç aydır.

    "Hamilelerin iddeti ise doğum yapmalarıdır." Yani alimlerin cum*huruna göre hamile olanların iddeti, ister talâktan ister ölümden sonra ol*sun, çok kısa bir zaman sonra da olsa doğum yapmaları ile sona erer. Ah-med b. Hanbel ve Kütübü Sitte sahiplerinin Misver b. Mahrame'den rivayet ettiği şu hadise buna delildir: Eşlem kabilesinden Haris kızı Sübey'a'nm kocası Sa'd b. Havle vefat etmişti. Sübey'a hamile idi. Bir rivayete göre yirmi üç gün sonra doğum yaptı. Nifas günlerini bitirince kendisini istediler. Nikâh konusunda Rasulullah'tan (s.a.) izin istedi, Rasulullah izin verdi. O da evlendi.

    Bir rivayete göre de kıssa şöyledir: Ebu Senabil Sübey'a'yı gördü ve "Hayırdır, süslenmişsin, herhalde evlenmek istiyorsun, vallahi üzerinden dört ay on gün geçmeden evlenemezsin." dedi. Sübey'a devamını şöyle an*latıyor: "Ebu Senabil bana böyle söyleyince üstümü giyindim, akşamleyin doğru Rasulullah'a gittim ve bu meseleyi ona sordum. Rasulullah doğum yaptığım zaman artık evlenmemin helâl olduğuna fetva verdi ve fırsat çıkarsa evlenmemi emretti."

    Ebu Davud, Nesei ve İbni Mace'nin rivayetine göre İbni Mesud şöyle dedi: "Kısa Nisa (talâk) süresindeki "Hamilelerin iddeti" ayeti kerimesinin, Bakara süresindeki "Dört ay on gün" ayetinden şu kadar ay sonra indiği konusunda kim isterse iddialaşınm."

    Hz. Ali ve İbni Abbas ise Talâk süresindeki bu ayet ile Bakara süresindeki "Dört ay on gün" ayetinin her ikisi ile de amel ederek "Kocası ölen hamile kadın iki iddetin en uzununu bekler." demişlerdir.

    Aslında bu yapılan ne iki nassı birleştirmek, ne de her birinin umum*larının gereğince amel etmektir. Bu olsa olsa iki müddeti birleştirmektir. Zira biz dört ay on gün dolmadan önce doğum yapan kadının iddetinin bit*mediğine hükmedersek o takdirde "Hamilelerin iddeti doğum yap*malarıdır." ayetindeki meseleyi zamana bağlamanın gereğini hiçe saymış oluruz. Aynı şekilde dört ay on gün geçtiği halde henüz doğum yapmayan hamile kadının iddetinin bitmediğine hükmedersek "Kocası ölen kadınlar dört ay on gün beklesinler." ayetindeki hükmün gereğini de hiçe saymış olu*ruz.

    "Kim Allah'tan korkarsa, O kendisine işinde bir kolaylık verir." Yani Allah'tan kim korkar, cezasından ürperir de Allah'ın emrettiklerine uyar nehyettiklerinden kaçınırsa, dünyada ve ahirette bütün işlerini kolaylaş*tırır. Bu ifade, dünya ve ahirette takvanın faziletini beyan etmektedir.

    "İşte bu, Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'tan korkarsa, onun kusurlarını örter, onun mükâfatını büyütür." Yani talâk, iddet ve mesken konusunda yukarıda geçen bütün hükümler Allah'ın kullarına emrettiği ve onlara Kur'an'ında indirdiği emirleridir. Kim farzlarını eda ederek günah saydıklarından kaçınarak Allah'tan korkarsa "İyilikler hiç şüphesiz kötülükleri giderir." (Hud, 11/114) ayetinde de vaad ettiği gibi Allah onun amel defterinden günahlarını siler ve bunlar yüzünden onu hesaba çek*mez, iyiliklerinin karşılığını kat kat artırır, ameline bol sevaplar ihsan eder. Allah Tealâ tekit için, kurtuluşun, dünya ve ahiret saadetinin direği olduğu için takva emrini burada da tekrar etmiştir


  4. 28.Eylül.2015, 14:26
    2
    mum
    Administrator



    Talak süresi 4. ayetin tefsiri ve nuzul sebebi

    Yaşı Büyük Veya Küçük Olduğu İçin Hayız Görmeyen Kadının İddeti:


    4- Kadınlarınızdan artık adetten kesilmiş olanlar, -eğer şüphe eder- seniz- onların iddeti üç aydır. Henüz hayız görmeyenlerin de- Hami- lelerin iddetleri ise doğum yapmalarıdır- Kim Allah'tan korkarsa- o kendisine işinde bir kolaylık verir.

    5- İşte bu Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'tan korkarsa, onun kusurlarını örter, onun mükâfatını büyütür.



    Nüzul Sebebi


    "Kadınlarınızdan artık adetten kesilmiş olanlar..." ayetinin (4. ayet) nüzul sebebiyle ilgili olarak İbni Cerir, İshak b. Rahuveyh, Hakim ve Bey-haki'den rivayetine göre Übey b. Ka'b şöyle dedi: Kadınların iddetleri hak*kında Bakara süresindeki ayet nazil olunca bir kısım insanlar kadınların iddetlerinden bazıları zikredilmedi, dediler. Bunlar: Küçükler, hayızdan kesilen büyükler ve hamilelerdir. Bunun üzerine sadedinde bulunduğumuz bu ayet nazil oldu.

    Mukatil'in rivayetine göre bu ayet nazil olduğunda Hallad b. Numan: "Ya Rasulallah, henüz hayız görmeyen, hayızdan kesilen, hamile olan kadınların iddeti nedir?" deyince bu ayet nazil oldu. Rivayete göre bu ayet Muaz b. Cebel'in hayızdan kesilmiş yaşlı kadının iddetini sorması üzerine nazil olmuştur. [13]

    Açıklaması:Tefsiri


    "Kadınlarınızdan artık adetten kesilmiş olanlar -eğer şüphe ederseniz-, onların iddeti üç aydır. Henüz hayız görmeyenlerin de." Yani yaşı elli beş veya altmışa ulaşmış olup yaşlılıktan dolayı hayızdan kesilmiş olan kadın*lar, Bakara suresinin 228. ayetinde beyan edildiği gibi hayız çağındakilerin iddet için üç kur'u beklemelerine mukabil, bunların iddeti -eğer iddet-lerinin nasıl olacağında şüphe eder, bilemiyecek olursanız- üç aydır. Henüz bulûğ çağına gelmemiş olanların iddeti de hayız çağını geçmiş olanlar gibi üç aydır.

    "Hamilelerin iddeti ise doğum yapmalarıdır." Yani alimlerin cum*huruna göre hamile olanların iddeti, ister talâktan ister ölümden sonra ol*sun, çok kısa bir zaman sonra da olsa doğum yapmaları ile sona erer. Ah-med b. Hanbel ve Kütübü Sitte sahiplerinin Misver b. Mahrame'den rivayet ettiği şu hadise buna delildir: Eşlem kabilesinden Haris kızı Sübey'a'nm kocası Sa'd b. Havle vefat etmişti. Sübey'a hamile idi. Bir rivayete göre yirmi üç gün sonra doğum yaptı. Nifas günlerini bitirince kendisini istediler. Nikâh konusunda Rasulullah'tan (s.a.) izin istedi, Rasulullah izin verdi. O da evlendi.

    Bir rivayete göre de kıssa şöyledir: Ebu Senabil Sübey'a'yı gördü ve "Hayırdır, süslenmişsin, herhalde evlenmek istiyorsun, vallahi üzerinden dört ay on gün geçmeden evlenemezsin." dedi. Sübey'a devamını şöyle an*latıyor: "Ebu Senabil bana böyle söyleyince üstümü giyindim, akşamleyin doğru Rasulullah'a gittim ve bu meseleyi ona sordum. Rasulullah doğum yaptığım zaman artık evlenmemin helâl olduğuna fetva verdi ve fırsat çıkarsa evlenmemi emretti."

    Ebu Davud, Nesei ve İbni Mace'nin rivayetine göre İbni Mesud şöyle dedi: "Kısa Nisa (talâk) süresindeki "Hamilelerin iddeti" ayeti kerimesinin, Bakara süresindeki "Dört ay on gün" ayetinden şu kadar ay sonra indiği konusunda kim isterse iddialaşınm."

    Hz. Ali ve İbni Abbas ise Talâk süresindeki bu ayet ile Bakara süresindeki "Dört ay on gün" ayetinin her ikisi ile de amel ederek "Kocası ölen hamile kadın iki iddetin en uzununu bekler." demişlerdir.

    Aslında bu yapılan ne iki nassı birleştirmek, ne de her birinin umum*larının gereğince amel etmektir. Bu olsa olsa iki müddeti birleştirmektir. Zira biz dört ay on gün dolmadan önce doğum yapan kadının iddetinin bit*mediğine hükmedersek o takdirde "Hamilelerin iddeti doğum yap*malarıdır." ayetindeki meseleyi zamana bağlamanın gereğini hiçe saymış oluruz. Aynı şekilde dört ay on gün geçtiği halde henüz doğum yapmayan hamile kadının iddetinin bitmediğine hükmedersek "Kocası ölen kadınlar dört ay on gün beklesinler." ayetindeki hükmün gereğini de hiçe saymış olu*ruz.

    "Kim Allah'tan korkarsa, O kendisine işinde bir kolaylık verir." Yani Allah'tan kim korkar, cezasından ürperir de Allah'ın emrettiklerine uyar nehyettiklerinden kaçınırsa, dünyada ve ahirette bütün işlerini kolaylaş*tırır. Bu ifade, dünya ve ahirette takvanın faziletini beyan etmektedir.

    "İşte bu, Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'tan korkarsa, onun kusurlarını örter, onun mükâfatını büyütür." Yani talâk, iddet ve mesken konusunda yukarıda geçen bütün hükümler Allah'ın kullarına emrettiği ve onlara Kur'an'ında indirdiği emirleridir. Kim farzlarını eda ederek günah saydıklarından kaçınarak Allah'tan korkarsa "İyilikler hiç şüphesiz kötülükleri giderir." (Hud, 11/114) ayetinde de vaad ettiği gibi Allah onun amel defterinden günahlarını siler ve bunlar yüzünden onu hesaba çek*mez, iyiliklerinin karşılığını kat kat artırır, ameline bol sevaplar ihsan eder. Allah Tealâ tekit için, kurtuluşun, dünya ve ahiret saadetinin direği olduğu için takva emrini burada da tekrar etmiştir


  5. 15.Ekim.2015, 08:27
    3
    Misafir

    Cevap: Talak suresi ilk 4. ayetin iniş sebebi nedir?

    Selamunaleykum hocam,
    Ayette belirtilen hayiz olmamis kadinlar kismina aciklik getirirmisiniz? Adet olmadan evlilik olmasi dogrumudur?


  6. 15.Ekim.2015, 08:27
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Selamunaleykum hocam,
    Ayette belirtilen hayiz olmamis kadinlar kismina aciklik getirirmisiniz? Adet olmadan evlilik olmasi dogrumudur?





+ Yorum Gönder