Konusunu Oylayın.: Sabah Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)

5 üzerinden 4.71 | Toplam : 17 kişi
Sabah Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)
  1. 07.Ekim.2011, 16:43
    1
    Mehmet5
    ☪ ☪ ☪ (müslüman) ☪ ☪ ☪

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Eylül.2011
    Üye No: 90286
    Mesaj Sayısı: 214
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Sabah Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)






    Sabah Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi) Mumsema İslâm'ın beş temel ibadetinden biri olan beş vakit namazdan sabah vaktinde kılınanı. Diğer farz namazlarla birlikte Hicret'ten bir buçuk yıl önce Mirac gecesi farz kılınmıştır. Adını, kılındığı vakitten alır. İki rekât sünnet-i müekkede, iki rekât da farz-ı ayn olmak üzere toplam dört rekâttır. Arapça'da sabah namazına "salatül-fecr" denir. Kur'ân-ı Kerim'de, "Gündüzün iki tarafında (sabah ve akşam) ve geceye yakın saatlerde (yatsı namaz kıl) çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, ibret alanlara bir öğüttür" (Hud, 11 / 114); ve "Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde göklerde ve yerde hamd O'na mahsus olan Allah'ı tespih edin, namazı kılın” (er-Rum, 30/ 17,18) buyurularak beş vakit ile birlikte sabah namazı da farz olarak müslümanlara emredilmektedir.

    Vakti: Sabaha karşı doğu tarafında yayılan beyazlık ile göğün etrafında karanlık açıldığı zamandan itibaren başlar ve güneş doğuncaya kadar devam eder. Gökyüzünün doğu tarafında aydınlığın oluşmasına fecr denir; ancak sabah namazı vakti girmeden önceki aydınlanmaya "fecr-i kâzip (yalancı fecr)" adı verilir ki; bu zaman içinde sabah namazı kılınmaz.

    "Fecr-i kâzip" aydınlığı bir süre devam ettikten sonra ortalık tekrar kararır, ardından ikinci kez ufuk aydınlanır; işte buna "fecr-i sâdık (gerçek fecr)" denir. İşte, sabah namazı bundan sonra kılınmaya başlanır, güneşin doğuşuyla birlikte sabah namazının vakti çıkar.

    Sabah namazını, vaktin evvelinde mi yoksa güneşin doğuşuna yakın bir zamanda mı kılmak gerektiği hakkında İslâm âlimleri, değişik hadisleri ölçü alarak, farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Meselâ, Hz. Aişe'nin rivayet ettiği "Rasûlüllah sabah namazını kılarlardı da, mü'minlerden kadınlar "mırt' denen örtüleriyle kapanarak hazır bulunurlar; sonra evlerine dönerlerdi ki, onları kimse tanıyamazdı" hadisini yorumlayan Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî alimleri, kadınların tanınmamasının nedeni olarak karanlığın koyuluğunu kabul ederler; bundan dolayı da sabah namazının efdal vaktinin karanlığın hakim olduğu ilk vakit olduğu kanaatine varırlar. Hanefiler ise, kadınların tanınmamalarının nedeni olarak karanlığı değil, onların bütün vücutlarını kapatmalarını gösterir; bundan dolayı da güneşin doğmasına yakın olan alacakaranlıkta kılınmasının daha faziletli olduğunu kabul ederler. Hanefileri destekler nitelikteki bir diğer hadis de şöyledir: Ebu Berze bildiriyor: "Hz. Peygamber (s.a.s) sabah namazını her birimiz yanında oturanı tanıyacak kadar aydınlık olduğu zaman kıldırır, bu namazda altmıştan yüz ayete kadar okurdu..." (Tecrîd-i Sarih, Tercümesi, II, 485). Ancak, hadis-i şerifte dikkat edilmesi gereken bir nokta, altmış ila yüz ayetin okunduğu sabah namazının güneş doğmadan önce tamamlanabilmesi için Hanefilerin dışındaki üç fıkıh ekolünün görüşüne uygun olan karanlıkta başlanması gerekir. Bir başka hadiste de yine Hz. Peygamber'in sabah namazını karanlıkta kıldırdığı rivayet edilmektedir. Bütün bu değişik görüşlerin Hz. Peygamber'in değişik zamanlardaki uygulamalarına uyduğu bir gerçek olduğuna göre, sabah namazını karanlıkta kılmaya başlayıp uzun okuyuşlarla uzatmak ve ortalık ağarırken bitirmek herhalde sünnete en yakın bir tercih olur.

    Sabah namazına uyanamayıp güneş doğduktan sonra uyanan bir müslüman güneşin doğmasından bir süre sonra (45 dakika kadar) sünneti de dahil namazını kaza eder. Öğle vaktine yakın bir zamana kadar geciktirebilir, ancak öğleden sonraya bırakamaz.

    Sabah namazı için kalkan bir kişi, gusül abdesti aldığı takdirde güneşin doğacağını anlarsa, gusül yerine teyemmüm yaparak namazını kılar; gusül abdestini de daha sonra alır. Teyemmümle kıldığı bu namazı geçerlidir, daha sonra kaza etmesi gerekmez.

    Uyandığında güneşin doğmak üzere olduğunu gören birisi, bu vakitte namaz kılmak mekruh olduğu için güneşin doğup biraz yükselmesini bekler, sünneti ve farzı kaza eder.

    Eğer cemaatin farza durduğunu gören bir müslüman ikinci rekâta yetişebilecekse; önce sünneti kılar, sonra cemaate uyarak farzını kılar; ama sünneti kıldığı zaman farza yetişemeyeceğini anlarsa, sünneti kılmayıp doğrudan farz namazı kılmak için cemaate uyar. Terkettiği sünneti ise güneş doğduktan sonra dilerse kaza eder, dilerse terkeder. Bunlar Hanefi hukukçulara göredir. Bir diğer husus da, sabah namazının farzını kıldıktan sonraki vakitte hiç bir nafile namaz kılınamaz; güneş doğduktan sonra kılınabilir.

    Hz. Peygamber sabah ve ikindi namazlarına diğer namazlardan daha çok önem vermiş ve bunların hiç bir zaman kaçırılmamasını tavsiye buyurmuşlardır. Ancak bu, diğer namazların önemsiz olduğu anlamına da gelmez. Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruluyor: "... Güneşin doğuşundan ve barışından evvelki namazların hiç birisinden alakonmamak elinizden gelirse, (bunu yapmaya) çalışınız". Bir başka hadiste de şöyle buyuruluyor: "Bir grup melek geceleyin, diğer bir, grup da gündüz ard arda size gelirler ve aranızda kalırlar. Bunlar sabah ile ikindi namazlarında buluştuktan sonra (gündüz) aranızda kalmış olanlar semaya çıkarlar. Rableri kullarının halini en iyi bilen olduğu halde meleklere "Kullarımı ne halde bıraktınız?" diye sorar. Onlar da "onları namaz kılarken bıraktık, zaten namaz kılarken bulmuştuk" cevabını verirler; Biriniz ikindi namazından bir secdeyi gün batmadan evvel yetiştirecek olursa, namazını tamamlasın. Sabah namazından da bir secdeyi gün doğmadan yetiştirecek olursa, namazını tamamlasın" (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, II, 494-500).

    İki rekât sünneti: Peygamber Efendimiz sabah namazının sünnetine diğer sünnetlerden daha çok önem vermiş ve bunun terkedilmemesini istemiştir: Düşman süvarisi kovalasa bile sabah namazının iki rekât sünnetini terketmeyin " (Sünen-i Ebu Davud, II, 301). Bu önemden dolayıdır ki, diğer namazların sünnetleri kaza olarak kılınamazken, sabah namazının sünneti güneş doğduktan sonra kaza edilebilmektedir. Ancak başka bir hadiste ise cemaat farza durduktan sonra sünnetin terkedilmesi istenerek cemaatin önemi vurgulanıyor:" Farza kametlendikten sonra, farzdan başka namaz kılınmaz" (Sünen-i Ebû Davud, II, 305).

    Kılınışı: Namaza başlamadan önceki farzlar yerine getirildikten sonra (maddi ve manevi pisliklerden temizlenmek, abdest almak, avret yerlerini örtmek, kıbleye durmak) iftitah tekbiri ile namaza başlanır. Besmele çekmeden "Sübhaneke" okunduktan sonra "euzü besmele" çekilerek "Fatiha" suresi ve zamm-ı sure okunur. Ayaktaki bu okuyuşlardan sonra "Allahü ekber" tekbiriyle birlikte rüküa eğilinir ve en az üç kez olmak üzere "sübhane rabbiyel-azîm" denir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek doğrulunur, "rabbena lekelhamd" deyip "Allahu ekber" tekbiriyle secdeye gidilir. İki kez tekrarlanan bu secdelerde "sübhane rabbiyel a'lâ" denir ve tekbir alınarak ikinci rekâta kalkılır. Sadece besmele çekilerek "Fatiha" ve ardından besmelesiz zamm-ı sure okunduktan sonra rükû ve secdeler yapılarak oturulur. Kade-i âhire* denen bu oturuşta "tahiyyat", "salli", "barik" ve "rabbena" duaları okunur ve ardından "esselamü aleyküm ve rahmetullah" diyerek iki tarafa selam verilir; selamdan sonra ise şu dua sessizce okunarak sünnet sona erer: "Allahümme ente'sselamü ve minke's-selamü tebarekte yazel-celali vel-ikram".

    Rasûlüllah sabah namazının sünnetini evlerde kılmayı emretmiş, kendisi de böyle yapmıştır. Sünnet kılındıktan sonra bir süre yatmak veya oturup eşiyle veya ailenin diğer fertleriyle konuşmak Peygamberimizin bir sünnetidir. Hz. Aişe (r.anha)'nın konuyla ilgili rivayetlerinden biri şöyledir: "Peygamber (s.a.s) sabahın iki rekât sünnetini kıldığı vakit ben uyanmamışsam o da yatardı. Eğer o vakit uyanmış olursam benimle konuşurdu" (Sünen-i Ebu Davud, II, 304).

    Farzı: Sabah namazının farzını cemaatle kılmak, diğer namazlara nazaran daha faziletlidir. Rasûlüllah buyuruyor ki: "Münafıklara sabah ile yatsı namazlarından daha ağır gelen hiç bir namaz yoktur. (Halbuki) bu iki namaz (ın cemaatin) de olan (sevap ve fazileti) bilseler emekleye emekleye, sürüne sürüne de olsa gelip onlara hazır olurlardı" (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, II, 416).

    Sabah namazının farzının kılınışı da aynen sünneti gibidir. Tek farkı, farza durmadan önce kamet getirilir. Ancak kadınlar kamet getirmez. Namazdan sonra yatmayıp, işinin başına gitmek sünnettir. Güneşin doğmasından evvel ve sonra uyumak müslüman toplumun geleneklerinde yoktur.



  2. 07.Ekim.2011, 16:43
    1
    ☪ ☪ ☪ (müslüman) ☪ ☪ ☪



    İslâm'ın beş temel ibadetinden biri olan beş vakit namazdan sabah vaktinde kılınanı. Diğer farz namazlarla birlikte Hicret'ten bir buçuk yıl önce Mirac gecesi farz kılınmıştır. Adını, kılındığı vakitten alır. İki rekât sünnet-i müekkede, iki rekât da farz-ı ayn olmak üzere toplam dört rekâttır. Arapça'da sabah namazına "salatül-fecr" denir. Kur'ân-ı Kerim'de, "Gündüzün iki tarafında (sabah ve akşam) ve geceye yakın saatlerde (yatsı namaz kıl) çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, ibret alanlara bir öğüttür" (Hud, 11 / 114); ve "Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde göklerde ve yerde hamd O'na mahsus olan Allah'ı tespih edin, namazı kılın” (er-Rum, 30/ 17,18) buyurularak beş vakit ile birlikte sabah namazı da farz olarak müslümanlara emredilmektedir.

    Vakti: Sabaha karşı doğu tarafında yayılan beyazlık ile göğün etrafında karanlık açıldığı zamandan itibaren başlar ve güneş doğuncaya kadar devam eder. Gökyüzünün doğu tarafında aydınlığın oluşmasına fecr denir; ancak sabah namazı vakti girmeden önceki aydınlanmaya "fecr-i kâzip (yalancı fecr)" adı verilir ki; bu zaman içinde sabah namazı kılınmaz.

    "Fecr-i kâzip" aydınlığı bir süre devam ettikten sonra ortalık tekrar kararır, ardından ikinci kez ufuk aydınlanır; işte buna "fecr-i sâdık (gerçek fecr)" denir. İşte, sabah namazı bundan sonra kılınmaya başlanır, güneşin doğuşuyla birlikte sabah namazının vakti çıkar.

    Sabah namazını, vaktin evvelinde mi yoksa güneşin doğuşuna yakın bir zamanda mı kılmak gerektiği hakkında İslâm âlimleri, değişik hadisleri ölçü alarak, farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Meselâ, Hz. Aişe'nin rivayet ettiği "Rasûlüllah sabah namazını kılarlardı da, mü'minlerden kadınlar "mırt' denen örtüleriyle kapanarak hazır bulunurlar; sonra evlerine dönerlerdi ki, onları kimse tanıyamazdı" hadisini yorumlayan Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî alimleri, kadınların tanınmamasının nedeni olarak karanlığın koyuluğunu kabul ederler; bundan dolayı da sabah namazının efdal vaktinin karanlığın hakim olduğu ilk vakit olduğu kanaatine varırlar. Hanefiler ise, kadınların tanınmamalarının nedeni olarak karanlığı değil, onların bütün vücutlarını kapatmalarını gösterir; bundan dolayı da güneşin doğmasına yakın olan alacakaranlıkta kılınmasının daha faziletli olduğunu kabul ederler. Hanefileri destekler nitelikteki bir diğer hadis de şöyledir: Ebu Berze bildiriyor: "Hz. Peygamber (s.a.s) sabah namazını her birimiz yanında oturanı tanıyacak kadar aydınlık olduğu zaman kıldırır, bu namazda altmıştan yüz ayete kadar okurdu..." (Tecrîd-i Sarih, Tercümesi, II, 485). Ancak, hadis-i şerifte dikkat edilmesi gereken bir nokta, altmış ila yüz ayetin okunduğu sabah namazının güneş doğmadan önce tamamlanabilmesi için Hanefilerin dışındaki üç fıkıh ekolünün görüşüne uygun olan karanlıkta başlanması gerekir. Bir başka hadiste de yine Hz. Peygamber'in sabah namazını karanlıkta kıldırdığı rivayet edilmektedir. Bütün bu değişik görüşlerin Hz. Peygamber'in değişik zamanlardaki uygulamalarına uyduğu bir gerçek olduğuna göre, sabah namazını karanlıkta kılmaya başlayıp uzun okuyuşlarla uzatmak ve ortalık ağarırken bitirmek herhalde sünnete en yakın bir tercih olur.

    Sabah namazına uyanamayıp güneş doğduktan sonra uyanan bir müslüman güneşin doğmasından bir süre sonra (45 dakika kadar) sünneti de dahil namazını kaza eder. Öğle vaktine yakın bir zamana kadar geciktirebilir, ancak öğleden sonraya bırakamaz.

    Sabah namazı için kalkan bir kişi, gusül abdesti aldığı takdirde güneşin doğacağını anlarsa, gusül yerine teyemmüm yaparak namazını kılar; gusül abdestini de daha sonra alır. Teyemmümle kıldığı bu namazı geçerlidir, daha sonra kaza etmesi gerekmez.

    Uyandığında güneşin doğmak üzere olduğunu gören birisi, bu vakitte namaz kılmak mekruh olduğu için güneşin doğup biraz yükselmesini bekler, sünneti ve farzı kaza eder.

    Eğer cemaatin farza durduğunu gören bir müslüman ikinci rekâta yetişebilecekse; önce sünneti kılar, sonra cemaate uyarak farzını kılar; ama sünneti kıldığı zaman farza yetişemeyeceğini anlarsa, sünneti kılmayıp doğrudan farz namazı kılmak için cemaate uyar. Terkettiği sünneti ise güneş doğduktan sonra dilerse kaza eder, dilerse terkeder. Bunlar Hanefi hukukçulara göredir. Bir diğer husus da, sabah namazının farzını kıldıktan sonraki vakitte hiç bir nafile namaz kılınamaz; güneş doğduktan sonra kılınabilir.

    Hz. Peygamber sabah ve ikindi namazlarına diğer namazlardan daha çok önem vermiş ve bunların hiç bir zaman kaçırılmamasını tavsiye buyurmuşlardır. Ancak bu, diğer namazların önemsiz olduğu anlamına da gelmez. Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruluyor: "... Güneşin doğuşundan ve barışından evvelki namazların hiç birisinden alakonmamak elinizden gelirse, (bunu yapmaya) çalışınız". Bir başka hadiste de şöyle buyuruluyor: "Bir grup melek geceleyin, diğer bir, grup da gündüz ard arda size gelirler ve aranızda kalırlar. Bunlar sabah ile ikindi namazlarında buluştuktan sonra (gündüz) aranızda kalmış olanlar semaya çıkarlar. Rableri kullarının halini en iyi bilen olduğu halde meleklere "Kullarımı ne halde bıraktınız?" diye sorar. Onlar da "onları namaz kılarken bıraktık, zaten namaz kılarken bulmuştuk" cevabını verirler; Biriniz ikindi namazından bir secdeyi gün batmadan evvel yetiştirecek olursa, namazını tamamlasın. Sabah namazından da bir secdeyi gün doğmadan yetiştirecek olursa, namazını tamamlasın" (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, II, 494-500).

    İki rekât sünneti: Peygamber Efendimiz sabah namazının sünnetine diğer sünnetlerden daha çok önem vermiş ve bunun terkedilmemesini istemiştir: Düşman süvarisi kovalasa bile sabah namazının iki rekât sünnetini terketmeyin " (Sünen-i Ebu Davud, II, 301). Bu önemden dolayıdır ki, diğer namazların sünnetleri kaza olarak kılınamazken, sabah namazının sünneti güneş doğduktan sonra kaza edilebilmektedir. Ancak başka bir hadiste ise cemaat farza durduktan sonra sünnetin terkedilmesi istenerek cemaatin önemi vurgulanıyor:" Farza kametlendikten sonra, farzdan başka namaz kılınmaz" (Sünen-i Ebû Davud, II, 305).

    Kılınışı: Namaza başlamadan önceki farzlar yerine getirildikten sonra (maddi ve manevi pisliklerden temizlenmek, abdest almak, avret yerlerini örtmek, kıbleye durmak) iftitah tekbiri ile namaza başlanır. Besmele çekmeden "Sübhaneke" okunduktan sonra "euzü besmele" çekilerek "Fatiha" suresi ve zamm-ı sure okunur. Ayaktaki bu okuyuşlardan sonra "Allahü ekber" tekbiriyle birlikte rüküa eğilinir ve en az üç kez olmak üzere "sübhane rabbiyel-azîm" denir. "Semiallahü limen hamideh" diyerek doğrulunur, "rabbena lekelhamd" deyip "Allahu ekber" tekbiriyle secdeye gidilir. İki kez tekrarlanan bu secdelerde "sübhane rabbiyel a'lâ" denir ve tekbir alınarak ikinci rekâta kalkılır. Sadece besmele çekilerek "Fatiha" ve ardından besmelesiz zamm-ı sure okunduktan sonra rükû ve secdeler yapılarak oturulur. Kade-i âhire* denen bu oturuşta "tahiyyat", "salli", "barik" ve "rabbena" duaları okunur ve ardından "esselamü aleyküm ve rahmetullah" diyerek iki tarafa selam verilir; selamdan sonra ise şu dua sessizce okunarak sünnet sona erer: "Allahümme ente'sselamü ve minke's-selamü tebarekte yazel-celali vel-ikram".

    Rasûlüllah sabah namazının sünnetini evlerde kılmayı emretmiş, kendisi de böyle yapmıştır. Sünnet kılındıktan sonra bir süre yatmak veya oturup eşiyle veya ailenin diğer fertleriyle konuşmak Peygamberimizin bir sünnetidir. Hz. Aişe (r.anha)'nın konuyla ilgili rivayetlerinden biri şöyledir: "Peygamber (s.a.s) sabahın iki rekât sünnetini kıldığı vakit ben uyanmamışsam o da yatardı. Eğer o vakit uyanmış olursam benimle konuşurdu" (Sünen-i Ebu Davud, II, 304).

    Farzı: Sabah namazının farzını cemaatle kılmak, diğer namazlara nazaran daha faziletlidir. Rasûlüllah buyuruyor ki: "Münafıklara sabah ile yatsı namazlarından daha ağır gelen hiç bir namaz yoktur. (Halbuki) bu iki namaz (ın cemaatin) de olan (sevap ve fazileti) bilseler emekleye emekleye, sürüne sürüne de olsa gelip onlara hazır olurlardı" (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, II, 416).

    Sabah namazının farzının kılınışı da aynen sünneti gibidir. Tek farkı, farza durmadan önce kamet getirilir. Ancak kadınlar kamet getirmez. Namazdan sonra yatmayıp, işinin başına gitmek sünnettir. Güneşin doğmasından evvel ve sonra uyumak müslüman toplumun geleneklerinde yoktur.



    Benzer Konular

    - İstihare Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)

    - Vitir Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)

    - Cenaze Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)

    - Yatsı Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)

    - Sabah namazı nasıl kılınır?

  3. 07.Ekim.2011, 16:44
    2
    Mehmet5
    ☪ ☪ ☪ (müslüman) ☪ ☪ ☪

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Eylül.2011
    Üye No: 90286
    Mesaj Sayısı: 214
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Sabah Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)




    Sabah Namazı nasıl kılınır ?

    Sabah namazı dört rek'attir. İki rek'at sünnet, iki rek'at farzdır.

    "Sabah namazının sünneti" şöyle kılınır:

    1- Önce kıbleye karşı dönülür. Ayaklar birbirinden dört parmak kadar açık olarak paralel tutulur. Ellerin baş parmakları kulak yumuşaklarına değdirilir, avuç içleri kıble istikâmetine açılır. “Niyet ettim. Allah rızâsı için bu günün sabah namazının sünnetini kılmaya, döndüm kıbleye” diye kalbden geçirildikten sonra, “Allahü ekber” diyerek, göbek altında, sağ el sol elin üzerine bağlanır.

    Kadınlar tekbîr alırken; ellerinin içi kıbleye karşı, parmak araları normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizâsına gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırırlar. Sağ el sol elin üzerinde olacak şekilde ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkeklerde olduğu gibi sağ elin parmakları ile sol elin bileğini kavramazlar.

    2- Gözleri, secde edilecek yerden ayırmaksızın:

    a) Sübhâneke, okunur.

    b) E’ûzü Besmeleden sonra Fâtiha, okunur.

    c) Fâtihadan sonra Besmele okunmaksızın bir zamm-ı sûre (meselâ; Elem terakeyfe..) okunur.

    3- Zamm-ı sûreden sonra "Allahü ekber" diyerek rükü’a eğilinir. El parmaklarını açıp dizler üzerine konur, bel düz tutulur ve gözleri ayaklardan ayırmayarak, en az üç defa "Sübhâne Rabbiyel-azîm" (5 veya 7 de olur) denir.

    Kadınlar rükûda, sırtını ve başını, bacaklarını, kollarını dik tutmaz. Sırtlarını biraz meyilli tutarak erkeklerden daha az eğilirler. Ellerini parmaklarını açmayarak dizleri üzerine koyarlar ve dizlerini biraz bükük bulundururlar.

    4- "Semi’allahü limen hamideh" diyerek doğrulunur. Doğrulurken, pantolon çekilmez ve gözler secde yerinden ayrılmaz. Tam dik durunca, (Rabbenâ lekel hamd) denir.

    5- Ayakta fazla durulmadan "Allahü ekber" diyerek secdeye gidilir. Secdeye giderken sırası ile;

    a) Sağ diz, sonra sol diz, sağ el, sonra sol el, burun ve alın yere konur.

    b) Ayak parmakları kıble istikâmetinde bükülür.

    c) Baş iki elin arasına konur,

    d) Elin parmakları bitişik tutulur,

    e) Avuç içleri yere yapıştırılır. Dirsekler yere yapıştırılmaz.

    Kadınlar, secdede kollarını yanlarına bitişik hâlde bulundururlar.

    f) Bu vaziyette iken en az üç defa "Sübhâne rabbiyel-a’lâ" denir.

    6- Sonra, “Allahü ekber” diyerek sol ayak yere yayılır, sağ ayağın parmakları kıble istikâmetinde bükülür, uylukların üzerinde oturulur. Avuçlar, dizin üzerine konur ve parmaklar kendi hâline bırakılır.

    Kadınlar ise, ayaklarını yatık olarak sağ tarafına çıkarır ve öylece otururlar.

    7- Uyluklar üzerinde sübhânallah diyecek kadar oturduktan sonra, "Allahü ekber" diyerek, tekrar secdeye varılır.

    8- Secdede, yine en az üç defa "Sübhâne rabbiyel a’lâ" dedikten sonra “Allahü ekber” diyerek ayağa kalkılır. Ayağa kalkarken, ellerle yerden kuvvet alınmaz ve ayaklar yerinden oynatılmaz. Secdeden kalkarken önce alın, sonra burun, sonra da sol el ve sağ el, sonra sol diz ve sağ diz yerden kaldırılmalıdır.

    9- Ayakta iken Besmeleden sonra Fâtiha ve bundan sonra bir zamm-ı sûre okunup, "Allahü ekber" diyerek rükü’a eğilinir.

    10- İkinci rek’at de, birinci rek’atte târif edilen şekilde tamamlanır. Yalnız ikinci secdeden sonra, "Allahü ekber" deyince, ayağa kalkmayıp uyluklar üzerine oturulur ve:

    a) "Ettehiyyâtü", "Allahümme salli", "Allahümme bârik"ve "Rabbenâ âtina" duâlarını okuduktan sonra, önce sağa, "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah", sonra sola "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" diye selâm verilir.

    b) Selâm verdikten sonra, "Allahümme entesselâm ve minkesselâm tebârakte yâ zel-celâli vel-ikrâm" denir ve hiç konuşmadan sabah namazının farzını kılmaya kalkılır. Çünkü, sünnet ile farz arasında konuşmak namazı bozmaz ise de sevâbına azaltır.

    Sabah namazının sünneti ile farzı arasında kılınış bakımından bir fark yoktur. Aynı şekilde farz da kılınır.

    Bundan sonra, üç kere "Estagfirullah" denir, sonra, "Âyet-el-kürsî" okunur ve tesbih çekilir. Yani, otuzüç defa, Sübhânellah, otuzüç defa Elhamdülillah, otuzüç defa Allahü ekber denir. Sonra, Lâ ilâhe illallahü vahdehu lâ şerîkeleh, lehülmülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr, denir. Bunları sessizce okumalıdır. Yüksek sesle okumak bid’attır.

    Daha sonra duâ edilir. Duâ ederken, eller göğüs hizâsına kaldırılır. Eller göğe doğru açılarak avuçların içi yüze doğru biraz meyilli tutulur ve iki elin arası açık bulundurlur. Dirsekler yanlara yapışık olmaz. Sabah namazını tablo hâlinde görmek için burayı tıklayınız.

    Cemaatle kılarken

    İmâmla birlikte kılarken, ayakta iken imâm içinden okusa da, yüksek sesle okusa da, cemaat bir şey okumaz. Yalnız, birinci rek'atte, Sübhâneke okur. İmâm, yüksek sesle Fâtihayı bitirince, cemaat yavaşça "âmîn" der. Bunu yüksek sesle söylememelidir. Rükü’dan kalkarken, imâm "Semi’allahü limen hamideh" deyince, cemaat yalnız, "Rabbenâ lekel hamd" der. Sonra eğilirken "Allahü ekber" diyerek, imâmla birlikte cemaat de secdeye gider. Rükü’da, secdelerde ve otururken yalnız kılar gibi cemaat de okur.



  4. 07.Ekim.2011, 16:44
    2
    ☪ ☪ ☪ (müslüman) ☪ ☪ ☪



    Sabah Namazı nasıl kılınır ?

    Sabah namazı dört rek'attir. İki rek'at sünnet, iki rek'at farzdır.

    "Sabah namazının sünneti" şöyle kılınır:

    1- Önce kıbleye karşı dönülür. Ayaklar birbirinden dört parmak kadar açık olarak paralel tutulur. Ellerin baş parmakları kulak yumuşaklarına değdirilir, avuç içleri kıble istikâmetine açılır. “Niyet ettim. Allah rızâsı için bu günün sabah namazının sünnetini kılmaya, döndüm kıbleye” diye kalbden geçirildikten sonra, “Allahü ekber” diyerek, göbek altında, sağ el sol elin üzerine bağlanır.

    Kadınlar tekbîr alırken; ellerinin içi kıbleye karşı, parmak araları normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizâsına gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırırlar. Sağ el sol elin üzerinde olacak şekilde ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkeklerde olduğu gibi sağ elin parmakları ile sol elin bileğini kavramazlar.

    2- Gözleri, secde edilecek yerden ayırmaksızın:

    a) Sübhâneke, okunur.

    b) E’ûzü Besmeleden sonra Fâtiha, okunur.

    c) Fâtihadan sonra Besmele okunmaksızın bir zamm-ı sûre (meselâ; Elem terakeyfe..) okunur.

    3- Zamm-ı sûreden sonra "Allahü ekber" diyerek rükü’a eğilinir. El parmaklarını açıp dizler üzerine konur, bel düz tutulur ve gözleri ayaklardan ayırmayarak, en az üç defa "Sübhâne Rabbiyel-azîm" (5 veya 7 de olur) denir.

    Kadınlar rükûda, sırtını ve başını, bacaklarını, kollarını dik tutmaz. Sırtlarını biraz meyilli tutarak erkeklerden daha az eğilirler. Ellerini parmaklarını açmayarak dizleri üzerine koyarlar ve dizlerini biraz bükük bulundururlar.

    4- "Semi’allahü limen hamideh" diyerek doğrulunur. Doğrulurken, pantolon çekilmez ve gözler secde yerinden ayrılmaz. Tam dik durunca, (Rabbenâ lekel hamd) denir.

    5- Ayakta fazla durulmadan "Allahü ekber" diyerek secdeye gidilir. Secdeye giderken sırası ile;

    a) Sağ diz, sonra sol diz, sağ el, sonra sol el, burun ve alın yere konur.

    b) Ayak parmakları kıble istikâmetinde bükülür.

    c) Baş iki elin arasına konur,

    d) Elin parmakları bitişik tutulur,

    e) Avuç içleri yere yapıştırılır. Dirsekler yere yapıştırılmaz.

    Kadınlar, secdede kollarını yanlarına bitişik hâlde bulundururlar.

    f) Bu vaziyette iken en az üç defa "Sübhâne rabbiyel-a’lâ" denir.

    6- Sonra, “Allahü ekber” diyerek sol ayak yere yayılır, sağ ayağın parmakları kıble istikâmetinde bükülür, uylukların üzerinde oturulur. Avuçlar, dizin üzerine konur ve parmaklar kendi hâline bırakılır.

    Kadınlar ise, ayaklarını yatık olarak sağ tarafına çıkarır ve öylece otururlar.

    7- Uyluklar üzerinde sübhânallah diyecek kadar oturduktan sonra, "Allahü ekber" diyerek, tekrar secdeye varılır.

    8- Secdede, yine en az üç defa "Sübhâne rabbiyel a’lâ" dedikten sonra “Allahü ekber” diyerek ayağa kalkılır. Ayağa kalkarken, ellerle yerden kuvvet alınmaz ve ayaklar yerinden oynatılmaz. Secdeden kalkarken önce alın, sonra burun, sonra da sol el ve sağ el, sonra sol diz ve sağ diz yerden kaldırılmalıdır.

    9- Ayakta iken Besmeleden sonra Fâtiha ve bundan sonra bir zamm-ı sûre okunup, "Allahü ekber" diyerek rükü’a eğilinir.

    10- İkinci rek’at de, birinci rek’atte târif edilen şekilde tamamlanır. Yalnız ikinci secdeden sonra, "Allahü ekber" deyince, ayağa kalkmayıp uyluklar üzerine oturulur ve:

    a) "Ettehiyyâtü", "Allahümme salli", "Allahümme bârik"ve "Rabbenâ âtina" duâlarını okuduktan sonra, önce sağa, "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah", sonra sola "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" diye selâm verilir.

    b) Selâm verdikten sonra, "Allahümme entesselâm ve minkesselâm tebârakte yâ zel-celâli vel-ikrâm" denir ve hiç konuşmadan sabah namazının farzını kılmaya kalkılır. Çünkü, sünnet ile farz arasında konuşmak namazı bozmaz ise de sevâbına azaltır.

    Sabah namazının sünneti ile farzı arasında kılınış bakımından bir fark yoktur. Aynı şekilde farz da kılınır.

    Bundan sonra, üç kere "Estagfirullah" denir, sonra, "Âyet-el-kürsî" okunur ve tesbih çekilir. Yani, otuzüç defa, Sübhânellah, otuzüç defa Elhamdülillah, otuzüç defa Allahü ekber denir. Sonra, Lâ ilâhe illallahü vahdehu lâ şerîkeleh, lehülmülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr, denir. Bunları sessizce okumalıdır. Yüksek sesle okumak bid’attır.

    Daha sonra duâ edilir. Duâ ederken, eller göğüs hizâsına kaldırılır. Eller göğe doğru açılarak avuçların içi yüze doğru biraz meyilli tutulur ve iki elin arası açık bulundurlur. Dirsekler yanlara yapışık olmaz. Sabah namazını tablo hâlinde görmek için burayı tıklayınız.

    Cemaatle kılarken

    İmâmla birlikte kılarken, ayakta iken imâm içinden okusa da, yüksek sesle okusa da, cemaat bir şey okumaz. Yalnız, birinci rek'atte, Sübhâneke okur. İmâm, yüksek sesle Fâtihayı bitirince, cemaat yavaşça "âmîn" der. Bunu yüksek sesle söylememelidir. Rükü’dan kalkarken, imâm "Semi’allahü limen hamideh" deyince, cemaat yalnız, "Rabbenâ lekel hamd" der. Sonra eğilirken "Allahü ekber" diyerek, imâmla birlikte cemaat de secdeye gider. Rükü’da, secdelerde ve otururken yalnız kılar gibi cemaat de okur.



  5. 07.Ekim.2011, 16:45
    3
    Mehmet5
    ☪ ☪ ☪ (müslüman) ☪ ☪ ☪

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Eylül.2011
    Üye No: 90286
    Mesaj Sayısı: 214
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Sabah Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)

    Sabah namazından sonra Besmele ile Fatiha, Ayetül Kürsi, İhlas, Felak ve Nas Surelerini okuyup şu duayı edip ulaşabildiğimiz her yerimize süreriz.

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir rahatsızlık duyduğunda ve her gece yatağına yatması esnasında Felak, Nas ve İhlas surelerini okuyup, ellerine üfleyerek başını ve yüzünden başlıyarak aşağıya doğru ellerinin yetiştiği her yerini sıvazlar ve bunu 3 defa tekrarlardı.

    Fatiha Suresi:

    E'ûzü billâhi mineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.
    Koğulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım. Rahman ve Rahim Allâh'ın adıyla.

    * Elhamdü lillahi Rabbil âlemin.* Er'Rahmânir-Rahim. * Mâliki Yevmiddin * İyyâke nâbüdü ve iyyâke nestein * İhdinas-sırâtal müstekim * Sıraatallezine en'amte aleyhim * Gayril mağdubi aleyhim ve led-dâllin * Amin.

    Anlamı: Bütün Hamdler (övgüler ve sükürler) âlemlerin Rabbi ALLAH'a dır. O, rahmândır ve rahîmdir. O, Ceza gününün sahibidir. ALLAH’ım ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım umarız. ALLAH’ım bize doğru yolu göster. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil! (Dualarımızı kabul eyle ALLAH’ım)

    Âyetel Kürsî:

    E'ûzü billâhi mineşşeytânirracîym. Bismillâhirrahmânirrahîym.
    Koğulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım. Rahman ve Rahim Allâh'ın adıyla.

    Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel Hayyül Kayyûm, lâ te’huzühû sinetüv velâ nevm, lehû mâ fissemâvâti ve mâ fil ard. Men zellezî yeşfe'u 'indehû illâ bi iznih, Ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm, velâ yühîtûne bi şey immin 'ilmihî illâ bimâ şâe. Vesi'a kürsiyyühüssemâvâti vel ard. Velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel 'aliyyül 'azîym.

    Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir (ezeli ve ebedidir - hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (bütün işleri düzenleyen - kayyum)dir. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilmezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, en yücedir, en büyüktür.

    İhlas Sûresi:

    Okunuşu: Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.

    Anlamı: (Ey Muhammed!) 1.De ki: O, Allah birdir. 2.Allah samed’dir.(Herşey ona muhtaç olduğu halde, O hiçbirşeye muhtaç değildir) 3. O, doğurmamış ve doğmamıştır. 4.Onun hiçbir dengi yoktur

    Felak Sûresi

    Okunuşu: Kul e'ûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğasikın izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.

    Anlamı : (Ey Muhammed!) 1.De ki: "Sabahın Rabbine sığınırım, 2.Yarattığı şeylerin şerrinden, 3.Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,
    4.Ve düğümlere üfleyip büyü yapan üfürükçülerin şerrinden, 5.Ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!

    Nâs Sûresi

    Okunuşu: * Kul euuzü birabbinâs * Melikinnâs * İlâahinnâs * Min şerril vesvâsil hannâs * Ellezii yüvesvisü fii sudüürinnâs * Minel cinneti vennâs

    Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: İnsanların Rabbine, İnsanların yegane Hükümdarına, İnsanların ilahına sığınırım. o sinsi şeytanın şerrinden, o ki insanların kalplerine vesvese verir, o şeytan, cinlerden de olur insanlardan da.

    Hadîs-i serîflerde buyuruldu ki:

    “Her kim, Vâkia sûresini her gece bir defa okumayi âdet haline getirirse, ömründe fakirlik görmez.”

    “Vâkia sûresi zenginlik sûresidir. Onu okuyunuz ve kadinlariniza ve çocuklariniza ögretiniz.”

    Amenerrasulü (Bakara Suresinin son iki ayeti: 284.285)

    Amener rasulü bi ma ünzile ileyhi mir rabbihi vel mü'minun, küllün amene billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rusülih, la nüferriku beyne ehadim mir rusülih, ve kalu semi'na ve eta'na ğufraneke rabbena ve ileykel masiyr

    La yükellifüllahü nefsen illa vüs'aha, leha ma kesebet ve aleyha mektesebet, rabbena la tüahizna in nesina ev ahta'na, rabbena ve la tahmil aleyna isran kema hameltehu alellezine min kablina, rabbena ve la tühammilna ma la takate lena bih, va'fü anna, vağfir lena, verhamna ente mevlane fensurna alel kavmil kafirin

    Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.”

    Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”

    SABAH NAMAZI DUASI

    Ya Rabbi okuduğum Fatiha Şeriflerin, Ayetel Kürsilerin ve ihlas, felak ve nas surelerinin hürmetine hayatımı, sıhhatimi, sevdiklerimi ve bütün dünya varlığımı sana emanet ediyorum. Dünyadaki her türlü hayırlı işlerimin kapısını aç yarabbi.



  6. 07.Ekim.2011, 16:45
    3
    ☪ ☪ ☪ (müslüman) ☪ ☪ ☪
    Sabah namazından sonra Besmele ile Fatiha, Ayetül Kürsi, İhlas, Felak ve Nas Surelerini okuyup şu duayı edip ulaşabildiğimiz her yerimize süreriz.

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir rahatsızlık duyduğunda ve her gece yatağına yatması esnasında Felak, Nas ve İhlas surelerini okuyup, ellerine üfleyerek başını ve yüzünden başlıyarak aşağıya doğru ellerinin yetiştiği her yerini sıvazlar ve bunu 3 defa tekrarlardı.

    Fatiha Suresi:

    E'ûzü billâhi mineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.
    Koğulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım. Rahman ve Rahim Allâh'ın adıyla.

    * Elhamdü lillahi Rabbil âlemin.* Er'Rahmânir-Rahim. * Mâliki Yevmiddin * İyyâke nâbüdü ve iyyâke nestein * İhdinas-sırâtal müstekim * Sıraatallezine en'amte aleyhim * Gayril mağdubi aleyhim ve led-dâllin * Amin.

    Anlamı: Bütün Hamdler (övgüler ve sükürler) âlemlerin Rabbi ALLAH'a dır. O, rahmândır ve rahîmdir. O, Ceza gününün sahibidir. ALLAH’ım ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım umarız. ALLAH’ım bize doğru yolu göster. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil! (Dualarımızı kabul eyle ALLAH’ım)

    Âyetel Kürsî:

    E'ûzü billâhi mineşşeytânirracîym. Bismillâhirrahmânirrahîym.
    Koğulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım. Rahman ve Rahim Allâh'ın adıyla.

    Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel Hayyül Kayyûm, lâ te’huzühû sinetüv velâ nevm, lehû mâ fissemâvâti ve mâ fil ard. Men zellezî yeşfe'u 'indehû illâ bi iznih, Ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm, velâ yühîtûne bi şey immin 'ilmihî illâ bimâ şâe. Vesi'a kürsiyyühüssemâvâti vel ard. Velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel 'aliyyül 'azîym.

    Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir (ezeli ve ebedidir - hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (bütün işleri düzenleyen - kayyum)dir. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilmezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, en yücedir, en büyüktür.

    İhlas Sûresi:

    Okunuşu: Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.

    Anlamı: (Ey Muhammed!) 1.De ki: O, Allah birdir. 2.Allah samed’dir.(Herşey ona muhtaç olduğu halde, O hiçbirşeye muhtaç değildir) 3. O, doğurmamış ve doğmamıştır. 4.Onun hiçbir dengi yoktur

    Felak Sûresi

    Okunuşu: Kul e'ûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğasikın izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.

    Anlamı : (Ey Muhammed!) 1.De ki: "Sabahın Rabbine sığınırım, 2.Yarattığı şeylerin şerrinden, 3.Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,
    4.Ve düğümlere üfleyip büyü yapan üfürükçülerin şerrinden, 5.Ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!

    Nâs Sûresi

    Okunuşu: * Kul euuzü birabbinâs * Melikinnâs * İlâahinnâs * Min şerril vesvâsil hannâs * Ellezii yüvesvisü fii sudüürinnâs * Minel cinneti vennâs

    Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: İnsanların Rabbine, İnsanların yegane Hükümdarına, İnsanların ilahına sığınırım. o sinsi şeytanın şerrinden, o ki insanların kalplerine vesvese verir, o şeytan, cinlerden de olur insanlardan da.

    Hadîs-i serîflerde buyuruldu ki:

    “Her kim, Vâkia sûresini her gece bir defa okumayi âdet haline getirirse, ömründe fakirlik görmez.”

    “Vâkia sûresi zenginlik sûresidir. Onu okuyunuz ve kadinlariniza ve çocuklariniza ögretiniz.”

    Amenerrasulü (Bakara Suresinin son iki ayeti: 284.285)

    Amener rasulü bi ma ünzile ileyhi mir rabbihi vel mü'minun, küllün amene billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rusülih, la nüferriku beyne ehadim mir rusülih, ve kalu semi'na ve eta'na ğufraneke rabbena ve ileykel masiyr

    La yükellifüllahü nefsen illa vüs'aha, leha ma kesebet ve aleyha mektesebet, rabbena la tüahizna in nesina ev ahta'na, rabbena ve la tahmil aleyna isran kema hameltehu alellezine min kablina, rabbena ve la tühammilna ma la takate lena bih, va'fü anna, vağfir lena, verhamna ente mevlane fensurna alel kavmil kafirin

    Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.”

    Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”

    SABAH NAMAZI DUASI

    Ya Rabbi okuduğum Fatiha Şeriflerin, Ayetel Kürsilerin ve ihlas, felak ve nas surelerinin hürmetine hayatımı, sıhhatimi, sevdiklerimi ve bütün dünya varlığımı sana emanet ediyorum. Dünyadaki her türlü hayırlı işlerimin kapısını aç yarabbi.



  7. 09.Kasım.2011, 15:06
    4
    sahlex
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Ekim.2011
    Üye No: 90725
    Mesaj Sayısı: 36
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 23

    Cevap: Sabah Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)

    tmm namaz bittide iyide dua etmicekmiyiz bittikten sonra


  8. 09.Kasım.2011, 15:06
    4
    Üye
    tmm namaz bittide iyide dua etmicekmiyiz bittikten sonra


  9. 09.Kasım.2011, 17:05
    5
    KulBarış
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Kasım.2011
    Üye No: 91417
    Mesaj Sayısı: 29
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Sabah Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)

    Sonrasında İstenirse "Estağfirullahellezi La İlahe illallahu vel hayyul kayyume ve etubu ileyh"3 kez okunarak İstiğfar edilir (biliniyorsa istenile şekildebaşka bir istiğfarda edilir).

    "Sübhanallahi velhamdülillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber
    vela havle vela kuvvete illa billayil aliyyil azim"
    deyip ayetel kürsi okunur.
    Sonrasın 33 kere Sübhanallah
    33 kere Elhamdülillah
    33 kere Allahu ekber ile tesbih çekilir ve La ilahe illallahu vahdehu La Şerike Leh Lehul mulkü ve lehül hamdü ve hüve âla Külli Şey in Kâdir son olarak "Sübhane Rabbiyel Aliyyil a'lel vahhab" deyip dua edilir.


  10. 09.Kasım.2011, 17:05
    5
    Sonrasında İstenirse "Estağfirullahellezi La İlahe illallahu vel hayyul kayyume ve etubu ileyh"3 kez okunarak İstiğfar edilir (biliniyorsa istenile şekildebaşka bir istiğfarda edilir).

    "Sübhanallahi velhamdülillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber
    vela havle vela kuvvete illa billayil aliyyil azim"
    deyip ayetel kürsi okunur.
    Sonrasın 33 kere Sübhanallah
    33 kere Elhamdülillah
    33 kere Allahu ekber ile tesbih çekilir ve La ilahe illallahu vahdehu La Şerike Leh Lehul mulkü ve lehül hamdü ve hüve âla Külli Şey in Kâdir son olarak "Sübhane Rabbiyel Aliyyil a'lel vahhab" deyip dua edilir.


  11. 17.Aralık.2011, 10:34
    6
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Sabah Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)

    Sabah namazı kılınışı
    Sabah Namazında Hangi Dualar Okunur
    sabah namazı nasıl kılınır kaç rekattır

    Sabah namazı dört rek'attir. İki rek'at sünnet, iki rek'at farzdır.

    "Sabah namazının sünneti" şöyle kılınır:

    1- Önce kıbleye karşı dönülür. Ayaklar birbirinden dört parmak kadar açık olarak paralel tutulur. Ellerin baş parmakları kulak yumuşaklarına değdirilir, avuç içleri kıble istikâmetine açılır. “Niyet ettim. Allah rızâsı için bu günün sabah namazının sünnetini kılmaya, döndüm kıbleye” diye kalbden geçirildikten sonra, “Allahü ekber” diyerek, göbek altında, sağ el sol elin üzerine bağlanır.

    Kadınlar tekbîr alırken; ellerinin içi kıbleye karşı, parmak araları normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizâsına gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırırlar. Sağ el sol elin üzerinde olacak şekilde ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkeklerde olduğu gibi sağ elin parmakları ile sol elin bileğini kavramazlar.

    2- Gözleri, secde edilecek yerden ayırmaksızın:

    a) Sübhâneke, okunur.

    b) E’ûzü Besmeleden sonra Fâtiha, okunur.

    c) Fâtihadan sonra Besmele okunmaksızın bir zamm-ı sûre (meselâ; Elem terakeyfe..) okunur.

    3- Zamm-ı sûreden sonra "Allahü ekber" diyerek rükü’a eğilinir. El parmaklarını açıp dizler üzerine konur, bel düz tutulur ve gözleri ayaklardan ayırmayarak, en az üç defa "Sübhâne Rabbiyel-azîm" (5 veya 7 de olur) denir.

    Kadınlar rükûda, sırtını ve başını, bacaklarını, kollarını dik tutmaz. Sırtlarını biraz meyilli tutarak erkeklerden daha az eğilirler. Ellerini parmaklarını açmayarak dizleri üzerine koyarlar ve dizlerini biraz bükük bulundururlar.

    4- "Semi’allahü limen hamideh" diyerek doğrulunur. Doğrulurken, pantolon çekilmez ve gözler secde yerinden ayrılmaz. Tam dik durunca, (Rabbenâ lekel hamd) denir.

    5- Ayakta fazla durulmadan "Allahü ekber" diyerek secdeye gidilir. Secdeye giderken sırası ile;

    a) Sağ diz, sonra sol diz, sağ el, sonra sol el, burun ve alın yere konur.

    b) Ayak parmakları kıble istikâmetinde bükülür.

    c) Baş iki elin arasına konur,

    d) Elin parmakları bitişik tutulur,

    e) Avuç içleri yere yapıştırılır. Dirsekler yere yapıştırılmaz.

    Kadınlar, secdede kollarını yanlarına bitişik hâlde bulundururlar.

    f) Bu vaziyette iken en az üç defa "Sübhâne rabbiyel-a’lâ" denir.

    6- Sonra, “Allahü ekber” diyerek sol ayak yere yayılır, sağ ayağın parmakları kıble istikâmetinde bükülür, uylukların üzerinde oturulur. Avuçlar, dizin üzerine konur ve parmaklar kendi hâline bırakılır.

    Kadınlar ise, ayaklarını yatık olarak sağ tarafına çıkarır ve öylece otururlar.

    7- Uyluklar üzerinde sübhânallah diyecek kadar oturduktan sonra, "Allahü ekber" diyerek, tekrar secdeye varılır.

    8- Secdede, yine en az üç defa "Sübhâne rabbiyel a’lâ" dedikten sonra “Allahü ekber” diyerek ayağa kalkılır. Ayağa kalkarken, ellerle yerden kuvvet alınmaz ve ayaklar yerinden oynatılmaz. Secdeden kalkarken önce alın, sonra burun, sonra da sol el ve sağ el, sonra sol diz ve sağ diz yerden kaldırılmalıdır.

    9- Ayakta iken Besmeleden sonra Fâtiha ve bundan sonra bir zamm-ı sûre okunup, "Allahü ekber" diyerek rükü’a eğilinir.

    10- İkinci rek’at de, birinci rek’atte târif edilen şekilde tamamlanır. Yalnız ikinci secdeden sonra, "Allahü ekber" deyince, ayağa kalkmayıp uyluklar üzerine oturulur ve:

    a) "Ettehiyyâtü", "Allahümme salli", "Allahümme bârik"ve "Rabbenâ âtina" duâlarını okuduktan sonra, önce sağa, "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah", sonra sola "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" diye selâm verilir.

    b) Selâm verdikten sonra, "Allahümme entesselâm ve minkesselâm tebârakte yâ zel-celâli vel-ikrâm" denir ve hiç konuşmadan sabah namazının farzını kılmaya kalkılır. Çünkü, sünnet ile farz arasında konuşmak namazı bozmaz ise de sevâbına azaltır.

    Sabah namazının sünneti ile farzı arasında kılınış bakımından bir fark yoktur. Aynı şekilde farz da kılınır.

    Bundan sonra, üç kere "Estagfirullah" denir, sonra, "Âyet-el-kürsî" okunur ve tesbih çekilir. Yani, otuzüç defa, Sübhânellah, otuzüç defa Elhamdülillah, otuzüç defa Allahü ekber denir. Sonra, Lâ ilâhe illallahü vahdehu lâ şerîkeleh, lehülmülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr, denir. Bunları sessizce okumalıdır. Yüksek sesle okumak bid’attır.

    Daha sonra duâ edilir. Duâ ederken, eller göğüs hizâsına kaldırılır. Eller göğe doğru açılarak avuçların içi yüze doğru biraz meyilli tutulur ve iki elin arası açık bulundurlur. Dirsekler yanlara yapışık olmaz. Sabah namazını tablo hâlinde görmek için burayı tıklayınız.

    Cemaatle kılarken

    İmâmla birlikte kılarken, ayakta iken imâm içinden okusa da, yüksek sesle okusa da, cemaat bir şey okumaz. Yalnız, birinci rek'atte, Sübhâneke okur. İmâm, yüksek sesle Fâtihayı bitirince, cemaat yavaşça "âmîn" der. Bunu yüksek sesle söylememelidir. Rükü’dan kalkarken, imâm "Semi’allahü limen hamideh" deyince, cemaat yalnız, "Rabbenâ lekel hamd" der. Sonra eğilirken "Allahü ekber" diyerek, imâmla birlikte cemaat de secdeye gider. Rükü’da, secdelerde ve otururken yalnız kılar gibi cemaat de okur.


  12. 17.Aralık.2011, 10:34
    6
    Moderatör
    Sabah namazı kılınışı
    Sabah Namazında Hangi Dualar Okunur
    sabah namazı nasıl kılınır kaç rekattır

    Sabah namazı dört rek'attir. İki rek'at sünnet, iki rek'at farzdır.

    "Sabah namazının sünneti" şöyle kılınır:

    1- Önce kıbleye karşı dönülür. Ayaklar birbirinden dört parmak kadar açık olarak paralel tutulur. Ellerin baş parmakları kulak yumuşaklarına değdirilir, avuç içleri kıble istikâmetine açılır. “Niyet ettim. Allah rızâsı için bu günün sabah namazının sünnetini kılmaya, döndüm kıbleye” diye kalbden geçirildikten sonra, “Allahü ekber” diyerek, göbek altında, sağ el sol elin üzerine bağlanır.

    Kadınlar tekbîr alırken; ellerinin içi kıbleye karşı, parmak araları normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizâsına gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırırlar. Sağ el sol elin üzerinde olacak şekilde ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkeklerde olduğu gibi sağ elin parmakları ile sol elin bileğini kavramazlar.

    2- Gözleri, secde edilecek yerden ayırmaksızın:

    a) Sübhâneke, okunur.

    b) E’ûzü Besmeleden sonra Fâtiha, okunur.

    c) Fâtihadan sonra Besmele okunmaksızın bir zamm-ı sûre (meselâ; Elem terakeyfe..) okunur.

    3- Zamm-ı sûreden sonra "Allahü ekber" diyerek rükü’a eğilinir. El parmaklarını açıp dizler üzerine konur, bel düz tutulur ve gözleri ayaklardan ayırmayarak, en az üç defa "Sübhâne Rabbiyel-azîm" (5 veya 7 de olur) denir.

    Kadınlar rükûda, sırtını ve başını, bacaklarını, kollarını dik tutmaz. Sırtlarını biraz meyilli tutarak erkeklerden daha az eğilirler. Ellerini parmaklarını açmayarak dizleri üzerine koyarlar ve dizlerini biraz bükük bulundururlar.

    4- "Semi’allahü limen hamideh" diyerek doğrulunur. Doğrulurken, pantolon çekilmez ve gözler secde yerinden ayrılmaz. Tam dik durunca, (Rabbenâ lekel hamd) denir.

    5- Ayakta fazla durulmadan "Allahü ekber" diyerek secdeye gidilir. Secdeye giderken sırası ile;

    a) Sağ diz, sonra sol diz, sağ el, sonra sol el, burun ve alın yere konur.

    b) Ayak parmakları kıble istikâmetinde bükülür.

    c) Baş iki elin arasına konur,

    d) Elin parmakları bitişik tutulur,

    e) Avuç içleri yere yapıştırılır. Dirsekler yere yapıştırılmaz.

    Kadınlar, secdede kollarını yanlarına bitişik hâlde bulundururlar.

    f) Bu vaziyette iken en az üç defa "Sübhâne rabbiyel-a’lâ" denir.

    6- Sonra, “Allahü ekber” diyerek sol ayak yere yayılır, sağ ayağın parmakları kıble istikâmetinde bükülür, uylukların üzerinde oturulur. Avuçlar, dizin üzerine konur ve parmaklar kendi hâline bırakılır.

    Kadınlar ise, ayaklarını yatık olarak sağ tarafına çıkarır ve öylece otururlar.

    7- Uyluklar üzerinde sübhânallah diyecek kadar oturduktan sonra, "Allahü ekber" diyerek, tekrar secdeye varılır.

    8- Secdede, yine en az üç defa "Sübhâne rabbiyel a’lâ" dedikten sonra “Allahü ekber” diyerek ayağa kalkılır. Ayağa kalkarken, ellerle yerden kuvvet alınmaz ve ayaklar yerinden oynatılmaz. Secdeden kalkarken önce alın, sonra burun, sonra da sol el ve sağ el, sonra sol diz ve sağ diz yerden kaldırılmalıdır.

    9- Ayakta iken Besmeleden sonra Fâtiha ve bundan sonra bir zamm-ı sûre okunup, "Allahü ekber" diyerek rükü’a eğilinir.

    10- İkinci rek’at de, birinci rek’atte târif edilen şekilde tamamlanır. Yalnız ikinci secdeden sonra, "Allahü ekber" deyince, ayağa kalkmayıp uyluklar üzerine oturulur ve:

    a) "Ettehiyyâtü", "Allahümme salli", "Allahümme bârik"ve "Rabbenâ âtina" duâlarını okuduktan sonra, önce sağa, "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah", sonra sola "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" diye selâm verilir.

    b) Selâm verdikten sonra, "Allahümme entesselâm ve minkesselâm tebârakte yâ zel-celâli vel-ikrâm" denir ve hiç konuşmadan sabah namazının farzını kılmaya kalkılır. Çünkü, sünnet ile farz arasında konuşmak namazı bozmaz ise de sevâbına azaltır.

    Sabah namazının sünneti ile farzı arasında kılınış bakımından bir fark yoktur. Aynı şekilde farz da kılınır.

    Bundan sonra, üç kere "Estagfirullah" denir, sonra, "Âyet-el-kürsî" okunur ve tesbih çekilir. Yani, otuzüç defa, Sübhânellah, otuzüç defa Elhamdülillah, otuzüç defa Allahü ekber denir. Sonra, Lâ ilâhe illallahü vahdehu lâ şerîkeleh, lehülmülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr, denir. Bunları sessizce okumalıdır. Yüksek sesle okumak bid’attır.

    Daha sonra duâ edilir. Duâ ederken, eller göğüs hizâsına kaldırılır. Eller göğe doğru açılarak avuçların içi yüze doğru biraz meyilli tutulur ve iki elin arası açık bulundurlur. Dirsekler yanlara yapışık olmaz. Sabah namazını tablo hâlinde görmek için burayı tıklayınız.

    Cemaatle kılarken

    İmâmla birlikte kılarken, ayakta iken imâm içinden okusa da, yüksek sesle okusa da, cemaat bir şey okumaz. Yalnız, birinci rek'atte, Sübhâneke okur. İmâm, yüksek sesle Fâtihayı bitirince, cemaat yavaşça "âmîn" der. Bunu yüksek sesle söylememelidir. Rükü’dan kalkarken, imâm "Semi’allahü limen hamideh" deyince, cemaat yalnız, "Rabbenâ lekel hamd" der. Sonra eğilirken "Allahü ekber" diyerek, imâmla birlikte cemaat de secdeye gider. Rükü’da, secdelerde ve otururken yalnız kılar gibi cemaat de okur.


  13. 19.Ekim.2014, 06:48
    7
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,764
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Sabah Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)

    Hanefi mezhebine göre sabah namazı nasıl ve ne zamana kadar kılınır?
    Sabah namazı tüm mezheplere göre imsak ile başlar, güneşin doğması ile biter.
    Sabah namazı 2 rekattir ve normal diğer iki rekatla kılınan namazlar gibi kılınır.


  14. 19.Ekim.2014, 06:48
    7
    Üye
    Hanefi mezhebine göre sabah namazı nasıl ve ne zamana kadar kılınır?
    Sabah namazı tüm mezheplere göre imsak ile başlar, güneşin doğması ile biter.
    Sabah namazı 2 rekattir ve normal diğer iki rekatla kılınan namazlar gibi kılınır.


  15. 23.Haziran.2015, 02:43
    8
    Misafir

    Cevap: Sabah Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)

    Sünnet kaza olmaz normal kılınır güneş doğdu için sadece farz kaza olur sünet asla kaza olmaz


  16. 23.Haziran.2015, 02:43
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Sünnet kaza olmaz normal kılınır güneş doğdu için sadece farz kaza olur sünet asla kaza olmaz


  17. 23.Haziran.2015, 02:46
    9
    Misafir

    Cevap: Sabah Namazı nasıl kılınır ? (Hanefi)

    Sünnet hiçbir zaman kaza olmaz sabah nazıda ise güneş doğdukran sonra kılınıyorsa sünneti kılınır farz ise kaza niyet ettikten sonra kılınır bu sabah namazı için geçerli


  18. 23.Haziran.2015, 02:46
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Sünnet hiçbir zaman kaza olmaz sabah nazıda ise güneş doğdukran sonra kılınıyorsa sünneti kılınır farz ise kaza niyet ettikten sonra kılınır bu sabah namazı için geçerli





+ Yorum Gönder