Konusunu Oylayın.: Aşık olmak günah mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 8 kişi
Aşık olmak günah mı?
  1. 01.Haziran.2007, 09:11
    1
    LeoparGS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Şubat.2007
    Üye No: 26
    Mesaj Sayısı: 2,646
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: İstanbul

    Aşık olmak günah mı?






    Aşık olmak günah mı? Mumsema
    Aşık olmak günah mı?

    Sual: Günah işlememek şartı ile birini sevmekte mahzur var mıdır?

    CEVAP
    Sevgi, insanın elinde olmayan bir duygudur. İffeti, yani namusu korumak ve günah olan işlerden kaçmak şartı ile birisine karşı sevgi duymakta mahzur yoktur. Hatta iffetini koruyarak sevgisini gizlemek çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek ölen şehiddir.) [Hakim, Hatib]

    (Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek, sabredenin günahlarını, Allahü teâlâ affedip Cennetine koyar.) [İbni Asakir]

    Demek ki, dinimizde iffeti muhafaza etmek ve sevgisi sebebiyle günah işlememeye sabretmek, çok sevaptır. Çünkü genel olarak sevgi insanı kör ettiği için, insanın kendisini günah işlemekten alıkoyması zordur. Zor olan işleri başarmanın sevabı da büyük olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Ümmetimin üstün olan kimseleri, aşk belasına maruz kalınca iffetini muhafaza edenlerdir.) [Deylemi]

    İffetlinin eşi de iffetlidir
    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    (Aklı dinlemeyen, en çok ona isyan eden şehvettir. İnsanların, başkalarının ayıplamaları gibi sebeplerle bu şehvetten kaçınmaları faydalı ise de, büyük sevap alamazlar. Fakat günah işlemek için bütün imkanlara sahipken, ortada hiçbir korku yok iken, sırf Allah rızası için, Allah’tan korktuğu için şehvetine esir olmazsa, ona mani olursa, en büyük fazilete kavuşur. Bu derece sıddıklar, şehidler makamıdır.)
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Haya, iffet, dile hakimiyet ve akıl, imandandır. Böyle kimselerin ahiret arzusu çoğalır, dünya hırsı azalır. Cimrilik, müstehcenlik, çirkin sözlülük, hayasızlıktan, nifaktan ileri gelir. Böylelerinde dünya hırsı çoğalır, ahiret arzusu azalır.) [Beyheki]

    Erkekler, iffetsiz olursa, yakınları da kötü yola düşebilir. Peygamber efendimiz, (Siz iffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur) buyurdu. (Taberani)

    İbni Neccarın bildirdiği (Zina eden, aynı şeye maruz kalır) mealindeki hadis-i şerif, iffetli olmayanın yakınlarının da, iffetsiz olabileceğini göstermektedir. İffetli olmaya gayret eden bunu başarır. (İffetli olmak isteyeni Allahü teâlâ iffetli kılar) hadis-i şerifi buna delildir. (Hakim)

    Gayrı meşru işler, dünyada insan için yüzkarasıdır. Ahirette ise, azabı çok şiddetlidir. “Ben ölmem” veya “Cehennem ateşi bana zarar vermez” diyen varsa, dilediği kötülüğü işlesin! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Dünya için, dünyada kalacağın kadar çalış! Ahiret için, orada sonsuz kalacağına göre çalış! Allahü teâlâya, muhtaç olduğun kadar itaat et! Cehenneme dayanabileceğin kadar günah işle!) [Eyyühel veled]
    Öleceğine inanan ve öldükten sonra başına gelecekleri düşünen, kötülük işleyebilir mi?

    İffetli olmak için
    İnsana en büyük zarar, kötü arkadaştan gelir. Kötü arkadaşlarla düşüp kalkan, kılavuzu karga olan nasıl her zaman temiz olabilir?

    İyi insanlarla beraber olan kimse, bir müddet onlar gibi iyi iş yapmasa bile, onların yanında kötülük edemez. Hadis-i şerifte, (İnsanın dini arkadaşının dini gibidir) buyuruluyor. (Tirmizi)

    Şu halde yapılacak iş, arkadaşlık edilen kimselere dikkat etmek ve kötü arkadaşlardan uzak durmaktır. Namuslu, iffetli yaşamak isteyene cenab-ı Hakkın bunu nasip edeceği din kitaplarında yazılıdır. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (İffet talep edeni, Allahü teâlâ iffetli kılar.) [Hakim]

    İffetli olan, aile efradının da iffetli olmasını ister. Onları da kötülükten korur. Kendisi kötü olursa, bir gün çoluk çocuğu da Allah saklasın kötü yollara düşebilir. Çocuklarının iffetsiz olmasını hangi ana-baba isteyebilir?

    Çocuklara iyi örnek olmak gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (İffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur. Ana-babanıza ihsan ederseniz, çocuklarınız da size ihsan eder!) [Taberani]

    (Kötülükten korunmak için, nikahlı yaşamak ve iffetli olmak gerekir.) [İbni Asakir]

    Asaletin önemi
    Asalet, diğer hasletlerle birlikte olursa kıymetlidir. Herkes Âdem aleyhisselamdan gelmiştir. Her iyi kimsenin çocukları iyi olur, her kötünün çocukları da kötü olur diye bir kaide yoktur.

    Hz. Âdem’in ve Hz. Nuh’un oğlunun biri kâfir olmuştur. Nuh aleyhisselam ile Lut aleyhisselamın hanımı kâfir idi. Ebu Cehil kâfirinin oğlu ise, insanların en üstünlerinden, yani sahabi idi. Peygamber efendimizin öz amcası Ebu Leheb kâfir idi.

    Ana-babanın günahkâr olmasından dolayı, çocukların da iyi bir insan olamıyacağı anlamını çıkarmak çok yanlıştır. Allahü teâlâ, kötüden iyi, iyiden kötü yaratır. Kur'an-ı kerimde birkaç yerde, (Ölüden diri, diriden ölü çıkarır) buyuruyor. (A.İmran 27)

    İslam âlimleri bu âyet-i kerimeyi açıklarken, (Kâfirden müslüman, müslümandan kâfir yaratır) buyurmuşlardır. Bunun için, soyundaki kimselerin kötü olması, kendisinin de kötü olacağını asla göstermez. Hepimiz Âdem aleyhisselamdan geldik. Dinimizde ırk üstünlüğü yoktur. Allah indinde üstünlük ancak takva iledir. (Allah indinde en üstününüz, Ondan en çok korkanınızdır) buyuruluyor. (Hucurat 13)
    [Takva ehli olmak, Allah’tan korkup dinin emirlerine uymak ve yasak ettiklerinden kaçmak demektir.]

    Güzel huy bir asalettir
    Muteber olmayan bir kitapta diyor ki:
    (Asalet olmayınca, verilen terbiyenin fazla tesiri olmaz. Bakırı ne kadar silip parlatsanız, üç gün sonra gene kararmaya başlar. Suni parlaklık kısa bir zaman devam edebilir. Altın hiçbir zaman pas tutmaz. Silmezseniz bile parlaklığını yine muhafaza eder. Şu hadise, asaletin ne kadar önemli olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.)

    Kitap muteber olmadığı gibi, bu fikir de, Kur'an-ı kerime ve hadis-i şeriflere aykırıdır.
    Bir kimse, asil bir aileye mensup olmasa da, güzel huylu ise, dindar ise, onun için güzel huyu ve dindarlığı asaletten çok kıymetlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Güzel huy gibi asalet olmaz.) [İ.Mace]
    (Kadın, malı, güzelliği, asaleti ve dindarlığı için nikah edilir. Sen dindar olanı seç ki, maddi ve manevi nimete kavuşasın!) [Buhari]

    Nasihat ile asaletsiz insan da terbiye edilebilir. Onun için Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Nasihat et, nasihat müminlere elbette fayda verir.) [Zariyat 55]

    Asaletsiz olanı da terbiye etmek mümkün olmasaydı, Peygamber efendimiz, (Ahlakınızı güzelleştirin) buyurur muydu? (İbni Lal)

    Hazret-i Lokman’a sordular:
    - Edep, asalet, mal ve ilimden hangisi daha üstündür?
    - Edep asaletten, ilim maldan hayırlıdır.
    Oğlu, Hz.Lokmana sorar:
    - En iyi haslet nedir?
    - Dindar olmaktır.
    - Peki babacığım, bu haslet iki olursa?
    - Dindarlık ve mal sahibi olmak.
    - Üç olursa?
    - Dindarlık, mal ve haya.
    - Dört olursa?
    - Dindarlık, mal, haya ve güzel ahlak.
    - Beş olursa?
    - Dindarlık, mal, haya, güzel ahlak ve cömertliktir.
    - Altı olursa?
    - Oğlum, bu beş haslet kimde olursa, o kimse takva ehli, temiz bir kimsedir, Allahü teâlânın dostudur, şeytandan uzaktır.

    İffetin önemi
    Allahü teâlâ, insan neslini devam ettirmek için, erkek ve kadınları birbirlerine cazip kılmıştır. Aynı zamanda, bu duygu karşısında, insanları dünyada çetin bir imtihana tâbi tutmuştur. Bu imtihanı kazanan, dünya ve ahiretin kahramanıdır. İnsanların iyi veya kötülüğü, daha çok iffet işinde belli olur.

    Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerimin birçok yerinde, iffetini koruyabilene, büyük mükafatlar vaat etmiş, iffetini korumayana da, Cehennem azabını göstermiştir. Allahü teâlâ, iffetsizleri, adam öldüren bir katil ile bir tutmaktadır. Müminlerin vasfını anlatırken de buyuruyor ki:
    (Müminler, namazlarını huşu içinde kılar, boş, lüzumsuz şeylerden yüz çevirir, zekatlarını verir, iffetlerini korur, emanet ve ahidlerine riayet eder.) [Müminun 1-8]

    İffetsiz olan, Allah katında günahkâr, halkın yanında da itibarsızdır. Bir namussuzun toplumdaki iyilerin yanında itibarı [saygınlığı], bir köpeğin itibarı kadar yoktur. Zengin ve çok güzel bir kadın, eğer iffetsiz ise, itibarsızdır. Fakir ve namuslu bir kadın ise, her zaman itibarlıdır, saygıya layıktır.

    Dünyadaki pek çok rezaletler, cinayetler, kavgalar, kıskançlıklar, özetle bütün fenalıklar, iffetsizlik yüzünden meydana gelmektedir. İnsanların pek çoğu, iffetsizliğin kötülüklerini bildikleri halde, kendilerini bu kötü yollara sapmaktan alıkoyamaz. Bu kuvvetli duygu karşısında, insanları alıkoyacak çareler vardır. Bu; terbiye ve ahlak meselesidir.

    Allah’tan korkan bir insan iffetsiz olamaz. O halde, çocuklarımıza Allah korkusunu öğretmeye çalışmak, bizim için en başta gelen görev oluyor. Allahü teâlâdan korkmak için, Allah’ı iyi bilmek lazımdır. Allah’ı bilmek için, Onun büyüklüğünü ve sıfatlarını öğrenmek zorundayız. Allahü teâlâyı hiç düşünmeyen bir topluluk için, Allah korkusuna sahip olmak kolay değildir. Allahü teâlâdan korkmak da, bir bilgi, bir çalışma ve bir gayret işidir. Durup dururken, Allah korkusu meydana gelmez. Dinin emir ve yasaklarına riayet edene kolay gelir.

    Özellikle büyük şehirlerde iffet işi tehlikeli bir yoldadır. Bir genç kızın, kendi başına yalnız kendi aklı ve anlayışı ile iffetini muhafaza etmesi, cidden güçtür. O genç kız, eğer biraz da güzelse, hatıra ve hayale gelmeyen tehlikelerle çevrilmiş demektir. Bu tehlike, okulda, yollarda, otobüste, komşularda, hatta evinin içinde, telefonda, internette yakasını bırakmaz.

    Kızlarımız, tehlikeler karşısında aciz bir mahluk olarak, ahlaksızların elinde bir oyuncak olmamalıdır. Bu devirde herkesten, her yerde ona zarar gelebilir. Bu zarar, onun parasına, puluna değil, şeref ve haysiyetinedir. Paraya olan zarar telafi edilebilir. Manevi zarar, yerine konamaz. Ahlaksızların içinde genç kız için şerefle yaşamak çok güçtür. İffetli bir kız, diğer bazı kızlar gibi, flört yapmaya heveslenmemeli. Bu tehlikeli bir tecrübedir. Esasen flörtle yapılan evlilik, çok zaman mutluluk getirmez.

    İffeti muhafaza için, gençleri zamanında evlendirmeli, iffeti zedeleyecek yerlerden uzak durmalıdır. Gençliğin hakkı adı altında çeşitli eğlenceler, genç kızı elde etmek için birer tuzaktır. Bunun tuzak olduğuna inanmayan bir kız, tuzağın içine düştükten sonra, aklı başına gelir. Fakat iş işten geçmiştir. Tuzağın görünüşteki cazibesine kapılan kızlar, erkeklerin elinde çabucak birer oyuncak hâline gelir. Kendine güvenen bir kız bile, onların karşısında sonuna kadar dayanamaz. Yakışıklı bir erkeğin aldatıcı gülümsemesi karşısında, yenilebilir. Artık o kız, tuzağa düşmüştür. O tuzaktan kurtulan pek az veya hiç yoktur. Halbuki, o tuzak dediğimiz eğlence yerlerine gitmemek daha kolay bir iştir. (Göz görmeyince, gönül katlanır) diye bir atasözü vardır. Oraya gitmeyen bir genç kız, oranın tehlikesinden kurtulmuş olur. Giderse, kurtulması zordur.

    İffet; bir genç kızın veya kadının, değer biçilemeyen bir mücevheridir. Bu mücevheri ele geçirmek için, Allahü teâlâdan korkmayan her erkek bütün şeytanlığını kullanır. Ele geçirdikten sonra, maksadına erişmiştir. Artık o, mücevherlikten çıkmış, âdi bir taş olmuştur. Sokağa atılıverir. Bu alışverişte, erkek, bir namus hırsızı, kadın ise, mücevherini çaldırmış, bir zavallıdır.
    Resulullah efendimiz buyurdu ki:
    (Bir kızın küfvünü [dengini] bulunca, hemen evlendiriniz!) [Tirmizi]

    Görülüyor ki, kadını, kızı küfvüne, yani dengine vermek gerekir.
    Küfv, erkeğin soyda, malda, din işlerinde ve şerefte kadına uygun olması demektir.

    Küfv demek, zengin olmak, maaşı çok olmak demek değildir. Küfv olmak, erkeğin salih müslüman olması, namaz kılması, içki içmemesi, yani İslamiyet’e uyması ve nafaka kazanacak kadar iş sahibi olması demektir. Erkeğin, yalnız zengin olmasını, apartman sahibi olmasını isteyenler, kızlarını felakete sürüklemiş, Cehenneme atmış olurlar. Kızın da namaz kılması, başı, kolu açık sokağa çıkmaması gerekir.

    Namuslu olmanın önemi
    İffet, yani namus ne kadar önemli ise, namussuzluk da o kadar kötüdür. Namusun önemi hakkındaki hadis-i şeriflerin birkaçı şöyledir:
    (İyi bilin ki, namusunu koruyana Cennet vardır.) [Hakim]
    (Zinadan korunan müslüman Cennete girer.) [Beyheki]

    (Kötülükten korunmak için, nikahlı yaşayın ve iffetli olun!) [İbni Asakir]
    (Başkasının karısını kızını ayartan bizden değildir.) [Hakim, İ.Ahmed]

    (Bir kadın, beş vakit namazını kılar, namusunu korur, kocası ile iyi geçinirse, dilediği kapıdan Cennete girer.) [İ. Hibban]

    (Şu altı şeyi yapanın Cennete girmesine kefilim: Doğru konuşan, verdiği sözü yerine getiren, emanete riayet eden, namusunu koruyan, gözlerini haramdan sakınan, ellerini kötülükten çeken.) [İ.Ahmed]

    (Haya on kısımdır. Dokuzu kadında, biri erkektedir) hadis-i şerifinde de bildirildiği gibi, kadınların hayası erkeklerden çoktur. Öyle olmasaydı, çok çirkin işler meydana çıkardı. Din düşmanları bunu bildikleri için, daha çocukken kadınlardan hayayı kaldırmaya çalışıyorlar. Hayasız bir toplum meydana getirmeye çalışıyorlar. Müslüman kadını hayalı olmaya devam etmelidir. Hadis-i şerifte, (Haya güzeldir, fakat kadında daha güzeldir) buyuruldu. (Deylemi)




  2. 01.Haziran.2007, 09:11
    1
    Devamlı Üye



    Aşık olmak günah mı?

    Sual: Günah işlememek şartı ile birini sevmekte mahzur var mıdır?

    CEVAP
    Sevgi, insanın elinde olmayan bir duygudur. İffeti, yani namusu korumak ve günah olan işlerden kaçmak şartı ile birisine karşı sevgi duymakta mahzur yoktur. Hatta iffetini koruyarak sevgisini gizlemek çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek ölen şehiddir.) [Hakim, Hatib]

    (Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek, sabredenin günahlarını, Allahü teâlâ affedip Cennetine koyar.) [İbni Asakir]

    Demek ki, dinimizde iffeti muhafaza etmek ve sevgisi sebebiyle günah işlememeye sabretmek, çok sevaptır. Çünkü genel olarak sevgi insanı kör ettiği için, insanın kendisini günah işlemekten alıkoyması zordur. Zor olan işleri başarmanın sevabı da büyük olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Ümmetimin üstün olan kimseleri, aşk belasına maruz kalınca iffetini muhafaza edenlerdir.) [Deylemi]

    İffetlinin eşi de iffetlidir
    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    (Aklı dinlemeyen, en çok ona isyan eden şehvettir. İnsanların, başkalarının ayıplamaları gibi sebeplerle bu şehvetten kaçınmaları faydalı ise de, büyük sevap alamazlar. Fakat günah işlemek için bütün imkanlara sahipken, ortada hiçbir korku yok iken, sırf Allah rızası için, Allah’tan korktuğu için şehvetine esir olmazsa, ona mani olursa, en büyük fazilete kavuşur. Bu derece sıddıklar, şehidler makamıdır.)
    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Haya, iffet, dile hakimiyet ve akıl, imandandır. Böyle kimselerin ahiret arzusu çoğalır, dünya hırsı azalır. Cimrilik, müstehcenlik, çirkin sözlülük, hayasızlıktan, nifaktan ileri gelir. Böylelerinde dünya hırsı çoğalır, ahiret arzusu azalır.) [Beyheki]

    Erkekler, iffetsiz olursa, yakınları da kötü yola düşebilir. Peygamber efendimiz, (Siz iffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur) buyurdu. (Taberani)

    İbni Neccarın bildirdiği (Zina eden, aynı şeye maruz kalır) mealindeki hadis-i şerif, iffetli olmayanın yakınlarının da, iffetsiz olabileceğini göstermektedir. İffetli olmaya gayret eden bunu başarır. (İffetli olmak isteyeni Allahü teâlâ iffetli kılar) hadis-i şerifi buna delildir. (Hakim)

    Gayrı meşru işler, dünyada insan için yüzkarasıdır. Ahirette ise, azabı çok şiddetlidir. “Ben ölmem” veya “Cehennem ateşi bana zarar vermez” diyen varsa, dilediği kötülüğü işlesin! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Dünya için, dünyada kalacağın kadar çalış! Ahiret için, orada sonsuz kalacağına göre çalış! Allahü teâlâya, muhtaç olduğun kadar itaat et! Cehenneme dayanabileceğin kadar günah işle!) [Eyyühel veled]
    Öleceğine inanan ve öldükten sonra başına gelecekleri düşünen, kötülük işleyebilir mi?

    İffetli olmak için
    İnsana en büyük zarar, kötü arkadaştan gelir. Kötü arkadaşlarla düşüp kalkan, kılavuzu karga olan nasıl her zaman temiz olabilir?

    İyi insanlarla beraber olan kimse, bir müddet onlar gibi iyi iş yapmasa bile, onların yanında kötülük edemez. Hadis-i şerifte, (İnsanın dini arkadaşının dini gibidir) buyuruluyor. (Tirmizi)

    Şu halde yapılacak iş, arkadaşlık edilen kimselere dikkat etmek ve kötü arkadaşlardan uzak durmaktır. Namuslu, iffetli yaşamak isteyene cenab-ı Hakkın bunu nasip edeceği din kitaplarında yazılıdır. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (İffet talep edeni, Allahü teâlâ iffetli kılar.) [Hakim]

    İffetli olan, aile efradının da iffetli olmasını ister. Onları da kötülükten korur. Kendisi kötü olursa, bir gün çoluk çocuğu da Allah saklasın kötü yollara düşebilir. Çocuklarının iffetsiz olmasını hangi ana-baba isteyebilir?

    Çocuklara iyi örnek olmak gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (İffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur. Ana-babanıza ihsan ederseniz, çocuklarınız da size ihsan eder!) [Taberani]

    (Kötülükten korunmak için, nikahlı yaşamak ve iffetli olmak gerekir.) [İbni Asakir]

    Asaletin önemi
    Asalet, diğer hasletlerle birlikte olursa kıymetlidir. Herkes Âdem aleyhisselamdan gelmiştir. Her iyi kimsenin çocukları iyi olur, her kötünün çocukları da kötü olur diye bir kaide yoktur.

    Hz. Âdem’in ve Hz. Nuh’un oğlunun biri kâfir olmuştur. Nuh aleyhisselam ile Lut aleyhisselamın hanımı kâfir idi. Ebu Cehil kâfirinin oğlu ise, insanların en üstünlerinden, yani sahabi idi. Peygamber efendimizin öz amcası Ebu Leheb kâfir idi.

    Ana-babanın günahkâr olmasından dolayı, çocukların da iyi bir insan olamıyacağı anlamını çıkarmak çok yanlıştır. Allahü teâlâ, kötüden iyi, iyiden kötü yaratır. Kur'an-ı kerimde birkaç yerde, (Ölüden diri, diriden ölü çıkarır) buyuruyor. (A.İmran 27)

    İslam âlimleri bu âyet-i kerimeyi açıklarken, (Kâfirden müslüman, müslümandan kâfir yaratır) buyurmuşlardır. Bunun için, soyundaki kimselerin kötü olması, kendisinin de kötü olacağını asla göstermez. Hepimiz Âdem aleyhisselamdan geldik. Dinimizde ırk üstünlüğü yoktur. Allah indinde üstünlük ancak takva iledir. (Allah indinde en üstününüz, Ondan en çok korkanınızdır) buyuruluyor. (Hucurat 13)
    [Takva ehli olmak, Allah’tan korkup dinin emirlerine uymak ve yasak ettiklerinden kaçmak demektir.]

    Güzel huy bir asalettir
    Muteber olmayan bir kitapta diyor ki:
    (Asalet olmayınca, verilen terbiyenin fazla tesiri olmaz. Bakırı ne kadar silip parlatsanız, üç gün sonra gene kararmaya başlar. Suni parlaklık kısa bir zaman devam edebilir. Altın hiçbir zaman pas tutmaz. Silmezseniz bile parlaklığını yine muhafaza eder. Şu hadise, asaletin ne kadar önemli olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.)

    Kitap muteber olmadığı gibi, bu fikir de, Kur'an-ı kerime ve hadis-i şeriflere aykırıdır.
    Bir kimse, asil bir aileye mensup olmasa da, güzel huylu ise, dindar ise, onun için güzel huyu ve dindarlığı asaletten çok kıymetlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Güzel huy gibi asalet olmaz.) [İ.Mace]
    (Kadın, malı, güzelliği, asaleti ve dindarlığı için nikah edilir. Sen dindar olanı seç ki, maddi ve manevi nimete kavuşasın!) [Buhari]

    Nasihat ile asaletsiz insan da terbiye edilebilir. Onun için Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Nasihat et, nasihat müminlere elbette fayda verir.) [Zariyat 55]

    Asaletsiz olanı da terbiye etmek mümkün olmasaydı, Peygamber efendimiz, (Ahlakınızı güzelleştirin) buyurur muydu? (İbni Lal)

    Hazret-i Lokman’a sordular:
    - Edep, asalet, mal ve ilimden hangisi daha üstündür?
    - Edep asaletten, ilim maldan hayırlıdır.
    Oğlu, Hz.Lokmana sorar:
    - En iyi haslet nedir?
    - Dindar olmaktır.
    - Peki babacığım, bu haslet iki olursa?
    - Dindarlık ve mal sahibi olmak.
    - Üç olursa?
    - Dindarlık, mal ve haya.
    - Dört olursa?
    - Dindarlık, mal, haya ve güzel ahlak.
    - Beş olursa?
    - Dindarlık, mal, haya, güzel ahlak ve cömertliktir.
    - Altı olursa?
    - Oğlum, bu beş haslet kimde olursa, o kimse takva ehli, temiz bir kimsedir, Allahü teâlânın dostudur, şeytandan uzaktır.

    İffetin önemi
    Allahü teâlâ, insan neslini devam ettirmek için, erkek ve kadınları birbirlerine cazip kılmıştır. Aynı zamanda, bu duygu karşısında, insanları dünyada çetin bir imtihana tâbi tutmuştur. Bu imtihanı kazanan, dünya ve ahiretin kahramanıdır. İnsanların iyi veya kötülüğü, daha çok iffet işinde belli olur.

    Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerimin birçok yerinde, iffetini koruyabilene, büyük mükafatlar vaat etmiş, iffetini korumayana da, Cehennem azabını göstermiştir. Allahü teâlâ, iffetsizleri, adam öldüren bir katil ile bir tutmaktadır. Müminlerin vasfını anlatırken de buyuruyor ki:
    (Müminler, namazlarını huşu içinde kılar, boş, lüzumsuz şeylerden yüz çevirir, zekatlarını verir, iffetlerini korur, emanet ve ahidlerine riayet eder.) [Müminun 1-8]

    İffetsiz olan, Allah katında günahkâr, halkın yanında da itibarsızdır. Bir namussuzun toplumdaki iyilerin yanında itibarı [saygınlığı], bir köpeğin itibarı kadar yoktur. Zengin ve çok güzel bir kadın, eğer iffetsiz ise, itibarsızdır. Fakir ve namuslu bir kadın ise, her zaman itibarlıdır, saygıya layıktır.

    Dünyadaki pek çok rezaletler, cinayetler, kavgalar, kıskançlıklar, özetle bütün fenalıklar, iffetsizlik yüzünden meydana gelmektedir. İnsanların pek çoğu, iffetsizliğin kötülüklerini bildikleri halde, kendilerini bu kötü yollara sapmaktan alıkoyamaz. Bu kuvvetli duygu karşısında, insanları alıkoyacak çareler vardır. Bu; terbiye ve ahlak meselesidir.

    Allah’tan korkan bir insan iffetsiz olamaz. O halde, çocuklarımıza Allah korkusunu öğretmeye çalışmak, bizim için en başta gelen görev oluyor. Allahü teâlâdan korkmak için, Allah’ı iyi bilmek lazımdır. Allah’ı bilmek için, Onun büyüklüğünü ve sıfatlarını öğrenmek zorundayız. Allahü teâlâyı hiç düşünmeyen bir topluluk için, Allah korkusuna sahip olmak kolay değildir. Allahü teâlâdan korkmak da, bir bilgi, bir çalışma ve bir gayret işidir. Durup dururken, Allah korkusu meydana gelmez. Dinin emir ve yasaklarına riayet edene kolay gelir.

    Özellikle büyük şehirlerde iffet işi tehlikeli bir yoldadır. Bir genç kızın, kendi başına yalnız kendi aklı ve anlayışı ile iffetini muhafaza etmesi, cidden güçtür. O genç kız, eğer biraz da güzelse, hatıra ve hayale gelmeyen tehlikelerle çevrilmiş demektir. Bu tehlike, okulda, yollarda, otobüste, komşularda, hatta evinin içinde, telefonda, internette yakasını bırakmaz.

    Kızlarımız, tehlikeler karşısında aciz bir mahluk olarak, ahlaksızların elinde bir oyuncak olmamalıdır. Bu devirde herkesten, her yerde ona zarar gelebilir. Bu zarar, onun parasına, puluna değil, şeref ve haysiyetinedir. Paraya olan zarar telafi edilebilir. Manevi zarar, yerine konamaz. Ahlaksızların içinde genç kız için şerefle yaşamak çok güçtür. İffetli bir kız, diğer bazı kızlar gibi, flört yapmaya heveslenmemeli. Bu tehlikeli bir tecrübedir. Esasen flörtle yapılan evlilik, çok zaman mutluluk getirmez.

    İffeti muhafaza için, gençleri zamanında evlendirmeli, iffeti zedeleyecek yerlerden uzak durmalıdır. Gençliğin hakkı adı altında çeşitli eğlenceler, genç kızı elde etmek için birer tuzaktır. Bunun tuzak olduğuna inanmayan bir kız, tuzağın içine düştükten sonra, aklı başına gelir. Fakat iş işten geçmiştir. Tuzağın görünüşteki cazibesine kapılan kızlar, erkeklerin elinde çabucak birer oyuncak hâline gelir. Kendine güvenen bir kız bile, onların karşısında sonuna kadar dayanamaz. Yakışıklı bir erkeğin aldatıcı gülümsemesi karşısında, yenilebilir. Artık o kız, tuzağa düşmüştür. O tuzaktan kurtulan pek az veya hiç yoktur. Halbuki, o tuzak dediğimiz eğlence yerlerine gitmemek daha kolay bir iştir. (Göz görmeyince, gönül katlanır) diye bir atasözü vardır. Oraya gitmeyen bir genç kız, oranın tehlikesinden kurtulmuş olur. Giderse, kurtulması zordur.

    İffet; bir genç kızın veya kadının, değer biçilemeyen bir mücevheridir. Bu mücevheri ele geçirmek için, Allahü teâlâdan korkmayan her erkek bütün şeytanlığını kullanır. Ele geçirdikten sonra, maksadına erişmiştir. Artık o, mücevherlikten çıkmış, âdi bir taş olmuştur. Sokağa atılıverir. Bu alışverişte, erkek, bir namus hırsızı, kadın ise, mücevherini çaldırmış, bir zavallıdır.
    Resulullah efendimiz buyurdu ki:
    (Bir kızın küfvünü [dengini] bulunca, hemen evlendiriniz!) [Tirmizi]

    Görülüyor ki, kadını, kızı küfvüne, yani dengine vermek gerekir.
    Küfv, erkeğin soyda, malda, din işlerinde ve şerefte kadına uygun olması demektir.

    Küfv demek, zengin olmak, maaşı çok olmak demek değildir. Küfv olmak, erkeğin salih müslüman olması, namaz kılması, içki içmemesi, yani İslamiyet’e uyması ve nafaka kazanacak kadar iş sahibi olması demektir. Erkeğin, yalnız zengin olmasını, apartman sahibi olmasını isteyenler, kızlarını felakete sürüklemiş, Cehenneme atmış olurlar. Kızın da namaz kılması, başı, kolu açık sokağa çıkmaması gerekir.

    Namuslu olmanın önemi
    İffet, yani namus ne kadar önemli ise, namussuzluk da o kadar kötüdür. Namusun önemi hakkındaki hadis-i şeriflerin birkaçı şöyledir:
    (İyi bilin ki, namusunu koruyana Cennet vardır.) [Hakim]
    (Zinadan korunan müslüman Cennete girer.) [Beyheki]

    (Kötülükten korunmak için, nikahlı yaşayın ve iffetli olun!) [İbni Asakir]
    (Başkasının karısını kızını ayartan bizden değildir.) [Hakim, İ.Ahmed]

    (Bir kadın, beş vakit namazını kılar, namusunu korur, kocası ile iyi geçinirse, dilediği kapıdan Cennete girer.) [İ. Hibban]

    (Şu altı şeyi yapanın Cennete girmesine kefilim: Doğru konuşan, verdiği sözü yerine getiren, emanete riayet eden, namusunu koruyan, gözlerini haramdan sakınan, ellerini kötülükten çeken.) [İ.Ahmed]

    (Haya on kısımdır. Dokuzu kadında, biri erkektedir) hadis-i şerifinde de bildirildiği gibi, kadınların hayası erkeklerden çoktur. Öyle olmasaydı, çok çirkin işler meydana çıkardı. Din düşmanları bunu bildikleri için, daha çocukken kadınlardan hayayı kaldırmaya çalışıyorlar. Hayasız bir toplum meydana getirmeye çalışıyorlar. Müslüman kadını hayalı olmaya devam etmelidir. Hadis-i şerifte, (Haya güzeldir, fakat kadında daha güzeldir) buyuruldu. (Deylemi)




    Benzer Konular

    - Evli birine aşık olmak günah mıdır ?

    - Satanist birisine aşık olmak günah mı?

    - Aşık Olmak Günah mıdır?

    - Günah İşlememek Şartı İle '' Aşık '' Olmak...

  3. 27.Ocak.2008, 21:37
    2
    İnşirah
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mart.2007
    Üye No: 86
    Mesaj Sayısı: 3,320
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 40

    --->: Aşık olmak günah mı?




    Günümüz gençleri için mühim bir konu
    Allah razı olsun LeoparGS



  4. 27.Ocak.2008, 21:37
    2
    Devamlı Üye



    Günümüz gençleri için mühim bir konu
    Allah razı olsun LeoparGS



  5. 27.Ocak.2008, 21:49
    3
    İnşirah
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mart.2007
    Üye No: 86
    Mesaj Sayısı: 3,320
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 40

    --->: Aşık olmak günah mı?

    Bazı muhabbetler insanı hem dünyada, hem de ahirette hüsrana götürür. Kur’ân-ı Kerim’de bu tür sevgilerden bahsedilerek dikkatli olmamız istenmiştir.

    “De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, yakınlarınız, kazandığınız mallar, durgunlaşmasından korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden meskenler size Allah’tan, Resulünden ve Onun yolunda cihattan daha sevgili ise o zaman Allah’ın azabı gelinceye kadar bekleyin. Allah Kendisine itaatten çıkmış fasıklar topluluğuna yol göstermez.” (Tevbe Suresi, 24.)

    “Kadınlara, evlatlara, hesapsız şekilde biriktirilip istif edilmiş altın ve gümüş yığınlarına, binmek için nişanlanmış atlara, davarlara ve ekinlere karşı nefsin isteklerine muhabbet, insanlara güzel gösterildi. Bütün bunlar dünya hayatının gelip geçici nimetleridir. Sonunda varılacak yerin güzeli ise Allah katındadır.” (Al-i İmran Suresi, 14.)

    “Zira, insan cibilliyeti ve fıtratı hasebiyle nefsini sever. Belki; evvelâ ve bizzat yalnız zatını sever; başka herşeyi nefsine feda eder. Ma’buda lâyık bir tarzda nefsini metheder; Ma’buda lâyık bir tenzih ile nefsini meayipten (ayıplardan) tenzih, tebrie eder. Elden geldiği kadar kusurları kendine lâyık görmez ve kabul etmez; nefsine perestiş eder tarzında şiddetle müdafaa eder. Hatta fıtratında tevdi edilen ve Mabud’u Hakiki’nin hamd ve tesbihi için ona verilen cihazat ve istidadı kendi nefsine sarf eder, kendini görür, kendine güvenir, kendini beğenir. (Bediüzzaman Said Nursî, 29. Mektup.)


    Bir soru:
    Bir kız veya erkeğin karşı cinsinden birisini sevmesi veya aşık olması caiz midir?


    Bir cevap:
    Evet, bu konuda duygularımıza hâkim olmak gibi ahlâkî bir görevimizin var olduğunu asla unutmamalıyız. Aşk, insanın gönlünü ve gözlerini bağlar, insanın makul düşünebilme melekesini elinden alır, karşı tarafı hatasız, noksansız, eksiksiz ve zaafsız gösterir. Bu da büyük bir yanılgı demektir bu yanılgının ileride evlilikte geçimsizliklere ve anlaşmazlıklara sebebiyet vereceği muhakkaktır.

    Müslümanlıkta bu aşk, evlilikle başlamalı ve karşı tarafın hatalardan beri olduğu evhamına değil; insan olduğu ve her an kendisi gibi hatalar da yapabileceği gerçeği üzerine kurulmalıdır.

    Bir başka cihetle; aşkın fâni sevgililere karşı taşınmasını bir zaaf olarak kabul etmeli; kalbin bu derece şiddetli sevgisi ve muhabbeti, mümkünse kâinatın sahibi olan Cenab-ı Hakka tevcih edilmelidir.

    Eğer aşk-ı mecazi yaşanmak isteniyorsa, bu duygular kesinlikle evlendikten sonraya bırakılmalı ve nikâhlı eşine karşı beslenmelidir. Ki, nikâhlı eşini şiddetle sevmeyi Rasulullah (a.s.m.) tavsiye ve emir buyuruyor; hatta bunda mühim bir sadaka sevabı bulunduğunu haber veriyor. Çünkü o artık senin hayat arkadaşın olmuştur. Rahmet-i İlâhiyenin munis, sevimli ve lâtif bir hediyesi hüviyetindedir. Bu bakımdan eşlerin birbirlerinin sevgilerini, aşklarını, şevklerini karşılıklı olarak paylaşmaları; lezzetlerde ortak gam ve kederde ise yek diğerine yardımcı olmalarını sağlayan mukaddes nikâh kurumunu aşk-ı mecazi ile sürdürmek hem sevaptır, hem mutlulukların kaynağıdır, hem de ahlâkın, iffetin ve terbiyenin özünü teşkil eder. Bunun dışında ulvi hisleri yıpratan gayr-ı meşru aşk duygularına temayül göstermek caiz değildir.



  6. 27.Ocak.2008, 21:49
    3
    Devamlı Üye
    Bazı muhabbetler insanı hem dünyada, hem de ahirette hüsrana götürür. Kur’ân-ı Kerim’de bu tür sevgilerden bahsedilerek dikkatli olmamız istenmiştir.

    “De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, yakınlarınız, kazandığınız mallar, durgunlaşmasından korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden meskenler size Allah’tan, Resulünden ve Onun yolunda cihattan daha sevgili ise o zaman Allah’ın azabı gelinceye kadar bekleyin. Allah Kendisine itaatten çıkmış fasıklar topluluğuna yol göstermez.” (Tevbe Suresi, 24.)

    “Kadınlara, evlatlara, hesapsız şekilde biriktirilip istif edilmiş altın ve gümüş yığınlarına, binmek için nişanlanmış atlara, davarlara ve ekinlere karşı nefsin isteklerine muhabbet, insanlara güzel gösterildi. Bütün bunlar dünya hayatının gelip geçici nimetleridir. Sonunda varılacak yerin güzeli ise Allah katındadır.” (Al-i İmran Suresi, 14.)

    “Zira, insan cibilliyeti ve fıtratı hasebiyle nefsini sever. Belki; evvelâ ve bizzat yalnız zatını sever; başka herşeyi nefsine feda eder. Ma’buda lâyık bir tarzda nefsini metheder; Ma’buda lâyık bir tenzih ile nefsini meayipten (ayıplardan) tenzih, tebrie eder. Elden geldiği kadar kusurları kendine lâyık görmez ve kabul etmez; nefsine perestiş eder tarzında şiddetle müdafaa eder. Hatta fıtratında tevdi edilen ve Mabud’u Hakiki’nin hamd ve tesbihi için ona verilen cihazat ve istidadı kendi nefsine sarf eder, kendini görür, kendine güvenir, kendini beğenir. (Bediüzzaman Said Nursî, 29. Mektup.)


    Bir soru:
    Bir kız veya erkeğin karşı cinsinden birisini sevmesi veya aşık olması caiz midir?


    Bir cevap:
    Evet, bu konuda duygularımıza hâkim olmak gibi ahlâkî bir görevimizin var olduğunu asla unutmamalıyız. Aşk, insanın gönlünü ve gözlerini bağlar, insanın makul düşünebilme melekesini elinden alır, karşı tarafı hatasız, noksansız, eksiksiz ve zaafsız gösterir. Bu da büyük bir yanılgı demektir bu yanılgının ileride evlilikte geçimsizliklere ve anlaşmazlıklara sebebiyet vereceği muhakkaktır.

    Müslümanlıkta bu aşk, evlilikle başlamalı ve karşı tarafın hatalardan beri olduğu evhamına değil; insan olduğu ve her an kendisi gibi hatalar da yapabileceği gerçeği üzerine kurulmalıdır.

    Bir başka cihetle; aşkın fâni sevgililere karşı taşınmasını bir zaaf olarak kabul etmeli; kalbin bu derece şiddetli sevgisi ve muhabbeti, mümkünse kâinatın sahibi olan Cenab-ı Hakka tevcih edilmelidir.

    Eğer aşk-ı mecazi yaşanmak isteniyorsa, bu duygular kesinlikle evlendikten sonraya bırakılmalı ve nikâhlı eşine karşı beslenmelidir. Ki, nikâhlı eşini şiddetle sevmeyi Rasulullah (a.s.m.) tavsiye ve emir buyuruyor; hatta bunda mühim bir sadaka sevabı bulunduğunu haber veriyor. Çünkü o artık senin hayat arkadaşın olmuştur. Rahmet-i İlâhiyenin munis, sevimli ve lâtif bir hediyesi hüviyetindedir. Bu bakımdan eşlerin birbirlerinin sevgilerini, aşklarını, şevklerini karşılıklı olarak paylaşmaları; lezzetlerde ortak gam ve kederde ise yek diğerine yardımcı olmalarını sağlayan mukaddes nikâh kurumunu aşk-ı mecazi ile sürdürmek hem sevaptır, hem mutlulukların kaynağıdır, hem de ahlâkın, iffetin ve terbiyenin özünü teşkil eder. Bunun dışında ulvi hisleri yıpratan gayr-ı meşru aşk duygularına temayül göstermek caiz değildir.



  7. 27.Ocak.2008, 21:53
    4
    Sude
    ~Öylesine~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2007
    Üye No: 2351
    Mesaj Sayısı: 147
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    --->: Aşık olmak günah mı?

    çevremdekiler hep sorarlar bana.sanırım bu konudan yola çıkarak daha net bi cvp verebilirim artık inşAllah.Rabbim razı olsun leoparGS


  8. 27.Ocak.2008, 21:53
    4
    ~Öylesine~
    çevremdekiler hep sorarlar bana.sanırım bu konudan yola çıkarak daha net bi cvp verebilirim artık inşAllah.Rabbim razı olsun leoparGS


  9. 27.Ocak.2008, 23:10
    5
    Amine
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ocak.2008
    Üye No: 8221
    Mesaj Sayısı: 23
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Aşık olmak günah mı?

    Çok güzel bir konuya değinmişsiniz.En güzeli de bu şekilde olanı zaten Allah razı olsun



  10. 27.Ocak.2008, 23:10
    5
    Devamlı Üye
    Çok güzel bir konuya değinmişsiniz.En güzeli de bu şekilde olanı zaten Allah razı olsun



  11. 01.Şubat.2008, 00:05
    6
    Ecirna
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Aralık.2007
    Üye No: 5861
    Mesaj Sayısı: 13
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    --->: Aşık olmak günah mı?

    allah razı olsun paylaşım çok güzel herkesin bilmesi okuması gereken bi konu


  12. 01.Şubat.2008, 00:05
    6
    Devamlı Üye
    allah razı olsun paylaşım çok güzel herkesin bilmesi okuması gereken bi konu


  13. 23.Nisan.2008, 15:03
    7
    #SiReNa#
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Temmuz.2007
    Üye No: 1419
    Mesaj Sayısı: 72
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Aşık olmak günah mı?

    LeoparGS Nickli Üyeden Alıntı
    Aşık olmak günah mı?



    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek ölen şehiddir.) [Hakim, Hatib]


    (Ümmetimin üstün olan kimseleri, aşk belasına maruz kalınca iffetini muhafaza edenlerdir.) [Deylemi]
    Allah (c.c.) Razı Olsun çok aydınlatıcı ve günümüz gençlerine yol gösterici bir konu olmuş..



  14. 23.Nisan.2008, 15:03
    7
    Devamlı Üye
    LeoparGS Nickli Üyeden Alıntı
    Aşık olmak günah mı?



    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek ölen şehiddir.) [Hakim, Hatib]


    (Ümmetimin üstün olan kimseleri, aşk belasına maruz kalınca iffetini muhafaza edenlerdir.) [Deylemi]
    Allah (c.c.) Razı Olsun çok aydınlatıcı ve günümüz gençlerine yol gösterici bir konu olmuş..



  15. 23.Nisan.2008, 16:02
    8
    ferdi16
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Mart.2008
    Üye No: 14301
    Mesaj Sayısı: 227
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 28

    --->: Aşık olmak günah mı?

    gerçekten güzel olmuş allah razı olsun bu siteye kayıt olduğumdan beri dini bilgilerim artmaya başladı hepinizden allah tekrar razı olsun


  16. 23.Nisan.2008, 16:02
    8
    Devamlı Üye
    gerçekten güzel olmuş allah razı olsun bu siteye kayıt olduğumdan beri dini bilgilerim artmaya başladı hepinizden allah tekrar razı olsun


  17. 23.Nisan.2008, 17:58
    9
    theforsakeofGOD
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Nisan.2008
    Üye No: 16834
    Mesaj Sayısı: 76
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 25
    Bulunduğu yer: SAKARYA İMAM HATİP

    --->: Aşık olmak günah mı?

    çok güzel bır konuya dyınmıssın allah razı olsun cevremdekılere anlatmaya calışacagım

    herkes geflet uykusunda...


  18. 23.Nisan.2008, 17:58
    9
    theforsakeofGOD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    çok güzel bır konuya dyınmıssın allah razı olsun cevremdekılere anlatmaya calışacagım

    herkes geflet uykusunda...


  19. 29.Ağustos.2008, 21:56
    10
    gülseven
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Ağustos.2008
    Üye No: 27856
    Mesaj Sayısı: 82
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: izmit

    --->: Aşık olmak günah mı?

    Allah cc razı olsun ailecek okuduk ve faydalandık sag olun


  20. 29.Ağustos.2008, 21:56
    10
    Devamlı Üye
    Allah cc razı olsun ailecek okuduk ve faydalandık sag olun


  21. 30.Ağustos.2008, 01:06
    11
    esma cemre
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Nisan.2008
    Üye No: 18308
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: ısparta

    --->: Aşık olmak günah mı?

    emeğinize sağlık çok kıymetli bi paylaşım olmuş Rabbim özümseyip yaşamayı nasip etsin inşaallah selam ve dua ile


  22. 30.Ağustos.2008, 01:06
    11
    emeğinize sağlık çok kıymetli bi paylaşım olmuş Rabbim özümseyip yaşamayı nasip etsin inşaallah selam ve dua ile


  23. 21.Ekim.2008, 16:12
    12
    *sukutedebden
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ekim.2008
    Üye No: 35977
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 26

    --->: Aşık olmak günah mı?

    ya bır sey sormak ıstıyorum .sımdı bırıyle cıkmak gunah mı ama son derece sevıyelı bır ılıskı ya aklım karıstı lutfen yardımcı olur musunuz


  24. 21.Ekim.2008, 16:12
    12
    ya bır sey sormak ıstıyorum .sımdı bırıyle cıkmak gunah mı ama son derece sevıyelı bır ılıskı ya aklım karıstı lutfen yardımcı olur musunuz





+ Yorum Gönder
Git 12 Son