Konusunu Oylayın.: İki kaş arasını kesmek caiz midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İki kaş arasını kesmek caiz midir?
  1. 13.Ekim.2008, 21:43
    1
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,999
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 339
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    İki kaş arasını kesmek caiz midir?






    İki kaş arasını kesmek caiz midir? Mumsema İki kaş arasını kesmek caiz midir?


    Kadınlar için kaş almak, kaşları yolmak, yüzdeki kılları gidermek, kaşların arasında ve kenarlarında biten kılları almak caiz midir?


    Cenab-ı Hak her insanı ayrı bir güzellikte yaratmıştır. Birlik mührünün açıkça okunduğu insan simasındaki güzellik, fıtrî ve tabiî olanıdır. Bunu muhafaza etmek, sahip olduğu özellik ve güzelliklere şükredip, Allah'ın uygun görüp ihsan ettiği kadarına razı olmak kulluğun bir derecesi ve işaretidir.

    Bunun için hayatî ve zarurî bir maslahat yoksa, vücutta bulunan mevcut durumu değiştirmeye gitmemek lâzımdır. Çünkü böyle rast gele yapılan bir tasarruf insanı ağır bir mes'uliyet altına sokabilir.

    Bir zaruret yokken insan bedeni üzerinde yapılan değişiklikleri şiddetle yasaklayan Peygamberimiz (a.s.m.), başına ilâve saç takana, cildine dövme yapana ve yaptırana, güzelleştirmek maksadıyla dişini inceltip seyrekleştirene, kaş ve kirpiklerini yolan kadınlara, Allah'ın yarattıklarını değiştirdikleri için ilahi rahmetten uzak kalmış olacaklarını bildirmiş ve ikazda bulunmuştur.

    Fıkıh alimleri bu hadisten hareket ederek yüzünde sakal ve bıyık biten kadının onları gidermesinin caiz olacağını; ancak kaşları inceltmenin, tabi şeklinden çıkarmanın, kirpikleri düzeltmenin veya takma kirpik kullanmanın caiz olmadığını belirtirler. Çünkü diş, kaş ve kirpik birer aza mesabesindedir. Aslında olmayıp sonradan biten yüzdeki kıllar ise bu sınıfa girmediğinden, kadının bunları gidermesin de bir mahzur görülmemektedir. Aynı şekilde kadının bacağındaki kılları gidermesinde de bir mahzur yoktur. Çünkü bu kaş gibi bir uzuv mesabesin de değildir.

    Fıkıh kitaplarına baktığımızda şu hükmü görmekteyiz:

    – Kadını çirkinleştiren yüzdeki tüyler alınır. Erkeklerde görülen sakal, bıyık gibi şeylerin kadınlarda görülmesi halinde; alınması câizdir.

    “İbn-i Âbidin, sakal ve bıyığın kadında fıtrat olmadığını, bu sebeple (eğer çıkarsa) kesilmesinin (müstehab) olacağını beyan etmiştir!

    Bu kılları gidermenin en uygun yolu tıraş olmak değil, ağda, pudra veya benzeri tıbbî şeylerle yolmaktır.” ( Kadın İlmihali, Mürşide Uysal, s. 370)

    Anlaşılan odur ki, dindar hanımın kendini beyine karşı cazip duruma getirmesi müstehabdır. Beyini yabancıların cazibesinden korumuş olma hikmeti de vardır bunda.

    Kaşların arasında ya da kaşların kenarlarında biten kıllara gelince:

    “Normal kadın kaşının bir şekli (normal sayılan şekilleri) vardır. Bunların dışına çıkan, göze sakil (çirkin) gelen, sahibini çirkin gösteren ve bu yüzden onu rahatsız eden fazla kıllar alınabilir. Normal kaşları, modaya uyarak inceltmek, yerlerini değiştirmek... caiz görülmemiştir.” (Prof. Dr. Hayreddin Karaman)

    Kadınların yüzlerindeki kılları yolması, kaşlarını inceltmesi, kirpiklerini uzatması konusunun şer'i hükmü İslam alimlerini bir hayli meşgul etmiştir. Hz. Peygamber'in (sas) bu konu ile ilgili bir hadisinde; "Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lanet etsin." (Buhari, 'Libas', 84; Müslim, 'Libas', 120) buyurmuş olması, bu ifadenin hangi fiilleri kapsadığı İslam hukukçuları arasında tartışma konusu olmuştur.

    Alimlerin çoğuna göre; kadının kocasına güzel gözükmek için ve onun izni ile yüzünde, kadınlara mahsus olmayan tüylerin (sakal, bıyık tüyleri) bitmesi halinde bunları alması, güzelleşmek için makyaj yapması, kaşlarının etrafındaki dağınık tüyleri (iki kaş arası, etrafı) alması caiz olup, hadisteki yasak, kadının dışarı çıkmak için, yabancılar için yüz kıllarını yolması ve kaşlarını alması ile ilgilidir.

    Malikiler ve bir grup alim ise, bunu yaratılışı değiştirme olarak değerlendirdiğinden hiçbir şekilde caiz görmemekte veya mekruh saymaktadır.

    Sonuç olarak, hadiste yasaklanan kıl koparmayı, herhangi bir hastalık veya illet sebebiyle kadının yüzünde sonradan biten ve yüzünü çirkinleştiren yüz kıllarını (sakal, bıyık kılları) koparma değil de, başkalarına güzel görünmek maksadıyla kaşları inceltmek veya yukarı kaldırmak için kaş kıllarını yolmak, almak olarak anlamak daha doğrudur.

    İnsan, Allah'a inandığı, inanması ölçüsünde Rabb'inin kendisine emanet ettiği vücudundan ötürü saygılı olması, nimetlerine şükürle karşılık vermesi gereğindendir. Bunun için Müslüman hanımın, Allah'ın (cc) yüzüne verdiği güzelliği bozmadan muhafaza etmesi esere olan saygısının, ruh ve gönül huzurunun manevi ışıltısını yüzüne aksettirerek güzelliğine güzellik katabilmesi ise, eserin sahibi Yüce Allah'a olan sevgisinin ifadesidir.

    Dr. Jale Şimşek


  2. 13.Ekim.2008, 21:43
    1
    Moderatör



    İki kaş arasını kesmek caiz midir?


    Kadınlar için kaş almak, kaşları yolmak, yüzdeki kılları gidermek, kaşların arasında ve kenarlarında biten kılları almak caiz midir?


    Cenab-ı Hak her insanı ayrı bir güzellikte yaratmıştır. Birlik mührünün açıkça okunduğu insan simasındaki güzellik, fıtrî ve tabiî olanıdır. Bunu muhafaza etmek, sahip olduğu özellik ve güzelliklere şükredip, Allah'ın uygun görüp ihsan ettiği kadarına razı olmak kulluğun bir derecesi ve işaretidir.

    Bunun için hayatî ve zarurî bir maslahat yoksa, vücutta bulunan mevcut durumu değiştirmeye gitmemek lâzımdır. Çünkü böyle rast gele yapılan bir tasarruf insanı ağır bir mes'uliyet altına sokabilir.

    Bir zaruret yokken insan bedeni üzerinde yapılan değişiklikleri şiddetle yasaklayan Peygamberimiz (a.s.m.), başına ilâve saç takana, cildine dövme yapana ve yaptırana, güzelleştirmek maksadıyla dişini inceltip seyrekleştirene, kaş ve kirpiklerini yolan kadınlara, Allah'ın yarattıklarını değiştirdikleri için ilahi rahmetten uzak kalmış olacaklarını bildirmiş ve ikazda bulunmuştur.

    Fıkıh alimleri bu hadisten hareket ederek yüzünde sakal ve bıyık biten kadının onları gidermesinin caiz olacağını; ancak kaşları inceltmenin, tabi şeklinden çıkarmanın, kirpikleri düzeltmenin veya takma kirpik kullanmanın caiz olmadığını belirtirler. Çünkü diş, kaş ve kirpik birer aza mesabesindedir. Aslında olmayıp sonradan biten yüzdeki kıllar ise bu sınıfa girmediğinden, kadının bunları gidermesin de bir mahzur görülmemektedir. Aynı şekilde kadının bacağındaki kılları gidermesinde de bir mahzur yoktur. Çünkü bu kaş gibi bir uzuv mesabesin de değildir.

    Fıkıh kitaplarına baktığımızda şu hükmü görmekteyiz:

    – Kadını çirkinleştiren yüzdeki tüyler alınır. Erkeklerde görülen sakal, bıyık gibi şeylerin kadınlarda görülmesi halinde; alınması câizdir.

    “İbn-i Âbidin, sakal ve bıyığın kadında fıtrat olmadığını, bu sebeple (eğer çıkarsa) kesilmesinin (müstehab) olacağını beyan etmiştir!

    Bu kılları gidermenin en uygun yolu tıraş olmak değil, ağda, pudra veya benzeri tıbbî şeylerle yolmaktır.” ( Kadın İlmihali, Mürşide Uysal, s. 370)

    Anlaşılan odur ki, dindar hanımın kendini beyine karşı cazip duruma getirmesi müstehabdır. Beyini yabancıların cazibesinden korumuş olma hikmeti de vardır bunda.

    Kaşların arasında ya da kaşların kenarlarında biten kıllara gelince:

    “Normal kadın kaşının bir şekli (normal sayılan şekilleri) vardır. Bunların dışına çıkan, göze sakil (çirkin) gelen, sahibini çirkin gösteren ve bu yüzden onu rahatsız eden fazla kıllar alınabilir. Normal kaşları, modaya uyarak inceltmek, yerlerini değiştirmek... caiz görülmemiştir.” (Prof. Dr. Hayreddin Karaman)

    Kadınların yüzlerindeki kılları yolması, kaşlarını inceltmesi, kirpiklerini uzatması konusunun şer'i hükmü İslam alimlerini bir hayli meşgul etmiştir. Hz. Peygamber'in (sas) bu konu ile ilgili bir hadisinde; "Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lanet etsin." (Buhari, 'Libas', 84; Müslim, 'Libas', 120) buyurmuş olması, bu ifadenin hangi fiilleri kapsadığı İslam hukukçuları arasında tartışma konusu olmuştur.

    Alimlerin çoğuna göre; kadının kocasına güzel gözükmek için ve onun izni ile yüzünde, kadınlara mahsus olmayan tüylerin (sakal, bıyık tüyleri) bitmesi halinde bunları alması, güzelleşmek için makyaj yapması, kaşlarının etrafındaki dağınık tüyleri (iki kaş arası, etrafı) alması caiz olup, hadisteki yasak, kadının dışarı çıkmak için, yabancılar için yüz kıllarını yolması ve kaşlarını alması ile ilgilidir.

    Malikiler ve bir grup alim ise, bunu yaratılışı değiştirme olarak değerlendirdiğinden hiçbir şekilde caiz görmemekte veya mekruh saymaktadır.

    Sonuç olarak, hadiste yasaklanan kıl koparmayı, herhangi bir hastalık veya illet sebebiyle kadının yüzünde sonradan biten ve yüzünü çirkinleştiren yüz kıllarını (sakal, bıyık kılları) koparma değil de, başkalarına güzel görünmek maksadıyla kaşları inceltmek veya yukarı kaldırmak için kaş kıllarını yolmak, almak olarak anlamak daha doğrudur.

    İnsan, Allah'a inandığı, inanması ölçüsünde Rabb'inin kendisine emanet ettiği vücudundan ötürü saygılı olması, nimetlerine şükürle karşılık vermesi gereğindendir. Bunun için Müslüman hanımın, Allah'ın (cc) yüzüne verdiği güzelliği bozmadan muhafaza etmesi esere olan saygısının, ruh ve gönül huzurunun manevi ışıltısını yüzüne aksettirerek güzelliğine güzellik katabilmesi ise, eserin sahibi Yüce Allah'a olan sevgisinin ifadesidir.

    Dr. Jale Şimşek

  3. 13.Ekim.2008, 21:54
    2
    anti_sukut
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2008
    Üye No: 34736
    Mesaj Sayısı: 94
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 35

    --->: İki kaş arasını kesmek caiz midir?




    Ben şu rivayetide ekliyeyim İnşallah

    Güzelleşmeyi seven genç bir kadın Hz. Aişe validemize (r.a) geldi vekadın kocası için alnındaki tüyleri yalabilir mi? diye sordu Oda Seni rahatsız eden şeyleri giderebildiğin kadar gider'dedi(Tirmizi,sünen,libas:31 Nesai sünen,Zinet 41)


  4. 13.Ekim.2008, 21:54
    2
    Devamlı Üye



    Ben şu rivayetide ekliyeyim İnşallah

    Güzelleşmeyi seven genç bir kadın Hz. Aişe validemize (r.a) geldi vekadın kocası için alnındaki tüyleri yalabilir mi? diye sordu Oda Seni rahatsız eden şeyleri giderebildiğin kadar gider'dedi(Tirmizi,sünen,libas:31 Nesai sünen,Zinet 41)

  5. 13.Ekim.2008, 22:22
    3
    şaf_ak
    ...MüPteLaNıM...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Aralık.2007
    Üye No: 5730
    Mesaj Sayısı: 1,127
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19
    Yaş: 31

    --->: İki kaş arasını kesmek caiz midir?

    merak ettiğim bişi var.
    kadın kocası için makyaj yapabilir evet dışarı çıkarkn siler geçer ama kaş almak geçecek bişi deilki kocası için kaşını alan bi kadın o haliyle dışarıda çıkacak ve yabancı erkeklerle karşılaşabileck.
    bunda bi sorun yok mu?


  6. 13.Ekim.2008, 22:22
    3
    ...MüPteLaNıM...
    merak ettiğim bişi var.
    kadın kocası için makyaj yapabilir evet dışarı çıkarkn siler geçer ama kaş almak geçecek bişi deilki kocası için kaşını alan bi kadın o haliyle dışarıda çıkacak ve yabancı erkeklerle karşılaşabileck.
    bunda bi sorun yok mu?

  7. 13.Ekim.2008, 23:39
    4
    Hesna
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Şubat.2008
    Üye No: 9589
    Mesaj Sayısı: 750
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: istanbul

    --->: İki kaş arasını kesmek caiz midir?

    onu bilen eşi zaten kadının bu durumu abartmasına izin vermez diye düşünüyorum
    Güzelleşmeyi seven genç bir kadın Hz. Aişe validemize (r.a) geldi vekadın kocası için alnındaki tüyleri yalabilir mi? diye sordu Oda Seni rahatsız eden şeyleri giderebildiğin kadar gider'dedi(Tirmizi,sünen,libas:31 Nesai sünen,Zinet 41) fazlası tehlikeli olacağından,sınırı tutturmak gerek


  8. 13.Ekim.2008, 23:39
    4
    Kıdemli Üye
    onu bilen eşi zaten kadının bu durumu abartmasına izin vermez diye düşünüyorum
    Güzelleşmeyi seven genç bir kadın Hz. Aişe validemize (r.a) geldi vekadın kocası için alnındaki tüyleri yalabilir mi? diye sordu Oda Seni rahatsız eden şeyleri giderebildiğin kadar gider'dedi(Tirmizi,sünen,libas:31 Nesai sünen,Zinet 41) fazlası tehlikeli olacağından,sınırı tutturmak gerek

  9. 14.Ekim.2008, 00:25
    5
    Gülehasret
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2008
    Üye No: 13319
    Mesaj Sayısı: 1,184
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 16
    Bulunduğu yer: aşkından eriyim ya Rasulullah

    --->: İki kaş arasını kesmek caiz midir?

    Alıntı
    Kadınların yüzlerindeki kılları yolması, kaşlarını inceltmesi, kirpiklerini uzatması konusunun şer'i hükmü İslam alimlerini bir hayli meşgul etmiştir. Hz. Peygamber'in (sas) bu konu ile ilgili bir hadisinde; "Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lanet etsin." (Buhari, 'Libas', 84; Müslim, 'Libas', 120) buyurmuş olması, bu ifadenin hangi fiilleri kapsadığı İslam hukukçuları arasında tartışma konusu olmuştur.

    burda Efendimiz "Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lanet etsin." (Buhari, 'Libas', 84; Müslim, 'Libas', 120) derken bizde lanetten kaçmamız lazım bunun üzerine laf söylenmez Rabbim bize güzellik vermiş onu bozmayalım Haşa beğenmemiş oluyoruz Rabbimin verdiği güzelliği

    Allah cc razı olsun mum kardeşim


  10. 14.Ekim.2008, 00:25
    5
    Kıdemli Üye
    Alıntı
    Kadınların yüzlerindeki kılları yolması, kaşlarını inceltmesi, kirpiklerini uzatması konusunun şer'i hükmü İslam alimlerini bir hayli meşgul etmiştir. Hz. Peygamber'in (sas) bu konu ile ilgili bir hadisinde; "Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lanet etsin." (Buhari, 'Libas', 84; Müslim, 'Libas', 120) buyurmuş olması, bu ifadenin hangi fiilleri kapsadığı İslam hukukçuları arasında tartışma konusu olmuştur.

    burda Efendimiz "Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lanet etsin." (Buhari, 'Libas', 84; Müslim, 'Libas', 120) derken bizde lanetten kaçmamız lazım bunun üzerine laf söylenmez Rabbim bize güzellik vermiş onu bozmayalım Haşa beğenmemiş oluyoruz Rabbimin verdiği güzelliği

    Allah cc razı olsun mum kardeşim

  11. 14.Ekim.2008, 00:40
    6
    anti_sukut
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2008
    Üye No: 34736
    Mesaj Sayısı: 94
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 35

    --->: İki kaş arasını kesmek caiz midir?

    Rasulullah (s)… 23 yıl boyunca sahabisiyle yaşadı. Sahabisine direktifler verdi. Vermiş olduğu direktifler bazen içinde bulunduğu konumdan kaynaklanıyordu. Bazen karşısındaki şahıstan kaynaklanıyordu. Yani şahsa münhasır bir direktif idi. Bazen çevresel faktörler devreye giriyordu. İçinde yaşadığı toplumun örf, adet ve geleneklerine göre zemin ve zaman değişimine göre bu direktiflerde değişimler söz konusu olabiliyordu.

    İşte usulul fıkıh ilmi bütünüyle bunları göz önünde bulundurarak ortaya çıkmış bir ilim dalıdır. Gelen bir emrin kat'i bir emir mi yoksa illete bağlı bir emir mi olduğu, bir nehyin sebebinin kat'i bir nehiy mi yoksa bir sebebe bağlı mı olduğu, emrin umum mu has mı olduğu, umum ise muhasssısının ne olduğu ve buna benzer konular usul ilminin kendisini oluşturur.

    Usul ilminin kaidelerine göre de İslam alimleri hüküm istinbatında bulunmuşlardır. Şimdi eğer tüm bunları göz ardı edersek –ki bunlar şu an selefi ve ehli sünnet olma maskesiyle reddedilmekte bizlerde hadis inkarcısı konumuna düşmekteyiz- karşınıza öyle bir Rasul ve sahabi çıkar ki inanın siz de şaşırırsınız. Bir şeyi yasaklayan sonra kendisi bizzat yapan, bir yer de bir şey söyleyip başka bir yerde tam tersini yapan bir rasulle karşılaşırsınız ki biz Rasulullah'ı bundan tenzih ederiz. Örnek olarak ayakta su içene içtiği suyu bizzat kusmasını emreden bir peygamber vardır bir başka yer de ise bizzat kendisi ayakta su içen bir Rasul çıkar karşınıza. Örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür. Bundan dolayı usul ilminin ana kaideleri bu alanda bizlere yol gösterir. Zaten fıkıh alanında değişik ekollerin çıkmasının altında yatan temel faktörde usul farklılıklarıdır.

    alıntıdır
    şehadet.info


  12. 14.Ekim.2008, 00:40
    6
    Devamlı Üye
    Rasulullah (s)… 23 yıl boyunca sahabisiyle yaşadı. Sahabisine direktifler verdi. Vermiş olduğu direktifler bazen içinde bulunduğu konumdan kaynaklanıyordu. Bazen karşısındaki şahıstan kaynaklanıyordu. Yani şahsa münhasır bir direktif idi. Bazen çevresel faktörler devreye giriyordu. İçinde yaşadığı toplumun örf, adet ve geleneklerine göre zemin ve zaman değişimine göre bu direktiflerde değişimler söz konusu olabiliyordu.

    İşte usulul fıkıh ilmi bütünüyle bunları göz önünde bulundurarak ortaya çıkmış bir ilim dalıdır. Gelen bir emrin kat'i bir emir mi yoksa illete bağlı bir emir mi olduğu, bir nehyin sebebinin kat'i bir nehiy mi yoksa bir sebebe bağlı mı olduğu, emrin umum mu has mı olduğu, umum ise muhasssısının ne olduğu ve buna benzer konular usul ilminin kendisini oluşturur.

    Usul ilminin kaidelerine göre de İslam alimleri hüküm istinbatında bulunmuşlardır. Şimdi eğer tüm bunları göz ardı edersek –ki bunlar şu an selefi ve ehli sünnet olma maskesiyle reddedilmekte bizlerde hadis inkarcısı konumuna düşmekteyiz- karşınıza öyle bir Rasul ve sahabi çıkar ki inanın siz de şaşırırsınız. Bir şeyi yasaklayan sonra kendisi bizzat yapan, bir yer de bir şey söyleyip başka bir yerde tam tersini yapan bir rasulle karşılaşırsınız ki biz Rasulullah'ı bundan tenzih ederiz. Örnek olarak ayakta su içene içtiği suyu bizzat kusmasını emreden bir peygamber vardır bir başka yer de ise bizzat kendisi ayakta su içen bir Rasul çıkar karşınıza. Örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür. Bundan dolayı usul ilminin ana kaideleri bu alanda bizlere yol gösterir. Zaten fıkıh alanında değişik ekollerin çıkmasının altında yatan temel faktörde usul farklılıklarıdır.

    alıntıdır
    şehadet.info

  13. 14.Ekim.2008, 00:56
    7
    Gülehasret
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2008
    Üye No: 13319
    Mesaj Sayısı: 1,184
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 16
    Bulunduğu yer: aşkından eriyim ya Rasulullah

    --->: İki kaş arasını kesmek caiz midir?

    kardeşim bana tam kaynak hadis gösterimisin alıntıyla olmas ben gösterdim kaynak


  14. 14.Ekim.2008, 00:56
    7
    Kıdemli Üye
    kardeşim bana tam kaynak hadis gösterimisin alıntıyla olmas ben gösterdim kaynak

  15. 14.Ekim.2008, 01:03
    8
    anti_sukut
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2008
    Üye No: 34736
    Mesaj Sayısı: 94
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 35

    --->: İki kaş arasını kesmek caiz midir?

    Hangi hadisin tam kaynağını göstereyim


  16. 14.Ekim.2008, 01:03
    8
    Devamlı Üye
    Hangi hadisin tam kaynağını göstereyim

  17. 14.Ekim.2008, 01:06
    9
    Gülehasret
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2008
    Üye No: 13319
    Mesaj Sayısı: 1,184
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 16
    Bulunduğu yer: aşkından eriyim ya Rasulullah

    --->: İki kaş arasını kesmek caiz midir?

    İki kaş arasını kesmek caiz midir? bide bu

    Alıntı
    Rasulullah (s)… 23 yıl boyunca sahabisiyle yaşadı. Sahabisine direktifler verdi. Vermiş olduğu direktifler bazen içinde bulunduğu konumdan kaynaklanıyordu. Bazen karşısındaki şahıstan kaynaklanıyordu. Yani şahsa münhasır bir direktif idi. Bazen çevresel faktörler devreye giriyordu. İçinde yaşadığı toplumun örf, adet ve geleneklerine göre zemin ve zaman değişimine göre bu direktiflerde değişimler söz konusu olabiliyordu.

    İşte usulul fıkıh ilmi bütünüyle bunları göz önünde bulundurarak ortaya çıkmış bir ilim dalıdır. Gelen bir emrin kat'i bir emir mi yoksa illete bağlı bir emir mi olduğu, bir nehyin sebebinin kat'i bir nehiy mi yoksa bir sebebe bağlı mı olduğu, emrin umum mu has mı olduğu, umum ise muhasssısının ne olduğu ve buna benzer konular usul ilminin kendisini oluşturur.

    Usul ilminin kaidelerine göre de İslam alimleri hüküm istinbatında bulunmuşlardır. Şimdi eğer tüm bunları göz ardı edersek –ki bunlar şu an selefi ve ehli sünnet olma maskesiyle reddedilmekte bizlerde hadis inkarcısı konumuna düşmekteyiz- karşınıza öyle bir Rasul ve sahabi çıkar ki inanın siz de şaşırırsınız. Bir şeyi yasaklayan sonra kendisi bizzat yapan, bir yer de bir şey söyleyip başka bir yerde tam tersini yapan bir rasulle karşılaşırsınız ki biz Rasulullah'ı bundan tenzih ederiz. Örnek olarak ayakta su içene içtiği suyu bizzat kusmasını emreden bir peygamber vardır bir başka yer de ise bizzat kendisi ayakta su içen bir Rasul çıkar karşınıza. Örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür. Bundan dolayı usul ilminin ana kaideleri bu alanda bizlere yol gösterir. Zaten fıkıh alanında değişik ekollerin çıkmasının altında yatan temel faktörde usul farklılıklarıdır.

    alıntıdır



  18. 14.Ekim.2008, 01:06
    9
    Kıdemli Üye
    İki kaş arasını kesmek caiz midir? bide bu

    Alıntı
    Rasulullah (s)… 23 yıl boyunca sahabisiyle yaşadı. Sahabisine direktifler verdi. Vermiş olduğu direktifler bazen içinde bulunduğu konumdan kaynaklanıyordu. Bazen karşısındaki şahıstan kaynaklanıyordu. Yani şahsa münhasır bir direktif idi. Bazen çevresel faktörler devreye giriyordu. İçinde yaşadığı toplumun örf, adet ve geleneklerine göre zemin ve zaman değişimine göre bu direktiflerde değişimler söz konusu olabiliyordu.

    İşte usulul fıkıh ilmi bütünüyle bunları göz önünde bulundurarak ortaya çıkmış bir ilim dalıdır. Gelen bir emrin kat'i bir emir mi yoksa illete bağlı bir emir mi olduğu, bir nehyin sebebinin kat'i bir nehiy mi yoksa bir sebebe bağlı mı olduğu, emrin umum mu has mı olduğu, umum ise muhasssısının ne olduğu ve buna benzer konular usul ilminin kendisini oluşturur.

    Usul ilminin kaidelerine göre de İslam alimleri hüküm istinbatında bulunmuşlardır. Şimdi eğer tüm bunları göz ardı edersek –ki bunlar şu an selefi ve ehli sünnet olma maskesiyle reddedilmekte bizlerde hadis inkarcısı konumuna düşmekteyiz- karşınıza öyle bir Rasul ve sahabi çıkar ki inanın siz de şaşırırsınız. Bir şeyi yasaklayan sonra kendisi bizzat yapan, bir yer de bir şey söyleyip başka bir yerde tam tersini yapan bir rasulle karşılaşırsınız ki biz Rasulullah'ı bundan tenzih ederiz. Örnek olarak ayakta su içene içtiği suyu bizzat kusmasını emreden bir peygamber vardır bir başka yer de ise bizzat kendisi ayakta su içen bir Rasul çıkar karşınıza. Örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür. Bundan dolayı usul ilminin ana kaideleri bu alanda bizlere yol gösterir. Zaten fıkıh alanında değişik ekollerin çıkmasının altında yatan temel faktörde usul farklılıklarıdır.

    alıntıdır


  19. 14.Ekim.2008, 01:07
    10
    anti_sukut
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2008
    Üye No: 34736
    Mesaj Sayısı: 94
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 35

    --->: İki kaş arasını kesmek caiz midir?

    Hadis değilki bu sadece fıkıh veya hadis usulu ile ilgili bir not

    ilgilenmek isteyenler Bünyamin Erol'un "Sahabenin sünnet anlayışı" isimli doktora tezine bakabilir


  20. 14.Ekim.2008, 01:07
    10
    Devamlı Üye
    Hadis değilki bu sadece fıkıh veya hadis usulu ile ilgili bir not

    ilgilenmek isteyenler Bünyamin Erol'un "Sahabenin sünnet anlayışı" isimli doktora tezine bakabilir

  21. 14.Ekim.2008, 01:15
    11
    BouGie
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Haziran.2007
    Üye No: 1144
    Mesaj Sayısı: 259
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    --->: İki kaş arasını kesmek caiz midir?

    "Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lanet etsin." (Buhari, 'Libas', 84; Müslim, 'Libas', 120)

    bu hadis anlayana yeter! bunun siniri neyi yoktur.



    anit_sukut Nickli Üyeden Alıntı
    Güzelleşmeyi seven genç bir kadın Hz. Aişe validemize (r.a) geldi vekadın kocası için alnındaki tüyleri yalabilir mi? diye sordu Oda Seni rahatsız eden şeyleri giderebildiğin kadar gider'dedi(Tirmizi,sünen,libas:31 Nesai sünen,Zinet 41)
    kardesim neden alintiyi tam almadin


    İmam Nevevi (rh.) demiştir ki; sakalı, bıyığı, alt dudakaltı tüyleri biten kadınların, bu tüyleri yolması lânetten müstesnadır, o çerçeveye girmez, hatta onun bunları yolması müstehaptır. (7) İbn Hacer (rh.) ise, bunun kocasının iznine bağlı olduğunu ilave eder. Kaşı dışında tüy yolma-kazıma, tırnak törpüleme, kızıllama (ruj gibi) şeyler kocanın izni ile olursa caizdir; çünkü bunlar zinettirler. Kocasına karşı süslenmek anlamınadır. Taberi (rh.) şöyle bir rivayet nakleder: Güzelleşmeyi (makyajı) seven genç bir kadın Hz. Aişe validemize (r.anha) geldi ve, ‘kadın kocası için alnındaki tüyleri yalabilir mi?diye sordu. O da, ‘Seni rahatsız eden şeyleri giderebildiğin kadar gider’ dedi.(8) Çünkü yapılan bu işlem, Allah’ın normal olarak yarattığı ve görmek istediği fıtratı, yaratılış biçimini değiştirmek değildir. Çeşitli rahatsızlıklardan dolayı bozulan kadınlık fıtratını düzeltmek manasını taşımaktadır. Kadın böylece, eğer istiyorsa kocasının süslenme arzusunu da yerine getirmiş olur. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere bu da müstehaptır. Ayaklardaki anormal kılları yolmak için de aynı şey söylenebilir. Ancak bütün bunları başkalarına güzel görünmek maksadıyla değil, sadece kocası için yapacak; aksi takdirde haram olur.


    (7) Münavi, Feyzu’l-Kadir, 5, 373.
    (8) İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, 10, 378.





  22. 14.Ekim.2008, 01:15
    11
    Devamlı Üye
    "Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lanet etsin." (Buhari, 'Libas', 84; Müslim, 'Libas', 120)

    bu hadis anlayana yeter! bunun siniri neyi yoktur.



    anit_sukut Nickli Üyeden Alıntı
    Güzelleşmeyi seven genç bir kadın Hz. Aişe validemize (r.a) geldi vekadın kocası için alnındaki tüyleri yalabilir mi? diye sordu Oda Seni rahatsız eden şeyleri giderebildiğin kadar gider'dedi(Tirmizi,sünen,libas:31 Nesai sünen,Zinet 41)
    kardesim neden alintiyi tam almadin


    İmam Nevevi (rh.) demiştir ki; sakalı, bıyığı, alt dudakaltı tüyleri biten kadınların, bu tüyleri yolması lânetten müstesnadır, o çerçeveye girmez, hatta onun bunları yolması müstehaptır. (7) İbn Hacer (rh.) ise, bunun kocasının iznine bağlı olduğunu ilave eder. Kaşı dışında tüy yolma-kazıma, tırnak törpüleme, kızıllama (ruj gibi) şeyler kocanın izni ile olursa caizdir; çünkü bunlar zinettirler. Kocasına karşı süslenmek anlamınadır. Taberi (rh.) şöyle bir rivayet nakleder: Güzelleşmeyi (makyajı) seven genç bir kadın Hz. Aişe validemize (r.anha) geldi ve, ‘kadın kocası için alnındaki tüyleri yalabilir mi?diye sordu. O da, ‘Seni rahatsız eden şeyleri giderebildiğin kadar gider’ dedi.(8) Çünkü yapılan bu işlem, Allah’ın normal olarak yarattığı ve görmek istediği fıtratı, yaratılış biçimini değiştirmek değildir. Çeşitli rahatsızlıklardan dolayı bozulan kadınlık fıtratını düzeltmek manasını taşımaktadır. Kadın böylece, eğer istiyorsa kocasının süslenme arzusunu da yerine getirmiş olur. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere bu da müstehaptır. Ayaklardaki anormal kılları yolmak için de aynı şey söylenebilir. Ancak bütün bunları başkalarına güzel görünmek maksadıyla değil, sadece kocası için yapacak; aksi takdirde haram olur.


    (7) Münavi, Feyzu’l-Kadir, 5, 373.
    (8) İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, 10, 378.




  23. 14.Ekim.2008, 01:22
    12
    Gülehasret
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2008
    Üye No: 13319
    Mesaj Sayısı: 1,184
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 16
    Bulunduğu yer: aşkından eriyim ya Rasulullah

    --->: İki kaş arasını kesmek caiz midir?

    Alıntı
    "Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lanet etsin." (Buhari, 'Libas', 84; Müslim, 'Libas', 120)

    bu hadis anlayana yeter! bunun siniri neyi yoktur.




    Alıntı:anit_sukut´isimli üyeden AlıntıGüzelleşmeyi seven genç bir kadın Hz. Aişe validemize (r.a) geldi ve ‘kadın kocası için alnındaki tüyleri yalabilir mi? diye sordu Oda Seni rahatsız eden şeyleri giderebildiğin kadar gider'dedi(Tirmizi,sünen,libas:31 Nesai sünen,Zinet 41) kardesim neden alintiyi tam almadin


    İmam Nevevi (rh.) demiştir ki; sakalı, bıyığı, alt dudakaltı tüyleri biten kadınların, bu tüyleri yolması lânetten müstesnadır, o çerçeveye girmez, hatta onun bunları yolması müstehaptır. (7) İbn Hacer (rh.) ise, bunun kocasının iznine bağlı olduğunu ilave eder. Kaşı dışında tüy yolma-kazıma, tırnak törpüleme, kızıllama (ruj gibi) şeyler kocanın izni ile olursa caizdir; çünkü bunlar zinettirler. Kocasına karşı süslenmek anlamınadır. Taberi (rh.) şöyle bir rivayet nakleder: Güzelleşmeyi (makyajı) seven genç bir kadın Hz. Aişe validemize (r.anha) geldi ve, ‘kadın kocası için alnındaki tüyleri yalabilir mi?’ diye sordu. O da, ‘Seni rahatsız eden şeyleri giderebildiğin kadar gider’ dedi.(8) Çünkü yapılan bu işlem, Allah’ın normal olarak yarattığı ve görmek istediği fıtratı, yaratılış biçimini değiştirmek değildir. Çeşitli rahatsızlıklardan dolayı bozulan kadınlık fıtratını düzeltmek manasını taşımaktadır. Kadın böylece, eğer istiyorsa kocasının süslenme arzusunu da yerine getirmiş olur. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere bu da müstehaptır. Ayaklardaki anormal kılları yolmak için de aynı şey söylenebilir. Ancak bütün bunları başkalarına güzel görünmek maksadıyla değil, sadece kocası için yapacak; aksi takdirde haram olur.
    Allah cc razı olsun kardeşim

    yanlış bilgi vermeyelim vebale girmeyelim


  24. 14.Ekim.2008, 01:22
    12
    Kıdemli Üye
    Alıntı
    "Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lanet etsin." (Buhari, 'Libas', 84; Müslim, 'Libas', 120)

    bu hadis anlayana yeter! bunun siniri neyi yoktur.




    Alıntı:anit_sukut´isimli üyeden AlıntıGüzelleşmeyi seven genç bir kadın Hz. Aişe validemize (r.a) geldi ve ‘kadın kocası için alnındaki tüyleri yalabilir mi? diye sordu Oda Seni rahatsız eden şeyleri giderebildiğin kadar gider'dedi(Tirmizi,sünen,libas:31 Nesai sünen,Zinet 41) kardesim neden alintiyi tam almadin


    İmam Nevevi (rh.) demiştir ki; sakalı, bıyığı, alt dudakaltı tüyleri biten kadınların, bu tüyleri yolması lânetten müstesnadır, o çerçeveye girmez, hatta onun bunları yolması müstehaptır. (7) İbn Hacer (rh.) ise, bunun kocasının iznine bağlı olduğunu ilave eder. Kaşı dışında tüy yolma-kazıma, tırnak törpüleme, kızıllama (ruj gibi) şeyler kocanın izni ile olursa caizdir; çünkü bunlar zinettirler. Kocasına karşı süslenmek anlamınadır. Taberi (rh.) şöyle bir rivayet nakleder: Güzelleşmeyi (makyajı) seven genç bir kadın Hz. Aişe validemize (r.anha) geldi ve, ‘kadın kocası için alnındaki tüyleri yalabilir mi?’ diye sordu. O da, ‘Seni rahatsız eden şeyleri giderebildiğin kadar gider’ dedi.(8) Çünkü yapılan bu işlem, Allah’ın normal olarak yarattığı ve görmek istediği fıtratı, yaratılış biçimini değiştirmek değildir. Çeşitli rahatsızlıklardan dolayı bozulan kadınlık fıtratını düzeltmek manasını taşımaktadır. Kadın böylece, eğer istiyorsa kocasının süslenme arzusunu da yerine getirmiş olur. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere bu da müstehaptır. Ayaklardaki anormal kılları yolmak için de aynı şey söylenebilir. Ancak bütün bunları başkalarına güzel görünmek maksadıyla değil, sadece kocası için yapacak; aksi takdirde haram olur.
    Allah cc razı olsun kardeşim

    yanlış bilgi vermeyelim vebale girmeyelim




+ Yorum Gönder
Git 12 Son