Konusunu Oylayın.: Mevlana Resimleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 4 kişi oyladı.

Mevlana Resimleri
  1. 31.Ekim.2007, 09:25
    1
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,644
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 326
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Mevlana Resimleri






    Mevlana Resimleri Mumsema
    Hazret-i Mevlana'nın Hayatı


    Mevlana'nin asil adi Muhammed Celaleddin'dir. Mevlana ve Rumi de, kendisine sonradan verilen isimlerdendir. Efendimiz manasina gelen Mevlana ismi O'na daha pek genç iken Konya'da ders okutmaya basladigi tarihlerde verilir. Bu ismi, Semseddin-i Tebrizi ve Sultan Veled'den itibaren Mevlana'yi sevenler kullanmis, adeta adi yerine sembol olmustur. Rumi, Anadolu demektir. Mevlana'nin, Rumi diye taninmasi, geçmis yüzyillarda Diyar-i Rum denilen Anadolu ülkesinin vilayeti olan Konya'da uzun müddet oturmasi, ömrünün büyük bir kisminin orada geçmesi ve nihayet türbesinin orada olmasindandir.

    Dogum Yeri ve Yili

    Mevlana'nin dogum yeri, bugünkü Afganistan'da bulunan, eski büyük Türk Kültür merkezi Belh'tir. Mevlana'nin dogum tarihi ise 30 Eylül 1207 (6 Rebiu'l-evvel, 604) dir.

    Nesebi (Soyu)

    Asil bir aileye mensup olan Mevlana'nin annesi, Belh Emiri Rükneddin'in kizi Mümine Hatun; babaannesi, Harezmsahlar (1157 Dogu Türk Hakanligi) hanedanindan Türk prensesi, Melike-i Cihan Emetullah Sultan'dir. Babasi, Sultanü'l-Ulema (Alimlerin Sultani) ünvani ile taninmis, Muhammed Bahaeddin Veled; büyükbabasi, Ahmet Hatibi oglu Hüseyin Hatibi'dir. Eflaki'ye göre Hüseyin Hatibi, ilmi deniz gibi engin ve genis olan bir alim idi. Din ilminin üstadi ve alimlerin büyüklerinden sayilan, güzel siirler söyleyen Nisaburlu Raziyüddin gibi bir zat da talebelerindendi. Kaynaklar ve Mevlana'nin sevgi yolunda gidenler eserlerinde Sultanü'l-Ulema Bahaeddin Veled'in nesebinin, anne cihetiyle ondördüncü göbekte Hazret-i Muhammed'in torunu Hazret-i Hüseyin'e, baba cihetiyle de onuncu göbekte Hazret-i Muhammed'in seçilmis dört dostundan ilki Hazret-i Ebu Bekir Siddik'a ulastigini kaydediyorlar.

    Babasi Bahaeddin Veled Hazretleri'nin Sahsiyeti

    Bahaeddin Veled, 1150'de Belh'de dogmus, babasi ve dedesinin manevi ilimleriyle yetismis; ayrica Necmeddin-i Kübra (? - 1221)'dan feyz almistir. Bahaeddin Veled bütün ilimlerde esi olmayan, olgun mana sultani idi. Ilahi hakikatler ve Rabbani ilimlerden meydana gelen uçsuz bucaksiz bir deniz gibi olan Bahaeddin Veled, Horasan Diyarinin, en güç fetvalari halletmede, tek üstadi idi ve vakiftan hiçbir sey almazdi; devlet hazinesinden kendisine tahsis edilen maasla geçinirdi. Kaynaklarin ittifakla rivayetine göre, devrinin alimleri ve ulu müftüleri, Hazreti Muhammed'in manevi isaretiyle, Baheddin Veled'e Sultanü'l- Ulema ünvanini vermislerdir. Bundan sonra da Bahaeddin Veled bu ünvanla yad edilmistir. Bu ünvanin verilisi Türklerin adetiyle de izah edilebilir. Türkler, yüksek kabiliyet ve fazilet sahiplerinin taninmadan kaybolup gitmesine, unutulmasina razi olmazlardi. Onlari halkin gözünde belirtmek, halki ilim ve irfana yöneltmek için o gibi büyüklere layik olduklari birer unvan verilirdi. Bu anane, Türklerin ilme, fazilete karsi saygi duygularini gösteren parlak bir delildir. Hatta anane geregince imzalarin üstünde bu ünvanlari kullanmaya mecburdurlar onlar kazandiklari bu ünvanlari kendileri için manevi bir rütbe yayarlar, nefisleri için bundan asla gurur duymazlardi. Alimler gibi giyinen Bahaeddin Veled, adeti üzere, sabah namazindan sonra, halka ders okutur; ögle namazindan sonra dostlarina sohbette bulunur; pazartesi günleri de bütün halka va'z ederdi. Va'zi esnasinda umumiyetle, Yunan filozoflarinin fikirlerini benimseyenlerin görüslerini reddeder ve "Semavi (Allah'dan olan ilahi) kitaplari arkalarina atip, filozoflarin silik sözlerini önlerine alip itibar edenlerin nasil kurtulma ümidi olur" derdi. Bu arada Yunan felsefesini okutan ve savunan Fahreddin-i Razi'ye ve ona uyan Harezmsah'in aleyhinde bulunur; onlari bidat ehli (dinde, peygamber zamaninda olmayan, yeniden begenilmeyen seyleri çikaranlar) olarak görür ve söyle derdi: "Muhammed Mustafa'nin yürüyüsünden dahi iyi yürüyüs, yolundan daha dogru bir yol görmedim"

    Hazret-i Mevlana'nin Babasi ile Belh'ten Çikislari ve Konya'ya Gelisleri

    Esasen tasavvuf ehline iyi gözle bakmayan ve bunlarin Harezmsah katinda saygi görmelerini çekemeyen Fahreddin-i Razi, Bahaeddin Veled'in açikça kendi aleyhine tavir almasina da çok içerlediginden onu Harezmsah'a gammazladi. Bahaeddin Veled'in de gönlü Harezmsah'tan incindi ve Belh'i terk etti. Ancak arastiricilar, Bahaeddin Veled'in Belh'ten göç etmesine sebep olarak, Mogol istilasini gösterirler. Sultanü'l-Ulema, aile fertleri ve dostlariyla Belh sehrini 1212-1213 tarihlerinde terk ettikten sonra Hacca gitmeye niyet etmisti. Nisabur'a ugradi. Göç kervaniyla Bagdat'a yaklastiginda, kendisine hangi kavimden olduklarini ve nereden gelip nereye gittiklerini soran muhafizlara Sultanü'l-Ulema Seyh Bahaeddin Veled su manidar cevabi verir: "Allah'dan geldik, Allah'a gidiyoruz. Allah'dan baska kimsede kuvvet ve kudret yoktur." Bu söz Seyh Sehabeddin-i Sühreverdi (1145-1235)'ye ulastiginda: "Bu sözü Belhli Bahaeddin Veled"den baskasi söyleyemez" dedi, samimiyetle ve muhabbetle karsilamaya kostu. Birbirleriyle karsilasinca Seyh Sühreverdi, katirindan inip nezaketle Bahaeddin Veled'in dizini öptü, gönülden hürmetlerini sundu. Bahaeddin Veled, Bagdat'ta üç günden fazla kalmadi ve Kufe yolundan Kabe'ye hareket etti. Hac farizasini yerine getirdikten sonra, dönüste Sam'a ugradi. Bahaeddin Veled, yaninda biricik oglu Mevlana oldugu halde, göç kervaniyla Sam'dan Malatya'ya, oradan Erzincan'a, oradan Karaman'a ugradilar. Karaman'da bir müddet kaldiktan sonra, nihayet Konya'yi seçip oraya yerlestiler.




    Hz.Mevlana


    Sema Halinde Semazen


    Hz.Mevlana'nın Sandukası


    Horasan Erleri ve Nisan Tası


    Ulu Arif Çelebi ve kardeşlerinin Mezarları


    Yeşil Kubbenin içten görünüşü


    Mevlana'nın ölümünden sonra yaptırılan Ahşap Sanduka (H. 1274)


    Hasan Paşa'nın yaptırdığı gümüş kapı


    Semahaneden bir görünüm



  2. 31.Ekim.2007, 09:25
    1
    erimeye devam...



    Hazret-i Mevlana'nın Hayatı


    Mevlana'nin asil adi Muhammed Celaleddin'dir. Mevlana ve Rumi de, kendisine sonradan verilen isimlerdendir. Efendimiz manasina gelen Mevlana ismi O'na daha pek genç iken Konya'da ders okutmaya basladigi tarihlerde verilir. Bu ismi, Semseddin-i Tebrizi ve Sultan Veled'den itibaren Mevlana'yi sevenler kullanmis, adeta adi yerine sembol olmustur. Rumi, Anadolu demektir. Mevlana'nin, Rumi diye taninmasi, geçmis yüzyillarda Diyar-i Rum denilen Anadolu ülkesinin vilayeti olan Konya'da uzun müddet oturmasi, ömrünün büyük bir kisminin orada geçmesi ve nihayet türbesinin orada olmasindandir.

    Dogum Yeri ve Yili

    Mevlana'nin dogum yeri, bugünkü Afganistan'da bulunan, eski büyük Türk Kültür merkezi Belh'tir. Mevlana'nin dogum tarihi ise 30 Eylül 1207 (6 Rebiu'l-evvel, 604) dir.

    Nesebi (Soyu)

    Asil bir aileye mensup olan Mevlana'nin annesi, Belh Emiri Rükneddin'in kizi Mümine Hatun; babaannesi, Harezmsahlar (1157 Dogu Türk Hakanligi) hanedanindan Türk prensesi, Melike-i Cihan Emetullah Sultan'dir. Babasi, Sultanü'l-Ulema (Alimlerin Sultani) ünvani ile taninmis, Muhammed Bahaeddin Veled; büyükbabasi, Ahmet Hatibi oglu Hüseyin Hatibi'dir. Eflaki'ye göre Hüseyin Hatibi, ilmi deniz gibi engin ve genis olan bir alim idi. Din ilminin üstadi ve alimlerin büyüklerinden sayilan, güzel siirler söyleyen Nisaburlu Raziyüddin gibi bir zat da talebelerindendi. Kaynaklar ve Mevlana'nin sevgi yolunda gidenler eserlerinde Sultanü'l-Ulema Bahaeddin Veled'in nesebinin, anne cihetiyle ondördüncü göbekte Hazret-i Muhammed'in torunu Hazret-i Hüseyin'e, baba cihetiyle de onuncu göbekte Hazret-i Muhammed'in seçilmis dört dostundan ilki Hazret-i Ebu Bekir Siddik'a ulastigini kaydediyorlar.

    Babasi Bahaeddin Veled Hazretleri'nin Sahsiyeti

    Bahaeddin Veled, 1150'de Belh'de dogmus, babasi ve dedesinin manevi ilimleriyle yetismis; ayrica Necmeddin-i Kübra (? - 1221)'dan feyz almistir. Bahaeddin Veled bütün ilimlerde esi olmayan, olgun mana sultani idi. Ilahi hakikatler ve Rabbani ilimlerden meydana gelen uçsuz bucaksiz bir deniz gibi olan Bahaeddin Veled, Horasan Diyarinin, en güç fetvalari halletmede, tek üstadi idi ve vakiftan hiçbir sey almazdi; devlet hazinesinden kendisine tahsis edilen maasla geçinirdi. Kaynaklarin ittifakla rivayetine göre, devrinin alimleri ve ulu müftüleri, Hazreti Muhammed'in manevi isaretiyle, Baheddin Veled'e Sultanü'l- Ulema ünvanini vermislerdir. Bundan sonra da Bahaeddin Veled bu ünvanla yad edilmistir. Bu ünvanin verilisi Türklerin adetiyle de izah edilebilir. Türkler, yüksek kabiliyet ve fazilet sahiplerinin taninmadan kaybolup gitmesine, unutulmasina razi olmazlardi. Onlari halkin gözünde belirtmek, halki ilim ve irfana yöneltmek için o gibi büyüklere layik olduklari birer unvan verilirdi. Bu anane, Türklerin ilme, fazilete karsi saygi duygularini gösteren parlak bir delildir. Hatta anane geregince imzalarin üstünde bu ünvanlari kullanmaya mecburdurlar onlar kazandiklari bu ünvanlari kendileri için manevi bir rütbe yayarlar, nefisleri için bundan asla gurur duymazlardi. Alimler gibi giyinen Bahaeddin Veled, adeti üzere, sabah namazindan sonra, halka ders okutur; ögle namazindan sonra dostlarina sohbette bulunur; pazartesi günleri de bütün halka va'z ederdi. Va'zi esnasinda umumiyetle, Yunan filozoflarinin fikirlerini benimseyenlerin görüslerini reddeder ve "Semavi (Allah'dan olan ilahi) kitaplari arkalarina atip, filozoflarin silik sözlerini önlerine alip itibar edenlerin nasil kurtulma ümidi olur" derdi. Bu arada Yunan felsefesini okutan ve savunan Fahreddin-i Razi'ye ve ona uyan Harezmsah'in aleyhinde bulunur; onlari bidat ehli (dinde, peygamber zamaninda olmayan, yeniden begenilmeyen seyleri çikaranlar) olarak görür ve söyle derdi: "Muhammed Mustafa'nin yürüyüsünden dahi iyi yürüyüs, yolundan daha dogru bir yol görmedim"

    Hazret-i Mevlana'nin Babasi ile Belh'ten Çikislari ve Konya'ya Gelisleri

    Esasen tasavvuf ehline iyi gözle bakmayan ve bunlarin Harezmsah katinda saygi görmelerini çekemeyen Fahreddin-i Razi, Bahaeddin Veled'in açikça kendi aleyhine tavir almasina da çok içerlediginden onu Harezmsah'a gammazladi. Bahaeddin Veled'in de gönlü Harezmsah'tan incindi ve Belh'i terk etti. Ancak arastiricilar, Bahaeddin Veled'in Belh'ten göç etmesine sebep olarak, Mogol istilasini gösterirler. Sultanü'l-Ulema, aile fertleri ve dostlariyla Belh sehrini 1212-1213 tarihlerinde terk ettikten sonra Hacca gitmeye niyet etmisti. Nisabur'a ugradi. Göç kervaniyla Bagdat'a yaklastiginda, kendisine hangi kavimden olduklarini ve nereden gelip nereye gittiklerini soran muhafizlara Sultanü'l-Ulema Seyh Bahaeddin Veled su manidar cevabi verir: "Allah'dan geldik, Allah'a gidiyoruz. Allah'dan baska kimsede kuvvet ve kudret yoktur." Bu söz Seyh Sehabeddin-i Sühreverdi (1145-1235)'ye ulastiginda: "Bu sözü Belhli Bahaeddin Veled"den baskasi söyleyemez" dedi, samimiyetle ve muhabbetle karsilamaya kostu. Birbirleriyle karsilasinca Seyh Sühreverdi, katirindan inip nezaketle Bahaeddin Veled'in dizini öptü, gönülden hürmetlerini sundu. Bahaeddin Veled, Bagdat'ta üç günden fazla kalmadi ve Kufe yolundan Kabe'ye hareket etti. Hac farizasini yerine getirdikten sonra, dönüste Sam'a ugradi. Bahaeddin Veled, yaninda biricik oglu Mevlana oldugu halde, göç kervaniyla Sam'dan Malatya'ya, oradan Erzincan'a, oradan Karaman'a ugradilar. Karaman'da bir müddet kaldiktan sonra, nihayet Konya'yi seçip oraya yerlestiler.




    Hz.Mevlana


    Sema Halinde Semazen


    Hz.Mevlana'nın Sandukası


    Horasan Erleri ve Nisan Tası


    Ulu Arif Çelebi ve kardeşlerinin Mezarları


    Yeşil Kubbenin içten görünüşü


    Mevlana'nın ölümünden sonra yaptırılan Ahşap Sanduka (H. 1274)


    Hasan Paşa'nın yaptırdığı gümüş kapı


    Semahaneden bir görünüm



    Benzer Konular

    - Resim çizerken insan sureti hayvan resimleri yada başka canlı resimleri yapmak günahmı?

    - Çoçuklara Çiçek Ve Kelebek Resimleri (Boyama Resimleri)

    - Mevlana kelimesinin Türkçe karşılığı nedir? Mevlana ne manaya gelir?

    - Çocuğa mevlana ismini koymak caizmi? bebeklere mevlana ismi

    - Çoçuklara Lale Çiçeği Ve Arı Resimleri (Boyama Resimleri)

  3. 31.Ekim.2007, 09:33
    2
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,644
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 326
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Mevlana Resimleri







  4. 31.Ekim.2007, 09:33
    2
    erimeye devam...






  5. 31.Ekim.2007, 09:36
    3
    infak
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2007
    Üye No: 3004
    Mesaj Sayısı: 209
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 32
    Bulunduğu yer: bursa

    --->: Mevlana Resimleri

    Rabbim onun engin hoşgörüsünden bize de nasip edr inşaallah.

    NOT:Hz.Mevlana bu resimdeki kadar şişman değilmiş bunu biliyomuydunuz.



  6. 31.Ekim.2007, 09:36
    3
    Devamlı Üye
    Rabbim onun engin hoşgörüsünden bize de nasip edr inşaallah.

    NOT:Hz.Mevlana bu resimdeki kadar şişman değilmiş bunu biliyomuydunuz.



  7. 31.Ekim.2007, 09:38
    4
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,644
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 326
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Mevlana Resimleri

    Rabbim onun engin hoşgörüsünden bize de nasip edr inşaallah.

    NOT:Hz.Mevlana bu resimdeki kadar şişman değilmiş bunu biliyomuydunuz.
    [/quote]

    vucut yapısını bilmem zaten gerekmez de. önemli olan fikirleri ve gösterdiği yol / Allah aşkı

    Allah razı olsun



  8. 31.Ekim.2007, 09:38
    4
    erimeye devam...
    Rabbim onun engin hoşgörüsünden bize de nasip edr inşaallah.

    NOT:Hz.Mevlana bu resimdeki kadar şişman değilmiş bunu biliyomuydunuz.
    [/quote]

    vucut yapısını bilmem zaten gerekmez de. önemli olan fikirleri ve gösterdiği yol / Allah aşkı

    Allah razı olsun



  9. 31.Ekim.2007, 20:12
    5
    elif
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Nisan.2007
    Üye No: 254
    Mesaj Sayısı: 794
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Bulunduğu yer: İzmir'di İstanbul oldu :)

    --->: Mevlana Resimleri


    MEVLANA YILI2007 yılı UNESCO tarafından Mevlana yılı olarak ilan edildi.



  10. 31.Ekim.2007, 20:12
    5
    Devamlı Üye

    MEVLANA YILI2007 yılı UNESCO tarafından Mevlana yılı olarak ilan edildi.



  11. 31.Ekim.2007, 21:28
    6
    elif
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Nisan.2007
    Üye No: 254
    Mesaj Sayısı: 794
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Bulunduğu yer: İzmir'di İstanbul oldu :)

    --->: Mevlana Resimleri




  12. 31.Ekim.2007, 21:28
    6
    Devamlı Üye



  13. 05.Mart.2009, 00:40
    7
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,644
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 326
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Mevlana Resimleri

    elif katkın için teşekkürler


  14. 05.Mart.2009, 00:40
    7
    erimeye devam...
    elif katkın için teşekkürler


  15. 27.Ocak.2011, 00:48
    8
    Yakut
    mumine.com

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Mart.2008
    Üye No: 11544
    Mesaj Sayısı: 736
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: Mevlana Resimleri

    mevlana resimleri güzel olmuş merak edenler için.
    ben gittim selam verdim ona


  16. 27.Ocak.2011, 00:48
    8
    mumine.com
    mevlana resimleri güzel olmuş merak edenler için.
    ben gittim selam verdim ona


  17. 17.Aralık.2013, 23:11
    9
    Misafir

    Cevap: Mevlana Resimleri

    çok güzel lazım oldu tşk


  18. 17.Aralık.2013, 23:11
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok güzel lazım oldu tşk





+ Yorum Gönder