Konusunu Oylayın.: Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?

5 üzerinden 3.71 | Toplam : 7 kişi
Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?
  1. 19.Nisan.2008, 01:34
    1
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,527
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?






    Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir? Mumsema SORU: Dualara, "filanın yüzüsuyu hürmetine, filanın hatrına" gibi ziyadeler yapılmaktadır. Bu ziyadelerin şeriattaki yeri nedir? Rasulullah'ın Sünneti bu konuda ne söylüyor? Sahabe nasıl dua yapmış? Böyle yapmakla, yani dua ederken "filanın yüzüsuyu hürmetine" gibi sözler söylemekle herhangi dini bir kusur işlenmiş olur mu?

    CEVAP: Duada, Allah'a(cc) herhangi birinin yüzüsuyu hürmetini vasıta yapmak, O'nun ve Rasulü'nün bize öğrettiği bir yol değildir. Bildiğiniz gibi, Kur'an-ı Kerim bu tr anlayışlardan uzaktır. Hadislerde de bu anlayışa temel oluşturabilecek bir örnek yoktur. Duada bu yolu uygulamış olan veya bir başkasına öğreten sahabeden herhangi birisini de hatırlamıyorum. Doğrusu Alemlerin Rabbi'ne dua ederken herhangi bir kulun yüzüsuyu hürmetine referans göstermek veya filan kulun hatrı için benim istek ve ihtiyaçlarımı karşıla demek manasına gelen anlayış tarzı Müslümanlara nasıl musallat olmuş anlamakta güçlük çekiyorum. Ben böyle yapmanın yasak olduğunu söylemiyorum, sadece şu iki şeyi söylüyorum:

    Birincisi; bu şekilde dua yapmak, Alemlerin Rabbinin bize öğrettiği dua yapma şekline ve metoduna aykırıdır. Hz. Peygamber(sas)'in doğrudan doğruya ashabına öğrettiği duya tarzına da aykırıdır. Bu sebebledir ki, bu tarz duadan uzak durulmalıdır. Zira Peygamber Efendimiz(sas) ve diğer bütün Peygamberler, Allah ile kullar arasındaki ilişkinin ve bağın doğru şeklinin ne olduğunu açıklamak için gelmişlerdir. Öyleyse onların ne uyguladıkları ne de öğrettikleri bir dua şekli olan bu tarz bir dua şeklini, herhangi bir kimse uygulamaya kalkışırsa, şüphesiz o, muteber olan bir şekli terkedip, muteber olmayan bir şekli uygulamış olur.

    İkinci olarak da; bu dua şeklinin nefrete şayan bir yol olduğuna inanıyorum. Başka bir kişinin bu dua şeklini benim gördüğüm gibi görmeyip başka bir açıdan bakması ve nefrete şayan bulmaması farklı bir durum. Ben ne zaman bu dua şeklinin zararlarına dikkat etsem, gözümün önüne hemen çok mert ve çok cömert bir zat gelir: Onun kapısına gelen herhangi bir insanın arzuları anında yerine getiriliyor, feyz ve keremi herkesi kuşatıyor, her isteyen ondan dilediğini talep edebiliyor, lütfu herkese açık ve herkes ona kolaylıkla ulaşabiliyor. Böyle bir zatın karşısına bir kişinin doğrudan gelerek: "Ey kerem sahibi, cömert insan! Bana yardım et" demek yerine, "Filan kişinin hatrına benim ihtiyaçlarımı gider" demesi ne kadar uygun düşer varın siz hesap edin. Bu isteme biçiminde, o cömert kişinin merhameti ve cömertliği sebebiyle başkalarının ihtiyaçlarını gidermediği, fakat arkadaşlarının, dostlarının ve akrabalarının hatrına lütuf ve ihsanda bulunduğu su-i zannı gizlidir. Eğer bunların vasıtasıyla dua edilmezse sanki o zaman ondan hiçbir şey alamayacağınız zannıyla ümitsizliğe düşüyorsunuz. Filanın yüzüsuyu hürmetine demek; aynı zamanda, istekte bulunduğunuz zata baskı uyguladığınız manasına gelir ki, siz aslında şöyle demek istiyorsunuz: "Ben filan büyük insanın tavsiyesi ile geliyorum. Benim ricamı herhangi aracısız bir insanın ricası gibi düşünerek geri çevirmemelisiniz." Eğer bu tarz dua bu söylediğim anlama gelmiyorsa, ne anlama geldiğini bana da öğretin. Böylece içimdeki sıkıntıdan kurtulacağım için memnun olurum. Fakat eğer bu tarz duanın anlamı gerçekten benim anladığım şekildeyse, o zaman Allah Teala'nın kamil sıfatları hakkında doğu bilgiye sahip bir şahsın böyle bir dua tarzını hayal edebileceğini bile düşünemiyorum. Fıkıh alimleri bu dua tarzının, bu gibi mahzurlarını dikkate alarak, mekruh olduğu kanaatine varmışlardır. Nitekim, Hanefî Fıkhı'nın meşhur kitabı Hidaye'de şöyle yazmaktadır:

    "Bir kimsenin dua ederken filanın hakkı için, filanın yüzüsuyu hürmetine veya Peygamberlerin, Nebilerin hakkı için demesi mekruhtur. Zira; yaratılanın, Yaratan üzerinde hiçbir hakkı söz konusu değildir."



    Seyyid Ebu'l âla el-MEVDUDÎ - "Mesail ve Resail"


  2. 19.Nisan.2008, 01:34
    1
    DeLi MoLLa



    SORU: Dualara, "filanın yüzüsuyu hürmetine, filanın hatrına" gibi ziyadeler yapılmaktadır. Bu ziyadelerin şeriattaki yeri nedir? Rasulullah'ın Sünneti bu konuda ne söylüyor? Sahabe nasıl dua yapmış? Böyle yapmakla, yani dua ederken "filanın yüzüsuyu hürmetine" gibi sözler söylemekle herhangi dini bir kusur işlenmiş olur mu?

    CEVAP: Duada, Allah'a(cc) herhangi birinin yüzüsuyu hürmetini vasıta yapmak, O'nun ve Rasulü'nün bize öğrettiği bir yol değildir. Bildiğiniz gibi, Kur'an-ı Kerim bu tr anlayışlardan uzaktır. Hadislerde de bu anlayışa temel oluşturabilecek bir örnek yoktur. Duada bu yolu uygulamış olan veya bir başkasına öğreten sahabeden herhangi birisini de hatırlamıyorum. Doğrusu Alemlerin Rabbi'ne dua ederken herhangi bir kulun yüzüsuyu hürmetine referans göstermek veya filan kulun hatrı için benim istek ve ihtiyaçlarımı karşıla demek manasına gelen anlayış tarzı Müslümanlara nasıl musallat olmuş anlamakta güçlük çekiyorum. Ben böyle yapmanın yasak olduğunu söylemiyorum, sadece şu iki şeyi söylüyorum:

    Birincisi; bu şekilde dua yapmak, Alemlerin Rabbinin bize öğrettiği dua yapma şekline ve metoduna aykırıdır. Hz. Peygamber(sas)'in doğrudan doğruya ashabına öğrettiği duya tarzına da aykırıdır. Bu sebebledir ki, bu tarz duadan uzak durulmalıdır. Zira Peygamber Efendimiz(sas) ve diğer bütün Peygamberler, Allah ile kullar arasındaki ilişkinin ve bağın doğru şeklinin ne olduğunu açıklamak için gelmişlerdir. Öyleyse onların ne uyguladıkları ne de öğrettikleri bir dua şekli olan bu tarz bir dua şeklini, herhangi bir kimse uygulamaya kalkışırsa, şüphesiz o, muteber olan bir şekli terkedip, muteber olmayan bir şekli uygulamış olur.

    İkinci olarak da; bu dua şeklinin nefrete şayan bir yol olduğuna inanıyorum. Başka bir kişinin bu dua şeklini benim gördüğüm gibi görmeyip başka bir açıdan bakması ve nefrete şayan bulmaması farklı bir durum. Ben ne zaman bu dua şeklinin zararlarına dikkat etsem, gözümün önüne hemen çok mert ve çok cömert bir zat gelir: Onun kapısına gelen herhangi bir insanın arzuları anında yerine getiriliyor, feyz ve keremi herkesi kuşatıyor, her isteyen ondan dilediğini talep edebiliyor, lütfu herkese açık ve herkes ona kolaylıkla ulaşabiliyor. Böyle bir zatın karşısına bir kişinin doğrudan gelerek: "Ey kerem sahibi, cömert insan! Bana yardım et" demek yerine, "Filan kişinin hatrına benim ihtiyaçlarımı gider" demesi ne kadar uygun düşer varın siz hesap edin. Bu isteme biçiminde, o cömert kişinin merhameti ve cömertliği sebebiyle başkalarının ihtiyaçlarını gidermediği, fakat arkadaşlarının, dostlarının ve akrabalarının hatrına lütuf ve ihsanda bulunduğu su-i zannı gizlidir. Eğer bunların vasıtasıyla dua edilmezse sanki o zaman ondan hiçbir şey alamayacağınız zannıyla ümitsizliğe düşüyorsunuz. Filanın yüzüsuyu hürmetine demek; aynı zamanda, istekte bulunduğunuz zata baskı uyguladığınız manasına gelir ki, siz aslında şöyle demek istiyorsunuz: "Ben filan büyük insanın tavsiyesi ile geliyorum. Benim ricamı herhangi aracısız bir insanın ricası gibi düşünerek geri çevirmemelisiniz." Eğer bu tarz dua bu söylediğim anlama gelmiyorsa, ne anlama geldiğini bana da öğretin. Böylece içimdeki sıkıntıdan kurtulacağım için memnun olurum. Fakat eğer bu tarz duanın anlamı gerçekten benim anladığım şekildeyse, o zaman Allah Teala'nın kamil sıfatları hakkında doğu bilgiye sahip bir şahsın böyle bir dua tarzını hayal edebileceğini bile düşünemiyorum. Fıkıh alimleri bu dua tarzının, bu gibi mahzurlarını dikkate alarak, mekruh olduğu kanaatine varmışlardır. Nitekim, Hanefî Fıkhı'nın meşhur kitabı Hidaye'de şöyle yazmaktadır:

    "Bir kimsenin dua ederken filanın hakkı için, filanın yüzüsuyu hürmetine veya Peygamberlerin, Nebilerin hakkı için demesi mekruhtur. Zira; yaratılanın, Yaratan üzerinde hiçbir hakkı söz konusu değildir."



    Seyyid Ebu'l âla el-MEVDUDÎ - "Mesail ve Resail"


    Benzer Konular

    - Dualarda ''Filanın yüzüsuyu hürmetine, filanın hatrına" demek caizmidir?

    - Dua ederken araya birilerini katmak yani falanın hürmetine filanın hürmetine duamızı kabul et demek

    - Bu duanın Türkçe'si nedir?

    - Tahiyyatta Türkçe duanın hükmü?

    - Dua ederken mesela; Kur'an hürmetine, kabe hürmetine, okunan ezanlar hürmetine gibi sözler kullanmak

  3. 19.Nisan.2008, 07:52
    2
    berat81
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Şubat.2008
    Üye No: 10787
    Mesaj Sayısı: 24
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 36

    --->: Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?




    selamun aleykum hayırlı sabahlar güzel bi konu Allah (C.C.) razı olsun kafama takılan bişey oldu Adem Aleyhisselam Rabbinden af dilerken İsminin yanında ismine yer verdiğin Muhammed Aleyhisselam 'ın yüzü suyu hürmetine diyerek dua etmemişmi ? Yanlış anlama bilmediğimden soruyorum


  4. 19.Nisan.2008, 07:52
    2
    Üye



    selamun aleykum hayırlı sabahlar güzel bi konu Allah (C.C.) razı olsun kafama takılan bişey oldu Adem Aleyhisselam Rabbinden af dilerken İsminin yanında ismine yer verdiğin Muhammed Aleyhisselam 'ın yüzü suyu hürmetine diyerek dua etmemişmi ? Yanlış anlama bilmediğimden soruyorum


  5. 19.Nisan.2008, 21:23
    3
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,527
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?

    berat81 Nickli Üyeden Alıntı
    selamun aleykum hayırlı sabahlar güzel bi konu Allah (C.C.) razı olsun kafama takılan bişey oldu Adem Aleyhisselam Rabbinden af dilerken İsminin yanında ismine yer verdiğin Muhammed Aleyhisselam 'ın yüzü suyu hürmetine diyerek dua etmemişmi ? Yanlış anlama bilmediğimden soruyorum
    ve aleykumselam ve rahmetullah kardeşim... Rabbim cümlemizden razı olsun... Yanlış anlamamı gerektirecek bir durum yok. Söylediğin hadis, Hakim'in "Müstedrek adlı eserinde, Beyhaki'nin "Delailu'n-Nubuvve" adlı eserinde mevcuttur. Ancak; uydurma hadisleri işlediği eserinde, Elbânî'nin şu satırlarına rastlıyoruz:

    "Ravilerden olan Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem hakkında, İbn Hıbban şöyle der:

    'Hadis uydurmakla itham olunmuş, Leys, Malik ve Lehi'a üzerine hadisler uydurmuştur.'

    Dolayısıyla İmam Zehebî rivayet hakkında uydurma ve batıl derken, İbn Hacer el-Askalani de ona katılır."



    Bu konu ile alakalı, alimlerimizin görüşlerine de yer verelim istiyorum:


    Hanefî alimlerimizden İbn Ebi'l İzz'in bu konudaki görüşleri şöyle:

    “Kişinin, Allah’tan başkasını duasının kabulüne sebep kılması ve onunla tevessülde bulunması caiz değildir... O şöyle demek ister: “Falanca senin salih kullarından olduğu için duamı kabul eyle.” Onun Allah‘ın salih kulu olma¬sıyla berikinin duası arasında ne ilgi, ne bağlantı olabilir? Bu, duada taşkınlık yapmaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

    “Rabbinize için için ve yalvararak dua edin. O, taşkınlık yapanları gerçekten sevmez.” (Araf 7/55)

    Bu ve benzeri dualar, sonradan uydurulmuştur. Böyle bir dua ne Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemden, ne sahabeden, ne tabiînden, ne de imamların birinden aktarılmıştır. Allah hepsinden razı olsun. Bu, ancak cahillerin ve bazı tarikatçıların yazdığı tılsımlarda bulunabilir.” (Ali b. Muhammed b. Ebî'l-İzz ed-Dimaşkî, (öl. 792 h./1390 m.) Şerh'ül-Akîdet'it-Tahâviyye, Beyrut, 1408/1988, c.I, s.295-297.)




    Ebu Hafs şöyle der:

    "Kulun kendisiyle mevlasına tevessül ettiği en güzel şey: bütün durumlarda mevlasına muhtaç olduğunu hissetmesi, tüm fiillerinde sünnete uyması ve helal yoldan rızık talep etmesidir."


    Peygamberimiz(sas) bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır:
    "Kendinize acıyınız. Şüphesiz siz ne bir sağıra, ne de uzakta bulunan birine dua ediyorsunuz. Sizin dua ettiğiniz zat işiten ve yakındadır. O size bineğinizin boynundan daha yakındır." (Buhari, Daavat, 50; Müslim, Zikr, 44; Ebu Davud, Salat, 361; Müsned, IV, 394,402,403)


    Sehl b. Abdullah Tusterî de bu manada şöyle der:

    "Kul ile Rabbi arasında, kulun O'na ihtiyaç arzetmesinden daha yakın bir yol yoktur."



    Hanefî fıkhının İmamlarından, Ebu Hanife'nin öğrencisi, İmam Ebu Yusuf da şöyle der:

    "Falanın hakkı için veya Peygamberlerden birisinin hakkı için, Harem-i Şerif yahut Meşar-ı Haram hakkı için dua edilmesini kerih görürüm." (el-Kudûrî, Şerhu'l Kerhî, Kerahet Babı)



    İmam-ı Azam Ebu Hanife şöyle der:

    "Hiç kimsenin, Allah'tan başka biriyle Allah'a dua etmesi gerekmez. Müsaade edilen ve emredilmiş olunan dua, Allah'ın şu ayetinden(Allah'a ait güzel isimler vardır. O'nu o isimlerle çağırınız.) yararlanılarak yapılandır." (Durru'l-Muhtar 2/630)





    Bu konuda orta yol arayan Prof. Dr. Hayreddin KARAMAN, şu cümlelere yer veriyor:

    "Şu çizgide birleşmek mümkündür: Ölmüş gitmiş kimselerle tevessül etmenin gerekli ve zarûrî olduğuna dair bir nas (ayet, hadîs) yoktur. Bunu kabûl etmeyen, bu mânâda tevessül yoktur diyen, ehl-i sünnet câmiasından çıkmaz. Allah'a ortak koşmadan, O'nun sevdiği bilinen veya sanılan, ölü yahut diri bir kul vâsıta kılınarak dua etmek mânâsında bir tevessülü yasaklayan bir nas da yoktur; şu halde bunu yapanlar da kınanamaz..."


    Benim de acizane fikrim:

    Dinimde şüpheli şeylerden kaçınılması tavsiye edilmişse; şahsım adına böylesine şüpheli birşeyden kaçınıyorum. Rabbimin güzel isimlerini vesile yapmak varken, kimseyi vesile yapmaya gerek görmüyorum. Zaten; büyükler/büyük zatlar/veliler dediklerimiz kimlerdir? Büyük zatlardan kasıt, bizim büyük olduklarına, ameline, ilmine, irfanına, hikmetine, eserlerine, bıraktıklarına, çevresine, talebesine bakarak hükmettiğimiz zatlar değil midir? Elimizde, Allah katındaki büyüklükleri ile ilgili bir bilgi olmadığına göre; neye göre ve ne diye, onları Allah ile aramıza koyma gereği duyalım?


    Gerisi de, siz kardeşlerimin seçimine kalmış... Allah'a emanet olunuz kardeşim.

    vesselam...










  6. 19.Nisan.2008, 21:23
    3
    DeLi MoLLa
    berat81 Nickli Üyeden Alıntı
    selamun aleykum hayırlı sabahlar güzel bi konu Allah (C.C.) razı olsun kafama takılan bişey oldu Adem Aleyhisselam Rabbinden af dilerken İsminin yanında ismine yer verdiğin Muhammed Aleyhisselam 'ın yüzü suyu hürmetine diyerek dua etmemişmi ? Yanlış anlama bilmediğimden soruyorum
    ve aleykumselam ve rahmetullah kardeşim... Rabbim cümlemizden razı olsun... Yanlış anlamamı gerektirecek bir durum yok. Söylediğin hadis, Hakim'in "Müstedrek adlı eserinde, Beyhaki'nin "Delailu'n-Nubuvve" adlı eserinde mevcuttur. Ancak; uydurma hadisleri işlediği eserinde, Elbânî'nin şu satırlarına rastlıyoruz:

    "Ravilerden olan Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem hakkında, İbn Hıbban şöyle der:

    'Hadis uydurmakla itham olunmuş, Leys, Malik ve Lehi'a üzerine hadisler uydurmuştur.'

    Dolayısıyla İmam Zehebî rivayet hakkında uydurma ve batıl derken, İbn Hacer el-Askalani de ona katılır."



    Bu konu ile alakalı, alimlerimizin görüşlerine de yer verelim istiyorum:


    Hanefî alimlerimizden İbn Ebi'l İzz'in bu konudaki görüşleri şöyle:

    “Kişinin, Allah’tan başkasını duasının kabulüne sebep kılması ve onunla tevessülde bulunması caiz değildir... O şöyle demek ister: “Falanca senin salih kullarından olduğu için duamı kabul eyle.” Onun Allah‘ın salih kulu olma¬sıyla berikinin duası arasında ne ilgi, ne bağlantı olabilir? Bu, duada taşkınlık yapmaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

    “Rabbinize için için ve yalvararak dua edin. O, taşkınlık yapanları gerçekten sevmez.” (Araf 7/55)

    Bu ve benzeri dualar, sonradan uydurulmuştur. Böyle bir dua ne Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemden, ne sahabeden, ne tabiînden, ne de imamların birinden aktarılmıştır. Allah hepsinden razı olsun. Bu, ancak cahillerin ve bazı tarikatçıların yazdığı tılsımlarda bulunabilir.” (Ali b. Muhammed b. Ebî'l-İzz ed-Dimaşkî, (öl. 792 h./1390 m.) Şerh'ül-Akîdet'it-Tahâviyye, Beyrut, 1408/1988, c.I, s.295-297.)




    Ebu Hafs şöyle der:

    "Kulun kendisiyle mevlasına tevessül ettiği en güzel şey: bütün durumlarda mevlasına muhtaç olduğunu hissetmesi, tüm fiillerinde sünnete uyması ve helal yoldan rızık talep etmesidir."


    Peygamberimiz(sas) bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır:
    "Kendinize acıyınız. Şüphesiz siz ne bir sağıra, ne de uzakta bulunan birine dua ediyorsunuz. Sizin dua ettiğiniz zat işiten ve yakındadır. O size bineğinizin boynundan daha yakındır." (Buhari, Daavat, 50; Müslim, Zikr, 44; Ebu Davud, Salat, 361; Müsned, IV, 394,402,403)


    Sehl b. Abdullah Tusterî de bu manada şöyle der:

    "Kul ile Rabbi arasında, kulun O'na ihtiyaç arzetmesinden daha yakın bir yol yoktur."



    Hanefî fıkhının İmamlarından, Ebu Hanife'nin öğrencisi, İmam Ebu Yusuf da şöyle der:

    "Falanın hakkı için veya Peygamberlerden birisinin hakkı için, Harem-i Şerif yahut Meşar-ı Haram hakkı için dua edilmesini kerih görürüm." (el-Kudûrî, Şerhu'l Kerhî, Kerahet Babı)



    İmam-ı Azam Ebu Hanife şöyle der:

    "Hiç kimsenin, Allah'tan başka biriyle Allah'a dua etmesi gerekmez. Müsaade edilen ve emredilmiş olunan dua, Allah'ın şu ayetinden(Allah'a ait güzel isimler vardır. O'nu o isimlerle çağırınız.) yararlanılarak yapılandır." (Durru'l-Muhtar 2/630)





    Bu konuda orta yol arayan Prof. Dr. Hayreddin KARAMAN, şu cümlelere yer veriyor:

    "Şu çizgide birleşmek mümkündür: Ölmüş gitmiş kimselerle tevessül etmenin gerekli ve zarûrî olduğuna dair bir nas (ayet, hadîs) yoktur. Bunu kabûl etmeyen, bu mânâda tevessül yoktur diyen, ehl-i sünnet câmiasından çıkmaz. Allah'a ortak koşmadan, O'nun sevdiği bilinen veya sanılan, ölü yahut diri bir kul vâsıta kılınarak dua etmek mânâsında bir tevessülü yasaklayan bir nas da yoktur; şu halde bunu yapanlar da kınanamaz..."


    Benim de acizane fikrim:

    Dinimde şüpheli şeylerden kaçınılması tavsiye edilmişse; şahsım adına böylesine şüpheli birşeyden kaçınıyorum. Rabbimin güzel isimlerini vesile yapmak varken, kimseyi vesile yapmaya gerek görmüyorum. Zaten; büyükler/büyük zatlar/veliler dediklerimiz kimlerdir? Büyük zatlardan kasıt, bizim büyük olduklarına, ameline, ilmine, irfanına, hikmetine, eserlerine, bıraktıklarına, çevresine, talebesine bakarak hükmettiğimiz zatlar değil midir? Elimizde, Allah katındaki büyüklükleri ile ilgili bir bilgi olmadığına göre; neye göre ve ne diye, onları Allah ile aramıza koyma gereği duyalım?


    Gerisi de, siz kardeşlerimin seçimine kalmış... Allah'a emanet olunuz kardeşim.

    vesselam...










  7. 20.Nisan.2008, 00:09
    4
    berat81
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Şubat.2008
    Üye No: 10787
    Mesaj Sayısı: 24
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 36

    --->: Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?

    Verdiğin bilgiler için Mevlam razı olsun. Uğraşın için hakkını helal et. O zaman dualarımıza hamd ederek baslıyoruz ardından efendimiz S.A.V.'e salatu selam duanın akabinde tekrar salatu selam ve hamd olsun alemlerin rabbine diyerek bitiriyoruz...


  8. 20.Nisan.2008, 00:09
    4
    Üye
    Verdiğin bilgiler için Mevlam razı olsun. Uğraşın için hakkını helal et. O zaman dualarımıza hamd ederek baslıyoruz ardından efendimiz S.A.V.'e salatu selam duanın akabinde tekrar salatu selam ve hamd olsun alemlerin rabbine diyerek bitiriyoruz...


  9. 20.Nisan.2008, 00:28
    5
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,527
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?

    berat81 Nickli Üyeden Alıntı
    Verdiğin bilgiler için Mevlam razı olsun. Uğraşın için hakkını helal et. O zaman dualarımıza hamd ederek baslıyoruz ardından efendimiz S.A.V.'e salatu selam duanın akabinde tekrar salatu selam ve hamd olsun alemlerin rabbine diyerek bitiriyoruz...
    Hakkımız elbette helaldir kardeşim... Dualarınız en büyük mutluluktur bizim için... Rabbim sizlerden de razı olsun...

    vesselam...


  10. 20.Nisan.2008, 00:28
    5
    DeLi MoLLa
    berat81 Nickli Üyeden Alıntı
    Verdiğin bilgiler için Mevlam razı olsun. Uğraşın için hakkını helal et. O zaman dualarımıza hamd ederek baslıyoruz ardından efendimiz S.A.V.'e salatu selam duanın akabinde tekrar salatu selam ve hamd olsun alemlerin rabbine diyerek bitiriyoruz...
    Hakkımız elbette helaldir kardeşim... Dualarınız en büyük mutluluktur bizim için... Rabbim sizlerden de razı olsun...

    vesselam...


  11. 29.Nisan.2009, 22:01
    6
    LeyL!
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Nisan.2009
    Üye No: 48106
    Mesaj Sayısı: 195
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: İnna Fetahna!!

    --->: Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?

    Cezekallahu hayran, bilgilendirdiginiz icin tesekkürler


  12. 29.Nisan.2009, 22:01
    6
    Devamlı Üye
    Cezekallahu hayran, bilgilendirdiginiz icin tesekkürler


  13. 07.Mayıs.2009, 21:44
    7
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,527
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?

    Ben teşekkür ederim.. Rabbim sizlere de hayırlı mükafatlar versin..

    vesselam...


  14. 07.Mayıs.2009, 21:44
    7
    DeLi MoLLa
    Ben teşekkür ederim.. Rabbim sizlere de hayırlı mükafatlar versin..

    vesselam...


  15. 07.Mayıs.2009, 21:53
    8
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    --->: Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?

    Çok güzel bilgiler vermişsiniz.Rabbim razı olsun..


  16. 07.Mayıs.2009, 21:53
    8
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥
    Çok güzel bilgiler vermişsiniz.Rabbim razı olsun..


  17. 29.Haziran.2009, 09:02
    9
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 2,527
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 29
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    --->: Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?

    Teşekkür ederim kardeşim. Rabbim sizden de razı ve memnun olsun...

    ve's-Selam, ve'd-Dua..


  18. 29.Haziran.2009, 09:02
    9
    DeLi MoLLa
    Teşekkür ederim kardeşim. Rabbim sizden de razı ve memnun olsun...

    ve's-Selam, ve'd-Dua..


  19. 02.Ocak.2010, 22:51
    10
    Bilal50
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Ocak.2010
    Üye No: 72294
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?

    BiLaL HaTTaB Vahhabi zihniyetinle Hak olan Vesile ve Tevesülü inkar edemesin.
    Sahih Hadislerle senin bu yazdiklarini cürütecegim Insallah.
    4-.Bize Abdurrahmân ibnu Abdillah, babası Abdullah ibnu Dinar'dan tahdîs etti. O şöyle demiştir: Ben Abdullah ibn Umer'i, Ebû Tâlib'in şu şiirini mesel edinerek okuduğunu işittim:
    (Hey babasız, ırz ve harîmi himaye eden, kötü sözlü olmayıp kimseye de yük teşkîl etmeyen bir efendiyi bir kavmin terketmesi nedir? O öyle bir seyyiddir ki, bembeyazdır; yüzü suyu hürmetine yağmur istenir; yetimlerin yediricisi, dulların koruyucusudur).
    Ve Umer ibn Hamze şöyle dedi : Bize Salim, babası İbn Umer' den tahdîs etti. O şöyle demiştir: Peygamber(S.A.V)'in (Medine'de minbere çıkıp) yağmur duası yaptığını ve daha inmesine mahal kalmadan olukların gürül gürül coşup aktığım görünce, Rasûlullah'ın mübarek yüzüne baka baka o ma'lûm şâirin:
    Ve ebyadu yusteskaa-gamâmu bi-vechihi Simâlu'I-yetâmâ, ismetun li'1-erâmili...
    sözünü nice defalar hatırlamışımdır. (Râvî Abdullah ibn Dînâr el-Adevî dedi ki Bu söz Ebû Tâlib'in sözüdür. (Sahihi Buhari; Istiska [Ya
    ğmur Namazı] 410)

    5-.Bize Muhammed ibnu Abdillah el-Ensârî tahdîs edip şöyle dedi; Bana babam Abdullah ibnu'I-Musennâ, Sumâme ibnu Abdillah ibni Enes'ten; o da Enes ibn Mâlik'ten olmak üzere tahdîs etti ki, halk yağmursuz kalıp kıtlığa uğradıkları zaman, Umer ibnu'I-Hattâb (Peygamber'in amcası) Abbâs ibnu'l-Abdilmuttalib'i vesîle edinerek yağmur duası yapar ve duada: "Yâ Allah, bizler Peygam-ber'imizi vesîle edinerek Sen'den niyazda bulunurduk da, Sen bize yağmur ihsan ederdin. (Şimdi de) Peygamber'imizin amcasını vesîle edinerek Sen'den niyaz ediyoruz; bize (yine) yağmur ihsan eyle" der idi. Râvî Enes: (Bu duanın akabinde) kendilerine yağmur ihsan olunurdu, demiştir.
    (Sahihi Buhari; Istiska [Yağmur Namazı] 411)

    Haa bide nakledigin su Hadis ise bu konuylan hic bir alakasi yoktur:
    Alıntı
    Peygamberimiz(sas) bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır:
    "Kendinize acıyınız. Şüphesiz siz ne bir sağıra, ne de uzakta bulunan birine dua ediyorsunuz. Sizin dua ettiğiniz zat işiten ve yakındadır. O size bineğinizin boynundan daha yakındır." (Buhari, Daavat, 50; Müslim, Zikr, 44; Ebu Davud, Salat, 361; Müsned, IV, 394,402,403)
    Anlayamadigim ise bu Hadisin basini niye yazmadigin cünku Peygamberimiz bu uyariyi su nedenle yapmistir:

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Muhammed b. Fudayl ile Ebû Muâviye, Âsım'dan, o da Ebû Osman'dan, o da Ebû Musa'dan naklen rivayet ettiler. (Şöyle demiş) : Bir seferde Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraberdik. Cemaat aşikar tek-bir almaya başladılar. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem): ...


  20. 02.Ocak.2010, 22:51
    10
    Bilal50 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    BiLaL HaTTaB Vahhabi zihniyetinle Hak olan Vesile ve Tevesülü inkar edemesin.
    Sahih Hadislerle senin bu yazdiklarini cürütecegim Insallah.
    4-.Bize Abdurrahmân ibnu Abdillah, babası Abdullah ibnu Dinar'dan tahdîs etti. O şöyle demiştir: Ben Abdullah ibn Umer'i, Ebû Tâlib'in şu şiirini mesel edinerek okuduğunu işittim:
    (Hey babasız, ırz ve harîmi himaye eden, kötü sözlü olmayıp kimseye de yük teşkîl etmeyen bir efendiyi bir kavmin terketmesi nedir? O öyle bir seyyiddir ki, bembeyazdır; yüzü suyu hürmetine yağmur istenir; yetimlerin yediricisi, dulların koruyucusudur).
    Ve Umer ibn Hamze şöyle dedi : Bize Salim, babası İbn Umer' den tahdîs etti. O şöyle demiştir: Peygamber(S.A.V)'in (Medine'de minbere çıkıp) yağmur duası yaptığını ve daha inmesine mahal kalmadan olukların gürül gürül coşup aktığım görünce, Rasûlullah'ın mübarek yüzüne baka baka o ma'lûm şâirin:
    Ve ebyadu yusteskaa-gamâmu bi-vechihi Simâlu'I-yetâmâ, ismetun li'1-erâmili...
    sözünü nice defalar hatırlamışımdır. (Râvî Abdullah ibn Dînâr el-Adevî dedi ki Bu söz Ebû Tâlib'in sözüdür. (Sahihi Buhari; Istiska [Ya
    ğmur Namazı] 410)

    5-.Bize Muhammed ibnu Abdillah el-Ensârî tahdîs edip şöyle dedi; Bana babam Abdullah ibnu'I-Musennâ, Sumâme ibnu Abdillah ibni Enes'ten; o da Enes ibn Mâlik'ten olmak üzere tahdîs etti ki, halk yağmursuz kalıp kıtlığa uğradıkları zaman, Umer ibnu'I-Hattâb (Peygamber'in amcası) Abbâs ibnu'l-Abdilmuttalib'i vesîle edinerek yağmur duası yapar ve duada: "Yâ Allah, bizler Peygam-ber'imizi vesîle edinerek Sen'den niyazda bulunurduk da, Sen bize yağmur ihsan ederdin. (Şimdi de) Peygamber'imizin amcasını vesîle edinerek Sen'den niyaz ediyoruz; bize (yine) yağmur ihsan eyle" der idi. Râvî Enes: (Bu duanın akabinde) kendilerine yağmur ihsan olunurdu, demiştir.
    (Sahihi Buhari; Istiska [Yağmur Namazı] 411)

    Haa bide nakledigin su Hadis ise bu konuylan hic bir alakasi yoktur:
    Alıntı
    Peygamberimiz(sas) bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır:
    "Kendinize acıyınız. Şüphesiz siz ne bir sağıra, ne de uzakta bulunan birine dua ediyorsunuz. Sizin dua ettiğiniz zat işiten ve yakındadır. O size bineğinizin boynundan daha yakındır." (Buhari, Daavat, 50; Müslim, Zikr, 44; Ebu Davud, Salat, 361; Müsned, IV, 394,402,403)
    Anlayamadigim ise bu Hadisin basini niye yazmadigin cünku Peygamberimiz bu uyariyi su nedenle yapmistir:

    Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Muhammed b. Fudayl ile Ebû Muâviye, Âsım'dan, o da Ebû Osman'dan, o da Ebû Musa'dan naklen rivayet ettiler. (Şöyle demiş) : Bir seferde Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraberdik. Cemaat aşikar tek-bir almaya başladılar. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem): ...


  21. 28.Temmuz.2011, 16:46
    11
    uyan
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2011
    Üye No: 88993
    Mesaj Sayısı: 2
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 38

    Cevap: Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?

    18. Mescidler şüphesiz Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin). 20. (Resûlüm!) De ki: Ben ancak Rabbime yalvarırım ve O'na kimseyi ortak koşmam. (cin suresi)


  22. 28.Temmuz.2011, 16:46
    11
    uyan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    18. Mescidler şüphesiz Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin). 20. (Resûlüm!) De ki: Ben ancak Rabbime yalvarırım ve O'na kimseyi ortak koşmam. (cin suresi)


  23. 22.Aralık.2011, 11:51
    12
    Cemildzz
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Aralık.2011
    Üye No: 92722
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 26

    Cevap: Yüzüsuyu hürmetine duanın hükmü nedir?

    Burayı vahhabi zihniyetli insanlar kuşatmış..Bir söz söylenmişse onun hangi olay üzerine, niçin söylendiğine söylendiğine çok iyi bakılması gerekir.
    Senin bu düşüncene göre eğer İmamı Azam (r.a), Yüzü suyu hürmetine demeyi çirkin görseydi, şefaati de çirkin görürdü.
    Burada ehli sünnet yolundaki insanların zihinlerini karıştırmayalım lütfen.
    Arkadaşlar sizde iyi düşünün herkesin dediğiyle amel etmeyin.Aracı koymak çirkin demek,şefaati tümüyle yok saymaktır.Lütfen uyanık olalım.
    Mezhepsizlerin zehirleriyle zehirlenmeyelim..Allah hepimizi hidayete erdirsin..


  24. 22.Aralık.2011, 11:51
    12
    Cemildzz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Burayı vahhabi zihniyetli insanlar kuşatmış..Bir söz söylenmişse onun hangi olay üzerine, niçin söylendiğine söylendiğine çok iyi bakılması gerekir.
    Senin bu düşüncene göre eğer İmamı Azam (r.a), Yüzü suyu hürmetine demeyi çirkin görseydi, şefaati de çirkin görürdü.
    Burada ehli sünnet yolundaki insanların zihinlerini karıştırmayalım lütfen.
    Arkadaşlar sizde iyi düşünün herkesin dediğiyle amel etmeyin.Aracı koymak çirkin demek,şefaati tümüyle yok saymaktır.Lütfen uyanık olalım.
    Mezhepsizlerin zehirleriyle zehirlenmeyelim..Allah hepimizi hidayete erdirsin..





+ Yorum Gönder
Git 12 Son