+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Dini Resimler ve Camiler ve Mescit Resimleri Kategorisinden İmam Ali Rıza'nın Türbesi(İran-Meşhed) Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Araştırmacı_
    Emekli
    Reklam

    İmam Ali Rıza'nın Türbesi(İran-Meşhed)

    Reklam




  2. islamyolu
    Emekli

    Cevap: İmam Ali Rıza'nın Türbesi(İran-Meşhed)


    Reklam


    Allah imam Ali Rıza (Radıyallahu Anh) ı şia Fırkasının hurafelerinden kurtarsın. değerli imamımızı ve Ehlibeytin tümünü çirkin insanlardan temizlesin.

  3. Araştırmacı_
    Emekli
    Amin Amin,keşke o alanı kalabalığı şia değilde Ehli Sünnet doldursaydı ama nerdee nerde o ilgi ehli sünnetin yarısından çoğu 12 imam kimdir bilmiyordur ,bi geçen aylarda Cübbeli Ahmet hoca ve İsmailağa cematinden giden oldu Meşhed'e İmam Ali Rızanın türbesine başkada oraya giden Türkiyeden ehli sünnet hocası filan duymadım ,Eminim İmam Ali Rıza ,kendisinin mezarına ziyarete Ehli Sünnet bekliyordur, şia değil

  4. اهليبيت
    Emekli
    Allah Razı Olsun İmam Rıza(r.aleyh) dan,Allah'ın Selamı İmam Ali Rıza'nın üzerine Olsun

  5. İmam Rıza
    Emekli
    Allah İmam Rızadan Razı olsun,Allah'ın selamı onun üzerine olsun !

  6. Ehlibeyt Taraftarı
    Emekli
    Allah'ın selamı Onların Ehlibeytin üzerine olsun ! Allah'ın laneti onlara düşman olanlara olsun ! Lanet olsun Ehlibeyte düşman olana !

  7. Ehli Sünnet.
    Emekli
    Allahın Selamı onun üzerine olsun ! Allahın Laneti Ehlibeyte düşman olana olsun !

  8. İslam_
    Emekli
    Ehlibeyt aşıklarının şehri Meşhed.. Allahın Selamı İmam Ali Rızaya olsun Allah ondan razı olsun.

  9. karadamlalar
    Kesintili Üye
    Allah mezarları, kabirleri yükseltmeyi haram kıldı ki şirke sebep olmasın. Bu tip sapıklıklara izin vermemek lazım, inşaAllah Allah yolunda savaşanlar iran diyarına vardığında pek çok şeyler değişecektir.

  10. İslam_
    Emekli
    orda yatan önemli biri. hergün binlerce kişi ziyarete geliyor.peki yapmur kar çamurda napçak bu binlerce kişi ? o büyük zatın kabrinde olmak isteyen kişi karda nabıcak ?ozaman peygamberinkide yanlış ? üstündeki kubbe yıkılsın ?

  11. karadamlalar
    Kesintili Üye
    Allahın tamamladığı dine ekleme yapmak ne zamanda beri bizlerin haddi oldu?
    31- Kabrin Yerle Bir Yapilmasini Emir Babi

    92- (968) Bana Ebû't - Tâhir Ahmed b. Amr rivayet etti. (Dedi ki): Bize tbni Vehb rivayet etti. (Dedi ki): Bana Amru'bnü Haris haber verdi. H.
    Bana Hârûn b. Saîd £1-Leylî dahî rivayet etti. (Ded ki): Bize tbni Vehb rivayet etti. (Dedi ki) Bana Amrü'bnü Haris rivayet etti. —Ebû't-Tâhîr rivayetinde (ona da Ebû Alîyy-i Hemdânî(47), Hârûn rivayetinde ise: Sümâmetü'bnü Süfeyy rivayet etmis) denilmektedir.™ demis ki: Fadâletü'bnü Ubeyd(48) ile Rum diyarinda,
    Rodos'ta bulunuyorduk. Derken bir arkadasimiz vefat etti. Bunun üzerine Fadâletü'bnü Ubeyd emir vererek kabrini düz yaptirdi. Sonra sunu söyledi:
    «Ben, Resûlüllah 'Sallallahii Aleyh: ve SellemY* kabirlerin yerle bir yapilmasini emir buyururken isittim.»Ebû Aliy El-Hemdânî ile Sümâmetü'b-nü Süfeyy ayni zâttir. Imam Müslim her iki râvî-den hadîsi hangi lâfizlarla isittiyse, öylece rivayet etmistir. Ebû A1iy, Sümâme'nin künyesidir.

    93- (969) Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Seybe ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi.) tâbirini kullandi. Ötekiler: (Bize Vekî\ Süfyân'dan, o da Habîb b. Ebî Sâbit'den, o da Ebû Vâil'den, o da Ebû'l - Heyyâc-i Esedî'den naklen rivayet etti.) dediler. Ebû Heyyâc söyle demis: «Bana Alîyyü'bnü Ebî Tâlib, Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve SeUemYin beni gönderdigi bir is'e ben de seni göndereyim mi?,Tarumar etmedigin hiç bir heykel ve düzeltmedigin hiç bir yüksek kabir birakmayasin? dedi.»(...) Bana, bu hadîsi Ebû Bekir b. Hallâd-i Bâhili de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yahya yâni Kattan rivayet etti.(Dedi ki): Bize Süf-yân rivayet etti. (Dedi ki): Bana Habîb bu isnâdla rivayette bulundu. Ve: «Tarumar etmedigin hiç bir suret birakmayasin.» dedi.Kabri düzeltmekten murâd: Pek fazla yükseitmeyip, bir karis kadar yerden kaldirmaktir.Hanefiîlere göre: Kabrin üzerini deve hörgücü gibi kamburlasnr-mak müstehatadir. Zira Resûlüllah (SaUallahiiAleyhi ve SelIem)'in kabri bu sekilde tesviye edilmistir. Ekseri ulemânin ve Imam Mâ1ik'in mezhepleri de budur. Sâfii1er1e diger bâzi ulemâya göre: Kabrin üzerini kambur degil, tavan seklinde düz yapmak müsiehabdir.Bu hadisdeki timsâl ve suretlerden murâd: Canlilarin heykel ve suretleridir.

    32- Kabri Kireçlemekten ve Üzerine Bina Yapmaktan Nehiy Babi
    94- (970) Bize Ebû Bekir b. Ebî Seybe rivayet etti. (Dedi ki) -. Bize Hafs b. Giyâs, îbni Cüreyc'den, o da Ebû'z -Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir söyle demis:«Resûlüllah (Salîalîahü Aleyhi ve Sellem), kabrin kireçlenmesini, üzerine oturulmasini ve üzerine bina yapilmasini nehiy buyurdu.»(...) Bana Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hac-câcü'bnü Muhammed rivayet etti. H.
    Bana Muhammedü'bnü Râfi' de rivayet etti. (Dedi ki); Bize Ab-durrazzâk rivayet etti. tBu iki râvî) hep birden îbni Cüreyc'den rivayet etmislerdir. Demis ki: Bana Ebû'z - Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdillâh'i:-Peygamber (Saîîalîahü Aleyhi ve SeHemj'den dinledim.» diyerek yukarki hadîsin mislini rivayet ederken
    isitmis.
    95- (...) Bize Yahya b. Yahya rivayet etti.. (Dedi ki): Bize95- (...) Bize Yahya b. Yahya rivayet etti.. (Dedi ki): Bize îs-mâil b. Uleyye, Eyyûb'dan, o da Ebû'z -
    Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen haber verdi. Câbir:
    «Kabirleri kireçlemek yasak edildi.» demis.
    Taksîs: Kireçlemek, demektir.
    Kassa: Kireçtir.
    Hadls-i s«rif, kabri kireçle badana etmenin ve üzerine oturmanin, kezâlik bina yapmanin memnu* olduguna delildir.
    Hanefiîler'e göre: Bu bâbda Resûlüllah (Salîdîahü Aleyhi ve SellemYin sünnetinde görülmeyen her sey
    mekruhtur. Kabristanda mesru olan yalniz ziyaret, duâ ve Kur'ân-i Kerim okumaktir.
    Nevevi, kabir üzerine bina yapma hususunda sunlari söylemektedir: «Kabir üzerine bina yapmaya gelince: Eger o yer bina yapanin milkinde ise bu is mekruhtur. Umûma âit kabristanda ise kabrin üzerine bina yapmak haramdir. Buna îmam Sâfit ile sâir ulemâmiz tasrih etmislerdir. Safiî (El - Ümm) nâm eserinde söyle diyor:
    Mekke'de hükümdarlarin kabir üzerine yapilan binlarin yikilmasini emrettiklerini gördüm. Hadis-i serifte (Düzeltmedigin hiç bir yüksek kabir birakmayasin) buyurulmasi da yikma mes'elesi te'yid eder.Kabirleri kireçle badana etmek Sâfiî1er'le diger ulemâya göre de mekruhtur.

    3- Kabirlerin Üzerine Mescid Yapmakdan, Mescidlerde Resim Bulundurmakdan ve Kabirleri Mescid Ittihaz Etmekden Nehy Babi
    16- (528) Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hisâm rivayet etti. (Dedi ki): Bana babam, Aise'den naklen haber verdi Li Ümmü Habîbe ile Ününü Seleme Habesistan'da gördükleri, içinde suretler bulanan bir kiliseyi Resûlüllah(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) anlatmislar. Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):«Hakikaten onlar, içlerinde iyi bir kimse bulunurda vefat ederse, onun kabri üzerine bir mescid yaparlar. O suretleri bu mescide asarlar. Onlar kiyamet gününde Alfah indinde mahlökâtin en kötüleri olacaklardir.» buyurmuslar.
    17- (...) Bize Ebû Bekir b. Sey be ile Amrü'n-Nâkid rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Vekî' rivayet etti. (Dedi ki):Bize Hisâm b. Urve, babasindan, o da Âise'den naklen rivayet etti ki: Asbâb Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi veSelîem) /in hastaliginda onun yaninda konusmuslar da Ümraü Seleme ile Ümmü Habîbe bir kiliseden bahsetmisler sonra râvî hadîs'i yuka-iidaki hadîs gibi zikretmistir.
    18- (...) Bize Ebû Küreyb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebû Muâ-viye rivayet etti, (Dedi ki): Bize Hisâm,babasindan, o da Âise'den naklen rivayet etti: Âise:
    «Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seiiem) 'in zevceleri Habesistan'da bîr kilise gördüklerini, bu kiliseye Mariya denildigini anlattilar.» diyerek yukaridakilerin hadîsi gibi rivâyetde bulunmus. Bu hadîsi Buhârî «Namaz» ve «Habes'e Hicret» bahislerinde Nesâî dahî «Namaz» bahsinde muhtelif râvîlerden tahrîc etmislerdir.
    Ümmehât-i Mü'minîn'den Ümmü Habîbe ile Ümmü Seleme (Radiyallahû anhûma) Habesistan'a hicret eden müslüman-lardandir. Hz. Ümmü Habîbe 'nin ismi Rainle Bin ti Ebi Süfyân'dir. Kocasi Abdullah'b. Cahs
    (Radiyallahû anh) ile birlikte Habesistan'a gitmis. Hz. Abdullah orada vefat etmisdi. Resûlüllah (SallailahüAleyhi ve Sellem) Hicret'in altinci yilinda Ümmü Habîbe (Radiyallahû anha) ile henüz Habesistan'dan dönmeden nikahlanmis. Kehrini de Habes Imparatoru Necâsî vermisdi. Ümmü Habîbe (Radiyallahû anha) Medine'de kirkdört târihinde vefat etmisdir.Ümmü Seleme (Radiyallahû anha) 'nin ismi Hind Binti Ebî Ümeyye 'dir. O da kocasi Ebû Seleme (Radiyallahûanh) ile Habesistan'a hicret etmisdi. Oradan dönüsde Hz. Kbû Selemi Medine'de vefat etmis; Ümmü Seleme Hazretlerini Besûlüllat(Sallallahü Aleyhi ve Seüem) almisdi.
    Iste hadîs-i Serif de Ümmü Habîbe ile Ümmü Seleme (Radiyalîahû anhûma) 'nin Habesistan'daki Mariyâ kilisesinde gördükleri resim ve heykellerden ve Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem,in Habeg'liler hakkindaki beyanâtindan bahsetmektedir.
    Kurtubî diyor ki: «Eski Habes'lilerin bu suretleri yapmalari gelecek nesil bunlari görsün de eskiler gibi sâlih âmeller yapmaya çalissinlar ve kabirlerinin yaninda Allah'a ibâdet etsinler diyedir. Sonralari bir takim kötü nesiller türedi. Bunlar eskilerin maksadini anlayamadilar. Seytan da kendilerine: Eslâfimz bu suretlere taparlar;
    tâ'zîmde bulunurlardi; diye vesvese verdi. Nihayet onlara tapmaga basladilar. îste Pej^ gamber (Sallallahü Aleyhi ve Seîlem) Sedd-i Zerîa kabilinden ashabini böyle seylerden sakindirmisdir...»

    Hadisden Çikarilan Hükümler;
    1- îbni Battal :«Bu hadîs kabirleri mescid ittihâz etmekden ve suret yapmakdan nehy etmektedir. Nehiy
    edilmesinin vechi eski Ha-bes'lilerin kabirlerle, putlara Allah diye tapmalarindan dir.» diyor.
    2- Hayvan, bilhassa sâlih insan sureti yapmak haramdir.
    3- Kabir üzerine mescid yapmak memnû'dur. Bunun muktezâsi haram olmakdir. Hattâ kabir üzerine mescid yapanlara lanet olunmus-dur. Sâfiîler kabir üzerine mescid yapmayi mekruh görmüslerdir. Bu bâb'daki kavilleri
    münâsebet düstükçe yukarilarda görmüstük. Beyzâvî: «Yahudilerle, Hiristiyanlar Peygamberlerine ta'zîm isin onlarin kabirlerine secde ederler. Dualarinda o kabirlere karsi dönerler ve onlari putlarla doldururlardi. Bu sebeple Peygamber (Sallallahü ) onlara lanet etmis ve müslümanlan onlar gibi olmaktsbi
    demisdir.

    19- (529) Bize Ebû Bekir b. Seybe ile Amrü'n-Nâkid rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Hâsim b. Kaasim rivayet
    etti. (Dedi ki): Bize Sey-bân, Hilâl b. EM Humeyd'den, o da Urvetti'bnü'z-Zübeyr'den, o da Aise'-den naklen
    rivayet etti. Âise söyle demis:
    — BesûlüUah (Sallallahü Aleyhi ve Seüem) sifâyâb olamadigi hastaliginda:
    «Allah yahudilerle, hiristiyanlara lâner eylesin I Peygamberlerinin kabirlerini mescid yaptilar.» buyurdular.Alse: «Eger bu (endise) olmasaydi Peygamber (Sallallahü Aleyhi veSellem) 'in kabri açikda bulundurulacakdi.
    Lâkin onun da mescid ittihâz edilmesinden korkuldu.» demis.
    Ibni Eb! Seybe'nin rivayetinde: «Eger bu olmasa* ibaresi vardir; fakat «Aise demis» sözünü zikretmemisdir.
    20- (530) Bize Harun b. Saîd El-EyU rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ibni Vehb rivayet etti. (Dedi ki) Bana Yûnus Ue Mâlik, Ibni Sihâb'dan naklen haber verdiler. (Demis ki): Bana Saîd b. El-Müseyyeb rivayet etti ki: Ebû Hüreyre söyle demis: Besûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Seüem):«Allah yahudîlerîn belâsini versin I Peygamberlerinin kabirlerini mescid yapti larj» buyurdular.
    21- (...) Bana Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dedi kî): Bize El-Fezârî, Ubeydullah b. Esam'dan rivayet etti.
    (Dedi ki): Bile Yeztd b. Esaro, Ebû Hüreyre'den naklen rivayet etti ki: Resûlüllah (Saliallahü Aleyhi ve Sellem) :
    «Allah yahudîlerle, hiristiyanlaro lanet etsin! Peygamberlerinin kabirlerini mescid ittihâz ettiler.» buyurmrslar.
    22- (531) Bana Hânin b. Saîd El-Eyi ile Harmeletü'bnü Yahya rivayet ettiler. Harmele (Bize haber verdi):
    tâbirini kullandi. Harun: Bize tbni Vehb rivayet etti, dedi. tbni Vehb: Bana Yûnus, Ibni Sihâb'dan naklen haber
    verdi, demis, tbni Sihâb: Bana Ubeydullah b. Abdillah haber verdi ki Âise ile Abdullah b. Abbâs sunlari söylemisler, demis: «Besu-lüllah (Saliallahü Aleyhi ve Sellem) son deminde kendisine âit bir elbiseyi yüzüne örtmeye basladi. Bunaldikça ocu yüzünden açiyordu. Bu hâlde iken yahudilerle, hirisliyanlarin yaptiklarindan
    ümmetini sakindirmak için: «Allâhiii laneti yahudilerle, Hiristiyanlara olsun! Peygamberlerinin kabirlerini mescid ittihâz ettiler.»
    buyurdular.»
    23- (532) BIze Ebû Bekir b. Ebî Seybe ile îshâk b. Ibrâhîm rivayet ettiler. Lâfiz Ebû Bekir'indir, Ishâk: (Bize haber verdi): tâbirini kullandi. Ebû Bekir: Bize Zekeriyyâ b. Adîy, Ubeydullah b. Amr'dan, o da Zeyd b. Ebî Üneyse'den, o da Amr-b. Mürra'dan, o da Abdullah b. Haris En-Necrânî'den naklen rivayet etti; dedi.
    Necrânî söyle demis: Bana Cündeb rivayet etti. Dedi ki: Vefatindan bes gün önce Peygamber (Sailallahü Aleyhi ve Seltem)den isitdim, söyle buyuruyordu:
    «Sîzlerden bir dostum olmasindan Allah'a siginirim. Çünkü Allah Teâlâ Ibrahim'i nasil dost ittihâz ettiyse, beni de öyle dost edinmisdIr. Ben ümmetimden dost edinecek olsam Ebû Bekir'i halîl ittihaz ederdim, iyi bilin ki, sizden önce geçen milletler Peygamberlerinin ve (aralarindaki) sâlih kimselerin kabirlerini mescid ittihâz
    ediyorlardi. Dikkat edin! Sakin siz kabirleri mescid ittihâz etmeyin! Ben sizi bundan men ediyorum.» Bu hadîs'in muhtelif rivayetlerini Buhârî «Namaz» «Cenaze» ve«Megâzî» bahislerinde; Ebû Dâvûd «Cenaze»bahsinde; Nesâî de «Kitâbü'l-Vefât» da muhtelif râvîlerden tahrîc etmislerdir.Rivayetlerin bâzilarinda, yahudilerle, hiristiyanlar hakkinda «Kaate-le» digerlerinde «Leane» kelimeleri
    kullanilmisdir. Mânâ ittibâri ile bunlarin ikisi de birdir. Ve: «Allah lanet etsin!» demekdir. Lanetin asil ma'nâsi
    Allah'in rahmetinden uzaklastirmakdir. Bazi rivayetlerde ise Resûlüllah (Sailallahü Aleyhi ve Sellem) 'in yalniz yahudilere lanet okudugu görülüyor. Bunun sebebi ilk defa Peygamberlerin kabirlerini mescid ittihâz edenler yahudîler olmasidir. Bu sebeple onlar daha zâlim, bu hu-sûsda daha müfrittirler.Ulemâ'dan bâzilari bu husûsda yahudilerle birlikde hiristiyanlara da lanet buyurulmasmi müskil saymislardir.
    Çünkü Hz. îsâ ile Peygamberimiz Muhammed Mustafa (Sailallahü Aleyhi ve Sellem) arasinda hiristi-yanlann baska Peygamberi yokdur. îsâ (Aleyhisselâm) ise diri olarak gök'e çekildigi için zâten kabiri yokdur.
    Binâenaleyh bu mes'ele müskildir. Bazilari bu müskili halletmek için hiristiyanlarin Hz. îsâ'dan baska birtakim Peygamberleri bulundugunu, yalniz o Peygamberlerin mürsel olmadiklarini söylemislerdir. Fakat bu cevap tatminkâr görülmemisdir. Bâzilari: «Hadîsden murâd: Peygamberlerle onlara tâbi olanlarin büyükleridir. Yalniz
    hadîsde tâbi olanlar zikre dilmemi sdir.» derler. Bu takdirde hadîsin mânâsi söyle olur: «Allah yahudilerle,hiristiyanlari rahmetinden irak eylesin! Çünkü onlar Peygamberleri ile onlara tabî olan bâzi büyüklerin mezarlarinimescid ittihâz ettiler.»
    Müs1im'in Cündeb tarîki ile rivayet ettigi son hadîs'de bu kavli te'yîd etmektedir. Çünkü Cündeb hadîsinde :«Yahudilerle, hiristiyanlar Peygamberlerinin ve sâlihlerinin kabirlerini mescid ittihâz ederlerdi.» buyurulmusdur.Bu husûsda daha baska tev-cîh yapanlar da bulunmusdur.Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Seîlem) 'in:
    «Peygamberlerinin kabirlerini mescid ittihâz ettiler.» buyurmasi mukadder bir suâle cevabidir. Sanki:«Yahudilerle hiristiyanlara lanet .etmenin sebebi nedir?» diye sorulmus da, bu cevâbi vermisdir. Râvî'nin:«Resûlüllah (Saîlallahü Aleyhi ve Setlem) ümmetim onlarin yaptiklarindan sakmdimak için» sözü dahî bu
    kabildendir. Yâni sanki Râvîye: «Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve.Sellem) 'in vefat ederken bu sözüsöylemesinin hikmeti nedir?> diye sorulmus da bu cevâbi vermis gibidir.Buradaki nehyin hikmeti bu isin zamanla tedricen putperestlik halini almasi veya ona benzemesi endisesidir.Nevevî diyor ki: «Ulemâ sunlari söylemislerdir: Peygamber (Saîlallahü Aleyhi ve Sellem)'m kendi kabri ile baskalarinin kabirlerini mescid ittihâz etmekden nehy buyurmasi kendisine ta'zîm hususunda gösterilecek
    mübalagadan ve bu sebeple vukû'a gelecek fitneden korktugu içindir. Çünkü mübalagali ta'zîm çok defa küfüre müeddî olur. Nitekim geçmis- ümmetlerde hâl böyle olmusdur.Müslümanlar çogalib da Mescid-i Nebevinin büyütülmesine ihtiyaç görülünce ümmehât-i mü'minînin ve bu meyânda Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile iki yâr-i kadîm'i Ebû Bekir ve Ömer (RadiyallahÛ
    anhûma) 'nin kabirlerini ihtiva eden Hz. Âise'nin odasi dahî mescidin içinde kaldi. Bu hâl karsisinda ashâb-i kiram . kabirlerin etrafina yüksek duvarlar çevirerek kabirlerin rünmesini ve dolayisi ile avam tabakasinin onlara karsi dönerek namaz kilmalarini önlediler...»Hadîs-i serif de Hz. Âise'nin: «Eger bu endîse olmasaydi Peygâmber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'in kabri açikda bulundurulacakdl. Lâkin onun da mescid ittihâz edilmesinden kor kuldu.» sözü dahî bu endîseyi göstermektedir. Mezkûr cümlede meçhul olarak rivayet edilen «Husiye» fiili bâzi rivayetlerde «Hasiye»
    seklinde malûm; bâzilarinda da «Ahsa» diye rivayet edilmisdir. Malûm okunduguna göre: «Hasiye» fiilinin faili Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'e râcî olan zamirdir ve cümle:«Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kendi kabrini mescid ittihâz ederler diye korktu.» mânâsina gelir.
    «Ahsa» ben korkarim mânâsina gelir bu rivayete göre Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'in kabrini açikda bi-rakmakdan men eden, Hz. Âise olmus olur.
    Yirmüki numarali hadîsdek cümlesi seklinde de rivayet olunmusdur. Birinci rivayete göre cümlenin mâ'nasr
    Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'e Azrail (Aleyhisselam) ile diger melekler geldiginde...»; ikinci rivayete göre ise: «Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) e ecel geldikte...» demek olur.Hamîsa: Siyah çizgili dört köseli yumusak kumasdan yapilma li-basdir.Halîl: Son derece yakin sir dostu mâ'nâsina gelir. Bu kelime bâzila rina göre hacet mânâsina gelen «Hallerden,diger bâzilarina göre ise sevginin kalbe islemesi mâ'nâsina gelen -hüllemden müstakdir Halleden müstak
    olduguna göre Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hacetinin Allah'dan baskasina olmasini nefiybuyurmus; Hülleden alindigina göre ise mevedded ve muhabbetinin Allah'dan baskasina âit olmasini nefiy buyurmus olur.
    alıntı içerisinde senin şüphene de cevap var kardeşim.

  12. EhliAba.
    Emekli

    Reklam


    Bildiğim kadarıyla önemli kişilerin yapılır.Alim ulema Peygambeler filan unutulmaması için, yağmur çamurda karda ziyaret edenlerin bi sıkıntı görmemesi için,ben şuana kadar VAHHABİLER DIŞINDA hiçbir türbe yıkan ehlisünnet alimi görmedim neden acaba ?




    Kabr üzerine türbe yapmak, süs için, gösteriş için olursa harâmdır. Kabrin harâb olmaması için ise mekrûhdur. Hayvanın, hırsızın açmaması için ise câizdir. Fekat ziyâret yeri yapmamak lâzımdır. Ya’nî belli zemânlarda ziyâret etmek lâzımdır dememelidir.

    İnsanı, önceden yapılmış binâ içine defn etmek mekrûh değildir. Eshâb-ı kirâm, Resûlullahı ve iki halîfesini binâ içine defn etdiler. Hiçbiri buna karşı gelmedi. Onların sözbirliğinin dalâlet olmadığını hadîs-i şerîf haber vermekdedir. Büyük islâm âlimi İbni Âbidîn (Dürr-ül-muhtâr hâşiyesi), beşinci cild, ikiyüzotuzikinci sahîfesinde buyuruyor ki, (Âlimlerden birkaçı, sâlihlerin ve Velîlerin kabrleri üzerine örtü sermek, başlık, sarık koymak mekrûhdur dedi. (Fetâvâ-yı hucce)de, kabrlerin üzerine örtü örtmek mekrûhdur, diyor. Fekat, bize göre, kabrdekinin kıymetini herkese bildirmek için örtülürse ve ona hakâret olunmaması, ziyâret edenlerin saygılı, edebli davranmaları için ise, câizdir. (Edille-i şer’ıyye) ile yasak edilmemiş olan ameller, işler, niyyete göre değerlendirilir. Evet, kabrler üzerine türbe yapmak, sanduka, örtü koymak, Eshâb-ı kirâm zemânında yokdu. Fekat, Resûlullahın ve Şeyhaynın odaya defn edilmelerini inkâr edenleri de hiç olmadı. Bunun için ve (Kabrler üzerine basmayınız!), (Ölülerinize saygısızlık etmeyiniz!) emrlerini yerine getirmek için ve yasak edilmiş olmadıkları için, bunların sonradan yapılmaları bid’at olmaz. Vedâ tavâfından sonra Mescid-i harâmdan hemen çıkmak, böylece Kâ’be-i mu’azzamaya saygı göstermek lâzım olduğunu bütün fıkh kitâbları haber veriyor. Hâlbuki, Eshâb-ı kirâm böyle yapmazdı. Çünki, onlar her hareketlerinde, Kâ’beye saygı gösterirlerdi. Sonra gelenler, böyle saygı gösteremedikleri için, âlimlerimiz, mescidden geri geri çıkarak saygı gösterilmesini bildirdiler. Eshâb-ı kirâm gibi saygılı olmağı böylece sağladılar. Sâlihlerin, Velîlerin kabrlerine, Eshâb-ı kirâm gibi saygılı olabilmek için, üzerlerine örtü serilmesi, türbe yapılması da, bunun gibi câiz oldu. Büyük âlim Abdülganî Nablüsî hazretleri, (Keşf-ün-nûr) kitâbında, bunu uzun anlatmakdadır). (Keşf-ün-nûr), Celâlüddîn-i Süyûtînin “rahimehullahü teâl┠(Tenvîr-ul-halek fî imkân-ı rü’ye-tin-nebî cihâren vel-melek) kitâbı ile birlikde arabî olarak 1393 [m. 1973] de (Minhat-ül-vehbiyye) adı ile İstanbulda neşr edilmişdir. Arabistânda, türbeye (Meşhed) denir. Medîne-i münevverede, (Bakî’) kabristânında, meşhed dolu idi. Vehhâbîler hepsini yıkdı. Hiçbir İslâm âlimi, türbe yapmanın ve türbe ziyâret etmenin şirk, küfr olacağını söylememişdir. Türbe yıkan hiç görülmemişdir.

    İbrâhîm Halebî “rahime-hüllahü teâl┠(Halebî-i kebîr) sonunda diyor ki, (Bir kimse tarlasını kabristân yapsa, birisi mevtâ defn için buraya türbe yapsa, kabristânda boş yer varsa, câiz olur. Başka yer yoksa, türbe yıkılıp, yerine kabr kazılır. Çünki burası, kabr yapmak için vakf edilmişdir). Türbe şirk olsaydı, put olsaydı, her zemân yıkılması lâzım olurdu.

    Yeryüzünde bulunan İslâm türbelerinin birincisi Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” medfûn olduğu hucre-i mu’attaradır. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz, çok sevdiği zevcesi Âişe “radıyallahü anh┠vâlidemizin odasında, hicretin onbirinci senesi, Rebî’ul-evvel ayının onikinci pazartesi günü öğleden önce vefât etdi. Çarşamba gecesi, bu odaya defn edildiler. Hazret-i Ebû Bekrle hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anhüm┠de, bu türbe içinde defn edildiler. Eshâb-ı kirâmdan hiçbiri, buna mâni’ olmadı. Eshâb-ı kirâmın bu sözbirliğine karşı geliyorlar. Şübheli delîli yanlış te’vîl ederek, (İcmâ-ı ümmet)i inkâr etmek, küfr olmaz ise de, bid’at olur.

    Âişe “radıyallahü anh┠hazretlerinin odası, üç metre yüksekliğinde ve üç metre genişlik ve dörtbuçuk metre uzunlukda, kerpiçden yapılmışdı. Biri garb, diğeri şimâl dıvarında, iki kapısı vardı. Hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” halîfe iken, Hücre-i se’âdetin etrâfına kısa bir taş dıvar çekdi. Abdüllah bin Zübeyr “radıyallahü teâlâ anhüm┠halîfe iken, bu dıvarı yıkıp siyâh taş ile yeniden yapdı. Dıvarı güzel sıvatdı. Bu dıvarın üstü açık olup, şimâl tarafında bir kapısı vardı. Hazret-i Hasen “radıyallahü teâlâ anh”, hicretin kırkdokuzuncu senesinde vefât edince, vasıyyeti gereğince, hazret-i Hüseyn “radıyallahü teâlâ anh”, kardeşinin cenâzesini (Hücre-i se’âdet) kapısına getirterek tevessül ve düâ edeceği zemân, buraya defn edeceklerini sanarak, istemiyenler oldu. Gürültüyü önlemek için, Bakî’ kabristânına defn olundu. İleride böyle çirkin hâller olmaması için dıvarın ve odanın kapısını dıvarla kapadılar.

    Emevî halîfelerinin altıncısı olan Velîd, Medîne vâlîsi iken, taş dıvarı yükseltdi ve üzerini küçük bir kubbe ile örtdü. Halîfe olunca, Medîne vâlîsi olan Ömer bin Abdül’azîze emr vererek, 88 [m. 707] senesinde, Mescid-i şerîfi tevsî’ etdirirken, bu dıvarın etrâfına ikinci bir dıvar yapdırdı. Bu dıvarı beş köşeli idi ve üstü kapalı idi. Hiç kapısı yokdu. [Dahâ çok bilgi almak için (Kıyâmet ve Âhıret) kitâbının, Müslimâna Nasîhat kısmının onbeşinci maddesinin sonunu okuyunuz!]

    (Feth-ul-mecîd) ismindeki vehhâbî kitâbında, yüzotuzüçüncü ve sonraki sahîfelerinde diyor ki, (Ağaç, taş, kabr ve benzerleri ile teberrük eden müşrik olur. Kabrler üzerine kubbeler yapılarak putlaşdırıldı. Câhiliyye ehli de sâlih kimselere ve heykellere tapınırlardı. Bunların hepsi ve dahâ kötüleri şimdi türbelerde, mezârlarda yapılıyor. Sâlih insanların kabrleri ile teberrük etmek, lât putuna tapınmak gibidir. Bu müşrikler, Evliyânın düâyı işiteceğini ve cevâb vereceğini zan ediyorlar. Kabrlere nezr yaparak, sadaka vererek, ölülere yaklaşılır diyorlar. Bunların hepsi büyük şirkdir. Müşrik, kendine başka ism verse de, yine müşrikdir. Ölülere saygı ve sevgi göstererek düâ etmeğe, hayvan kesmeğe, adak ve benzeri işler yapmağa ne ism verirlerse versinler, hepsi, şirkdir. Zemânımız müşrikleri, bu yapdıklarına ta’zîm ve teberrük ismi vererek câizdir diyorlar. Bu şübheleri yanlışdır).

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
imam rıza türbesi,  imam ali rıza türbesi,  iran meşhed,  İmam aliriza kabri,  iran meşhed imam rıza