Konusunu Oylayın.: Resim Hikayeleri ...

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 4 kişi oyladı.

Resim Hikayeleri ...
  1. 24.Nisan.2010, 23:57
    1
    meçhul_100
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 626
    Mesaj Sayısı: 2,188
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Diyar-ı Sivas

    Resim Hikayeleri ...






    Resim Hikayeleri ... Mumsema
    Resim Hikayeleri ...

    Cektiginiz yada hikayesini bildiginiz resimlerinizi ekleyin...


    Bana neee ! oynamiyorum..


    Casablanca sahilinde rastladim bu cocuga , kumsalda oynarken guzel guzel, babasi ;haydi yeter artik gidiyoruz dedi , sonucmu ? boynu bukuk gozu yasli bir cocuk






    Nallıhan’dan Göynük yönüne doğru giderken önünüze bir tabela çıkar. Bu tabela yolun sol tarafını işaret eder ve üzerinde şu yazı vardır: UYUZSUYU ŞELALESİ.


    Kafanızı kaldırıp yolun sol tarafına baktığınızda heybetli bir dağla yüz yüze gelirsiniz. Bu dağın adı Sarıçalı Dağıdır ve her mevsim başka bir güzel görüntüsü vardır. Ayrıca içine girdikçe pek çok güzellikle karşılaşırsınız. Bu güzelliklerden belki de en önemlisi Uyuzsuyu şelalesidir.


    Bu şelalenin çok ilginç bir özelliği vardır. Her yıl 21 Mart’ta akmaya başlar. Sarıçalı Dağında küçük bir kaynaktan önce sızıntı şeklinde çıkan 36 derece sıcaklıktaki su az sonra çoğalır ve milyonlarca yılda oluşturduğu travertenler üzerinden çağıldayarak dökülür.

    2008 yılında yağışların az olması nedeniyle bu şelale akmamıştı. Bu yılki durumunu öğrenmek üzere Nallıhan Turizm Gönüllüleri Derneğinden arkadaşım Mustafa Bektaş’ı aradım. Şelalenin akıp akmadığını sordum. Yanıt sevindiriciydi. “Hem de nasıl akıyor.”

    Mayıs ayının bir pazar günü yanıma oğlum Doğa’yı da alarak Nallıhan’a doğru yola çıktım. Nallıhan’dan önce Çayırhan’a uğrayıp fotoğraf çektik. Daha sonra Nallıhan’a doğru fotoğraf molaları vere vere devam ettik. Nallıhan’ı geçtikten 23 km. sonra Sarıçalı dağının eteklerindeki Karacasu köyünde Mustafa ile buluştuk.

    Bu köyden şelaleye 6 kilometrelik bir orman yoluyla ulaşmak mümkün. Ama son yağışlardan dolayı yer yer balçıklaşmış su birikintileri vardı. Fazla sorun yaşamadan şelaleye ulaştık. Ancak burada benim için bir sorun vardı. Arkamızdaki tepenin gölgesi şelalenin yarısını kapatmıştı. Şelalenin yarısı gölgede yarısı güneşteydi. Çekmek istediğim fotoğrafa uygun bir ışık yoktu ortamda. Güneşin biraz daha inmesini beklemekten başka yapacak bir şey yoktu. Biz de bekledik.

    Nihayet güneş tamamen tepelerin ardında kaybolup ışık homojenleşince çekim için uygun ortam oluştu. Şelalenin dibine indim, tripodumu kurup makinemi üzerine yerleştirdim. Deklanşör kablomu da taktıktan sonra aşağıdan yukarıya doğru bakarak kompozisyonumu oluşturdum. Diyafram öncelikli çalışıp diyaframı 22’ye kıstım, makine 1 tam saniye pozlama süresi verdi. Bu, sonuç görüntüde elde etmek istediğim amacıma uygun bir poz süresiydi. Polarize filtreyle yansımaları kesip bu fotoğrafı çektim.

    Amacıma ulaşmıştım ve çekim sonrası Köy Sofrası’nda içilen bir bardak çayın keyfi bu nedenle daha bir başka oluyordu.


    Yaşlı kadın kocasını sabahleyin işine (tarlaya) ugurladıktan sonra arkasından uzun süre baktı, eski evlerle dolu bir sokakta, eski bir evin, eski kapısında...


    "Bir fotoğrafını çekebilirmiyim" dedim
    Annesine baktı.
    "Lütfen" dedim.
    Annesine baktı.
    "Çekiyorum hadi bana bak"dedim
    Annesine baktı.
    Anladım ki bana bakmaya niyeti yok.
    Ben de bastım deklanşöre.
    Sonra dönüp bana
    "Göstersene fotoğrafımı"dedi.

    Şıh Hüseyyin anlattığına göre tahmini 80 yaşlarında ve ben bir poz alayım derken çok hoşuna gitti ve kaşla göz arasında cebinden çıkardığı fotoğraflar ve ağzından dökülen cümleler şöyleydi ;
    ''Hele sen bene bagh ! Bu soldakinde otiz alti, sağdakinde elli küsir yaşında idim low görisenmi heeç degişmemişam elemi ? biyiglar aynidir haa


    Bu bölümü tıklayarak imajı tam boyut görebilirsiniz.


    Bartın-Mogado'da rastlaştık.Kabir ziyaretine gidiyormuş.

    - Amca, yaş kaç?
    - 94

    Karşılıklı gülümsedik






    Susurluk belediye çöplüğünde geri dönüşüm ile ilğili çalışan, ve tüm imkansızlıklara rağmen bu alanda yatıp kalkan, üç gencin öğlen istirahatindeki çay molasından bir an, ve tüm olumsuz koşullara rağmen mutluluklarını siz dostlar ile paylaşmak istedim ve bir iç muhasebe ile düşünmeden edemedim...

    Duygularımızı öylesine maddeleştirmişiz ki, az ile yetinmeyi unutmuşuz.
    Maddi manevi birşeyleri tüketmeye öylesine alışmışızki kanaati ve şükrü unutmuşuz.
    Hele de mutluluğun sebebini rehavet zanneden günümüz insanları yani bizler, mutluluğun sırrının iyi niyet, hoşgörü şükür ve kanaatten ibaret olduğunu hepten unutmuşuz...

    Bazı insanlardan cenneti tarif etmeleri istenmis, cennet denildigi zaman aklınıza ne geliyor mesela diye...
    Başlamışlar anlatmaya altlarından ırmaklar akan, her yerin yemyeşil oldugu, çiçekler ve sonsuz bir mutluluk ile güzel bir manzara tasvir etmişler...

    Birisi de demişki :
    "Cennet bir insanı mutlu ettiğinde yüzünde gördügün ifadedir, yani tebessümdür"...

    Bu fotoğrafta olduğu gibi...Rabbim hepimize içten, huzur dolu tebessümler nasip etsin...mekanın, malın, mülkün önemli olmadığı açıkça ortada...

    Mutluluk varılacak bir menzil değil, hayatın her karesinde yaşanılacak bir haldir...

    Ne demiş üstad Necip Fazıl Kısakürek ;

    ''kapı kapı bu yolun son kapısı ölümse, her kapıda ağlayıp o kapıda gülümse''



    Belki bu pozda endişeden ziyade düşünüyor gibi görünsede, çekim esnasında onu müthiş endişeli ve sıkıntılı gördük.
    Model görmüyor, çok çok az duyuyor, çocuklar hayvanlara vurulan ilaçlı enjektörlerle üzerine su sıkmışlar ilaç kokularından dolayı birilerinin onu öldürüpte kurtulmak istedikleri düşüncesinde, biz yanına yaklaşınca bizden aldığı parfüm kokuları onu endişelendirdi.



  2. 24.Nisan.2010, 23:57
    1
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙



    Resim Hikayeleri ...

    Cektiginiz yada hikayesini bildiginiz resimlerinizi ekleyin...


    Bana neee ! oynamiyorum..


    Casablanca sahilinde rastladim bu cocuga , kumsalda oynarken guzel guzel, babasi ;haydi yeter artik gidiyoruz dedi , sonucmu ? boynu bukuk gozu yasli bir cocuk






    Nallıhan’dan Göynük yönüne doğru giderken önünüze bir tabela çıkar. Bu tabela yolun sol tarafını işaret eder ve üzerinde şu yazı vardır: UYUZSUYU ŞELALESİ.


    Kafanızı kaldırıp yolun sol tarafına baktığınızda heybetli bir dağla yüz yüze gelirsiniz. Bu dağın adı Sarıçalı Dağıdır ve her mevsim başka bir güzel görüntüsü vardır. Ayrıca içine girdikçe pek çok güzellikle karşılaşırsınız. Bu güzelliklerden belki de en önemlisi Uyuzsuyu şelalesidir.


    Bu şelalenin çok ilginç bir özelliği vardır. Her yıl 21 Mart’ta akmaya başlar. Sarıçalı Dağında küçük bir kaynaktan önce sızıntı şeklinde çıkan 36 derece sıcaklıktaki su az sonra çoğalır ve milyonlarca yılda oluşturduğu travertenler üzerinden çağıldayarak dökülür.

    2008 yılında yağışların az olması nedeniyle bu şelale akmamıştı. Bu yılki durumunu öğrenmek üzere Nallıhan Turizm Gönüllüleri Derneğinden arkadaşım Mustafa Bektaş’ı aradım. Şelalenin akıp akmadığını sordum. Yanıt sevindiriciydi. “Hem de nasıl akıyor.”

    Mayıs ayının bir pazar günü yanıma oğlum Doğa’yı da alarak Nallıhan’a doğru yola çıktım. Nallıhan’dan önce Çayırhan’a uğrayıp fotoğraf çektik. Daha sonra Nallıhan’a doğru fotoğraf molaları vere vere devam ettik. Nallıhan’ı geçtikten 23 km. sonra Sarıçalı dağının eteklerindeki Karacasu köyünde Mustafa ile buluştuk.

    Bu köyden şelaleye 6 kilometrelik bir orman yoluyla ulaşmak mümkün. Ama son yağışlardan dolayı yer yer balçıklaşmış su birikintileri vardı. Fazla sorun yaşamadan şelaleye ulaştık. Ancak burada benim için bir sorun vardı. Arkamızdaki tepenin gölgesi şelalenin yarısını kapatmıştı. Şelalenin yarısı gölgede yarısı güneşteydi. Çekmek istediğim fotoğrafa uygun bir ışık yoktu ortamda. Güneşin biraz daha inmesini beklemekten başka yapacak bir şey yoktu. Biz de bekledik.

    Nihayet güneş tamamen tepelerin ardında kaybolup ışık homojenleşince çekim için uygun ortam oluştu. Şelalenin dibine indim, tripodumu kurup makinemi üzerine yerleştirdim. Deklanşör kablomu da taktıktan sonra aşağıdan yukarıya doğru bakarak kompozisyonumu oluşturdum. Diyafram öncelikli çalışıp diyaframı 22’ye kıstım, makine 1 tam saniye pozlama süresi verdi. Bu, sonuç görüntüde elde etmek istediğim amacıma uygun bir poz süresiydi. Polarize filtreyle yansımaları kesip bu fotoğrafı çektim.

    Amacıma ulaşmıştım ve çekim sonrası Köy Sofrası’nda içilen bir bardak çayın keyfi bu nedenle daha bir başka oluyordu.


    Yaşlı kadın kocasını sabahleyin işine (tarlaya) ugurladıktan sonra arkasından uzun süre baktı, eski evlerle dolu bir sokakta, eski bir evin, eski kapısında...


    "Bir fotoğrafını çekebilirmiyim" dedim
    Annesine baktı.
    "Lütfen" dedim.
    Annesine baktı.
    "Çekiyorum hadi bana bak"dedim
    Annesine baktı.
    Anladım ki bana bakmaya niyeti yok.
    Ben de bastım deklanşöre.
    Sonra dönüp bana
    "Göstersene fotoğrafımı"dedi.

    Şıh Hüseyyin anlattığına göre tahmini 80 yaşlarında ve ben bir poz alayım derken çok hoşuna gitti ve kaşla göz arasında cebinden çıkardığı fotoğraflar ve ağzından dökülen cümleler şöyleydi ;
    ''Hele sen bene bagh ! Bu soldakinde otiz alti, sağdakinde elli küsir yaşında idim low görisenmi heeç degişmemişam elemi ? biyiglar aynidir haa


    Bu bölümü tıklayarak imajı tam boyut görebilirsiniz.


    Bartın-Mogado'da rastlaştık.Kabir ziyaretine gidiyormuş.

    - Amca, yaş kaç?
    - 94

    Karşılıklı gülümsedik






    Susurluk belediye çöplüğünde geri dönüşüm ile ilğili çalışan, ve tüm imkansızlıklara rağmen bu alanda yatıp kalkan, üç gencin öğlen istirahatindeki çay molasından bir an, ve tüm olumsuz koşullara rağmen mutluluklarını siz dostlar ile paylaşmak istedim ve bir iç muhasebe ile düşünmeden edemedim...

    Duygularımızı öylesine maddeleştirmişiz ki, az ile yetinmeyi unutmuşuz.
    Maddi manevi birşeyleri tüketmeye öylesine alışmışızki kanaati ve şükrü unutmuşuz.
    Hele de mutluluğun sebebini rehavet zanneden günümüz insanları yani bizler, mutluluğun sırrının iyi niyet, hoşgörü şükür ve kanaatten ibaret olduğunu hepten unutmuşuz...

    Bazı insanlardan cenneti tarif etmeleri istenmis, cennet denildigi zaman aklınıza ne geliyor mesela diye...
    Başlamışlar anlatmaya altlarından ırmaklar akan, her yerin yemyeşil oldugu, çiçekler ve sonsuz bir mutluluk ile güzel bir manzara tasvir etmişler...

    Birisi de demişki :
    "Cennet bir insanı mutlu ettiğinde yüzünde gördügün ifadedir, yani tebessümdür"...

    Bu fotoğrafta olduğu gibi...Rabbim hepimize içten, huzur dolu tebessümler nasip etsin...mekanın, malın, mülkün önemli olmadığı açıkça ortada...

    Mutluluk varılacak bir menzil değil, hayatın her karesinde yaşanılacak bir haldir...

    Ne demiş üstad Necip Fazıl Kısakürek ;

    ''kapı kapı bu yolun son kapısı ölümse, her kapıda ağlayıp o kapıda gülümse''



    Belki bu pozda endişeden ziyade düşünüyor gibi görünsede, çekim esnasında onu müthiş endişeli ve sıkıntılı gördük.
    Model görmüyor, çok çok az duyuyor, çocuklar hayvanlara vurulan ilaçlı enjektörlerle üzerine su sıkmışlar ilaç kokularından dolayı birilerinin onu öldürüpte kurtulmak istedikleri düşüncesinde, biz yanına yaklaşınca bizden aldığı parfüm kokuları onu endişelendirdi.



    Benzer Konular

    - Resim Galerisi Kutsal Mekan Ve Dini Resim Çeşitleri

    - Tembelleği ifade eden resim (lütfen resim ekleyin)

    - Evde resim asmak (İçerisinde resim, cünüb ve köpek bulunan eve (rahmet) melekleri girmez)

    - Grafik(Resim) eklerken kendi bilgisayarımızdan resim yükleyebilir miyiz? Normal olanı resmin URL sin

    - Resim cizmenin yasak olduğu hakkında hadis var fakat okula giden bütün çocuklar resim yapmak zorunda

  3. 25.Nisan.2010, 02:29
    2
    DZALBAY
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Temmuz.2008
    Üye No: 24825
    Mesaj Sayısı: 2,298
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 38
    Yaş: 61

    --->: Resim Hikayeleri ...




    Canım benim...Gözlüğü de pek büyük...

    Paylaşım için Allah cc razı olsun.Resimlerin tamamı da hem anlamlı hem güzel.


  4. 25.Nisan.2010, 02:29
    2
    Seyirci Üye



    Canım benim...Gözlüğü de pek büyük...

    Paylaşım için Allah cc razı olsun.Resimlerin tamamı da hem anlamlı hem güzel.


  5. 25.Nisan.2010, 05:45
    3
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,474
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: Resim Hikayeleri ...

    emeğine sağlık kardeşim çok güzel bir sunum olmuş
    Allah c.c. razı olsun


  6. 25.Nisan.2010, 05:45
    3
    Hüvel Baki..
    emeğine sağlık kardeşim çok güzel bir sunum olmuş
    Allah c.c. razı olsun


  7. 25.Nisan.2010, 20:11
    4
    meryemgül1
    ~~Medinenin Gülü ~~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2009
    Üye No: 48911
    Mesaj Sayısı: 3,981
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 77
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Resim Hikayeleri ...

    Garibim nasılda çekingen bakıyor bu resimi çok beğendim
    Allah c.c.razı olsun meçul kardeşim
    emeğinize sağlık



  8. 25.Nisan.2010, 20:11
    4
    ~~Medinenin Gülü ~~
    Garibim nasılda çekingen bakıyor bu resimi çok beğendim
    Allah c.c.razı olsun meçul kardeşim
    emeğinize sağlık



  9. 28.Ekim.2015, 15:55
    5
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,373
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Resim Hikayeleri ...

    Bazen gözümüz olsada bazı şeyleri göremeyiz!!!

    resimli-hikayeler.jpg


  10. 28.Ekim.2015, 15:55
    5
    Moderatör
    Bazen gözümüz olsada bazı şeyleri göremeyiz!!!

    resimli-hikayeler.jpg





+ Yorum Gönder