Anketimiz: Hani Mezheptensiniz

Katılımcı sayısı
28. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor
  • Hanefi

    23 82.14%
  • Şafii

    5 17.86%
  • Maliki

    0 0%
  • Hambeli

    0 0%
  • Diğer

    0 0%

Konusunu Oylayın.: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hangi Ameli Mezheptensiniz?
  1. 25.Haziran.2010, 16:32
    13
    metzer
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Şubat.2010
    Üye No: 73439
    Mesaj Sayısı: 107
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 44

    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

    reklam


    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz? isimli yazı www.Mumsema.com--->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?
    alıntı
    Hepimizin bildiği gibi Bir birey bu dört Hak meshebinin
    desert.rose hak mezhep demekle neyi kastediyon ve hak ve batıl olduğunun ayrımını kim neye göre yapıyor

    ben şii mezhebindenim hak değilmi?bizler ne oluyoz? haşa batılmı oluyoruz haşa küfürdemiyiz?
    Tek bir yol vardır oda Hz Muhammed(sav) yoludur.Bu yolda yürüyen Allah(cc) emirlerini yerine getirmeye çalışan insanları HAK ve BATIL olarak ayırmanız beni çok üzdü.


  2. 25.Haziran.2010, 16:32
    13
    Devamlı Üye
    reklam


    alıntı
    Hepimizin bildiği gibi Bir birey bu dört Hak meshebinin
    desert.rose hak mezhep demekle neyi kastediyon ve hak ve batıl olduğunun ayrımını kim neye göre yapıyor

    ben şii mezhebindenim hak değilmi?bizler ne oluyoz? haşa batılmı oluyoruz haşa küfürdemiyiz?
    Tek bir yol vardır oda Hz Muhammed(sav) yoludur.Bu yolda yürüyen Allah(cc) emirlerini yerine getirmeye çalışan insanları HAK ve BATIL olarak ayırmanız beni çok üzdü.


  3. 25.Haziran.2010, 16:49
    14
    Berât1
    ÖZLENEN GÜN GELECEKTİR

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2009
    Üye No: 49487
    Mesaj Sayısı: 1,228
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 47

    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

    reklam


    Şii Mezhebi - Şii mezhep halifeleri




    Sünnilikten sonra dünyada en yaygın ikinci İslam mezhebidir. Sünnilikten farklı olarak imamet hilafet makamı Şiilikte çok önemlidir ve sıklıkla itikadda geçer. Her ne kadar Şii içindeki farklı mezhepler özellikle imamet hususunda farklı inanç ve görüşlere sahip olsalar da Şiiler genel olarak Sünnilerden farklı olarak Osman bin Affan'ın halifeliğini kabul etmez büyük bir çoğunluğu Ebu Bekir ve Ömer bin Hattab'ın de halifeliklerini kabul etmez. Ayrıca büyük bir kısmı imameti ilahi bir makam olarak görür ve imamlara peygamberlerinkine benzer ek özellikler atfederler. Ayrıca Allah'ın adaletinin bir özelliği olduğuna inanılır ve Ehl-i Beyt'ten çıkan imamlar desteklenir. Şiiler genellikle Ali taraftarı olmayan sahabeleri benimsemezler.

    Şia kendi içerisinde birçok alt mezhebe fırkaya bölünmüştür. Bu mezheplerin en büyüğü Onikiciler olarak adlandırılan İsnaaşeriyyedir. Türkiye'deki Şiiler de bu fıkıhı esas alır. İsimlerini 12 tane imamı kabul etmelerinden alırlar. İsnaaşeriyye inanışına göre on birinci imam olan Hasan el-Askerî'nin bir oğlu bulunmakta idi fakat on ikinci imam olacak bu çocuk gayba karışmış Allah tarafından insanların çoğunluğundan saklanmıştır[74]. İnanışa göre daha sonra mehdi olarak zuhur edecek kişi bu imamdır bu sebeple Muhammed el-Mehdi olarak da anılır[74][75]. Bu kola bazen İmamiyye veya Caferiyye de dendiği olur. Nitekim Ali Zeynelabidin'in oğlu Muhammed el-Bakır'ın oğlu olan Cafer es-Sadık'ın mezhepte önemli bir yeri vardır ve İsnaaşeriyye'nin kurucusu gibi görüldüğü de olmuştur[76]. Nitekim Muhammed el-Bakır ve oğlu Cafer es-Sadık'la birlikte İsnaaşeriyye'nin temel öğretilerinden birkaçı ortaya atılmıştır. Örneğin imamların ilâhî bir şekilde seçildiğine Ali'nin hakkından sonra imam olması gerekenlerin Hasan bin Ali ve Hüseyin ibn Ali olduğuna onlardan sonra ise sırasıyla soydan gelen bir sonraki oğula aktarılmasına ve böylece babadan oğula geçerek devam etmesine inanılmıştır[76]. Ek olarak imamların masum yani günahsız ve hatasız olduğuna inanılmıştır[76][74]. Aynı zamanda yoğun bir Mehdi inancı bulunmaktadır; buna göre son imam kaybolmuştur gayba karışmıştır ve Mehdi olarak çok uzun bir zaman sonra gelecek ve kurtuluşu getirecektir[74][76]. Bu temelden de kaynaklanarak Cafer es-Sadık kendi taraftarlarına sabretmeleri isyan ve ayaklanmalardan uzak durmaları hususunda telkinde bulunmuştur[76]. Bazı İslam tarihçilerine göre Şia'da yaygın olan takiyye yani kişinin Şii olduğunu ve Şiilikle ilgili özelliklerini toplumdan saklayarak gizli bir biçimde yürütmesi prensibi Cafer es-Sadık'a dayanır[74]. 1501'de Şah İsmail tarafından kurulan Safevi Devleti İsnaaşeriyye tarihinde önemli bir rol oynamıştır. İran'da kuralan bu Türk devletinin dini resmen İsnaaşeriyye Şia'sı olmuştur ve İsnaaşeriyye bu dönemde gelişme ve yayılma fırsatı bulmuştur[74]. Daha sonraları Safevi Devleti'ne komşu durumundaki Osmanlı Devleti'nin halifeliği ilan etmesi hilafet bazlı Sünni-Şii gerilimi tarihinde önemlidir[74].

    Bir diğer Şia kolu olan Zeydiyye'nin ise kurucusu ve isim babası Ali bin Ebu Talib'in oğlu peygamberin torunu Hüseyin'in soyundan gelen ve bir fıkıh âlimi olan Zeyd bin Ali'dir. Zeyd bin Zeynelabidin olarak da anılan Zeyd ayrıca Hüseyin'den sonra Hüseyin'in soyundan gelip de Emeviler'e karşı direniş başlatan ilk kişidir[77]. Zeydiyye mezhebi ilk Şii mezheplerindendir. Bununla birlikte görüş olarak Zeydiyye Ehl-i Sünnet'e diğer Şii mezheplerine oranla daha yakındır. Örneğin Zeydiyyede imamın Ehl-i Beyt'ten çıkması bir zorunluluk değildir fakat Ehl-i Beyt'ten çıkan imam mutlaka desteklenir[77]. İmamette önemli olanın halk desteği olduğuna soya bağlı bir sıralamaya inanılır[77]. Yine İsnaaşeriyye'den farklı olarak Zeydiyye'de imamların hatasız ve günahsız olduklarına inancı bulunmaz[76]. Ek olarak Zeyd bin Zeynelabidin Ebu Bekir ve Ömer'in imamlıklarını Ali'ye tercih etmemekle birlikte kabul etmiştir ve bu onun direnişine başta destek veren birçok kişinin ondan kopmasına ve Cafer es-Sadık'a yaklaşmasına da sebebiyet vermiştir[76]. Zeydiyye'nin bir önemli noktası da İsnaaşeriyye'den farklı olarak imametin sağlanmasında aktif bir yol seçilmesidir[74]. Her ne kadar her zaman bir imam olacağı görüşü olmasa da bir imam olduğu takdirde imametin sağlanması için aktif bir yol seçilir ki Zeyd kendi zamanında direnişe geçmiştir. Bugün özellikle Yemen'de hâkim olan bir Şii koludur ..






  4. 25.Haziran.2010, 16:49
    14
    ÖZLENEN GÜN GELECEKTİR
    reklam


    Şii Mezhebi - Şii mezhep halifeleri




    Sünnilikten sonra dünyada en yaygın ikinci İslam mezhebidir. Sünnilikten farklı olarak imamet hilafet makamı Şiilikte çok önemlidir ve sıklıkla itikadda geçer. Her ne kadar Şii içindeki farklı mezhepler özellikle imamet hususunda farklı inanç ve görüşlere sahip olsalar da Şiiler genel olarak Sünnilerden farklı olarak Osman bin Affan'ın halifeliğini kabul etmez büyük bir çoğunluğu Ebu Bekir ve Ömer bin Hattab'ın de halifeliklerini kabul etmez. Ayrıca büyük bir kısmı imameti ilahi bir makam olarak görür ve imamlara peygamberlerinkine benzer ek özellikler atfederler. Ayrıca Allah'ın adaletinin bir özelliği olduğuna inanılır ve Ehl-i Beyt'ten çıkan imamlar desteklenir. Şiiler genellikle Ali taraftarı olmayan sahabeleri benimsemezler.

    Şia kendi içerisinde birçok alt mezhebe fırkaya bölünmüştür. Bu mezheplerin en büyüğü Onikiciler olarak adlandırılan İsnaaşeriyyedir. Türkiye'deki Şiiler de bu fıkıhı esas alır. İsimlerini 12 tane imamı kabul etmelerinden alırlar. İsnaaşeriyye inanışına göre on birinci imam olan Hasan el-Askerî'nin bir oğlu bulunmakta idi fakat on ikinci imam olacak bu çocuk gayba karışmış Allah tarafından insanların çoğunluğundan saklanmıştır[74]. İnanışa göre daha sonra mehdi olarak zuhur edecek kişi bu imamdır bu sebeple Muhammed el-Mehdi olarak da anılır[74][75]. Bu kola bazen İmamiyye veya Caferiyye de dendiği olur. Nitekim Ali Zeynelabidin'in oğlu Muhammed el-Bakır'ın oğlu olan Cafer es-Sadık'ın mezhepte önemli bir yeri vardır ve İsnaaşeriyye'nin kurucusu gibi görüldüğü de olmuştur[76]. Nitekim Muhammed el-Bakır ve oğlu Cafer es-Sadık'la birlikte İsnaaşeriyye'nin temel öğretilerinden birkaçı ortaya atılmıştır. Örneğin imamların ilâhî bir şekilde seçildiğine Ali'nin hakkından sonra imam olması gerekenlerin Hasan bin Ali ve Hüseyin ibn Ali olduğuna onlardan sonra ise sırasıyla soydan gelen bir sonraki oğula aktarılmasına ve böylece babadan oğula geçerek devam etmesine inanılmıştır[76]. Ek olarak imamların masum yani günahsız ve hatasız olduğuna inanılmıştır[76][74]. Aynı zamanda yoğun bir Mehdi inancı bulunmaktadır; buna göre son imam kaybolmuştur gayba karışmıştır ve Mehdi olarak çok uzun bir zaman sonra gelecek ve kurtuluşu getirecektir[74][76]. Bu temelden de kaynaklanarak Cafer es-Sadık kendi taraftarlarına sabretmeleri isyan ve ayaklanmalardan uzak durmaları hususunda telkinde bulunmuştur[76]. Bazı İslam tarihçilerine göre Şia'da yaygın olan takiyye yani kişinin Şii olduğunu ve Şiilikle ilgili özelliklerini toplumdan saklayarak gizli bir biçimde yürütmesi prensibi Cafer es-Sadık'a dayanır[74]. 1501'de Şah İsmail tarafından kurulan Safevi Devleti İsnaaşeriyye tarihinde önemli bir rol oynamıştır. İran'da kuralan bu Türk devletinin dini resmen İsnaaşeriyye Şia'sı olmuştur ve İsnaaşeriyye bu dönemde gelişme ve yayılma fırsatı bulmuştur[74]. Daha sonraları Safevi Devleti'ne komşu durumundaki Osmanlı Devleti'nin halifeliği ilan etmesi hilafet bazlı Sünni-Şii gerilimi tarihinde önemlidir[74].

    Bir diğer Şia kolu olan Zeydiyye'nin ise kurucusu ve isim babası Ali bin Ebu Talib'in oğlu peygamberin torunu Hüseyin'in soyundan gelen ve bir fıkıh âlimi olan Zeyd bin Ali'dir. Zeyd bin Zeynelabidin olarak da anılan Zeyd ayrıca Hüseyin'den sonra Hüseyin'in soyundan gelip de Emeviler'e karşı direniş başlatan ilk kişidir[77]. Zeydiyye mezhebi ilk Şii mezheplerindendir. Bununla birlikte görüş olarak Zeydiyye Ehl-i Sünnet'e diğer Şii mezheplerine oranla daha yakındır. Örneğin Zeydiyyede imamın Ehl-i Beyt'ten çıkması bir zorunluluk değildir fakat Ehl-i Beyt'ten çıkan imam mutlaka desteklenir[77]. İmamette önemli olanın halk desteği olduğuna soya bağlı bir sıralamaya inanılır[77]. Yine İsnaaşeriyye'den farklı olarak Zeydiyye'de imamların hatasız ve günahsız olduklarına inancı bulunmaz[76]. Ek olarak Zeyd bin Zeynelabidin Ebu Bekir ve Ömer'in imamlıklarını Ali'ye tercih etmemekle birlikte kabul etmiştir ve bu onun direnişine başta destek veren birçok kişinin ondan kopmasına ve Cafer es-Sadık'a yaklaşmasına da sebebiyet vermiştir[76]. Zeydiyye'nin bir önemli noktası da İsnaaşeriyye'den farklı olarak imametin sağlanmasında aktif bir yol seçilmesidir[74]. Her ne kadar her zaman bir imam olacağı görüşü olmasa da bir imam olduğu takdirde imametin sağlanması için aktif bir yol seçilir ki Zeyd kendi zamanında direnişe geçmiştir. Bugün özellikle Yemen'de hâkim olan bir Şii koludur ..






  5. 25.Haziran.2010, 17:16
    15
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

    Alıntı
    Hepimizin bildiği gibi Bir birey bu dört Hak meshebinin
    desert.rose hak mezhep demekle neyi kastediyon ve hak ve batıl olduğunun ayrımını kim neye göre yapıyor
    Bu sorunun cevabı aşağıdaki yazıda buyur oku kardeşim...
    Sanırım dine sokulmuş yüzlerce mezhep bulunduğunu sende iyi bilirsin
    Bahailik,mürtezilik. gibi

    Mezhep Nedir?
    Kelime olarak takip edilen yol, görüş, manalara gelir. Din açısından ise, müctehid sıfatını kazanmış bir islam aliminin kapalı veya kesin olmayan (zanni) ayet ve hadisleri islamın temel prensiblerine zıt gelmeyecek şekide yorumlayarak çözüm getirmesine denir.
    * Kaç Çeşit Mezhep Vardır?
    a. İtikadi Mezhepler: İmanla ilgili konulardaki görüşler
    b. Ameli Mezhepler : İbadetle ilgili konulardaki görüşler
    * İTİKADİ MEZHEPLER
    İman esaslarını kabul etme konusunda bir çok görüş ve mezhep vardır. Bunlar iki gruba ayrılır
    a. Hak Mezhepler veya ehl-i sünnet mezhepleri
    b. Batıl Mezhepler veya ehl-i bit'at mezhepleri
    - Ehl-i Sünnet ne demektir?
    Dini yorumlarda Hz. Peygamberin ve sahabelerin yolunu takip edip onu örnek alan, sahabe arasında ayrım yapmadan onları bütün olarak seven ve kabul eden mezhebin adıdır.
    - Ehl-i bit'at ne demektir?
    Yorumlarını daha ziyade kendi görüş ve fikirlerine dayandıran, bazı sahabeleri sevgide aşırıya kaçan, bazılarına karşı da nefret duyan mezhebin adıdır.
    * HAK MEZHEPLER (Ehl-i Sünnet Mezhepleri)
    Kendilerine Ehl-i Sünnet ve Cemaat, (Peygamberin ve onun eshabının yolunda bulunanlar.) ve Fırka-i Naciye (Selamete kavuşanlar) adı verilen müslümanların inançlarıdır.
    a. SELEFİ MEZHEBİ
    İmanla ilgili konularda ilk dönem (selef) bilginlerinin yolunu izleyerek ayet ve hadislerdeki ifadelerin zahiriyle (anlaşıldığı şekliyle) yetinip asla yorum yapmayan, hikmeti araştırmadan Allah'a havale eden mezhebe denir. Bu mezhepde aklın hiçbir rolü yoktur. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Körfez ülkelerinde yaygındır.
    b. EŞ'ARİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Eş'ari'dir. Basra'da doğmuş, Bağdat'da vefat etmiştir. İmanla ilgili konularda ayet ve hadisleri temel almakla birlikle bunların anlaşılmasında akla da yer veren bir mezhep anlayışıdır. Malikiler genelde Eş'ari mezhebindendir. Mezhep, Kuzey Afrika, Endonezya ve Hicaz'da yaygındır.
    c. MATURUDİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu, İmam-ı Maturidi'dir. Kendisi Türkistan'ın Semerkant şehrinin Maturid köyündendir. Maturidilik, imanla ilgili konularda ayet ve hadisleri temel almakla birlikte dinin anlaşılması konusunda aklı temel kabul etmiş bir mezheptir. Maturidi fıkıhta Ebu Hanife'nin yolunu takip etmiştir. Hanefilerin büyük bölümü Maturidi mezhebine bağlıdır. Mezhep, Türkiye, Balkanlar, Orta Asya, Hindistan, Pakistan'da yaygındır. Genellikle Türkler fıkıhta Hanefi, itikatta ise Maturidi mezhebindendir.
    * BATIL MEZHEPLER (Ehl-i Bit'at Mezhepleri)
    İslamın ana esası olan ayet ve hadislerin görüşlerine uymayan, genellikle kişilerin kendi arzu ve hevesleri doğrultusunda uydurdukları iddialardır ki, bunların sayıları çoktur.
    Eshab-ı kiramın iman ve itikadda hiçbir ayrılıkları olmadı. Eshabdan olmayanlar ve daha sonraki asırlarda gelenler arasında ise zamanla imanda, itikadda bazı ayrılıklar ortaya çıkarıldı ve bid'at fırkalarının sayısı çoğaldı. Bu ayrılıkları çıkaranların ve bunların sözlerine inanarak bozuk düşüncelerini benimseyenlerin ileri sürdükleri sebepler çok çeşitli ve herbirine göre farklı olmakla beraber, esas sebepler (Münafık ve başka dinden olanların çıkardıkları fitneler, Kur'an-ı kerimin müteşabih âyetlerini kendi anlayışlarına göre tevil etmeye kalkışmaları, eski Hind ve Yunan felsefesi ile, Mecusi inançlarının İslamiyet'e sokulma çabaları, Eshab-ı kiramın maslahata [huzurun, dirliğin, iyiliğin teminine] ait konulardaki ictihad ayrılıklarını anlayamama ve bunları kendi nefsani arzularına, siyasi maksat ve ihtiraslarına perde veya alet etme, kısa zamanda çok geniş ülkelere yayılan İslamiyet'in henüz yeni müslüman olmuş büyük kitlelerce tam anlaşılmadan birtakım insanların eski din ve inançlarına ait bazı unsurları tamamen terk edememeleri ve bunları İslamiyet'ten sayma yanlışına düşmeleri) şeklinde özetlenebilir.
    Ancak, İslam tarihinde görülen batıl mezheplerin (72 fırka olarak ifade edilir. ) ortak vasfı; siyasi ve dünyevi menfaat ve saiklerle ortaya çıkmış olmalarına rağmen, hemen hepsi Kur'an-ı kerimdeki muhkem ve bilhassa müteşabih âyet-i kerimeleri kendi akıllarına göre tefsir yoluna gitmişler, böylece felsefe yaparak ve bu âyetleri, iddiaları istikametinde tevil ederek kendilerine Kur'an-ı kerimden deliller bulduklarını ileri sürmüşlerdir.
    Mesela, Kur'an-ı kerimde geçen, Allah'ın eli, yüzü vb. sıfatlarını gösteren ifadeleri, kendi düşüncelerine ve konuşma dilindeki manalarıyla kabul ederek, Allahü teâlâyı zâtı ve sıfatlarıyla tecsim eden, yani cisim ve insan şeklinde düşünen bu sapık fırkalar, Kur'an-ı kerimin doğru manası olan murad-ı ilahiyi anlayamamışlar, doğrusunu anlatan Ehl-i sünnet âlimlerinin açıklamalarını kabul etmedikleri gibi, ayrıca onlara fikren ve fiilen saldırmışlardır.
    * AMELİ MEZHEPLER ..
    a. HANEFİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife'dir. Hicri (80-150) de Kufe'de doğdu. Varlıklı bir aileden gelmiştir. Kendisi ilim tahsili yanında ticaretle de meşgul olmuştur. Ticari hayatı, günlük meseleleri iyi bilmesine, problemleri ve ihtiyaçları yakından tanımasına yardımcı olmuştur.
    Ebu Hanife insanların ihtiyaçlarını ve dinin genel ilke ve amaçlarını dikkate alarak ayet ve hadisleri yeniden değerlendirmeye tabi tutmuştur. Mezhebin en önemli özelliği, ayet ve hadislerin hükmü ile aklın yorumu arasında makul bir denge kurmaya çalışmıştır. Kur'anın genel ilkeleri yanında örf ve adeti, kamu yararını daima göz önünde bulundurmuş, kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasını ilke edinmiştir.
    Dört bine yakın talebesi vardır. Bunlardan kırk tanesi ictihad yapabilecek seviyeye gelmiştir. İmam-ı Muhammed ve İmam-ı Yusuf en meşhur 2 talebesidir. Mezhep genellikle, Türkiye, Balkanlar, Türkistan, Hindistan, Pakistan'da yaygındır. Ebu Hanife, ehl-i rey veya ehl-i ırak fıkhının temsilcisidir.
    b. MALİKİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Malik'tir. Hicri (93-179) da Medine'de doğdu. Mezhebin en önemli özelliği Peygamber terbiyesinde yetişmiş ve ilim merkezi durumunda olan Medine halkının uygulamasına çok önem vermesidir. Ona göre Medine'lilerin ameli mütevatir sünnet (en güçlü amel) hükmündedir. Mezheb genellikle Mısır ve Kuzey Afrika'da yaygındır. İmam-ı Malik, ehl-i hadis veya Ehl-i Hicaz fıkhının temsilcisidir.
    c. ŞAFİİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Şafii'dir. Hicri (150-204) de Filistin Gazze şehrinde doğdu. İmam-ı Malik'den Hicaz fıkhını, Ebu Hanife'nin talebesi olan İmam-ı Muhammed'den Irak fıkhını öğrendi. Mezhebinin en önemli özelliği, Hanefi ile Maliki fıkhının birleşiminde yeni bir anlayış getirmektir. Şafii mezhebi genellikle Mısır, Suriye, Irak, Horasan'da yaygındır. Ayrıca Türkiye'nin Doğu ve Güney Doğu bölgelerinde de yaygındır.
    d. HANBELİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Hanbel'dir. Hicri (164)'de Bağdat'da doğdu. İmam-ı Hanbel ibadet ve muamelat konularında iki ayrı usül benimsedi. İbadet konularında ayet ve hadislere çok sıkı sarılmakla birlikte muamelatta (günlük yaşantı) bir şeyin haram olduğuna dair ayet ve hadislerde delil yoksa o mubahtır prensibine sarılarak daha serbest bir anlayış geliştirdi. Mezheb genellikle Hicaz, Filistin, Mısır gibi ülkelerde yaygındır.
    NURDERGİ (Araştırma)


  6. 25.Haziran.2010, 17:16
    15
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    Hepimizin bildiği gibi Bir birey bu dört Hak meshebinin
    desert.rose hak mezhep demekle neyi kastediyon ve hak ve batıl olduğunun ayrımını kim neye göre yapıyor
    Bu sorunun cevabı aşağıdaki yazıda buyur oku kardeşim...
    Sanırım dine sokulmuş yüzlerce mezhep bulunduğunu sende iyi bilirsin
    Bahailik,mürtezilik. gibi

    Mezhep Nedir?
    Kelime olarak takip edilen yol, görüş, manalara gelir. Din açısından ise, müctehid sıfatını kazanmış bir islam aliminin kapalı veya kesin olmayan (zanni) ayet ve hadisleri islamın temel prensiblerine zıt gelmeyecek şekide yorumlayarak çözüm getirmesine denir.
    * Kaç Çeşit Mezhep Vardır?
    a. İtikadi Mezhepler: İmanla ilgili konulardaki görüşler
    b. Ameli Mezhepler : İbadetle ilgili konulardaki görüşler
    * İTİKADİ MEZHEPLER
    İman esaslarını kabul etme konusunda bir çok görüş ve mezhep vardır. Bunlar iki gruba ayrılır
    a. Hak Mezhepler veya ehl-i sünnet mezhepleri
    b. Batıl Mezhepler veya ehl-i bit'at mezhepleri
    - Ehl-i Sünnet ne demektir?
    Dini yorumlarda Hz. Peygamberin ve sahabelerin yolunu takip edip onu örnek alan, sahabe arasında ayrım yapmadan onları bütün olarak seven ve kabul eden mezhebin adıdır.
    - Ehl-i bit'at ne demektir?
    Yorumlarını daha ziyade kendi görüş ve fikirlerine dayandıran, bazı sahabeleri sevgide aşırıya kaçan, bazılarına karşı da nefret duyan mezhebin adıdır.
    * HAK MEZHEPLER (Ehl-i Sünnet Mezhepleri)
    Kendilerine Ehl-i Sünnet ve Cemaat, (Peygamberin ve onun eshabının yolunda bulunanlar.) ve Fırka-i Naciye (Selamete kavuşanlar) adı verilen müslümanların inançlarıdır.
    a. SELEFİ MEZHEBİ
    İmanla ilgili konularda ilk dönem (selef) bilginlerinin yolunu izleyerek ayet ve hadislerdeki ifadelerin zahiriyle (anlaşıldığı şekliyle) yetinip asla yorum yapmayan, hikmeti araştırmadan Allah'a havale eden mezhebe denir. Bu mezhepde aklın hiçbir rolü yoktur. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Körfez ülkelerinde yaygındır.
    b. EŞ'ARİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Eş'ari'dir. Basra'da doğmuş, Bağdat'da vefat etmiştir. İmanla ilgili konularda ayet ve hadisleri temel almakla birlikle bunların anlaşılmasında akla da yer veren bir mezhep anlayışıdır. Malikiler genelde Eş'ari mezhebindendir. Mezhep, Kuzey Afrika, Endonezya ve Hicaz'da yaygındır.
    c. MATURUDİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu, İmam-ı Maturidi'dir. Kendisi Türkistan'ın Semerkant şehrinin Maturid köyündendir. Maturidilik, imanla ilgili konularda ayet ve hadisleri temel almakla birlikte dinin anlaşılması konusunda aklı temel kabul etmiş bir mezheptir. Maturidi fıkıhta Ebu Hanife'nin yolunu takip etmiştir. Hanefilerin büyük bölümü Maturidi mezhebine bağlıdır. Mezhep, Türkiye, Balkanlar, Orta Asya, Hindistan, Pakistan'da yaygındır. Genellikle Türkler fıkıhta Hanefi, itikatta ise Maturidi mezhebindendir.
    * BATIL MEZHEPLER (Ehl-i Bit'at Mezhepleri)
    İslamın ana esası olan ayet ve hadislerin görüşlerine uymayan, genellikle kişilerin kendi arzu ve hevesleri doğrultusunda uydurdukları iddialardır ki, bunların sayıları çoktur.
    Eshab-ı kiramın iman ve itikadda hiçbir ayrılıkları olmadı. Eshabdan olmayanlar ve daha sonraki asırlarda gelenler arasında ise zamanla imanda, itikadda bazı ayrılıklar ortaya çıkarıldı ve bid'at fırkalarının sayısı çoğaldı. Bu ayrılıkları çıkaranların ve bunların sözlerine inanarak bozuk düşüncelerini benimseyenlerin ileri sürdükleri sebepler çok çeşitli ve herbirine göre farklı olmakla beraber, esas sebepler (Münafık ve başka dinden olanların çıkardıkları fitneler, Kur'an-ı kerimin müteşabih âyetlerini kendi anlayışlarına göre tevil etmeye kalkışmaları, eski Hind ve Yunan felsefesi ile, Mecusi inançlarının İslamiyet'e sokulma çabaları, Eshab-ı kiramın maslahata [huzurun, dirliğin, iyiliğin teminine] ait konulardaki ictihad ayrılıklarını anlayamama ve bunları kendi nefsani arzularına, siyasi maksat ve ihtiraslarına perde veya alet etme, kısa zamanda çok geniş ülkelere yayılan İslamiyet'in henüz yeni müslüman olmuş büyük kitlelerce tam anlaşılmadan birtakım insanların eski din ve inançlarına ait bazı unsurları tamamen terk edememeleri ve bunları İslamiyet'ten sayma yanlışına düşmeleri) şeklinde özetlenebilir.
    Ancak, İslam tarihinde görülen batıl mezheplerin (72 fırka olarak ifade edilir. ) ortak vasfı; siyasi ve dünyevi menfaat ve saiklerle ortaya çıkmış olmalarına rağmen, hemen hepsi Kur'an-ı kerimdeki muhkem ve bilhassa müteşabih âyet-i kerimeleri kendi akıllarına göre tefsir yoluna gitmişler, böylece felsefe yaparak ve bu âyetleri, iddiaları istikametinde tevil ederek kendilerine Kur'an-ı kerimden deliller bulduklarını ileri sürmüşlerdir.
    Mesela, Kur'an-ı kerimde geçen, Allah'ın eli, yüzü vb. sıfatlarını gösteren ifadeleri, kendi düşüncelerine ve konuşma dilindeki manalarıyla kabul ederek, Allahü teâlâyı zâtı ve sıfatlarıyla tecsim eden, yani cisim ve insan şeklinde düşünen bu sapık fırkalar, Kur'an-ı kerimin doğru manası olan murad-ı ilahiyi anlayamamışlar, doğrusunu anlatan Ehl-i sünnet âlimlerinin açıklamalarını kabul etmedikleri gibi, ayrıca onlara fikren ve fiilen saldırmışlardır.
    * AMELİ MEZHEPLER ..
    a. HANEFİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife'dir. Hicri (80-150) de Kufe'de doğdu. Varlıklı bir aileden gelmiştir. Kendisi ilim tahsili yanında ticaretle de meşgul olmuştur. Ticari hayatı, günlük meseleleri iyi bilmesine, problemleri ve ihtiyaçları yakından tanımasına yardımcı olmuştur.
    Ebu Hanife insanların ihtiyaçlarını ve dinin genel ilke ve amaçlarını dikkate alarak ayet ve hadisleri yeniden değerlendirmeye tabi tutmuştur. Mezhebin en önemli özelliği, ayet ve hadislerin hükmü ile aklın yorumu arasında makul bir denge kurmaya çalışmıştır. Kur'anın genel ilkeleri yanında örf ve adeti, kamu yararını daima göz önünde bulundurmuş, kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasını ilke edinmiştir.
    Dört bine yakın talebesi vardır. Bunlardan kırk tanesi ictihad yapabilecek seviyeye gelmiştir. İmam-ı Muhammed ve İmam-ı Yusuf en meşhur 2 talebesidir. Mezhep genellikle, Türkiye, Balkanlar, Türkistan, Hindistan, Pakistan'da yaygındır. Ebu Hanife, ehl-i rey veya ehl-i ırak fıkhının temsilcisidir.
    b. MALİKİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Malik'tir. Hicri (93-179) da Medine'de doğdu. Mezhebin en önemli özelliği Peygamber terbiyesinde yetişmiş ve ilim merkezi durumunda olan Medine halkının uygulamasına çok önem vermesidir. Ona göre Medine'lilerin ameli mütevatir sünnet (en güçlü amel) hükmündedir. Mezheb genellikle Mısır ve Kuzey Afrika'da yaygındır. İmam-ı Malik, ehl-i hadis veya Ehl-i Hicaz fıkhının temsilcisidir.
    c. ŞAFİİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Şafii'dir. Hicri (150-204) de Filistin Gazze şehrinde doğdu. İmam-ı Malik'den Hicaz fıkhını, Ebu Hanife'nin talebesi olan İmam-ı Muhammed'den Irak fıkhını öğrendi. Mezhebinin en önemli özelliği, Hanefi ile Maliki fıkhının birleşiminde yeni bir anlayış getirmektir. Şafii mezhebi genellikle Mısır, Suriye, Irak, Horasan'da yaygındır. Ayrıca Türkiye'nin Doğu ve Güney Doğu bölgelerinde de yaygındır.
    d. HANBELİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Hanbel'dir. Hicri (164)'de Bağdat'da doğdu. İmam-ı Hanbel ibadet ve muamelat konularında iki ayrı usül benimsedi. İbadet konularında ayet ve hadislere çok sıkı sarılmakla birlikte muamelatta (günlük yaşantı) bir şeyin haram olduğuna dair ayet ve hadislerde delil yoksa o mubahtır prensibine sarılarak daha serbest bir anlayış geliştirdi. Mezheb genellikle Hicaz, Filistin, Mısır gibi ülkelerde yaygındır.
    NURDERGİ (Araştırma)


  7. 26.Haziran.2010, 00:09
    16
    metzer
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Şubat.2010
    Üye No: 73439
    Mesaj Sayısı: 107
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 44

    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

    batıl mezhebler ile şii mezhebini iyi ayırın şii mezhebinin 22 kolu mevcuttur bunlardan 2 si hak 20 batıldır lütfen şii mezhebini iyice araştırın yoksa Allah muhafaza zan altında kalırsınız
    (anketi başlatan arkadaş konun biraz saptı hakkını helal et)


  8. 26.Haziran.2010, 00:09
    16
    Devamlı Üye
    batıl mezhebler ile şii mezhebini iyi ayırın şii mezhebinin 22 kolu mevcuttur bunlardan 2 si hak 20 batıldır lütfen şii mezhebini iyice araştırın yoksa Allah muhafaza zan altında kalırsınız
    (anketi başlatan arkadaş konun biraz saptı hakkını helal et)


  9. 26.Haziran.2010, 00:15
    17
    talha bayram
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Kasım.2009
    Üye No: 62941
    Mesaj Sayısı: 111
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 37

    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

    ve aleykumusselam ve rahmetullah hanefi mezhebindenim kardeşim


  10. 26.Haziran.2010, 00:15
    17
    Devamlı Üye
    ve aleykumusselam ve rahmetullah hanefi mezhebindenim kardeşim


  11. 26.Haziran.2010, 00:30
    18
    gulistan-ank
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Aralık.2009
    Üye No: 68328
    Mesaj Sayısı: 157
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 48

    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

    ve aleykumusselam ve rahmetullah kardeşim..
    mezhebim ; Hanefi..


  12. 26.Haziran.2010, 00:30
    18
    Devamlı Üye
    ve aleykumusselam ve rahmetullah kardeşim..
    mezhebim ; Hanefi..


  13. 26.Haziran.2010, 02:09
    19
    DZALBAY
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Temmuz.2008
    Üye No: 24825
    Mesaj Sayısı: 2,274
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 38
    Yaş: 61

    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

    Hanefî mezhebindenim.Bu anket bana birazcık tuhaf geldi.Nedeni şu:Anadolu'da sıradan bir köye gidiyorsunuz,orada bir anket yapıyorsunuz.Konu: şehirli mi çok,köylü mü?Sanki,aynı bunun gibi...


  14. 26.Haziran.2010, 02:09
    19
    Seyirci Üye
    Hanefî mezhebindenim.Bu anket bana birazcık tuhaf geldi.Nedeni şu:Anadolu'da sıradan bir köye gidiyorsunuz,orada bir anket yapıyorsunuz.Konu: şehirli mi çok,köylü mü?Sanki,aynı bunun gibi...


  15. 26.Haziran.2010, 08:13
    20
    deniz-1
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Ağustos.2008
    Üye No: 28317
    Mesaj Sayısı: 24
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

    Hanefi mezhebindeniz
    ama bunu biz seçmedik doğduğumuzda babamız annemiz hanefi olduğundan tabii olarak bizde hanefi olmuş olduk. önemli olan bir mezhebe tabi olmakmı yoksa dah efdal olan mezheb varmı yani hak katında biri diğerinden farklımı. bütün hak mezhebler bizlere allahın emirlerini ve efendimizin (s.a.v.) sünnetlerini ve bunların uygulanışını bildirmiyormu. şuan çoğunlukta olan hanefi ve şafi mezheblerinin arasında ne fark var. bu anket insanlara mezheb ayrımcılığı getirmesin. bence bu ankete gerek yoktur. şükür hepimiz müslümanız.


  16. 26.Haziran.2010, 08:13
    20
    deniz-1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Hanefi mezhebindeniz
    ama bunu biz seçmedik doğduğumuzda babamız annemiz hanefi olduğundan tabii olarak bizde hanefi olmuş olduk. önemli olan bir mezhebe tabi olmakmı yoksa dah efdal olan mezheb varmı yani hak katında biri diğerinden farklımı. bütün hak mezhebler bizlere allahın emirlerini ve efendimizin (s.a.v.) sünnetlerini ve bunların uygulanışını bildirmiyormu. şuan çoğunlukta olan hanefi ve şafi mezheblerinin arasında ne fark var. bu anket insanlara mezheb ayrımcılığı getirmesin. bence bu ankete gerek yoktur. şükür hepimiz müslümanız.


  17. 26.Haziran.2010, 09:04
    21
    Berât1
    ÖZLENEN GÜN GELECEKTİR

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2009
    Üye No: 49487
    Mesaj Sayısı: 1,228
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 47

    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

    Alıntı
    Bu surunun cevabı aşağıdaki yazıda buyur oku kardeşim...
    Sanırım dine sokulmuş yüzlerce mezhep bulunduğunu sende iyi bilirsin

    Bahailik,mürtezilik. gibi

    Mezhep Nedir?
    Kelime olarak takip edilen yol, görüş, manalara gelir. Din açısından ise, müctehid sıfatını kazanmış bir islam aliminin kapalı veya kesin olmayan (zanni) ayet ve hadisleri islamın temel prensiblerine zıt gelmeyecek şekide yorumlayarak çözüm getirmesine denir.
    * Kaç Çeşit Mezhep Vardır?
    a. İtikadi Mezhepler: İmanla ilgili konulardaki görüşler
    b. Ameli Mezhepler : İbadetle ilgili konulardaki görüşler
    * İTİKADİ MEZHEPLER
    İman esaslarını kabul etme konusunda bir çok görüş ve mezhep vardır. Bunlar iki gruba ayrılır
    a. Hak Mezhepler veya ehl-i sünnet mezhepleri
    b. Batıl Mezhepler veya ehl-i bit'at mezhepleri
    - Ehl-i Sünnet ne demektir?
    Dini yorumlarda Hz. Peygamberin ve sahabelerin yolunu takip edip onu örnek alan, sahabe arasında ayrım yapmadan onları bütün olarak seven ve kabul eden mezhebin adıdır.
    - Ehl-i bit'at ne demektir?
    Yorumlarını daha ziyade kendi görüş ve fikirlerine dayandıran, bazı sahabeleri sevgide aşırıya kaçan, bazılarına karşı da nefret duyan mezhebin adıdır.
    * HAK MEZHEPLER (Ehl-i Sünnet Mezhepleri)
    Kendilerine Ehl-i Sünnet ve Cemaat, (Peygamberin ve onun eshabının yolunda bulunanlar.) ve Fırka-i Naciye (Selamete kavuşanlar) adı verilen müslümanların inançlarıdır.
    a. SELEFİ MEZHEBİ
    İmanla ilgili konularda ilk dönem (selef) bilginlerinin yolunu izleyerek ayet ve hadislerdeki ifadelerin zahiriyle (anlaşıldığı şekliyle) yetinip asla yorum yapmayan, hikmeti araştırmadan Allah'a havale eden mezhebe denir. Bu mezhepde aklın hiçbir rolü yoktur. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Körfez ülkelerinde yaygındır.
    b. EŞ'ARİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Eş'ari'dir. Basra'da doğmuş, Bağdat'da vefat etmiştir. İmanla ilgili konularda ayet ve hadisleri temel almakla birlikle bunların anlaşılmasında akla da yer veren bir mezhep anlayışıdır. Malikiler genelde Eş'ari mezhebindendir. Mezhep, Kuzey Afrika, Endonezya ve Hicaz'da yaygındır.
    c. MATURUDİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu, İmam-ı Maturidi'dir. Kendisi Türkistan'ın Semerkant şehrinin Maturid köyündendir. Maturidilik, imanla ilgili konularda ayet ve hadisleri temel almakla birlikte dinin anlaşılması konusunda aklı temel kabul etmiş bir mezheptir. Maturidi fıkıhta Ebu Hanife'nin yolunu takip etmiştir. Hanefilerin büyük bölümü Maturidi mezhebine bağlıdır. Mezhep, Türkiye, Balkanlar, Orta Asya, Hindistan, Pakistan'da yaygındır. Genellikle Türkler fıkıhta Hanefi, itikatta ise Maturidi mezhebindendir.
    * BATIL MEZHEPLER (Ehl-i Bit'at Mezhepleri)
    İslamın ana esası olan ayet ve hadislerin görüşlerine uymayan, genellikle kişilerin kendi arzu ve hevesleri doğrultusunda uydurdukları iddialardır ki, bunların sayıları çoktur.
    Eshab-ı kiramın iman ve itikadda hiçbir ayrılıkları olmadı. Eshabdan olmayanlar ve daha sonraki asırlarda gelenler arasında ise zamanla imanda, itikadda bazı ayrılıklar ortaya çıkarıldı ve bid'at fırkalarının sayısı çoğaldı. Bu ayrılıkları çıkaranların ve bunların sözlerine inanarak bozuk düşüncelerini benimseyenlerin ileri sürdükleri sebepler çok çeşitli ve herbirine göre farklı olmakla beraber, esas sebepler (Münafık ve başka dinden olanların çıkardıkları fitneler, Kur'an-ı kerimin müteşabih âyetlerini kendi anlayışlarına göre tevil etmeye kalkışmaları, eski Hind ve Yunan felsefesi ile, Mecusi inançlarının İslamiyet'e sokulma çabaları, Eshab-ı kiramın maslahata [huzurun, dirliğin, iyiliğin teminine] ait konulardaki ictihad ayrılıklarını anlayamama ve bunları kendi nefsani arzularına, siyasi maksat ve ihtiraslarına perde veya alet etme, kısa zamanda çok geniş ülkelere yayılan İslamiyet'in henüz yeni müslüman olmuş büyük kitlelerce tam anlaşılmadan birtakım insanların eski din ve inançlarına ait bazı unsurları tamamen terk edememeleri ve bunları İslamiyet'ten sayma yanlışına düşmeleri) şeklinde özetlenebilir.
    Ancak, İslam tarihinde görülen batıl mezheplerin (72 fırka olarak ifade edilir. ) ortak vasfı; siyasi ve dünyevi menfaat ve saiklerle ortaya çıkmış olmalarına rağmen, hemen hepsi Kur'an-ı kerimdeki muhkem ve bilhassa müteşabih âyet-i kerimeleri kendi akıllarına göre tefsir yoluna gitmişler, böylece felsefe yaparak ve bu âyetleri, iddiaları istikametinde tevil ederek kendilerine Kur'an-ı kerimden deliller bulduklarını ileri sürmüşlerdir.
    Mesela, Kur'an-ı kerimde geçen, Allah'ın eli, yüzü vb. sıfatlarını gösteren ifadeleri, kendi düşüncelerine ve konuşma dilindeki manalarıyla kabul ederek, Allahü teâlâyı zâtı ve sıfatlarıyla tecsim eden, yani cisim ve insan şeklinde düşünen bu sapık fırkalar, Kur'an-ı kerimin doğru manası olan murad-ı ilahiyi anlayamamışlar, doğrusunu anlatan Ehl-i sünnet âlimlerinin açıklamalarını kabul etmedikleri gibi, ayrıca onlara fikren ve fiilen saldırmışlardır.
    * AMELİ MEZHEPLER ..
    a. HANEFİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife'dir. Hicri (80-150) de Kufe'de doğdu. Varlıklı bir aileden gelmiştir. Kendisi ilim tahsili yanında ticaretle de meşgul olmuştur. Ticari hayatı, günlük meseleleri iyi bilmesine, problemleri ve ihtiyaçları yakından tanımasına yardımcı olmuştur.
    Ebu Hanife insanların ihtiyaçlarını ve dinin genel ilke ve amaçlarını dikkate alarak ayet ve hadisleri yeniden değerlendirmeye tabi tutmuştur. Mezhebin en önemli özelliği, ayet ve hadislerin hükmü ile aklın yorumu arasında makul bir denge kurmaya çalışmıştır. Kur'anın genel ilkeleri yanında örf ve adeti, kamu yararını daima göz önünde bulundurmuş, kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasını ilke edinmiştir.
    Dört bine yakın talebesi vardır. Bunlardan kırk tanesi ictihad yapabilecek seviyeye gelmiştir. İmam-ı Muhammed ve İmam-ı Yusuf en meşhur 2 talebesidir. Mezhep genellikle, Türkiye, Balkanlar, Türkistan, Hindistan, Pakistan'da yaygındır. Ebu Hanife, ehl-i rey veya ehl-i ırak fıkhının temsilcisidir.
    b. MALİKİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Malik'tir. Hicri (93-179) da Medine'de doğdu. Mezhebin en önemli özelliği Peygamber terbiyesinde yetişmiş ve ilim merkezi durumunda olan Medine halkının uygulamasına çok önem vermesidir. Ona göre Medine'lilerin ameli mütevatir sünnet (en güçlü amel) hükmündedir. Mezheb genellikle Mısır ve Kuzey Afrika'da yaygındır. İmam-ı Malik, ehl-i hadis veya Ehl-i Hicaz fıkhının temsilcisidir.
    c. ŞAFİİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Şafii'dir. Hicri (150-204) de Filistin Gazze şehrinde doğdu. İmam-ı Malik'den Hicaz fıkhını, Ebu Hanife'nin talebesi olan İmam-ı Muhammed'den Irak fıkhını öğrendi. Mezhebinin en önemli özelliği, Hanefi ile Maliki fıkhının birleşiminde yeni bir anlayış getirmektir. Şafii mezhebi genellikle Mısır, Suriye, Irak, Horasan'da yaygındır. Ayrıca Türkiye'nin Doğu ve Güney Doğu bölgelerinde de yaygındır.
    d. HANBELİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Hanbel'dir. Hicri (164)'de Bağdat'da doğdu. İmam-ı Hanbel ibadet ve muamelat konularında iki ayrı usül benimsedi. İbadet konularında ayet ve hadislere çok sıkı sarılmakla birlikte muamelatta (günlük yaşantı) bir şeyin haram olduğuna dair ayet ve hadislerde delil yoksa o mubahtır prensibine sarılarak daha serbest bir anlayış geliştirdi. Mezheb genellikle Hicaz, Filistin, Mısır gibi ülkelerde yaygındır.
    NURDERGİ (Araştırma)

    desert kardeşin alıntısını incelesen ve ona göre karar versen iyi olur


  18. 26.Haziran.2010, 09:04
    21
    ÖZLENEN GÜN GELECEKTİR
    Alıntı
    Bu surunun cevabı aşağıdaki yazıda buyur oku kardeşim...
    Sanırım dine sokulmuş yüzlerce mezhep bulunduğunu sende iyi bilirsin

    Bahailik,mürtezilik. gibi

    Mezhep Nedir?
    Kelime olarak takip edilen yol, görüş, manalara gelir. Din açısından ise, müctehid sıfatını kazanmış bir islam aliminin kapalı veya kesin olmayan (zanni) ayet ve hadisleri islamın temel prensiblerine zıt gelmeyecek şekide yorumlayarak çözüm getirmesine denir.
    * Kaç Çeşit Mezhep Vardır?
    a. İtikadi Mezhepler: İmanla ilgili konulardaki görüşler
    b. Ameli Mezhepler : İbadetle ilgili konulardaki görüşler
    * İTİKADİ MEZHEPLER
    İman esaslarını kabul etme konusunda bir çok görüş ve mezhep vardır. Bunlar iki gruba ayrılır
    a. Hak Mezhepler veya ehl-i sünnet mezhepleri
    b. Batıl Mezhepler veya ehl-i bit'at mezhepleri
    - Ehl-i Sünnet ne demektir?
    Dini yorumlarda Hz. Peygamberin ve sahabelerin yolunu takip edip onu örnek alan, sahabe arasında ayrım yapmadan onları bütün olarak seven ve kabul eden mezhebin adıdır.
    - Ehl-i bit'at ne demektir?
    Yorumlarını daha ziyade kendi görüş ve fikirlerine dayandıran, bazı sahabeleri sevgide aşırıya kaçan, bazılarına karşı da nefret duyan mezhebin adıdır.
    * HAK MEZHEPLER (Ehl-i Sünnet Mezhepleri)
    Kendilerine Ehl-i Sünnet ve Cemaat, (Peygamberin ve onun eshabının yolunda bulunanlar.) ve Fırka-i Naciye (Selamete kavuşanlar) adı verilen müslümanların inançlarıdır.
    a. SELEFİ MEZHEBİ
    İmanla ilgili konularda ilk dönem (selef) bilginlerinin yolunu izleyerek ayet ve hadislerdeki ifadelerin zahiriyle (anlaşıldığı şekliyle) yetinip asla yorum yapmayan, hikmeti araştırmadan Allah'a havale eden mezhebe denir. Bu mezhepde aklın hiçbir rolü yoktur. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Körfez ülkelerinde yaygındır.
    b. EŞ'ARİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Eş'ari'dir. Basra'da doğmuş, Bağdat'da vefat etmiştir. İmanla ilgili konularda ayet ve hadisleri temel almakla birlikle bunların anlaşılmasında akla da yer veren bir mezhep anlayışıdır. Malikiler genelde Eş'ari mezhebindendir. Mezhep, Kuzey Afrika, Endonezya ve Hicaz'da yaygındır.
    c. MATURUDİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu, İmam-ı Maturidi'dir. Kendisi Türkistan'ın Semerkant şehrinin Maturid köyündendir. Maturidilik, imanla ilgili konularda ayet ve hadisleri temel almakla birlikte dinin anlaşılması konusunda aklı temel kabul etmiş bir mezheptir. Maturidi fıkıhta Ebu Hanife'nin yolunu takip etmiştir. Hanefilerin büyük bölümü Maturidi mezhebine bağlıdır. Mezhep, Türkiye, Balkanlar, Orta Asya, Hindistan, Pakistan'da yaygındır. Genellikle Türkler fıkıhta Hanefi, itikatta ise Maturidi mezhebindendir.
    * BATIL MEZHEPLER (Ehl-i Bit'at Mezhepleri)
    İslamın ana esası olan ayet ve hadislerin görüşlerine uymayan, genellikle kişilerin kendi arzu ve hevesleri doğrultusunda uydurdukları iddialardır ki, bunların sayıları çoktur.
    Eshab-ı kiramın iman ve itikadda hiçbir ayrılıkları olmadı. Eshabdan olmayanlar ve daha sonraki asırlarda gelenler arasında ise zamanla imanda, itikadda bazı ayrılıklar ortaya çıkarıldı ve bid'at fırkalarının sayısı çoğaldı. Bu ayrılıkları çıkaranların ve bunların sözlerine inanarak bozuk düşüncelerini benimseyenlerin ileri sürdükleri sebepler çok çeşitli ve herbirine göre farklı olmakla beraber, esas sebepler (Münafık ve başka dinden olanların çıkardıkları fitneler, Kur'an-ı kerimin müteşabih âyetlerini kendi anlayışlarına göre tevil etmeye kalkışmaları, eski Hind ve Yunan felsefesi ile, Mecusi inançlarının İslamiyet'e sokulma çabaları, Eshab-ı kiramın maslahata [huzurun, dirliğin, iyiliğin teminine] ait konulardaki ictihad ayrılıklarını anlayamama ve bunları kendi nefsani arzularına, siyasi maksat ve ihtiraslarına perde veya alet etme, kısa zamanda çok geniş ülkelere yayılan İslamiyet'in henüz yeni müslüman olmuş büyük kitlelerce tam anlaşılmadan birtakım insanların eski din ve inançlarına ait bazı unsurları tamamen terk edememeleri ve bunları İslamiyet'ten sayma yanlışına düşmeleri) şeklinde özetlenebilir.
    Ancak, İslam tarihinde görülen batıl mezheplerin (72 fırka olarak ifade edilir. ) ortak vasfı; siyasi ve dünyevi menfaat ve saiklerle ortaya çıkmış olmalarına rağmen, hemen hepsi Kur'an-ı kerimdeki muhkem ve bilhassa müteşabih âyet-i kerimeleri kendi akıllarına göre tefsir yoluna gitmişler, böylece felsefe yaparak ve bu âyetleri, iddiaları istikametinde tevil ederek kendilerine Kur'an-ı kerimden deliller bulduklarını ileri sürmüşlerdir.
    Mesela, Kur'an-ı kerimde geçen, Allah'ın eli, yüzü vb. sıfatlarını gösteren ifadeleri, kendi düşüncelerine ve konuşma dilindeki manalarıyla kabul ederek, Allahü teâlâyı zâtı ve sıfatlarıyla tecsim eden, yani cisim ve insan şeklinde düşünen bu sapık fırkalar, Kur'an-ı kerimin doğru manası olan murad-ı ilahiyi anlayamamışlar, doğrusunu anlatan Ehl-i sünnet âlimlerinin açıklamalarını kabul etmedikleri gibi, ayrıca onlara fikren ve fiilen saldırmışlardır.
    * AMELİ MEZHEPLER ..
    a. HANEFİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife'dir. Hicri (80-150) de Kufe'de doğdu. Varlıklı bir aileden gelmiştir. Kendisi ilim tahsili yanında ticaretle de meşgul olmuştur. Ticari hayatı, günlük meseleleri iyi bilmesine, problemleri ve ihtiyaçları yakından tanımasına yardımcı olmuştur.
    Ebu Hanife insanların ihtiyaçlarını ve dinin genel ilke ve amaçlarını dikkate alarak ayet ve hadisleri yeniden değerlendirmeye tabi tutmuştur. Mezhebin en önemli özelliği, ayet ve hadislerin hükmü ile aklın yorumu arasında makul bir denge kurmaya çalışmıştır. Kur'anın genel ilkeleri yanında örf ve adeti, kamu yararını daima göz önünde bulundurmuş, kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasını ilke edinmiştir.
    Dört bine yakın talebesi vardır. Bunlardan kırk tanesi ictihad yapabilecek seviyeye gelmiştir. İmam-ı Muhammed ve İmam-ı Yusuf en meşhur 2 talebesidir. Mezhep genellikle, Türkiye, Balkanlar, Türkistan, Hindistan, Pakistan'da yaygındır. Ebu Hanife, ehl-i rey veya ehl-i ırak fıkhının temsilcisidir.
    b. MALİKİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Malik'tir. Hicri (93-179) da Medine'de doğdu. Mezhebin en önemli özelliği Peygamber terbiyesinde yetişmiş ve ilim merkezi durumunda olan Medine halkının uygulamasına çok önem vermesidir. Ona göre Medine'lilerin ameli mütevatir sünnet (en güçlü amel) hükmündedir. Mezheb genellikle Mısır ve Kuzey Afrika'da yaygındır. İmam-ı Malik, ehl-i hadis veya Ehl-i Hicaz fıkhının temsilcisidir.
    c. ŞAFİİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Şafii'dir. Hicri (150-204) de Filistin Gazze şehrinde doğdu. İmam-ı Malik'den Hicaz fıkhını, Ebu Hanife'nin talebesi olan İmam-ı Muhammed'den Irak fıkhını öğrendi. Mezhebinin en önemli özelliği, Hanefi ile Maliki fıkhının birleşiminde yeni bir anlayış getirmektir. Şafii mezhebi genellikle Mısır, Suriye, Irak, Horasan'da yaygındır. Ayrıca Türkiye'nin Doğu ve Güney Doğu bölgelerinde de yaygındır.
    d. HANBELİ MEZHEBİ
    Mezhebin kurucusu İmam-ı Hanbel'dir. Hicri (164)'de Bağdat'da doğdu. İmam-ı Hanbel ibadet ve muamelat konularında iki ayrı usül benimsedi. İbadet konularında ayet ve hadislere çok sıkı sarılmakla birlikte muamelatta (günlük yaşantı) bir şeyin haram olduğuna dair ayet ve hadislerde delil yoksa o mubahtır prensibine sarılarak daha serbest bir anlayış geliştirdi. Mezheb genellikle Hicaz, Filistin, Mısır gibi ülkelerde yaygındır.
    NURDERGİ (Araştırma)

    desert kardeşin alıntısını incelesen ve ona göre karar versen iyi olur


  19. 26.Haziran.2010, 10:03
    22
    bafralıemre
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Şubat.2010
    Üye No: 73031
    Mesaj Sayısı: 430
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 25

    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

    Alıntı
    Hanefi mezhebindeniz
    ama bunu biz seçmedik doğduğumuzda babamız annemiz hanefi olduğundan tabii olarak bizde hanefi olmuş olduk. önemli olan bir mezhebe tabi olmakmı yoksa dah efdal olan mezheb varmı yani hak katında biri diğerinden farklımı. bütün hak mezhebler bizlere allahın emirlerini ve efendimizin (s.a.v.) sünnetlerini ve bunların uygulanışını bildirmiyormu. şuan çoğunlukta olan hanefi ve şafi mezheblerinin arasında ne fark var. bu anket insanlara mezheb ayrımcılığı getirmesin. bence bu ankete gerek yoktur. şükür hepimiz müslümanız.
    Kardeşim bu sitenin hemen hemen bütün üyeleri bu 4 hak mezhepten birindedir ve senin ki değil benim ki daha üstün diye bir tartışma yapacak kadar bilgisiz değiller


  20. 26.Haziran.2010, 10:03
    22
    Devamlı Üye
    Alıntı
    Hanefi mezhebindeniz
    ama bunu biz seçmedik doğduğumuzda babamız annemiz hanefi olduğundan tabii olarak bizde hanefi olmuş olduk. önemli olan bir mezhebe tabi olmakmı yoksa dah efdal olan mezheb varmı yani hak katında biri diğerinden farklımı. bütün hak mezhebler bizlere allahın emirlerini ve efendimizin (s.a.v.) sünnetlerini ve bunların uygulanışını bildirmiyormu. şuan çoğunlukta olan hanefi ve şafi mezheblerinin arasında ne fark var. bu anket insanlara mezheb ayrımcılığı getirmesin. bence bu ankete gerek yoktur. şükür hepimiz müslümanız.
    Kardeşim bu sitenin hemen hemen bütün üyeleri bu 4 hak mezhepten birindedir ve senin ki değil benim ki daha üstün diye bir tartışma yapacak kadar bilgisiz değiller


  21. 26.Haziran.2010, 11:50
    23
    Rayyan Emir
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2010
    Üye No: 75986
    Mesaj Sayısı: 791
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 37

    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

    mezhebim hanefidir


  22. 26.Haziran.2010, 11:50
    23
    Devamlı Üye
    mezhebim hanefidir


  23. 26.Haziran.2010, 12:38
    24
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    --->: Hangi Ameli Mezheptensiniz?

    Alıntı
    Hanefî mezhebindenim.Bu anket bana birazcık tuhaf geldi.Nedeni şu:Anadolu'da sıradan bir köye gidiyorsunuz,orada bir anket yapıyorsunuz.Konu: şehirli mi çok,köylü mü?Sanki,aynı bunun gibi...
    aynen abicim.Türkiye nüfusunun büyük çoğunluğu hanefi mezhebindendir..


  24. 26.Haziran.2010, 12:38
    24
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥
    Alıntı
    Hanefî mezhebindenim.Bu anket bana birazcık tuhaf geldi.Nedeni şu:Anadolu'da sıradan bir köye gidiyorsunuz,orada bir anket yapıyorsunuz.Konu: şehirli mi çok,köylü mü?Sanki,aynı bunun gibi...
    aynen abicim.Türkiye nüfusunun büyük çoğunluğu hanefi mezhebindendir..





+ Yorum Gönder
Git İlk 123 Son