Konusunu Oylayın.: Gizli Nikah Caiz midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Gizli Nikah Caiz midir?
  1. 17.Ağustos.2008, 00:12
    1
    ßaran
    T.T.O.R.H.S.S.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2008
    Üye No: 11279
    Mesaj Sayısı: 3,458
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 41

    Gizli Nikah Caiz midir?






    Gizli Nikah Caiz midir? Mumsema Nikâhta şahitlerin hazır olması şarttır ve bu konuda icma (fikir birliği) vardır.. Yani şahitsiz nikâh geçerli değildir. Şahitlerin hikmetlerinden biri de nikâhın duyurulmasıdır.


    Ancak, şahitlerin varlığı, nikâhın duyurulması için yeterli midir, değil midir, burada ihtilaf vardır. İmam Azam ve İmam Şafii hazretleri, şahitlerle yapılan fakat ilan edilmeyen evlilik için “mekruh olsa da sahihtir” derken; İmam Malik, şahitlerin huzurunda yapılsa da halka ilan edilmeyen ve şahitlere “bu evliliğimizi kimseye söylemeyin” denilen nikâhın geçersiz olduğu görüşündedir...a.s.)

    “Nikâhı ilan ediniz” emrine zıttır. (Tirmizi, Nikâh 6) Bir diğer hadislerinde Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururlar: “Nikâhta, haramla helali birbirinden ayıran şey, def çalmak ve sestir." (Tirmizi, Nikâh 6; Nesai, Nikâh 72) Yani, o nikâhın ilan edilmesidir.


    Biz, bugün hususiyle Maliki mezhebinin görüşünün daha bir ehemmiyet arz ettiğini düşünüyoruz. Zira Maliki mezhebinin delil olarak zikretmiş olduğu hadisi şeriflerden anlaşılan; evlilik gibi önemli bir müessesenin halka ilan edilmesi emridir.


    Bu emirlerinde, insanlığı her yönüyle kuşatıcı bir sistemle gelen Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.), mutlaka gözettiği hususlar/hikmetler vardır. Anlayabildiğimiz kadarıyla, bunlardan birisi, evliliğin teşvik edilmesidir.. İkinci bir husus, evlenen insanların suizan altında bırakılmamalarıdır. İnsanların, evlenenler hakkında kötü düşünmemeleri için, evliliğin ilanı şarttır. Üçüncü olarak da, toplumun selameti ve düzeni düşünülmüştür. Zira sahipsiz nesillerin ortalığı sarmaması, eşlerin ve özellikle de kadının mağdur edilmemesi, dolayısıyla da toplum yapısının bozulmaması için, evlenenlerin, evliliklerini halka duyurmaları gerekir.

    İşin bir diğer yönü de, kızın, anne-babasından habersiz yaptığı evliliktir.. Bu konuda dayandıkları ayetler ve hadis-i şerifler vardır. Nur Suresi’nin 32.. Öyleyse, bunu yapacak birinin olması gerekir ki bu da velidir.

    “Kadınların, kendilerini boşayan kocaları ile tekrar nikâhlanmalarını engellemeyin!” (Bakara Suresi, 2/232) ayetinin inmesine sebep olan hadise şöyledir: Ma’kıl ibn Yesar’ın eniştesi, kız kardeşini boşadıktan sonra tekrar nikâhlamak istemiş, Ma’kıl da buna karşı çıkmıştı.

    Bunun üzerine az önceki ayet inmiş, Ma’kıl, Allah Resulüne, “ne yapayım” diye sormuş, Allah Resulü de, “kardeşini o adama nikâhla” buyurmuştu. O da kardeşini, eski kocasına nikâhlamıştı. Eğer, velisiz nikâhlanmak söz konusu olsaydı kadın, abisini dinleme lüzumu duymadan, kendisi tekrar eski kocasına dönebilirdi. Zaten dönmeyi de istiyordu. Bu ayet ve ayetin inmesine sebep olan hadise, velisiz nikâhın caiz olmadığına en önemli delil olarak serdedilir.

    Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), "Hangi kadın velisinin izni olmaksızın nikâhlanırsa onun nikâhı batıldır!" buyurmuşlar ve bunu üç kere tekrar etmişlerdir. (Ebu Davud, Nikâh 20; Tirmizi, Nikâh 14) Bir başka hadislerinde de şöyle buyururlar: "Velisiz nikâh, yoktur!" (Tirmizi, Nikâh 14; Ebu Davud, Nikâh 20)

    Nikâhta velinin izni şart değildir diyen sadece Hanefi mezhebidir. İmam Azam ve onun talebesi İmam Ebu Yusuf, akıl baliğ olan bir kızın kendi iradesiyle evlenebileceğini, babasının ya da annesinin iznini alması gerekmediğini belirtirler. (Hidâye, 1/231)

    Ancak, anne baba sonradan damatlarının kızlarına denk olmadığını anlarlarsa evliliği bozma yetkileri vardır. Görülüyor ki, Hanefi mezhebi de meseleyi tamamen “özgürlük” çerçevesinde ele alıp işin ucunu bırakıvermiyor.

    Kaldı ki, mezhepte hakim olan görüşlerden biri de, her ne kadar kızın, babasından izin alması gerekmiyorsa da edeben babasını annesini haberdar etmesidir. Zira evliliğin daha sonra sağlam devam etmesi ve anne babayla evlatlar arasında küslük yaşanmaması için böyle bir haberdarlık, büyük bir ehemmiyet arz eder.

    Netice

    Özetle diyebiliriz ki, şahitlerin varlığı nikâhın geçerli olması için yeterli görülse de, evliliğin ilan edilmesi ve velinin izninin alınması bugün daha bir ehemmiyet arz etmektedir. Zira, gizli evliliklerden dolayı bugün pek çok insan mağdur olmakta, nice anne-babanın evlatlarıyla arası açılmaktadır. Dolayısıyla toplum içerisinde bir huzursuzluk yayılmaktadır. Halbuki biz Müslümanlar toplumu yıkmak için değil sağlam bir toplum oluşturmak için evleniriz.

    Öyleyse, evlatlar evlenmek istediklerinde, acele etmemeli, hislerine kapılmamalı, evliliği akıl-mantık planında düşünmeli, kendi fikirlerinin yanında anne-babalarıyla da istişare etmeli, onların da rızasını almalı ve herkesin bileceği şekilde evlenmelidirler.

    Anne babalar, yani veliler ise, çocuklarının böyle bir talebi olduğunda hemen karşı çıkmamalı, elden geldiğince münasip birilerini bulmaya çalışmalı, kendileri bulamıyorlarsa bulabilecek insanlara danışmalı, çocuklarının buldukları adayları makul bir çerçevede değerlendirmeli ve meseleyi hep istişare ortamında halletmeye bakmalıdırlar.

    Kaynaklar:
    El- Hidaye
    Bidayetü’l Müctehid
    Fetavay-ı Hindiyye
    Fıkhu’s Sünne


    Şahitlerin olması, nikâhın sıhhat şartlarındandır Ona göre, bu şekilde evlenenlerin nikâhı, yetkili merci tarafından bozulmalıdır Çünkü bu durum, Peygamber Efendimiz’in (s Yani, gizli kapaklı beraberlikler değil de evlilik nazara verilmektedir Hanefiler haricindeki diğer üç mezhep, nikâhta velinin iznini şart koşar ayetindeki “içinizden evli olmayanları evlendirin!” hitabında, “evlensinler” denilmemiş de “evlendirin” denilmiş



  2. 17.Ağustos.2008, 00:12
    1
    T.T.O.R.H.S.S.



    Nikâhta şahitlerin hazır olması şarttır ve bu konuda icma (fikir birliği) vardır.. Yani şahitsiz nikâh geçerli değildir. Şahitlerin hikmetlerinden biri de nikâhın duyurulmasıdır.


    Ancak, şahitlerin varlığı, nikâhın duyurulması için yeterli midir, değil midir, burada ihtilaf vardır. İmam Azam ve İmam Şafii hazretleri, şahitlerle yapılan fakat ilan edilmeyen evlilik için “mekruh olsa da sahihtir” derken; İmam Malik, şahitlerin huzurunda yapılsa da halka ilan edilmeyen ve şahitlere “bu evliliğimizi kimseye söylemeyin” denilen nikâhın geçersiz olduğu görüşündedir...a.s.)

    “Nikâhı ilan ediniz” emrine zıttır. (Tirmizi, Nikâh 6) Bir diğer hadislerinde Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururlar: “Nikâhta, haramla helali birbirinden ayıran şey, def çalmak ve sestir." (Tirmizi, Nikâh 6; Nesai, Nikâh 72) Yani, o nikâhın ilan edilmesidir.


    Biz, bugün hususiyle Maliki mezhebinin görüşünün daha bir ehemmiyet arz ettiğini düşünüyoruz. Zira Maliki mezhebinin delil olarak zikretmiş olduğu hadisi şeriflerden anlaşılan; evlilik gibi önemli bir müessesenin halka ilan edilmesi emridir.


    Bu emirlerinde, insanlığı her yönüyle kuşatıcı bir sistemle gelen Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.), mutlaka gözettiği hususlar/hikmetler vardır. Anlayabildiğimiz kadarıyla, bunlardan birisi, evliliğin teşvik edilmesidir.. İkinci bir husus, evlenen insanların suizan altında bırakılmamalarıdır. İnsanların, evlenenler hakkında kötü düşünmemeleri için, evliliğin ilanı şarttır. Üçüncü olarak da, toplumun selameti ve düzeni düşünülmüştür. Zira sahipsiz nesillerin ortalığı sarmaması, eşlerin ve özellikle de kadının mağdur edilmemesi, dolayısıyla da toplum yapısının bozulmaması için, evlenenlerin, evliliklerini halka duyurmaları gerekir.

    İşin bir diğer yönü de, kızın, anne-babasından habersiz yaptığı evliliktir.. Bu konuda dayandıkları ayetler ve hadis-i şerifler vardır. Nur Suresi’nin 32.. Öyleyse, bunu yapacak birinin olması gerekir ki bu da velidir.

    “Kadınların, kendilerini boşayan kocaları ile tekrar nikâhlanmalarını engellemeyin!” (Bakara Suresi, 2/232) ayetinin inmesine sebep olan hadise şöyledir: Ma’kıl ibn Yesar’ın eniştesi, kız kardeşini boşadıktan sonra tekrar nikâhlamak istemiş, Ma’kıl da buna karşı çıkmıştı.

    Bunun üzerine az önceki ayet inmiş, Ma’kıl, Allah Resulüne, “ne yapayım” diye sormuş, Allah Resulü de, “kardeşini o adama nikâhla” buyurmuştu. O da kardeşini, eski kocasına nikâhlamıştı. Eğer, velisiz nikâhlanmak söz konusu olsaydı kadın, abisini dinleme lüzumu duymadan, kendisi tekrar eski kocasına dönebilirdi. Zaten dönmeyi de istiyordu. Bu ayet ve ayetin inmesine sebep olan hadise, velisiz nikâhın caiz olmadığına en önemli delil olarak serdedilir.

    Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), "Hangi kadın velisinin izni olmaksızın nikâhlanırsa onun nikâhı batıldır!" buyurmuşlar ve bunu üç kere tekrar etmişlerdir. (Ebu Davud, Nikâh 20; Tirmizi, Nikâh 14) Bir başka hadislerinde de şöyle buyururlar: "Velisiz nikâh, yoktur!" (Tirmizi, Nikâh 14; Ebu Davud, Nikâh 20)

    Nikâhta velinin izni şart değildir diyen sadece Hanefi mezhebidir. İmam Azam ve onun talebesi İmam Ebu Yusuf, akıl baliğ olan bir kızın kendi iradesiyle evlenebileceğini, babasının ya da annesinin iznini alması gerekmediğini belirtirler. (Hidâye, 1/231)

    Ancak, anne baba sonradan damatlarının kızlarına denk olmadığını anlarlarsa evliliği bozma yetkileri vardır. Görülüyor ki, Hanefi mezhebi de meseleyi tamamen “özgürlük” çerçevesinde ele alıp işin ucunu bırakıvermiyor.

    Kaldı ki, mezhepte hakim olan görüşlerden biri de, her ne kadar kızın, babasından izin alması gerekmiyorsa da edeben babasını annesini haberdar etmesidir. Zira evliliğin daha sonra sağlam devam etmesi ve anne babayla evlatlar arasında küslük yaşanmaması için böyle bir haberdarlık, büyük bir ehemmiyet arz eder.

    Netice

    Özetle diyebiliriz ki, şahitlerin varlığı nikâhın geçerli olması için yeterli görülse de, evliliğin ilan edilmesi ve velinin izninin alınması bugün daha bir ehemmiyet arz etmektedir. Zira, gizli evliliklerden dolayı bugün pek çok insan mağdur olmakta, nice anne-babanın evlatlarıyla arası açılmaktadır. Dolayısıyla toplum içerisinde bir huzursuzluk yayılmaktadır. Halbuki biz Müslümanlar toplumu yıkmak için değil sağlam bir toplum oluşturmak için evleniriz.

    Öyleyse, evlatlar evlenmek istediklerinde, acele etmemeli, hislerine kapılmamalı, evliliği akıl-mantık planında düşünmeli, kendi fikirlerinin yanında anne-babalarıyla da istişare etmeli, onların da rızasını almalı ve herkesin bileceği şekilde evlenmelidirler.

    Anne babalar, yani veliler ise, çocuklarının böyle bir talebi olduğunda hemen karşı çıkmamalı, elden geldiğince münasip birilerini bulmaya çalışmalı, kendileri bulamıyorlarsa bulabilecek insanlara danışmalı, çocuklarının buldukları adayları makul bir çerçevede değerlendirmeli ve meseleyi hep istişare ortamında halletmeye bakmalıdırlar.

    Kaynaklar:
    El- Hidaye
    Bidayetü’l Müctehid
    Fetavay-ı Hindiyye
    Fıkhu’s Sünne


    Şahitlerin olması, nikâhın sıhhat şartlarındandır Ona göre, bu şekilde evlenenlerin nikâhı, yetkili merci tarafından bozulmalıdır Çünkü bu durum, Peygamber Efendimiz’in (s Yani, gizli kapaklı beraberlikler değil de evlilik nazara verilmektedir Hanefiler haricindeki diğer üç mezhep, nikâhta velinin iznini şart koşar ayetindeki “içinizden evli olmayanları evlendirin!” hitabında, “evlensinler” denilmemiş de “evlendirin” denilmiş



    Benzer Konular

    - Aileden gizli Ablam biri ile gizli nikah yaptı. Ne yapmalıyım nasıl davranmalıyım bilemiyorum

    - Yalan ve riya (gizli şirk) aynı şeyler midir? Gizli riyakarlık ne demektir? Riyakarlık zaten gizli ş

    - Gizli müşteri olmak caiz midir ?

    - Kadının Kocasından Gizli Harcama Yapması Caiz Midir?

    - Gizli olarak erkek ve kadının resmi yada dini nikah kıydırması caiz midir ?

  3. 09.Şubat.2009, 20:34
    2
    Sütlaç
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2009
    Üye No: 46606
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Gizli Nikah Caiz midir?




    Alıntı
    şahitlerin varlığı nikâhın geçerli olması için yeterli görülse de, evliliğin ilan edilmesi ve velinin izninin alınması bugün daha bir ehemmiyet arz etmektedir. Zira, gizli evliliklerden dolayı bugün pek çok insan mağdur olmakta, nice anne-babanın evlatlarıyla arası açılmaktadır. Dolayısıyla toplum içerisinde bir huzursuzluk yayılmaktadır. Halbuki biz Müslümanlar toplumu yıkmak için değil sağlam bir toplum oluşturmak için evleniriz.
    Allah razı olsun...hastalık durumuna gelmiş bu gizli nikahtan hayırlısı le Rabbime sığınırım...


  4. 09.Şubat.2009, 20:34
    2
    Sütlaç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Alıntı
    şahitlerin varlığı nikâhın geçerli olması için yeterli görülse de, evliliğin ilan edilmesi ve velinin izninin alınması bugün daha bir ehemmiyet arz etmektedir. Zira, gizli evliliklerden dolayı bugün pek çok insan mağdur olmakta, nice anne-babanın evlatlarıyla arası açılmaktadır. Dolayısıyla toplum içerisinde bir huzursuzluk yayılmaktadır. Halbuki biz Müslümanlar toplumu yıkmak için değil sağlam bir toplum oluşturmak için evleniriz.
    Allah razı olsun...hastalık durumuna gelmiş bu gizli nikahtan hayırlısı le Rabbime sığınırım...


  5. 13.Şubat.2014, 16:49
    3
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,544
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 325
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Gizli Nikah Caiz midir?

    İslamda Gizli Nikah

    NİKAH GİZLİLİĞİ KABUL ETMEZ

    İmam Malik'in nikahın ilanını şart koşması, nikahta aleniyetin önemini gösterir.(7) Düğün davetinin önemine dair hadisler de nikahta aleniyyetin esas olduğunu göstermektedir. İslami kaynaklara göre düğün ziyafeti müekked bir sünnettir. Rasülullah (s.a.s.) bizzat düğün yemeği (velîmet-ül Urs) vermiş, verilmesini de emretmişlerdir: "Bir koyunla da olsa düğün ziyafeti yap." (8) buyurmuşlardır. Bu emir sebebiyledir ki, İslam alimleri düğün davetinin vacip olduğunu, davette dini bir sakınca sözkonusu olmadığı takdirde bu davete katılmanın gerekli olduğunu söylemişlerdir. Hatta Ebü Hüreyre (r.a.): "Bu davete icabet etmeyen Allah'a ve Rasülüne isyan etmiş olur." (9) demiştir.

    Hadis kaynaklarında, nikahın açıktan olmasının gerektiğine dair bölümler açılmıştır. (10) Helal olan nikahı haramdan, yani zinadan ayıran, düğünde def çalmaktır, ifadeleri yer almıştır.

    İmam Ata'dan bir rivayete göre, Rasülullah (s.a.s.)'in yanından bir düğün alayı geçiyordu: "Keşke bununla birlikte bir de oyun eğlencesi olsaydı." (11) buyurmuşlardır.

    Hz. Ömer bir çalgı sesi duydu mu hoşlanmaz sebebini sorardı. Düğün veya sünnet düğünü olduğu söylenince birşey demezdi, susardı.(12)

    Hz. Ömer zamanında bir hanımın mahalle komşularından biri, yabancı bir erkeğin bu eve girip çıktığını görünce adama kızıp zina isnadında bulunmuş. Adam Hz. Ömer'e şikayet etmiş, evine girip çıktığı kadınla evli olduğunu, isnadda bulunanın cezalandırılmasını istemişti.(13) Davalı ise kadının komşusu olduğu halde bu evlilikten haberi olmadığını savunmuştu. Davacı, evliliğin az bir miktar mehirle olduğu için kimseye duyurulmadığını söylemişti. Hz. Ömer nikahın şahitlerini sorunca adam, "şahitler, hanımın ailesinden bir kaç kişi idi." deyince Hz. Ömer davalıyı haklı bulmuş cezalandırmamış ve: "Şu nikah olayını ilan edin de namusunuzu iffetinizi ithamdan koruyun." demişti. (14)

    1- Tuhfetül-Fukaha, 2/131, Fethulkadir ve kenarı İnaye c. 2, s. 351 Mısır 1315, Mecmeül-enhür c. l s. 221
    8- Buhari c. 6, s. 118, Siracül münir c. 2. s. 79 Mısır 1324.
    9- Nihayetül muhtac c. 6 s. 371.
    10- Sünen En Nesaî c. 6 s. 127
    11- El-Kitab'ul Musannef li İbn-i Şeybe c. 3, s. 495
    12- a.g.e., c. 3, s. 495
    13- Namuslu bir insana zina isnad etmenin cezası seksen değnektir. Ayrıca böyleleri mahkemelerde şahidlik de yapamazlar. Bkz. Nur Süresi, ayet; 4-5
    14- El kitabül musannef c. 3, s. 495


  6. 13.Şubat.2014, 16:49
    3
    erimeye devam...
    İslamda Gizli Nikah

    NİKAH GİZLİLİĞİ KABUL ETMEZ

    İmam Malik'in nikahın ilanını şart koşması, nikahta aleniyetin önemini gösterir.(7) Düğün davetinin önemine dair hadisler de nikahta aleniyyetin esas olduğunu göstermektedir. İslami kaynaklara göre düğün ziyafeti müekked bir sünnettir. Rasülullah (s.a.s.) bizzat düğün yemeği (velîmet-ül Urs) vermiş, verilmesini de emretmişlerdir: "Bir koyunla da olsa düğün ziyafeti yap." (8) buyurmuşlardır. Bu emir sebebiyledir ki, İslam alimleri düğün davetinin vacip olduğunu, davette dini bir sakınca sözkonusu olmadığı takdirde bu davete katılmanın gerekli olduğunu söylemişlerdir. Hatta Ebü Hüreyre (r.a.): "Bu davete icabet etmeyen Allah'a ve Rasülüne isyan etmiş olur." (9) demiştir.

    Hadis kaynaklarında, nikahın açıktan olmasının gerektiğine dair bölümler açılmıştır. (10) Helal olan nikahı haramdan, yani zinadan ayıran, düğünde def çalmaktır, ifadeleri yer almıştır.

    İmam Ata'dan bir rivayete göre, Rasülullah (s.a.s.)'in yanından bir düğün alayı geçiyordu: "Keşke bununla birlikte bir de oyun eğlencesi olsaydı." (11) buyurmuşlardır.

    Hz. Ömer bir çalgı sesi duydu mu hoşlanmaz sebebini sorardı. Düğün veya sünnet düğünü olduğu söylenince birşey demezdi, susardı.(12)

    Hz. Ömer zamanında bir hanımın mahalle komşularından biri, yabancı bir erkeğin bu eve girip çıktığını görünce adama kızıp zina isnadında bulunmuş. Adam Hz. Ömer'e şikayet etmiş, evine girip çıktığı kadınla evli olduğunu, isnadda bulunanın cezalandırılmasını istemişti.(13) Davalı ise kadının komşusu olduğu halde bu evlilikten haberi olmadığını savunmuştu. Davacı, evliliğin az bir miktar mehirle olduğu için kimseye duyurulmadığını söylemişti. Hz. Ömer nikahın şahitlerini sorunca adam, "şahitler, hanımın ailesinden bir kaç kişi idi." deyince Hz. Ömer davalıyı haklı bulmuş cezalandırmamış ve: "Şu nikah olayını ilan edin de namusunuzu iffetinizi ithamdan koruyun." demişti. (14)

    1- Tuhfetül-Fukaha, 2/131, Fethulkadir ve kenarı İnaye c. 2, s. 351 Mısır 1315, Mecmeül-enhür c. l s. 221
    8- Buhari c. 6, s. 118, Siracül münir c. 2. s. 79 Mısır 1324.
    9- Nihayetül muhtac c. 6 s. 371.
    10- Sünen En Nesaî c. 6 s. 127
    11- El-Kitab'ul Musannef li İbn-i Şeybe c. 3, s. 495
    12- a.g.e., c. 3, s. 495
    13- Namuslu bir insana zina isnad etmenin cezası seksen değnektir. Ayrıca böyleleri mahkemelerde şahidlik de yapamazlar. Bkz. Nur Süresi, ayet; 4-5
    14- El kitabül musannef c. 3, s. 495


  7. 12.Aralık.2016, 17:30
    4
    Misafir

    Yorum: Gizli Nikah Caiz midir?

    Selamün Aleyküm. Ben de 2şahitin huzurunda ailemin haberi olmadan imam nikahı kıydım.Sözlümle 3 ay içinde evlenmeye niyet etmiştik bu süreç içinde haramdan kaçınmak istedik. Evlendik diyerek birlikte olmaya da beni ikna etti.Ama düşündüğümüz gibi olmadı. Süreç belirsiz bir süre uzadı. Zamanla tartışmalarımız oldu. Ortada belli bir sorun yokken ailen beni kabullenmedi zaten diyerek benden soğuduğunu söyledi. Bana 3kere boşsun dedi. Hemen o gün bir müftülüğe danıştı ve bur bir talaktır dediler. Elimi tuttu ve nihakı düzelttik. 2 aydır benimle düzgün konuşmuyor. Soğuduğunu söylüyor. Ben napıcamı bilemiyorum çok zor bir durumdayım ve onu hala seviyorum. Benim onu dinleyip bu işi bitirmeye razı mı olmam lazım yoksa elimden geldiğince çabalayıp evliliği kurtarmaya çalışmam mı lazım? Kendisi çok inaçlı biridir ben de ona çok güvendim. Ailemden dolayı mutlu olacağımıza inanmıyormuş. Halbuki ailemin net bir tavrı olmadı sadece benim söylemlerimle böyle oldu durum. Korktuğumu söyledim hep.İkimiz de çok pişman olduk. Bolca tevbe dışında bu evliliği kurtarmak için ne yapmalıyım lütfen akıl verin. Allah razı olsun. Dua edin inşaallah.


  8. 12.Aralık.2016, 17:30
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Selamün Aleyküm. Ben de 2şahitin huzurunda ailemin haberi olmadan imam nikahı kıydım.Sözlümle 3 ay içinde evlenmeye niyet etmiştik bu süreç içinde haramdan kaçınmak istedik. Evlendik diyerek birlikte olmaya da beni ikna etti.Ama düşündüğümüz gibi olmadı. Süreç belirsiz bir süre uzadı. Zamanla tartışmalarımız oldu. Ortada belli bir sorun yokken ailen beni kabullenmedi zaten diyerek benden soğuduğunu söyledi. Bana 3kere boşsun dedi. Hemen o gün bir müftülüğe danıştı ve bur bir talaktır dediler. Elimi tuttu ve nihakı düzelttik. 2 aydır benimle düzgün konuşmuyor. Soğuduğunu söylüyor. Ben napıcamı bilemiyorum çok zor bir durumdayım ve onu hala seviyorum. Benim onu dinleyip bu işi bitirmeye razı mı olmam lazım yoksa elimden geldiğince çabalayıp evliliği kurtarmaya çalışmam mı lazım? Kendisi çok inaçlı biridir ben de ona çok güvendim. Ailemden dolayı mutlu olacağımıza inanmıyormuş. Halbuki ailemin net bir tavrı olmadı sadece benim söylemlerimle böyle oldu durum. Korktuğumu söyledim hep.İkimiz de çok pişman olduk. Bolca tevbe dışında bu evliliği kurtarmak için ne yapmalıyım lütfen akıl verin. Allah razı olsun. Dua edin inşaallah.


  9. 12.Aralık.2016, 23:37
    5
    Adil
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Temmuz.2014
    Üye No: 104187
    Mesaj Sayısı: 69
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Yorum: Gizli Nikah Caiz midir?

    Alenen yapılmayan nikah geçersizdir. Ve çoğunlukla bir kaç ayda biter. Burada olduğu gibi. Girdiğiniz ilişkiler zinadır bir an önce terk edin ve tevbe edin. Sana bugün doyduysa yarın aç olmaz daha daha kötü olur.


  10. 12.Aralık.2016, 23:37
    5
    Adil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Alenen yapılmayan nikah geçersizdir. Ve çoğunlukla bir kaç ayda biter. Burada olduğu gibi. Girdiğiniz ilişkiler zinadır bir an önce terk edin ve tevbe edin. Sana bugün doyduysa yarın aç olmaz daha daha kötü olur.





+ Yorum Gönder