Konusunu Oylayın.: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 3 kişi oyladı.

Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama
  1. 01.Eylül.2010, 16:34
    13
    hbevci
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mart.2010
    Üye No: 74674
    Mesaj Sayısı: 633
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: izmir

    --->: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

    reklam


    --->: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama isimli yazı www.Mumsema.com--->: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama
    paylasım ıcın tesekkurler..


  2. 01.Eylül.2010, 16:34
    13
    hbevci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    reklam


    paylasım ıcın tesekkurler..


  3. 04.Aralık.2010, 08:17
    14
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,546
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 142
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Yanıt: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

    reklam


    Alıntı
    Hanefî mezhebinde muteber kaynak niteliği taşıyan ve bir kısmı isim, cilt ve sahife numaraları 15'inci dipnotta gösterilen fıkıh kitaplarında bu husus bu şekilde beyan olunmaktadır. Bu itibarla, kaza borcu olan kimselerin sünnet kılmalarının ahmaklık olduğu; bunların Allah katında makbul olmayıp boşa gideceği... gibi sözler, Hanefî fukahasının kaynak olarak kabul ettiği muteber eserlerde yer almayan mesnetsiz iddialardan ibarettir. Esasen, -yukarıda görüldüğü üzere; Şafiîler dışında diğer üç mezhebe göre de, kaza borcu olan kimselerin sünnet kılmaları câiz; Hanefîlere göre ise efdaldir.

    Allah c.c. razı olsun hocam,konuyla ilgili az da olsa tereddütlerim vardı,bu yazı çok işime yaradısorandan da yanıtlayandan da Rabbim razı olsun inşallah..

    malik eşter Nickli Üyeden Alıntı
    s.aleyküm. kardeş çok teşekkür ederim. Peygamber (s.a.v.) sünnetlerini baktığımız zaman Kur' an (a.ş.) la bir uyumluluk görebiliyoruz, kaza namazı ile ilgili peygamber (a.s.) herhangi bir hadisi ve sünneti olmadığı gibi mubarek Kur' an da da namazın savaşta bile nasıl kılınması yönünde ayetlerle karşılaştım, şimdi yapılan bir borç ödeme şekli (devir) var bu bence biraz uydurma. Benim yaptığım araştırmalar neticesinde kaza namazı ile ilgili herhangi bir uygulama göremedim. Cem yapmağa ruhsat var, ama kaza konusunda hala net bilgilere ulaşamadım. Ama araştırmaya devam edeceğim inş.
    ve aleykumusselam ve rahmetullah..
    kardeş konuyu baştan sona kadar okusaydın böyle bir yorum ve soru yazma gereği duymazdın,zira konuya ziyadesiyle ışık tutulmuş..



  4. 04.Aralık.2010, 08:17
    14
    Hüvel Baki..
    reklam


    Alıntı
    Hanefî mezhebinde muteber kaynak niteliği taşıyan ve bir kısmı isim, cilt ve sahife numaraları 15'inci dipnotta gösterilen fıkıh kitaplarında bu husus bu şekilde beyan olunmaktadır. Bu itibarla, kaza borcu olan kimselerin sünnet kılmalarının ahmaklık olduğu; bunların Allah katında makbul olmayıp boşa gideceği... gibi sözler, Hanefî fukahasının kaynak olarak kabul ettiği muteber eserlerde yer almayan mesnetsiz iddialardan ibarettir. Esasen, -yukarıda görüldüğü üzere; Şafiîler dışında diğer üç mezhebe göre de, kaza borcu olan kimselerin sünnet kılmaları câiz; Hanefîlere göre ise efdaldir.

    Allah c.c. razı olsun hocam,konuyla ilgili az da olsa tereddütlerim vardı,bu yazı çok işime yaradısorandan da yanıtlayandan da Rabbim razı olsun inşallah..

    malik eşter Nickli Üyeden Alıntı
    s.aleyküm. kardeş çok teşekkür ederim. Peygamber (s.a.v.) sünnetlerini baktığımız zaman Kur' an (a.ş.) la bir uyumluluk görebiliyoruz, kaza namazı ile ilgili peygamber (a.s.) herhangi bir hadisi ve sünneti olmadığı gibi mubarek Kur' an da da namazın savaşta bile nasıl kılınması yönünde ayetlerle karşılaştım, şimdi yapılan bir borç ödeme şekli (devir) var bu bence biraz uydurma. Benim yaptığım araştırmalar neticesinde kaza namazı ile ilgili herhangi bir uygulama göremedim. Cem yapmağa ruhsat var, ama kaza konusunda hala net bilgilere ulaşamadım. Ama araştırmaya devam edeceğim inş.
    ve aleykumusselam ve rahmetullah..
    kardeş konuyu baştan sona kadar okusaydın böyle bir yorum ve soru yazma gereği duymazdın,zira konuya ziyadesiyle ışık tutulmuş..



  5. 24.Aralık.2010, 11:54
    15
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,036
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Yanıt: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

    Kaza namazı konusundaki açıklama
    amin. sizdende Allah cc razı olsun


  6. 24.Aralık.2010, 11:54
    15
    Administrator
    Kaza namazı konusundaki açıklama
    amin. sizdende Allah cc razı olsun


  7. 06.Ocak.2011, 21:13
    16
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,037
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Yanıt: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

    Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama
    Çok güzel paylaşım Allahu teala razı olsun..


  8. 06.Ocak.2011, 21:13
    16
    Feseyekfikehumullah
    Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama
    Çok güzel paylaşım Allahu teala razı olsun..


  9. 10.Ocak.2011, 20:15
    17
    EarthQuake®
    Yolcu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Kasım.2009
    Üye No: 64514
    Mesaj Sayısı: 496
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: Ankara

    Yanıt: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

    Rabbim razı olsun. Her tereddüt giderilmiş çok şükür. Yazıyı baştan sona okumanızı tavsiye ederim.



  10. 10.Ocak.2011, 20:15
    17
    Rabbim razı olsun. Her tereddüt giderilmiş çok şükür. Yazıyı baştan sona okumanızı tavsiye ederim.



  11. 14.Nisan.2011, 09:06
    18
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,607
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 52
    Bulunduğu yer: Hoşgörü Diyarı

    Cevap: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

    Unutulmuş, uyuya kalınmış yada şuur dışı halde iken kazaya kalan namazlar durum müsait olduğunda hemen kaza edilirse vaktinde eda edilmiş gibi sevap elde edilir. Lakin bilerek kazaya bırakılan namazların kazası sadece borçtan kurtulmaktır sevab verilip verilmeyeceği Allah ın elindedir. Ama kasten de olsa kazaya kalan namazların kaza edilmesi ve tövbe edilmesi konusunda dört mezheb de ittifak etmiştir.


  12. 14.Nisan.2011, 09:06
    18
    Özel Üye
    Unutulmuş, uyuya kalınmış yada şuur dışı halde iken kazaya kalan namazlar durum müsait olduğunda hemen kaza edilirse vaktinde eda edilmiş gibi sevap elde edilir. Lakin bilerek kazaya bırakılan namazların kazası sadece borçtan kurtulmaktır sevab verilip verilmeyeceği Allah ın elindedir. Ama kasten de olsa kazaya kalan namazların kaza edilmesi ve tövbe edilmesi konusunda dört mezheb de ittifak etmiştir.


  13. 06.Temmuz.2011, 20:43
    19
    Nazmi28
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2009
    Üye No: 54393
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 35

    Cevap: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

    selamun aleykum ben 30 yaşındayım ve yaklasık 3 senedırr namazlarımı kılıyorum....son 15 aydırda her vaktın sonunda gecmıs aynı vaktın kazasını kılıyodum.....
    lakın nette kaza namazı ıle bır kac yazı okumama kadar kazalarımı kıldım....

    belkı bırcok arkadas arkadas bana sımdı kızacak ama okudugum yazılar namazın kazasının olmayacagı ızlenımını verdı...sonucda ben 15 aydır vaktını bırakmadıgım gecmıs namazım yoktu....
    4 meshep imamlarımız gecmısde namazın kazasının olmasını namazlarını kılamayanlarının islamıyetten uzaklasmaması yonunde yorum yapmıs dıye dusunuyorum ...Suan gunumuzde ise kaza namazı insanları cok daa kolay bır sonrakı namaz vaktıne bıraktırabılıyor ve nasılsa kaza var dıyebılıyor....
    iyi niyetle soylenmıs olan gecmıs imamlarımız gunumuzde bu durumun bole olmadıgının acıkca kanıtıdır....namaz elbette Allah c.c lune borcumuz dıyebılırız ama bunun yanında da kulluk gorevımız degılmıdır....Kullugumuzu guzel bı sekılde yapmak elbette Allah c.c katında kabul gorecektır...
    o kadar arastırmama ragmen yuce kıtabımızda namazın tarıfı yok sadece bıze emır edılıyor vaktınde namaz kılmamızı....
    hadısler de de peygamberımızın savas ve uyku anında namazını kazaya bıraktıgını cok rahat gorebılıyoruz....gecmıs meshep imamlarımızın elbette bızler tırnagı kadar olamayız fakat ayet ve hadıs de tam acık olmayan bılgı hakkında gecmıs alımlerımızde nasıl abdestın bozulmasında kı gıbı cesıtlı farklılıklar gostermıslerse kaza namazında da gunumuzde cesıtlı dusunceler belırıyor....
    ben suan kaza namazlarımı bıraktım ve bıraz daha arastırmamla peygamberımızın yapmıs oldugu nafıle namazlarını elımden geldıgınce kılmaya calısıcam...

    benım fıkrım ve aklım bunu kabul edıyor cunku kaza namazı bıraz da bıd ata gırmıs dıye dusunuyorum....
    benım fıkrım ınsan namazlarına edebce bıan once baslamalı ve tövbesını etmelı ve bundan sonra kı namazlarına asırı ehemnıyet vermelıdır ....sonucda 45 yasında baslayan bır ınsan 30 35 senelık bır kaza namaz kılmak nefıs olarak da oınsana agır gelecektır....ama tovbe edıp bundan sonrakı namazlarını kılmak onu namaza daha da baglayacagını dusunuyorum....
    hatta yuce kıtabımızda edındıgım bılgılerce kadınların hayız halınde oruclarının kazası kuranımızda emredıldıgı uzre namazları ıcın bole bır emır gosterılmemıstır....

    bızım yapmamıs namazlarımıza bıan once baslamak ve aksatmamak ve elımızden geldıgınce peygamberımızın kıldıgı nafıle namazlarını kılmaktır


    selametle....


  14. 06.Temmuz.2011, 20:43
    19
    Nazmi28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    selamun aleykum ben 30 yaşındayım ve yaklasık 3 senedırr namazlarımı kılıyorum....son 15 aydırda her vaktın sonunda gecmıs aynı vaktın kazasını kılıyodum.....
    lakın nette kaza namazı ıle bır kac yazı okumama kadar kazalarımı kıldım....

    belkı bırcok arkadas arkadas bana sımdı kızacak ama okudugum yazılar namazın kazasının olmayacagı ızlenımını verdı...sonucda ben 15 aydır vaktını bırakmadıgım gecmıs namazım yoktu....
    4 meshep imamlarımız gecmısde namazın kazasının olmasını namazlarını kılamayanlarının islamıyetten uzaklasmaması yonunde yorum yapmıs dıye dusunuyorum ...Suan gunumuzde ise kaza namazı insanları cok daa kolay bır sonrakı namaz vaktıne bıraktırabılıyor ve nasılsa kaza var dıyebılıyor....
    iyi niyetle soylenmıs olan gecmıs imamlarımız gunumuzde bu durumun bole olmadıgının acıkca kanıtıdır....namaz elbette Allah c.c lune borcumuz dıyebılırız ama bunun yanında da kulluk gorevımız degılmıdır....Kullugumuzu guzel bı sekılde yapmak elbette Allah c.c katında kabul gorecektır...
    o kadar arastırmama ragmen yuce kıtabımızda namazın tarıfı yok sadece bıze emır edılıyor vaktınde namaz kılmamızı....
    hadısler de de peygamberımızın savas ve uyku anında namazını kazaya bıraktıgını cok rahat gorebılıyoruz....gecmıs meshep imamlarımızın elbette bızler tırnagı kadar olamayız fakat ayet ve hadıs de tam acık olmayan bılgı hakkında gecmıs alımlerımızde nasıl abdestın bozulmasında kı gıbı cesıtlı farklılıklar gostermıslerse kaza namazında da gunumuzde cesıtlı dusunceler belırıyor....
    ben suan kaza namazlarımı bıraktım ve bıraz daha arastırmamla peygamberımızın yapmıs oldugu nafıle namazlarını elımden geldıgınce kılmaya calısıcam...

    benım fıkrım ve aklım bunu kabul edıyor cunku kaza namazı bıraz da bıd ata gırmıs dıye dusunuyorum....
    benım fıkrım ınsan namazlarına edebce bıan once baslamalı ve tövbesını etmelı ve bundan sonra kı namazlarına asırı ehemnıyet vermelıdır ....sonucda 45 yasında baslayan bır ınsan 30 35 senelık bır kaza namaz kılmak nefıs olarak da oınsana agır gelecektır....ama tovbe edıp bundan sonrakı namazlarını kılmak onu namaza daha da baglayacagını dusunuyorum....
    hatta yuce kıtabımızda edındıgım bılgılerce kadınların hayız halınde oruclarının kazası kuranımızda emredıldıgı uzre namazları ıcın bole bır emır gosterılmemıstır....

    bızım yapmamıs namazlarımıza bıan once baslamak ve aksatmamak ve elımızden geldıgınce peygamberımızın kıldıgı nafıle namazlarını kılmaktır


    selametle....


  15. 06.Temmuz.2011, 21:09
    20
    EarthQuake®
    Yolcu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Kasım.2009
    Üye No: 64514
    Mesaj Sayısı: 496
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

    Ve aleykümüsselam. Ağabeyim, dini meselelerde bence sence olmaz. Yani herkes kendi düşüncesini açıklasa bin farklı yol olur, bunun adı da fitnedir. Namaz farzdır ve kılamadığımız namazlar boynumuzun borcudur. Nasıl ki orucu herhangi bir sebepten ötürü tutmadığımızda kazasını yapıyorsak (farz borcumuzu ödüyorsak) bu, namaz için de geçerlidir. 30-35 sene namaz borcu olan insan diğer taraftan 30-35 sene dininin farzını yerine getirmemiştir gaflete düşmüştür. Önceki sayfalardaki kaza namazı hakkındaki yazıları tekrar okumanızı öneririm. Selametle.

    Alıntı
    selamun aleykum ben 30 yaşındayım ve yaklasık 3 senedırr namazlarımı kılıyorum....son 15 aydırda her vaktın sonunda gecmıs aynı vaktın kazasını kılıyodum.....
    lakın nette kaza namazı ıle bır kac yazı okumama kadar kazalarımı kıldım....

    belkı bırcok arkadas arkadas bana sımdı kızacak ama okudugum yazılar namazın kazasının olmayacagı ızlenımını verdı...sonucda ben 15 aydır vaktını bırakmadıgım gecmıs namazım yoktu....
    4 meshep imamlarımız gecmısde namazın kazasının olmasını namazlarını kılamayanlarının islamıyetten uzaklasmaması yonunde yorum yapmıs dıye dusunuyorum ...Suan gunumuzde ise kaza namazı insanları cok daa kolay bır sonrakı namaz vaktıne bıraktırabılıyor ve nasılsa kaza var dıyebılıyor....
    iyi niyetle soylenmıs olan gecmıs imamlarımız gunumuzde bu durumun bole olmadıgının acıkca kanıtıdır....namaz elbette Allah c.c lune borcumuz dıyebılırız ama bunun yanında da kulluk gorevımız degılmıdır....Kullugumuzu guzel bı sekılde yapmak elbette Allah c.c katında kabul gorecektır...
    o kadar arastırmama ragmen yuce kıtabımızda namazın tarıfı yok sadece bıze emır edılıyor vaktınde namaz kılmamızı....
    hadısler de de peygamberımızın savas ve uyku anında namazını kazaya bıraktıgını cok rahat gorebılıyoruz....gecmıs meshep imamlarımızın elbette bızler tırnagı kadar olamayız fakat ayet ve hadıs de tam acık olmayan bılgı hakkında gecmıs alımlerımızde nasıl abdestın bozulmasında kı gıbı cesıtlı farklılıklar gostermıslerse kaza namazında da gunumuzde cesıtlı dusunceler belırıyor....
    ben suan kaza namazlarımı bıraktım ve bıraz daha arastırmamla peygamberımızın yapmıs oldugu nafıle namazlarını elımden geldıgınce kılmaya calısıcam...

    benım fıkrım ve aklım bunu kabul edıyor cunku kaza namazı bıraz da bıd ata gırmıs dıye dusunuyorum....
    benım fıkrım ınsan namazlarına edebce bıan once baslamalı ve tövbesını etmelı ve bundan sonra kı namazlarına asırı ehemnıyet vermelıdır ....sonucda 45 yasında baslayan bır ınsan 30 35 senelık bır kaza namaz kılmak nefıs olarak da oınsana agır gelecektır....ama tovbe edıp bundan sonrakı namazlarını kılmak onu namaza daha da baglayacagını dusunuyorum....
    hatta yuce kıtabımızda edındıgım bılgılerce kadınların hayız halınde oruclarının kazası kuranımızda emredıldıgı uzre namazları ıcın bole bır emır gosterılmemıstır....

    bızım yapmamıs namazlarımıza bıan once baslamak ve aksatmamak ve elımızden geldıgınce peygamberımızın kıldıgı nafıle namazlarını kılmaktır


    selametle....



  16. 06.Temmuz.2011, 21:09
    20
    Ve aleykümüsselam. Ağabeyim, dini meselelerde bence sence olmaz. Yani herkes kendi düşüncesini açıklasa bin farklı yol olur, bunun adı da fitnedir. Namaz farzdır ve kılamadığımız namazlar boynumuzun borcudur. Nasıl ki orucu herhangi bir sebepten ötürü tutmadığımızda kazasını yapıyorsak (farz borcumuzu ödüyorsak) bu, namaz için de geçerlidir. 30-35 sene namaz borcu olan insan diğer taraftan 30-35 sene dininin farzını yerine getirmemiştir gaflete düşmüştür. Önceki sayfalardaki kaza namazı hakkındaki yazıları tekrar okumanızı öneririm. Selametle.

    Alıntı
    selamun aleykum ben 30 yaşındayım ve yaklasık 3 senedırr namazlarımı kılıyorum....son 15 aydırda her vaktın sonunda gecmıs aynı vaktın kazasını kılıyodum.....
    lakın nette kaza namazı ıle bır kac yazı okumama kadar kazalarımı kıldım....

    belkı bırcok arkadas arkadas bana sımdı kızacak ama okudugum yazılar namazın kazasının olmayacagı ızlenımını verdı...sonucda ben 15 aydır vaktını bırakmadıgım gecmıs namazım yoktu....
    4 meshep imamlarımız gecmısde namazın kazasının olmasını namazlarını kılamayanlarının islamıyetten uzaklasmaması yonunde yorum yapmıs dıye dusunuyorum ...Suan gunumuzde ise kaza namazı insanları cok daa kolay bır sonrakı namaz vaktıne bıraktırabılıyor ve nasılsa kaza var dıyebılıyor....
    iyi niyetle soylenmıs olan gecmıs imamlarımız gunumuzde bu durumun bole olmadıgının acıkca kanıtıdır....namaz elbette Allah c.c lune borcumuz dıyebılırız ama bunun yanında da kulluk gorevımız degılmıdır....Kullugumuzu guzel bı sekılde yapmak elbette Allah c.c katında kabul gorecektır...
    o kadar arastırmama ragmen yuce kıtabımızda namazın tarıfı yok sadece bıze emır edılıyor vaktınde namaz kılmamızı....
    hadısler de de peygamberımızın savas ve uyku anında namazını kazaya bıraktıgını cok rahat gorebılıyoruz....gecmıs meshep imamlarımızın elbette bızler tırnagı kadar olamayız fakat ayet ve hadıs de tam acık olmayan bılgı hakkında gecmıs alımlerımızde nasıl abdestın bozulmasında kı gıbı cesıtlı farklılıklar gostermıslerse kaza namazında da gunumuzde cesıtlı dusunceler belırıyor....
    ben suan kaza namazlarımı bıraktım ve bıraz daha arastırmamla peygamberımızın yapmıs oldugu nafıle namazlarını elımden geldıgınce kılmaya calısıcam...

    benım fıkrım ve aklım bunu kabul edıyor cunku kaza namazı bıraz da bıd ata gırmıs dıye dusunuyorum....
    benım fıkrım ınsan namazlarına edebce bıan once baslamalı ve tövbesını etmelı ve bundan sonra kı namazlarına asırı ehemnıyet vermelıdır ....sonucda 45 yasında baslayan bır ınsan 30 35 senelık bır kaza namaz kılmak nefıs olarak da oınsana agır gelecektır....ama tovbe edıp bundan sonrakı namazlarını kılmak onu namaza daha da baglayacagını dusunuyorum....
    hatta yuce kıtabımızda edındıgım bılgılerce kadınların hayız halınde oruclarının kazası kuranımızda emredıldıgı uzre namazları ıcın bole bır emır gosterılmemıstır....

    bızım yapmamıs namazlarımıza bıan once baslamak ve aksatmamak ve elımızden geldıgınce peygamberımızın kıldıgı nafıle namazlarını kılmaktır


    selametle....



  17. 06.Temmuz.2011, 23:06
    21
    Nazmi28
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2009
    Üye No: 54393
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 35

    Cevap: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

    guzel yamıssın kardesım ama gordugumuz gıbı alımleımız ve gecmıs meshep ımamlarımız da kendı bılgı bırıkımlerıyle bızlere kaza namazının oldugunu bıldırmişlerdir,,,
    eskı alımlerden ibn hazm ise namazın kazasının olmadıgını ondan oncekı bırcok alımı elestırmıstır....
    sıtemızde ıbn hazm hayatı bulunulabılır....
    ben kaza namazı yoktur dıye dıretmıyorum zaten son 15 aydır kılıyorum ve bence konusunada karsıyım ama itilaf lı konulada ne yapıcak pekı kımı dınlıcez solermısın kardesım...


  18. 06.Temmuz.2011, 23:06
    21
    Nazmi28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    guzel yamıssın kardesım ama gordugumuz gıbı alımleımız ve gecmıs meshep ımamlarımız da kendı bılgı bırıkımlerıyle bızlere kaza namazının oldugunu bıldırmişlerdir,,,
    eskı alımlerden ibn hazm ise namazın kazasının olmadıgını ondan oncekı bırcok alımı elestırmıstır....
    sıtemızde ıbn hazm hayatı bulunulabılır....
    ben kaza namazı yoktur dıye dıretmıyorum zaten son 15 aydır kılıyorum ve bence konusunada karsıyım ama itilaf lı konulada ne yapıcak pekı kımı dınlıcez solermısın kardesım...


  19. 06.Temmuz.2011, 23:30
    22
    Nazmi28
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2009
    Üye No: 54393
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 35

    Cevap: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

    ”Kur'an'da Yüce Allah namazın kazasından bahsetmemektedir. Orucun kazasından bahsetmektedir. Orucun kazasından bahsetmesine rağmen namazın kazası konusunu gündeme getirmemektedir. Oruç tutarken, rahatsızlanan veya sefere çıkan, orucunu kazaya bırakabilir. Ama Nisa 101'de sefere çıkanın namazını kılacağını söylemektedir. Ayrıca Nisa 102'de savaş halindeyken de namazın kılınacağını buyurmaktadır. Diğer taraftan Maide 6'da su bulamadığımız takdirde teyemmüm alıp namazımızı kılmamız emredilmektedir. Eğer namazın kazası olsaydı seferilikte, savaşta ve susuzluk hallerinde kazaya bırakmamız uygun görülürdü. Şartlar ne olursa olsun, namaz kılınmalıdır.

    Namazın kazası olur diyenler, normal insanlardır. Hz. Peygamber kaza namazı kılmamıştır. Kırk yaşında peygamber oldu, 9 yıl sonra namaz farz kılındı. Kılmadığı namazları kaza etmiş midir? Tabi ki böyle bir namaz kılmamıştır. O zaman Yüce Allah'ın demediğini, peygamberin uygulamadığını nasıl söylüyorlar? Onların böyle fetva vermeleri ibadet eğitimi bakımından çok sakıncalı olmuş, olmaya devam etmektedir. Genç ve orta yaşlılar şöyle düşünüp söylüyorlar: Nasıl olsa namazın kazası oluyor. Elli yaşımızdan sonra kazalarımızı kılarız, şimdi kılmayabiliriz. İşte kaza fikri insanları namaz kılmamaya sevk etmektedir"


    Şartlar namazı terk ettirirse ne olur?

    Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı, "şartlar namazı terk ettirirse ne olur? sorusuna aynı minvalde bir yanıt vererek şu açıklamada bulundu:

    Bu şartları ele alabiliriz: Uyuya kalmak, beyin ameliyatları gibi uzun süren ameliyatlar, çok önemli uluslararası toplantılar. Bu ve buna benzer şartlarda namaz kılma engellenmiş olabilir. O zaman ne yapabiliriz? Bu şartlarda önümüzde iki seçenek vardır:

    1- Öne alarak cem yapılır. Cem birden fazla namazı aynı anda kılmaktır. Yani iki vakit veya daha fazlasını birleştirerek kılmak anlamına gelmektedir. Mesela; bir beyin cerrahı uzun sürecek ameliyat süresinde geçecek olan namazlarını önceden birleştirip kılar ve ameliyatına girer.

    2- Sonraya bırakılarak cem yapılır. Mesela; uyuyan kişi uyandığında kılmadığı namazlar varsa, o andaki vakit namazı ile beraber kılar.

    Bunun anlamı şudur: Bu günün namazı mutlaka kılınmalıdır. Kaza niyeti ile değil eda niyetiyle kılınacaktır. Bugünün namazı yarına bırakılmamalıdır. Burada şu soru sorulabilir: "Geçmişte kılmadığımız namazlar ne olacaktır?" Namazı kılmamak günahtır. Günahın telafisi ancak af dilemek, tövbe etmekle olacaktır. Kıldığımız kaza namazları nafile yerine geçer. "Namazın kazası vardır" diyenler, halkın af dilemesine mani oluyorlar.

    Hz. Peygamber'e dayandırılan bir uygulamaya göre, kadınlar regl olduklarında namazlarını kılmaz, oruçlarını tutmazlar. Ramazan ayının sonrasında orucu kaza ederler ama namazı kaza etmezler, neden? Çünkü namazın kazası olmaz da ondan. Namazın kazası olsaydı, kadınlar kılmadığı namazlarını kaza ederlerdi.

    Konumuzla ilgili Prof dr. Abdülaziz bayındır ise şöyle söylemektedir:
    “Kur'an ve sünnette namazın kazası diye bir şey yoktur. Sadece uyuyan, bayılan ve unutan kimseler uyandığında / ayıldığında / hatırladığında namazlarını vakitleri dışında kılabilirler. Bu, onlar için bir kaza değil; eda olur. Bunun dışında kalan kimselerin gerek keyfi olarak gerekse gevşeklikten, tembellikten dolayı namazları vakit dışında kılmaları diye bir şey söz konusu değildir. Bunlar büyük bir günah işlemişlerdir. Tek yapacakları şey derhal tevbe-istiğfar etmek ve bir daha asla namaz kaçırmamaya çalışmaktır.

    (Prof Dr. Abdülaziz BAYINDIR ve Prof Dr. Bayraktar BAYRAKLI hocalarmıza aynen katılıyorum. Allah onlardan razı olsun. Konuyu güzel özetlemişler.)

    -----------------------
    Öte yandan ibadetlerin kazası, mazur durumlar için söz konusu olabilir. Namazın ise sadece iki mazereti vardır. Unutmak ve uyuyakalmak. Ancak bu durumlarda kaza namazı olabilir. Yıllarca kılınmayan namazların kazasının kılınması elbette yapılan bir hatanın en iyi telafisi, tevbesi olabilir. Ama siz bu kaza namazlarına, “o kılınmayan namazların yerine geçer” derseniz, yanlış bir din ortaya koymuş olursunuz.

    Bu yüzden bir çok kişi biraz zora gelince: "yahu sonra kazasını kılarsın diyor." Sanki birazcık zora gelince namaz kazaya bırakılabilir anlayışı ortaya çıkmış. Bu anlayışının ortaya çıkmasının sebebi de, işte bu şekilde yanlış bilinen kaza namazlarıdır.

    Ayrıca “İmamı Azam'dan, İmamı Şafi'den daha mı iyi biliyorsun?” düşüncesi çok yanlıştır. O zaman hiç bir din adamı fetva verilen konularda hiç konuşmasınlar. Çünkü onlardan daha alim değiller…

    Unutulmamalıdır ki O büyük müçtehitler kıyamete kadar gelecek tüm olaylar,durumlar için fetva vermemişlerdir. Verdikleri fetvalar özellikle zamanlarına ışık tutmuştur. Günümüzde de elbette o fetvalarla dinimizi idame ettiriyoruz. Ama o fetvalara aykırı söz söylenemez demek olsa olsa İslamı bilmemekten kaynaklanır. Zaten İmamı Şafi, İmamı Azamın talebesi değil midir? Ama hocasından çok farklı fetvalar vermiştir. (Yoksa hocasından daha mı iyi biliyor)

    Bunlar üzerinde de düşünülmesi gerekmektedir.



    ARKADASLAR BIR TARAFDAN KAZA VARDIR DIYRN BIR TARAF VAR BIR TARAF DAN KAZA YOKTUR DIYEN TARAF BIZ SIMDI HANGISINI UYGULAYACAGIZ....


  20. 06.Temmuz.2011, 23:30
    22
    Nazmi28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    ”Kur'an'da Yüce Allah namazın kazasından bahsetmemektedir. Orucun kazasından bahsetmektedir. Orucun kazasından bahsetmesine rağmen namazın kazası konusunu gündeme getirmemektedir. Oruç tutarken, rahatsızlanan veya sefere çıkan, orucunu kazaya bırakabilir. Ama Nisa 101'de sefere çıkanın namazını kılacağını söylemektedir. Ayrıca Nisa 102'de savaş halindeyken de namazın kılınacağını buyurmaktadır. Diğer taraftan Maide 6'da su bulamadığımız takdirde teyemmüm alıp namazımızı kılmamız emredilmektedir. Eğer namazın kazası olsaydı seferilikte, savaşta ve susuzluk hallerinde kazaya bırakmamız uygun görülürdü. Şartlar ne olursa olsun, namaz kılınmalıdır.

    Namazın kazası olur diyenler, normal insanlardır. Hz. Peygamber kaza namazı kılmamıştır. Kırk yaşında peygamber oldu, 9 yıl sonra namaz farz kılındı. Kılmadığı namazları kaza etmiş midir? Tabi ki böyle bir namaz kılmamıştır. O zaman Yüce Allah'ın demediğini, peygamberin uygulamadığını nasıl söylüyorlar? Onların böyle fetva vermeleri ibadet eğitimi bakımından çok sakıncalı olmuş, olmaya devam etmektedir. Genç ve orta yaşlılar şöyle düşünüp söylüyorlar: Nasıl olsa namazın kazası oluyor. Elli yaşımızdan sonra kazalarımızı kılarız, şimdi kılmayabiliriz. İşte kaza fikri insanları namaz kılmamaya sevk etmektedir"


    Şartlar namazı terk ettirirse ne olur?

    Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı, "şartlar namazı terk ettirirse ne olur? sorusuna aynı minvalde bir yanıt vererek şu açıklamada bulundu:

    Bu şartları ele alabiliriz: Uyuya kalmak, beyin ameliyatları gibi uzun süren ameliyatlar, çok önemli uluslararası toplantılar. Bu ve buna benzer şartlarda namaz kılma engellenmiş olabilir. O zaman ne yapabiliriz? Bu şartlarda önümüzde iki seçenek vardır:

    1- Öne alarak cem yapılır. Cem birden fazla namazı aynı anda kılmaktır. Yani iki vakit veya daha fazlasını birleştirerek kılmak anlamına gelmektedir. Mesela; bir beyin cerrahı uzun sürecek ameliyat süresinde geçecek olan namazlarını önceden birleştirip kılar ve ameliyatına girer.

    2- Sonraya bırakılarak cem yapılır. Mesela; uyuyan kişi uyandığında kılmadığı namazlar varsa, o andaki vakit namazı ile beraber kılar.

    Bunun anlamı şudur: Bu günün namazı mutlaka kılınmalıdır. Kaza niyeti ile değil eda niyetiyle kılınacaktır. Bugünün namazı yarına bırakılmamalıdır. Burada şu soru sorulabilir: "Geçmişte kılmadığımız namazlar ne olacaktır?" Namazı kılmamak günahtır. Günahın telafisi ancak af dilemek, tövbe etmekle olacaktır. Kıldığımız kaza namazları nafile yerine geçer. "Namazın kazası vardır" diyenler, halkın af dilemesine mani oluyorlar.

    Hz. Peygamber'e dayandırılan bir uygulamaya göre, kadınlar regl olduklarında namazlarını kılmaz, oruçlarını tutmazlar. Ramazan ayının sonrasında orucu kaza ederler ama namazı kaza etmezler, neden? Çünkü namazın kazası olmaz da ondan. Namazın kazası olsaydı, kadınlar kılmadığı namazlarını kaza ederlerdi.

    Konumuzla ilgili Prof dr. Abdülaziz bayındır ise şöyle söylemektedir:
    “Kur'an ve sünnette namazın kazası diye bir şey yoktur. Sadece uyuyan, bayılan ve unutan kimseler uyandığında / ayıldığında / hatırladığında namazlarını vakitleri dışında kılabilirler. Bu, onlar için bir kaza değil; eda olur. Bunun dışında kalan kimselerin gerek keyfi olarak gerekse gevşeklikten, tembellikten dolayı namazları vakit dışında kılmaları diye bir şey söz konusu değildir. Bunlar büyük bir günah işlemişlerdir. Tek yapacakları şey derhal tevbe-istiğfar etmek ve bir daha asla namaz kaçırmamaya çalışmaktır.

    (Prof Dr. Abdülaziz BAYINDIR ve Prof Dr. Bayraktar BAYRAKLI hocalarmıza aynen katılıyorum. Allah onlardan razı olsun. Konuyu güzel özetlemişler.)

    -----------------------
    Öte yandan ibadetlerin kazası, mazur durumlar için söz konusu olabilir. Namazın ise sadece iki mazereti vardır. Unutmak ve uyuyakalmak. Ancak bu durumlarda kaza namazı olabilir. Yıllarca kılınmayan namazların kazasının kılınması elbette yapılan bir hatanın en iyi telafisi, tevbesi olabilir. Ama siz bu kaza namazlarına, “o kılınmayan namazların yerine geçer” derseniz, yanlış bir din ortaya koymuş olursunuz.

    Bu yüzden bir çok kişi biraz zora gelince: "yahu sonra kazasını kılarsın diyor." Sanki birazcık zora gelince namaz kazaya bırakılabilir anlayışı ortaya çıkmış. Bu anlayışının ortaya çıkmasının sebebi de, işte bu şekilde yanlış bilinen kaza namazlarıdır.

    Ayrıca “İmamı Azam'dan, İmamı Şafi'den daha mı iyi biliyorsun?” düşüncesi çok yanlıştır. O zaman hiç bir din adamı fetva verilen konularda hiç konuşmasınlar. Çünkü onlardan daha alim değiller…

    Unutulmamalıdır ki O büyük müçtehitler kıyamete kadar gelecek tüm olaylar,durumlar için fetva vermemişlerdir. Verdikleri fetvalar özellikle zamanlarına ışık tutmuştur. Günümüzde de elbette o fetvalarla dinimizi idame ettiriyoruz. Ama o fetvalara aykırı söz söylenemez demek olsa olsa İslamı bilmemekten kaynaklanır. Zaten İmamı Şafi, İmamı Azamın talebesi değil midir? Ama hocasından çok farklı fetvalar vermiştir. (Yoksa hocasından daha mı iyi biliyor)

    Bunlar üzerinde de düşünülmesi gerekmektedir.



    ARKADASLAR BIR TARAFDAN KAZA VARDIR DIYRN BIR TARAF VAR BIR TARAF DAN KAZA YOKTUR DIYEN TARAF BIZ SIMDI HANGISINI UYGULAYACAGIZ....


  21. 06.Temmuz.2011, 23:40
    23
    Nazmi28
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2009
    Üye No: 54393
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 35

    Cevap: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

    Kaza namazı varmıdır?


    Alemlerin Rabbi olan Allah’a, yarattıklarının adedince, arşının ağırlığınca hamd, Kulu ve Rasulü Muhammed (S.A.V.), ve onun ashabı ve sırat-ı müstekıym üzere olan bütün müslümanlara salat-ü selam olsun.

    İbadetlerin belirlene n vakti içerisinde yerine getirilme sine “edâ” bu vakit çıktıktan sonra yerine getirilme sine ise “kazâ” denir. Bir ibadetin kazâ edilebilm esi için şer’an geçerli bir mazeretin bulunması gerekir. Bu mazeretle r uyumak ve unutmaktır. Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem) buyurdu ki: Herkim bir namazı kılmayı unutursa yahut uyuyakalırsa onu hatırladığında (ve uyandığında) kılsın. Onun bundan başka keffareti yoktur. (Bayılmak ve herhangi bir şekilde kısa süreli şuur kaybı da uyumak gibidir.) Bir kimse kılmadığı namazın vakti çıktıktan sonra uyansa o namazı kaza edebilir. Unutan kimse için de durum böyledir, isterse o yıllar önce unutarak kılmadığı bir namaz olsun, onu hatırladığında hemen kılar. Rasululla h (S) uyku veya unutma sebebiyle kılınamayan namaza, uyanmayı ve hatırlamayı vakit tayin etmiştir. Kaza edilen namaz vakti içerisinde nasıl kılınıyorsa öylece kılınır, yani ezan ve kamet okur, (dilerse sünneti ile birlikte) o farz namazı kaza eder. Bunu yaparken, falanca kılamadığım namazın kazasına diyerek niyet edilmez. kalbin yaptığı işi bilmesi niyettir ve Allah (C.C.) kalplerde olanı en iyi bilendir.

    KASTEN TERK EDİLEN NAMAZIN KAZASI OLUR DİYENLERİN DELİLSİZ İDDİALARI VE ONLARIN REDDİ :

    Kasten, ihmal edilerek kılınmayan namazların kazâ edileceğine dair şer’i bir delil bulunmama ktadır. Bir delil bulunmama sına rağmen, namazların kaza edileceğini, hatta kaza namazı borcu bitmeden, sünnet namazların kılınamayacağını söyleyen bid’atçılar vardır. Onların gayesi namazların kaza edilebile ceğini söyleyerek, namazın hafife alınmasına ve kazaya bırakılmasına, yani kılınmamasına sebep olmaktır. Namaz borcu olan sünnet namaz kılamaz sözleri ise ayrı bir dalâlettir, çünkü Rasululla h (sallallah u aleyhi ve selem) sünnet namazların , kulun namazlard an eksiğini tamamlaya cağını şöyle bildirmek tedir. ”Kulun ilk hesaba çekileceği şey namazdır. Namazı tamam olursa kurtulup mes’ud olur. Değilse pişman olur, sıkıntıya düşer. Eğer farz namazı eksik ise Allah-u Teala : (Kendisi daha iyi bildiği halde) Bakın kulumun nafile namazları var mı, buyurur . Bunun üzerine noksan olan farz namazları nafileler le tamamlanır. Diğer amellerin deki eksiklikl er de bu şekilde tamamlanır. Rasululla h’ın (sallallah u aleyhi ve sellem) Hendek savaşında ikindiyi akşamın vaktinde kılmasını, yine Hendek savaşında öğleyi ve ikindiyi akşamın vaktinde kılmasını, namazın kaza edileceğine delil sayanların bu işi bir çok yönden reddedili r.

     Birincisi : İkindinin, vakti çıkana kadar kılınmama sebebi ihmal değil savaşın şiddetidir. (Hendek savaşı günü) Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Güneş gecedeki yerine dönünceye kadar bizi orta (ikindi) namazını kılmaktan alıkoydular. Allah onların kabirleri ni ateş doldursun . Yahut evlerini yahut karınlarını.”

     İkincisi : Korku (savaşta tedbir) namazı ile ilgili ayet henüz nazil olmamıştı. O günden sonra nazil olan ayetle peygamber ve sahabeler i amel ettiği gibi sonra gelen ümmet de amel etmelidir .

     Üçüncüsü : Bu olay savaş sebebiyle kılınamayan namazın kaza edileceğine de delil olmaz, çünkü Allah (c.c.) ümmetin başına ilk defa gelen bu sıkıntıyı giderecek olan ve savaşta kazaya bırakmadan nasıl namaz kılacaklarını açıkladığı ayetlerin i vahyetmiştir. Daha sonraki savaşlarında Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem) hiçbir namazını savaş sebebiyle vaktin dışına bırakmamıştır. Ayetlerde tarif edildiği üzere kılmıştır.

     Dördüncüsü : Unutmak veya uyumak dışında bir sebeple kılınmayan bir namazın kazası olmadığına dair, Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem) buyurduki : “Her kim sabah namazını kılarsa o Allah’ın zimmetind edir. Allah zimmetini n terk olunmasından dolayı sizden hiçbir şey talep etmez. Muhakkak olan şu ki Allah her kimi sorumlu tutarsa ona mutlaka yetişir, sonra da onu cehennem ateşine yüzü üzere yatırır.” Yine Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem)” uykuda iken namazı kaçırmada bir taksirat (günah olan kusur) yoktur. Taksirat diğer bir namaz vakti girene kadar namazını kılmayan kimse üzerine vardır,” buyurmakt adır. Namazı terk etmenin bir keffâreti olsaydı, bu şeriatın sahibi onu da, elbette haber verirdi.

     Beşincisi : İbadetlerde asıl olan taabbudîliktir. Yani bir ibadet Allah’ın istediği ve Rasulünün öğrettiği şekilde yapılır. İnsanların kendi varsayımlarıyla icad ettikleri, kasten terkedile n namazın kazası merduttur, kabul olunmaz.

    KEFFÂRETİ OLMAYAN GÜNAHLARDAN TÖVBE EDİLİR VE AFFI UMULUR :

    Bir zamanlar üzerine farz olan namazları kılmayan kimseler bu günahlarından dolayı, samimi olarak ve Rasululla h’ın (sallallah u aleyhi ve sellem) “Kim bir günahına tövbe ederse, o günahı işlememiş gibidir.”sözüne güvenerek Allah’a tövbe etmeli, bundan sonraki farz namazlarını aksatmada n kılmalıdır. Sünnet namazlarını da hem sevabına kavuşmak, hem de kılmadığı namazlara keffaret olsun diye kılmalıdır. İslamı kabul edip iman etmek nasıl ki kendinden önceki günahları silerse nasûh olan tevbe de kendinden önceki günahları yok eder. Bu hususlard a radyo ve TV.lerde şarlatanlık yapanlara da aldırmamalı, dinini Allah’ın Kitabından, Peygamber inin sahih sünnetinden öğrenmelidir. Dünya, ahirete nisbetle bir yolcunun, bir ağaç gölgesinde eyleşmesi gibidir. Bu kısa dünya hayatı için yaptığımız talebeliği, çıraklığı ahiretimi z için de yapmalıyız. Ebedi rahatımızı ise, bidatçılara ve dinimizi, TV.lere meze yapanlara emanet etmemeliy iz.

    Allah’ın selamı rahmeti bereketi üzerinize olsun.


  22. 06.Temmuz.2011, 23:40
    23
    Nazmi28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Kaza namazı varmıdır?


    Alemlerin Rabbi olan Allah’a, yarattıklarının adedince, arşının ağırlığınca hamd, Kulu ve Rasulü Muhammed (S.A.V.), ve onun ashabı ve sırat-ı müstekıym üzere olan bütün müslümanlara salat-ü selam olsun.

    İbadetlerin belirlene n vakti içerisinde yerine getirilme sine “edâ” bu vakit çıktıktan sonra yerine getirilme sine ise “kazâ” denir. Bir ibadetin kazâ edilebilm esi için şer’an geçerli bir mazeretin bulunması gerekir. Bu mazeretle r uyumak ve unutmaktır. Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem) buyurdu ki: Herkim bir namazı kılmayı unutursa yahut uyuyakalırsa onu hatırladığında (ve uyandığında) kılsın. Onun bundan başka keffareti yoktur. (Bayılmak ve herhangi bir şekilde kısa süreli şuur kaybı da uyumak gibidir.) Bir kimse kılmadığı namazın vakti çıktıktan sonra uyansa o namazı kaza edebilir. Unutan kimse için de durum böyledir, isterse o yıllar önce unutarak kılmadığı bir namaz olsun, onu hatırladığında hemen kılar. Rasululla h (S) uyku veya unutma sebebiyle kılınamayan namaza, uyanmayı ve hatırlamayı vakit tayin etmiştir. Kaza edilen namaz vakti içerisinde nasıl kılınıyorsa öylece kılınır, yani ezan ve kamet okur, (dilerse sünneti ile birlikte) o farz namazı kaza eder. Bunu yaparken, falanca kılamadığım namazın kazasına diyerek niyet edilmez. kalbin yaptığı işi bilmesi niyettir ve Allah (C.C.) kalplerde olanı en iyi bilendir.

    KASTEN TERK EDİLEN NAMAZIN KAZASI OLUR DİYENLERİN DELİLSİZ İDDİALARI VE ONLARIN REDDİ :

    Kasten, ihmal edilerek kılınmayan namazların kazâ edileceğine dair şer’i bir delil bulunmama ktadır. Bir delil bulunmama sına rağmen, namazların kaza edileceğini, hatta kaza namazı borcu bitmeden, sünnet namazların kılınamayacağını söyleyen bid’atçılar vardır. Onların gayesi namazların kaza edilebile ceğini söyleyerek, namazın hafife alınmasına ve kazaya bırakılmasına, yani kılınmamasına sebep olmaktır. Namaz borcu olan sünnet namaz kılamaz sözleri ise ayrı bir dalâlettir, çünkü Rasululla h (sallallah u aleyhi ve selem) sünnet namazların , kulun namazlard an eksiğini tamamlaya cağını şöyle bildirmek tedir. ”Kulun ilk hesaba çekileceği şey namazdır. Namazı tamam olursa kurtulup mes’ud olur. Değilse pişman olur, sıkıntıya düşer. Eğer farz namazı eksik ise Allah-u Teala : (Kendisi daha iyi bildiği halde) Bakın kulumun nafile namazları var mı, buyurur . Bunun üzerine noksan olan farz namazları nafileler le tamamlanır. Diğer amellerin deki eksiklikl er de bu şekilde tamamlanır. Rasululla h’ın (sallallah u aleyhi ve sellem) Hendek savaşında ikindiyi akşamın vaktinde kılmasını, yine Hendek savaşında öğleyi ve ikindiyi akşamın vaktinde kılmasını, namazın kaza edileceğine delil sayanların bu işi bir çok yönden reddedili r.

     Birincisi : İkindinin, vakti çıkana kadar kılınmama sebebi ihmal değil savaşın şiddetidir. (Hendek savaşı günü) Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Güneş gecedeki yerine dönünceye kadar bizi orta (ikindi) namazını kılmaktan alıkoydular. Allah onların kabirleri ni ateş doldursun . Yahut evlerini yahut karınlarını.”

     İkincisi : Korku (savaşta tedbir) namazı ile ilgili ayet henüz nazil olmamıştı. O günden sonra nazil olan ayetle peygamber ve sahabeler i amel ettiği gibi sonra gelen ümmet de amel etmelidir .

     Üçüncüsü : Bu olay savaş sebebiyle kılınamayan namazın kaza edileceğine de delil olmaz, çünkü Allah (c.c.) ümmetin başına ilk defa gelen bu sıkıntıyı giderecek olan ve savaşta kazaya bırakmadan nasıl namaz kılacaklarını açıkladığı ayetlerin i vahyetmiştir. Daha sonraki savaşlarında Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem) hiçbir namazını savaş sebebiyle vaktin dışına bırakmamıştır. Ayetlerde tarif edildiği üzere kılmıştır.

     Dördüncüsü : Unutmak veya uyumak dışında bir sebeple kılınmayan bir namazın kazası olmadığına dair, Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem) buyurduki : “Her kim sabah namazını kılarsa o Allah’ın zimmetind edir. Allah zimmetini n terk olunmasından dolayı sizden hiçbir şey talep etmez. Muhakkak olan şu ki Allah her kimi sorumlu tutarsa ona mutlaka yetişir, sonra da onu cehennem ateşine yüzü üzere yatırır.” Yine Rasululla h (sallallah u aleyhi ve sellem)” uykuda iken namazı kaçırmada bir taksirat (günah olan kusur) yoktur. Taksirat diğer bir namaz vakti girene kadar namazını kılmayan kimse üzerine vardır,” buyurmakt adır. Namazı terk etmenin bir keffâreti olsaydı, bu şeriatın sahibi onu da, elbette haber verirdi.

     Beşincisi : İbadetlerde asıl olan taabbudîliktir. Yani bir ibadet Allah’ın istediği ve Rasulünün öğrettiği şekilde yapılır. İnsanların kendi varsayımlarıyla icad ettikleri, kasten terkedile n namazın kazası merduttur, kabul olunmaz.

    KEFFÂRETİ OLMAYAN GÜNAHLARDAN TÖVBE EDİLİR VE AFFI UMULUR :

    Bir zamanlar üzerine farz olan namazları kılmayan kimseler bu günahlarından dolayı, samimi olarak ve Rasululla h’ın (sallallah u aleyhi ve sellem) “Kim bir günahına tövbe ederse, o günahı işlememiş gibidir.”sözüne güvenerek Allah’a tövbe etmeli, bundan sonraki farz namazlarını aksatmada n kılmalıdır. Sünnet namazlarını da hem sevabına kavuşmak, hem de kılmadığı namazlara keffaret olsun diye kılmalıdır. İslamı kabul edip iman etmek nasıl ki kendinden önceki günahları silerse nasûh olan tevbe de kendinden önceki günahları yok eder. Bu hususlard a radyo ve TV.lerde şarlatanlık yapanlara da aldırmamalı, dinini Allah’ın Kitabından, Peygamber inin sahih sünnetinden öğrenmelidir. Dünya, ahirete nisbetle bir yolcunun, bir ağaç gölgesinde eyleşmesi gibidir. Bu kısa dünya hayatı için yaptığımız talebeliği, çıraklığı ahiretimi z için de yapmalıyız. Ebedi rahatımızı ise, bidatçılara ve dinimizi, TV.lere meze yapanlara emanet etmemeliy iz.

    Allah’ın selamı rahmeti bereketi üzerinize olsun.


  23. 07.Temmuz.2011, 02:13
    24
    EarthQuake®
    Yolcu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Kasım.2009
    Üye No: 64514
    Mesaj Sayısı: 496
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Kaza namazı konusundaki tereddütlerle ilgili bir açıklama

    Ağabeyim, şu video seni aydınlatacaktır inşallah.

    Cübbeli Ahmet Hoca'dan "namazın kazası yoktur" diyen Abdulaziz Bayındır'a Reddiye





  24. 07.Temmuz.2011, 02:13
    24
    Ağabeyim, şu video seni aydınlatacaktır inşallah.

    Cübbeli Ahmet Hoca'dan "namazın kazası yoktur" diyen Abdulaziz Bayındır'a Reddiye








+ Yorum Gönder